Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    3 aylar orucu kaza diye mi niyet edilir nafile mi

    1 ziyaretçi

    3 aylar orucu kaza diye mi niyet edilir nafile mi Ne90'dan bulabilirsiniz

    Üç aylarda kaza ve nafile orucu tutulur mu?

    Üç aylar orucu ne zaman ve kaç gün tutulur? İşte Diyanet bilgisi ile 3 aylarda oruç tutmanın hükmü

    Üç aylarda tutulan kaza orucu, aynı zamanda nafile yerine geçer mi? Ben her iki orucu da, yani nafile ve kaza orucumu birlikte tutabilir miyim? Yoksa kaza ve nafile oruçlarını ayrı günlerde mi tutmam gerekiyor?

    Üç aylarda tutulan kaza orucu, aynı zamanda nafile yerine geçer mi? Ben her iki orucu da, yani nafile ve kaza orucumu birlikte tutabilir miyim? Yoksa kaza ve nafile oruçlarını ayrı günlerde mi tutmam gerekiyor?

    Değerli kardeşimiz,

    Bu gibi ibadetlerde sevap hesabı yapmak doğru değildir. Allah rızası için oruç tutmak gerekir. Kaza orucu nafile oruçla kıyaslanamaz. Kaza orucunun sevabı nafileden çok daha fazladır. Ayrıca üç aylarda kaza tutmanın da ayrı bir güzelliği ve sevabı vardır.

    Önemli olan bu mübarek günlerde oruçlu olmaktır. Orucun adı kaza oldu diye sevabı az anlamına gelmez. En sevaplı amel ihlaslı ve sırf Allah rızası için yapılan amellerdir. Sevap kazanmak için oruç hesabı yapılmaz.

    Kaza ve nafile oruçları ayrı ayrı tutmak gerekir. Bir oruca hem kaza hem de nafile adıyla niyet edilmez.

    Önceliği kaza oruçlara vermeniz, daha sonra nafile oruçları tutmanız iyi olur.

    Oruç ibadetindeki manayı yakalamak, kulluk şuuruna ulaşmak önemlidir.

    İlave bilgi için tıklayınız:

    İbadetin manası nedir, niçin ibadet ediyoruz?

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet

    Yazı kaynağı : sorularlaislamiyet.com

    Üç aylarda oruca niyet nasıl yapılır? Kaza borcu olan oruca nasıl niyet edecek? Üç aylar oruç niyeti nasıl edilir?

    Üç aylarda oruca niyet nasıl yapılır? Kaza borcu olan oruca nasıl niyet edecek? Üç aylar oruç niyeti nasıl edilir?

    Üç aylarda oruca nasıl niyet edilir? On bir ayın sultanı Ramazan ayının manevi ikliminin habercisi üç aylar 2 Şubat Çarşamba günü başlıyor. Üç aylar olarak bilinen Receb, Şaban ve Ramazan ayları Müslümanlar için manevi iklimin bol olduğu, af ve mağfiretin bol olduğu kutlar aylardır. Üç ayların ilki olan Recep ayının özellikle ilk üç günü tutulan orucun sevabını bizzat Peygamber Efendimiz (s.a.v) ne kadar büyük olduğunu müjdelemiştir.

    İbni Abbas (R.A) rivayet ettiği bir hadisi şerifte Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur. “Recebin il gününün orucu üç senenin (günahlarının) keffaretidir. İkinci günün orucu, iki senenin, üçüncü gününki ise bir senenin kaffaretidir. Sonra her gün bir ay bağışlanmadır.” Başka bir hadisi şerifte “Recebin ilk gününün oruçla geçiren kimseden cehennem, gökle yer arası kadar uzaklaşır.”

    oruç niyeti nasıl yapılır

    Üç aylarda oruca nasıl niyet edilir? 

    Hz. Peygamber'in, Recep ayı girdiğinde “Allah'ım! Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır.” diye dua ettiği bu mübarek aylarda nafile oruç tutabildiği Diyanet kaynaklarında yer aldı. Diyanet bilgisine göre, bu oruçlar için, “yarınki orucu tutmaya” şeklinde mutlak niyet yeterli oluyor.

    Niyet etmek orucun şartlarındandır. Niyetsiz oruç sahih değildir. Kalben niyet etmek yeterli ise de niyeti dil ile ifade etmek menduptur. Oruç için sahura kalkılması da niyet sayılır.

    Ramazan orucu, belli günlerde tutulmak üzere adanan oruçlar ile nafile oruçlar için niyet etme vakti, güneşin batması ile ertesi gün tepe noktasına gelmesi öncesine kadarki süredir Ancak imsaktan sonra yapılacak niyetin geçerli olması için bu vakitten itibaren bir şey yenilip içilmemiş, oruca aykırı bir iş yapılmamış olması gerekir. Aksi takdirde gündüz niyet caiz olmaz (Kâsânî, Bedâî’, II, 85). Bu oruçlar için, “yarınki orucu tutmaya” şeklinde mutlak niyet yeterlidir. Bununla birlikte geceden niyet edilmesi ve “yarınki Ramazan orucuna” şeklinde orucun belirlenmesi daha faziletlidir. Ramazanın her günü için ayrı niyet edilmesi gerekir (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 397, 400).

    Oruca ne zaman ve nasıl niyet edilir?

    Niyet etmek orucun şartlarındandır. Niyetsiz oruç sahih değildir. Kalben niyet etmek yeterli ise de niyeti dil ile ifade etmek menduptur. Oruç için sahura kalkılması da niyet sayılır.

    Ramazan orucu, belli günlerde tutulmak üzere adanan oruçlar ile nafile oruçlar için niyet etme vakti, güneşin batması ile ertesi gün tepe noktasına gelmesi öncesine kadarki süredir Ancak imsaktan sonra yapılacak niyetin geçerli olması için bu vakitten itibaren bir şey yenilip içilmemiş, oruca aykırı bir iş yapılmamış olması gerekir. Aksi takdirde gündüz niyet caiz olmaz (Kâsânî, Bedâî’, II, 85). Bu oruçlar için, “yarınki orucu tutmaya” şeklinde mutlak niyet yeterlidir. Bununla birlikte geceden niyet edilmesi ve “yarınki Ramazan orucuna” şeklinde orucun belirlenmesi daha faziletlidir. Ramazanın her günü için ayrı niyet edilmesi gerekir (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 397, 400).

    Kaza, keffaret ve bir zamana bağlı olmaksızın adanan oruçlar için gün batımından itibaren en geç imsak vaktine kadar niyet edilmiş olmalıdır. Bu tür oruçlara niyet edilirken, “falanca kaza, keffaret veya adak orucuna” şeklinde belirtilmesi gerekir.

    Şafiî mezhebine göre ise nafile dışındaki tüm oruçlara geceden niyet edilmelidir. İmsak vaktine kadar niyet edilmemişse o günün orucu geçerli olmaz. Nafile oruçlara ise güneş tepe noktasına gelmeden öncesine kadar niyet edilebilir (Şirâzî, el-Mühezzeb, I, 331-332).

    Kaza borcu olan oruca nasıl niyet edecek?

    Kaza, keffaret ve bir zamana bağlı olmaksızın adanan oruçlar için gün batımından itibaren en geç imsak vaktine kadar niyet edilmiş olmalıdır. Bu tür oruçlara niyet edilirken, “falanca kaza, keffaret veya adak orucuna” şeklinde belirtilmesi gerekir.

    Şafiî mezhebine göre ise nafile dışındaki tüm oruçlara geceden niyet edilmelidir. İmsak vaktine kadar niyet edilmemişse o günün orucu geçerli olmaz. Nafile oruçlara ise güneş tepe noktasına gelmeden öncesine kadar niyet edilebilir (Şirâzî, el-Mühezzeb, I, 331-332).

    Yazı kaynağı : www.yeniakit.com.tr

    Ramazan orucuna kazası olan üç aylar orucuna nasıl niyet eder?

    Ramazan orucuna kazası olan üç aylar orucuna nasıl niyet eder?

    Oruç kazası için nasıl niyet edilir? Üç aylar 13 Şubat Perşembe günü başlayacak. Üç ayları oruçla geçirmek isteyenler akıllarına takılan pek çok sorunun cevabını araştırıyor. Peki, ramazandan oruç kazası olan üç aylarda oruca nasıl niyet eder?

    Ramazan orucuna kazası olan üç aylar orucuna nasıl niyet eder?

    Ramazan ayında ve diğer zamanlarda tutulan her oruç için ayrı ayrı niyet etmek gerekir. Çünkü her gün tutulan oruç müstakil bir ibadettir.

    Niyet etmek orucun şartlarındandır. Niyetsiz oruç sahih değildir. Kalben niyet etmek yeterli ise de niyeti dil ile ifade etmek menduptur. Oruç için sahura kalkılması da niyet sayılır.

    Kaza, keffaret ve bir zamana bağlı olmaksızın adanan oruçlar için gün batımından itibaren en geç imsak vaktine kadar niyet edilmiş olmalıdır. Bu tür oruçlara niyet edilirken, “falanca kaza, keffaret veya adak orucuna” şeklinde belirtilmesi gerekir.

    Şafiî mezhebine göre ise nafile dışındaki tüm oruçlara geceden niyet edilmelidir. İmsak vaktine kadar niyet edilmemişse o günün orucu geçerli olmaz. Nafile oruçlara ise güneş tepe noktasına gelmeden öncesine kadar niyet edilebilir (Şirâzî, el-Mühezzeb, I, 331-332).

    Ramazan orucunu tutmakla yükümlü olduğu hâlde tutmamış veya bir mazeretten dolayı tutamamış kimseler; öncelikle tutmadıkları bu oruçların sayısını belirlerler ve bu oruçlarını, oruç tutmanın yasak olduğu bayram günlerinin dışındaki günlerde kaza ederler.

    Tutulacak her kaza orucuna, “Üzerimde borç olan ilk orucun kazasına…” diye niyet edilmesi uygun olur. Kazaya kalan oruçların hesaplanması konusunda iki durum söz konusu olabilir:

    a. Kişi mükellef olduğundan beri hiç oruç tutmamış olabilir. Bu durumda ergenlikten itibaren geçen her yıl itibarı ile bir kameri ay hesabı ile —ki, bu yirmi dokuz veya otuz gündür; ihtiyaten otuz gün tercih edilmesi uygundur— oruçlarını tutar.

    b. Kişi mükellef olduktan sonra bazı oruçları kazaya bırakmış olabilir. Bu durumda mümkün mertebe tutulmayan oruçların sayısı hesaplanıp gününe gün kaza edilir.

    Orucunu mazeretsiz olarak terk eden kimselerin kaza yanında tevbe ve istiğfar etmesi de gerekir.

    Kısacası din büyükleri önce kişilerin ramazan ayından kalan kaza oruçlarını tutmalarını onları da tamamladıktan sonra üç aylar için oruç tutmalarını tavsiye ediyor.

    Oruç tutmanın yasak olduğu günler nelerdir?

    Dinimizde, oruç tutmanın emredildiği veya tavsiye edildiği günler olduğu gibi, oruç tutmanın yasaklandığı veya hoş karşılanmadığı günler de vardır. Yasağın mahiyetine ve ağırlık derecesine göre, bugünlerin bir kısmında oruç tutmak haram veya tahrîmen mekruh, diğer bir kısmında ise tenzîhen mekruhtur.

    Oruç tutmanın yasak olduğu günlerin başında bayram günleri gelir. Hz. Peygamber (s.a.s.) iki vakitte oruç tutulmayacağını bildirmiştir ki, birisi Ramazan bayramının birinci günü, diğeri kurban bayramı günleridir (Buhârî, Savm, 66-67). Ramazan bayramının sadece birinci gününde ve kurban bayramının dört gününde oruç tutmak yasaktır (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 395-396). Bu günlerde oruç tutmanın yasak oluşunun nedeni, bayram günlerinin yeme, içme ve sevinç günleri olmalarıdır. Ramazan bayramı, bir ay boyunca Allah için tutulan orucun arkasından verilen bir “genel iftar ziyafeti” hükmündedir. Bundan dolayı, ona “fıtır/iftar bayramı” denilmiştir. Ramazan bayramının ilk günü bu yönüyle bir aylık Ramazan orucunun iftarı olmaktadır. Böyle toplu iftar gününde oruçlu olmak, Allah’ın sembolik ziyafetine katılmamak anlamına gelir ki bunun en azından edep dışı olduğu ortadadır. Allah için kurbanların kesildiği kurban bayramı günleri de ziyafet günleridir. Hz. Peygamber (s.a.s.), teşrik günlerinin yeme, içme ve Allah’ı anma günleri olduğunu belirtmiştir (Ebû Dâvûd, Savm, 49).

    Hacıların, oruç tuttukları takdirde güçsüz ve yorgun düşme ihtimalleri bulunduğu takdirde, Zilhicce’nin 8. “terviye” ve 9. “arefe” günlerinde oruç tutmamaları daha uygun olur. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.), arefe günü Arafat’ta olanların oruç tutmalarını yasaklamıştır (Ebû Dâvûd, Savm, 64). Çünkü hac ibadetini yaparken daha zinde ve canlı olmaları, öncesinde nafile oruç tutmuş olmalarından daha hayırlıdır.

    Bunların dışındaki bazı günlerde oruç tutmak ise çeşitli sebeplerle mekruh sayılmıştır. Mesela; sadece âşûrâ gününde (Muharrem ayının 10. gününde) oruç tutmak, yahudilere benzemek ve onları taklit etmek anlamını içerdiği için mekruh görülmüştür (Ebû Dâvûd, Savm, 66).

    Şek günü (Şaban ayının sonuna gelip, Şaban’dan mı yoksa Ramazan’dan mı olduğunda şüphe edilen gün) oruç tutmak mekruhtur. Hz. Peygamber (s.a.s.), Ramazan’ı bir veya iki gün önceden oruç tutarak karşılamayı yasaklamıştır (Buhârî, Savm, 11, 14; Müslim, Sıyâm, 21; Ebû Dâvûd, Savm, 11).

    İki veya daha fazla günü, arada iftar etmeksizin birbirine ekleyerek oruç tutmak mekruhtur. Buna visâl orucu (savm-i visâl) denir. Hz. Âişe’nin belirttiğine göre Hz. Peygamber (s.a.s.) visâl orucu tutmalarını yasaklamış; kendisinin bu şekilde oruç tuttuğu hatırlatılınca da “Siz benim gibi değilsiniz; beni Rabbim yedirir, içirir.” (Müslim, Sıyâm, 55-58) diye cevap vermiştir.

    Yazı kaynağı : www.yeniakit.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap