Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    büyük istanbul depremi kaç büyüklüğünde olacak

    1 ziyaretçi

    büyük istanbul depremi kaç büyüklüğünde olacak Ne90'dan bulabilirsiniz

    Marmara depremi ne zaman olacak? Naci Görür 7.2 ile 7.6 demişti! Beklenen Marmara depremi kaç büyüklüğünde olacak ve hangi illeri etkileyecek?

    Marmara depremi ne zaman olacak? Naci Görür 7.2 ile 7.6 demişti! Beklenen Marmara depremi kaç büyüklüğünde olacak ve hangi illeri etkileyecek?

    Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

    Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

    Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

    Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

    Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

    Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

    Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

    Yazı kaynağı : www.haberturk.com

    Büyük İSTANBUL depremi ne zaman? 5.9 Düzce depremi İstanbul depreminin habercisi mi? UZMAN YORUMLARI! Büyük Marmara depremi kaç şiddetinde olacak?

    Jeologlar, Düzce depremini nasıl yorumluyor? İstanbul'da olası bir depremi tetikler mi?

    Jeologlar, Düzce depremini nasıl yorumluyor? İstanbul'da olası bir depremi tetikler mi?

    Merkez üssü Düzce Gölyaka olan 5,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremin büyüklüğü ABD Jeoloji Araştırmaları Merkezi'ne göre ise 6,1 büyüklüğünde. Yerin 10.6 kilometre altında olarak kaydedilen deprem başta İstanbul ve Ankara olmak üzere tüm Bolu, Sakarya, Ankara, Kocaeli, Kütahya, Bilecik, Bursa, ve İzmir'e kadar geniş bir alanda hissedildi.

    İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı, depremde çevre illerle bilrikte 46 yaralı olduğunu bildirdi, herhangi bir can kaybı ise yaşanmadı. 

    AFAD'dan yapılan açıklamada, olay yerine Düzce, Ankara, İstanbul, Bursa, Bolu, Sakarya, Zonguldak, Kocaeli AFAD ve Kızılay ekiplerinin sevk edildiği ve Afet Hasar Tespit Grubu ekiplerinin bölgede hasar tespit çalışmalarına başladığı belirtildi.

    Sakarya AFAD'dan 1 mobil koordinasyon tırı, 1 sosyal çalışma tırı ve 2 adet arama köpeğinin, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından da 1 mobil laboratuvar aracı ve 6 izleme aracının bölgeye sevk edildiği aktarıldı.

    Depremin İstanbul ile bir bağlantısı var mı?

    İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, aynı fay hattında yaşansa da bu depremin, beklenen İstanbul depremi ile bir bağlantısı olmadığını dile getiriyor.

    euronews'e açıklamalarda bulunan Sözbilir şunları söyledi:

    "1999 depreminde kırılan faylardan biri olan karadere fayı vardı ve bir parça kalmıştı, şimdi o parça kırıldı. Yani bu parça kırıldı diye İstanbul’un güneyindeki bir depremle bağlantısı yok. Kırılan parça Kuzey Anadolu fay hattının bir parçası o nedenle genişçe bir alanda hissedildi. Yine yaşanan deprem sığ ve yeryüzüne yakın bir deprem. O nedenle o hattın her yerinde hissedildi. Kırılan parça da Düzce il merkezine çok yakın olduğundan bu kadar hissedildi, 20 saniye sürdü ve 8 şiddetindeydi.’’

    ''Bu fay hattının önemli bir bölümü 1999 depreminde kırılmamış olsaydı sıkıntı büyüktü''

    Bu depremde kırılan fay parçasının önemli bir bölümünün 1999 depreminde kırıldığını hatırlatan Prof. Dr. Hasan Sözbilir’e göre yakın süreçte bundan daha büyük bir deprem yaşanmaz, en fazla 5 büyüklüğünde artçı depremler olabilir.

    "Bu fay hattının önemli bir bölümü 1999 depreminde kırılmamışolsaydı sıkıntı büyüktü, artık bu fayın kırılması için 200 yıl geçmesi lazım. Şimdi sadece en fazla 5 büyüklüğünde artçı depremler yaşanabilir."

    İzmir depreminde de benzer büyüklükteki bir depremin daha büyük yıkım getirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Hasan Sözbilir, kentsel dönüşümün önemine dikkat çekiyor:

    ‘’Karşılaştırırsak İzmir depreminin de şiddeti de 8’di. Orada daha fazla yıkım oldu demek ki İzmir kentsel dönüşüm anlamında gerekli olanları henüz yapamadı. Düzce son depremler nedeniyle kendini biraz da olsa yeniledi. Kentsel dönüşümü tüm binalara yaparsanız hangi depremi yaşarsanız yaşayın bir sorun olmaz. Ya da deprem yönetmeliğine göre binalarınızı inşa ederseniz bir yıkım yaşamazsınız. Yapı denetim mekanizması da bu kuralları doğru denetlerse, bir sorun olmaz. Yetkililer de açıklıyor, evlerde hasar varsa ona göre hareket edilmeli."

    Daha büyük bir deprem yaşanır mı?

    İstanbul Jeofizik Mühendisleri Odası Bilim Danışmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ise 2025’e kadar Sakarya çukurunda orta büyüklükte bir deprem uyarısında bulunduğunu hatırlatıyor.

    Bu depremden daha büyük bir deprem beklentisi olmadığını belirtien Ercan, euronews'e verdiği demeçte, "Ben 2002 yılında yazdığım kitabımda İstanbul depremini beklerken 2025’e kadar Sakarya çukurunda orta büyüklükte bir deprem olabilir demiştim. Dolayısıyla ona denk gelen bir biçimde bu deprem yaşandı ve benim için süpriz bir deprem değildi. Bundan sonra burada daha büyük bir deprem olacağını jeofizik biliminde söyleme olasılığımız yok. Ancak 60 yıldır depremle uğraşan bir kişi olarak benim böyle daha büyük bir deprem beklentim yok." ifadelerini kullandı.

    ''Marmara’da deprem beklentim 2045’ten önce olmayacağına dairdi. Bu düşüncem değişmedi''

    Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Düzce depreminin İstanbul depremini öne çekmek yerine geciktireceğine dair tespitte bulunuyor:

    ‘’Bu deprem İstanbul depremini öne çekmek yerine geciktirir. Çünkü Doğu’dan gelen gerginlikle Batı’nın depremleri oluyor. O nedenle bu boşalma İstanbul depremini geciktirir. Marmara’da deprem beklentim 2045’ten önce olmayacağına dairdi. Hatta olursa şaşırırım demiştim, bu düşüncem değişmedi, pekişti. Dolayısıyla İstanbul’un tedirgin olmasına gerek yok, Marmara gergin değil. Şuanda bu depremin gerçek büyüklüğü 6’dır, sığ bir depremdir, tipik bir Kuzey Anadolu kırığı davranışıdır, yer yaklaşık 7 kilometre kırılmıştır yüzeyde ve yaklaşık 75 cm ile 1 metrelik atım yapmıştır. Yani bunun daha sonraki bir depremin ölçüsü diye bir olay söz konusu değildir.’’

    Yazı kaynağı : tr.euronews.com

    Beklenen İstanbul Depremi Kaç Büyüklüğünde Olacak?

    Bilim Akademisi üyesi Prof. Dr. Naci Görür, beklenen İstanbul depremine ilişkin VOA Türkçe’ye önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Görür, İstanbul’da minimum 7,2 maksimum 7,6 şiddetinde deprem yaşanabileceğini söyledi.

    Prof. Dr. Naci Görür, “Bu hangi fayın veya fayların kırılacağına bağlı. Kumburgaz fayı Silivri açıklarından Yeşilköy açıklarına kadar sürüyor. Eğer o fay kırılırsa depremin büyüklüğü 7,2 olur ama Adalar fayıyla birlikte kırılırsa 7,6 olur. Sadece Adalar’ın güneyindeki fay kırılırsa o zaman depremin şiddeti en fazla 7 civarında olur. Onun için büyüklük vermek doğru değil ama minimum 7,2 bekliyoruz. Çünkü öncelikle Kumburgaz fayının kırılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

    Marmara depreminin zamanıyla ilgili çalışmaların yıllar önce yer bilimciler tarafından yapıldığını kaydeden Prof. Görür, sözlerine şöyle devam etti: “Depremin ne zaman olacağı zaten 2000 yılının başlarında söylenmiş. Özellikle Yer bilimci Prof. Tom Parsons ve diğer bilim adamları 500 yıllık tarihi deprem kayıtlarını çalışarak oradaki verileri göz önüne almış, Coulomb stres transferi hesabını ve de kırılacak fayın özelliklerini göz önüne alarak 1999’dan sonra her an olmak kaydıyla 30 yıl içerisinde depremin olma olasılığını yüzde 62 artı eksi 15 olduğunu söylemişlerdi. Bunu bütün dünya da biliyor. Bilim literatüründe yazılı olan, bilim dünyasının süzgecinden geçmiş olan zamanlama budur.”

    “En riskli yerler Avrupa yakasındaki sahil şeridi”

    İstanbul’da beklenen depremde zarar görebilecek riskli bölgeleri belirleyen faktörlerin deprem kaynağına olan uzaklık, zemin durumunun özelliği ve o bölgelerin üzerinde bulunan binaların depreme güvenli yapılar olup olmadığıyla ilgili olduğunu ifade eden Prof. Görür, “Ölçüler içerisinde baktığımız zaman en riskli yerler İstanbul’un Avrupa yakasındaki Marmara sahillerinden 10 km içeriye girecek şekilde sahile paralel şeritin olduğu kısımdır. Özellikle Avrupa yakasında bulunan zemin, deprem şiddetini arttıracak şekilde, depremin etkisini katlayacak şekilde Türk deprem yönetmeliğimize göre iyi nitelikli olmayan D ve E dediğimiz bazen C tipi zeminlerdir. Yerel zemin yönetmeliğine göre ise Z3-Z4 dediğimiz gevşek, az çimentolu, içerisinde su bulunduran, kil, kum veya çakıl tipinde genç malzemelerden yapılmıştır. Böyle zeminler depremin etkisini kat be kat arttırır. En büyük endişemiz de Avrupa yakasında bu sözünü ettiğimiz şerit içerisinde en fazla can ve mal kaybının olacağı yönündedir” şeklinde konuştu.

    “7 ve üzeri bir depremde tsunami olacak”

    İstanbul’da tarihte 7 ve üzeri büyüklükte yaşanan bütün depremlerde tsunami yaşandığına dikkat çeken Prof. Görür, bunun sebeplerini şu sözleriyle açıkladı: “Klasik tsunami, deniz tabanındaki fay hareketlerine bağlı gelişir. Halbuki İstanbul’da gelişen tsunami bu anlamda klasik tsunami değildir. Deprem başladığı zaman oluşan şiddetli sarsıntı nedeniyle Marmara’nın kuzey kıta kenarında bulunan kimi çökeller sağlam kayalar olmadığı için bu şiddetli sarsıntı karşısında denizaltı heyelanları yaparlar. Muazzam kütleler kıta yamaçlarından derin denize doğru kayarlar. Bu kütle hareketleri sonucunda denizde bir anlamda hacimsel değişiklik meydana geldiği için tsunamiye neden olurlar. Dolayısıyla İstanbul’da her zaman tsunami bekliyoruz. 1509 yılında 10 metre yüksekliğinde tsunami olmuş ve Marmara kıyılarındaki İstanbul surlarını aşmıştır.”

    “Kumburgaz fayı üzerinde olan artçılar endişelendiriyor”

    Marmara Denizi çevresinde yaşanan 4’ten küçük depremlerin normal olduğuna ancak bu artçıların ne sıklıkta ve hangi fay çevresinde olduğunun çok önem taşıdığına dikkat çeken Prof. Görür, depremin orta Marmara çukurluğuyla Tekirdağ çukurluğu arasında hidrokarbon gaz çıkışlarının fazla olduğunu ve bu gaz çıkışlarının denizin altındaki çökeller içerisinde birikerek küçük depremler yaratabildiğini kaydetti.

    Kilitli olan Kumburgaz fayı üzerinde olan küçük depremlerin ise kendilerini endişeye sevk eden depremler olduğunun altını çizen Prof. Görür, sözlerine şöyle devam etti:

    “Silivri açıklarıyla Yeşilköy açıkları üzerinde olan bu fay kilitlidir. O fay üzerinde de zaman zaman 3-4 büyüklüğünde depremler olabiliyor. Böyle kilitli faylarda krip dediğimiz çok yavaş kaymalar olabiliyor. Bu yavaş kaymalar zamanla yeterince stres biriktirince küçük depremler oluştururlar. Bu depremler de aslında kilitli faya bir anlamda tetikleme yaparlar ama tabi onların stres transferi küçüktür. Bunların fazlalığı asıl ana depremi tetikleme noktasında bir etki yapabileceği için bizi endişelendirmektedir.”

    “İstanbul depreme hazır değil”

    İstanbul’un depreme hazır olmadığını vurgulayan Prof. Naci Görür, kamu binaları ve bazı yolların depreme karşı güçlendirildiğini ancak halkın yaşadığı yüz binlerce binanın depreme karşı güvenli olmadığını söyledi. Prof. Görür, kentsel dönüşümün çok iyi bir proje olduğunu ancak onun da hızlı ve doğru yürümediğini ifade etti.

    Prof. Dr. Görür: “İstanbul, devletin gücü, kararlılığı ve denetimini ortaya koyarak 1999’dan bu yana depreme hazırlandı mı, tabi ki hayır. Dolayısıyla İstanbul depreme hazır mı diye sorarsanız, büyük ölçüde hazır değil. Bir şeyler yapılıyor ama bu yapılanların can kaybını önlemedeki rolü son derece düşüktür. Örneğin resmi binalar, okullar, hastaneler, yollar ve viyadükler güçlendirildi. Bunlar iyi, güzel şeyler ama halkın yaşadığı yerlerde yüz binlerce bina var ve bunlar depreme karşı dayanıklı değil. Burada yaşayan halkın can güvenliği yok. O nedenle tabi ki herkes korkuyor. Kentsel dönüşüm yapmak suretiyle yapı stoğunu biraz düzeltmeye çalıştılar ama bu kentsel dönüşüm hızlı ve doğru yürümedi daha çok bir müteahhitlik projesi olarak algılandı. Kentsel dönüşüm depremde en büyük darbeyi yiyecek olan Avrupa yakasından başlamadı. Asya kıtasında, Bağdat caddesinde daha fazla oldu. Neden? Çünkü orada yapı para ediyor. Kentsel dönüşüm bence çok iyi bir projeydi ama bunu beceremedik” dedi.

    Prof. Dr. Görür, son olarak halkın deprem farkındalığının arttırılması yönünde eğitimler verilmesinin önemli olduğunu belirtirken İstanbul’u yönetenlerin de afet ve risk yönetimini ciddiye almalarının gerekliliğinden bahsetti. Görür, ayrıca depremin en büyük çevre felaketi olduğunu ve bu konuda da gereken önlemlerin alınmasının önemine vurgu yaptı.

    Yazı kaynağı : www.voaturkce.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap