Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    bir şehrin bölgenin yada ülkenin dünya üzerindeki yerine ne denir

    1 ziyaretçi

    bir şehrin bölgenin yada ülkenin dünya üzerindeki yerine ne denir Ne90'dan bulabilirsiniz

    Herhangi bir yerin Dünya üzerinde bulunduğu alana coğrafi konum denir.

    Herhangi bir yerin Dünya üzerinde bulunduğu alana coğrafi konum denir.

    Transkript

    1 COĞRAFÎ KONUM Herhangi bir yerin Dünya üzerinde bulunduğu alana coğrafi konum denir. A. ÖZEL KONUM Herhangi bir yeri diğer yerlerden ayıran, sahip olduğu kendine has özelliklerin tümüne özel konum denir. Özel konum, insanları, çevreyi, ülkelerin ekonomik ve politik durumunu çok yönlü etkiler. Dünya üzerinde, özel konum etkisine şu örnekler verilebilir: Norveç, Japonya, İngiltere, İzlanda gibi deniz ve okyanuslara komşu ülkeler balıkçılıkta ileri gitmişlerdir. Kuzeybatı Avrupa kıyıları, yüksek enlemlerde bulunmasına rağmen, Gulf - Stream sıcak su akıntısının etkisiyle ılıman bir iklime sahip olmuştur. Orta Asya ve Orta Avrupa denizlere uzak olduğu için karasal bir iklime sahip olmuştur. Kanarya, Havai, Kıbrıs, vb. adalar, deniz ve hava yollarının gelişmesiyle ikmal ve uğrak yeri haline gelmişlerdir. Buna bağlı olarak bu adaların önemi artmıştır. Türkiye nin Özel Konumu ve Sonuçları Türkiye, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı yerde bulunur. Farklı kültürlerin kurulduğu, Dünya nın en eski kültür hazinelerine sahiptir. Dünya da en fazla petrol çıkaran ülkelere komşudur. Üç tarafı denizlerle çevrilidir ve yeryüzü şekilleri çeşitlidir. Karadeniz i Akdeniz e bağlayan İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahiptir. Türkiye nin ortalama yükseltisi fazladır. (Yaklaşık 1132 m) Yükselti batıdan doğuya doğru gidildikçe artmaktadır. Zengin yeraltı kaynaklarına sahiptir. 1

    2 B. MATEMATİK KONUM Herhangi bir yerin, Dünya üzerinde bulunduğu alanın, enlem ve boylam dereceleriyle belirtilmesine matematik konum denir. PARALEL (ENLEM) Ekvator a paralel olarak çizildiği varsayılan hayali çemberlere paralel denir. Paralel çemberlerinin, Başlangıç paraleline (Ekvator) olan uzaklığının açı cinsinden değerine ise enlem denir. Enlem ve paralel birbirlerinin yerine kullanılırlar. Paralellerin Özellikleri Ekvator un 90 kuzeyinde, 90 da güneyinde olmak üzere, toplam 180 paralel bulunur. Başlangıç paraleli Ekvator dur. En büyük paralel dairesi Ekvator dur. Ekvator dan kutuplara doğru gidildikçe paralellerin boyları kısalır. Buna karşılık paralel numaraları büyür. İki paralel arası uzaklığa bir enlem derecesi denir. Matematik konumu daha ayrıntılı olarak belirleyebilmek için, her paralel dairesi 60 dakikaya, her dakika 60 saniyeye bölünmüştür. 90 paralelleri nokta halindedir. Paraleller birbirleriyle kesişmezler, birleşmezler. 2

    3 Paraleller doğu - batı doğrultusunda uzanırlar. Ekvator ile dönenceler arasında kalan enlemlere alçak enlemler, dönenceler ile kutup daireleri arasında kalan enlemlere orta enlemler, kutup daireleri ile kutup noktaları arasında kalan enlemlere de yüksek enlemler denir. Ardışık iki paralel arası uzaklık yaklaşık olarak 111 km dir. Bu uzaklıktan yararlanarak kuzey güney doğrultusunda ve aynı meridyen üzerinde bulunan iki nokta arasındaki uzunluk hesaplanabilir. Paraleller arası uzunluk işlemlerinde şu yol takip edilir: Aralarında uzaklığı sorulan noktalar arasındaki enlem farkı bulunur. İstenilen merkezlerin her ikisi de aynı yarım kürede ise, numarası büyük paralelden küçük paralel çıkarılır. Farklı yarım küredeler ise paraleller toplanır. Bulunan paralel farkı sabit uzaklık olan 111 ile çarpılır. Enlemin Etkileri Enlem; iklimi, güneş ışınlarının düşme açısını, sıcaklık dağılışını, denizlerin tuzluluk oranlarını, gece ile gündüz arasındaki zaman farkını, kalıcı kar sınırı yükseltisini, yerleşme ve tarım faaliyetlerinin sınırını, bitki örtüsü çeşitliliğini, toprak çeşidini, akarsu rejimlerini, tarım ürünleri çeşitliliğini, yerleşme biçimini, hayvanların dağılışını, vs. etkiler. MERİDYEN (BOYLAM) Bir kutuptan diğer kutba ulaşan, paralelleri dik açıyla kesen hayali yarım çemberlere meridyen denir. Meridyenlerin, Başlangıç meridyenine (Greenwich) olan uzaklığının açı cinsinden değerine ise boylam denir. Meridyen ve boylam birbirlerinin yerine kullanılırlar. 3

    4 Meridyenlerin Özellikleri Başlangıç meridyeninin 180 doğusunda, 180 de batısında olmak üzere, toplam 360 meridyen vardır. Başlangıç meridyeni İngiltere nin başkentindeki Greenwich istasyonundan geçen meridyendir. İki meridyen arası uzaklığa bir boylam derecesi denir. Koordinatlarla bir yeri daha iyi belirleyebilmek için, her meridyen derecesi 60 dakikaya, her dakika 60 saniyeye bölünmüştür. Ekvator üzerinde iki meridyen arası uzaklık 111 km dir. Kutuplara doğru gidildikçe bu uzaklık azalır. Türkiye üzerinde ise iki meridyen arası uzaklık, yaklaşık olarak km dir. Bütün meridyenlerin boyları birbirine eşittir. Aynı meridyen üzerinde bulunan bütün noktaların (Güneş karşısından aynı anda geçtiklerinden) yerel saatleri aynıdır. Meridyen dereceleri Greenwich ten doğuya ve batıya gidildikçe büyür. Meridyenler kuzey - güney doğrultusunda uzanır. Bütün meridyenler kutuplarda birleşirler. Meridyenler bir paralel boyunca birbirlerinden eşit uzaklıkta bulunurlar. Ardışık iki meridyen arasındaki yerel saat farkı 4 dakikadır. 4

    5 Boylamın Etkileri Boylamın Dünya üzerindeki en belirgin etkisi, yerel saat farklarını oluşturmaktır. YEREL SAAT Herhangi bir yerde, Güneş in en tepede olduğu ana ya da gölge boyunun en kısa olduğu ana öğle vakti denir. Öğle vakti gün ortasıdır ve saat olarak kabul edilir. Buna göre ayarlanan saat dilimine yerel saat denir. Yerel saat farkları, meridyenlerden faydalanılarak hesaplanabilir. Yerel saat hesaplarını yapabilmek için şunları öğrenmekte fayda vardır: Aynı meridyen üzerinde bulunan bütün noktaların öğle vakitleri aynı anda olur ve yerel saatleri birbirine eşittir. Aynı meridyen üzerinde bulunan noktaların yerel saatleri birbirine eşit olmasına rağmen (21 Mart ve 23 Eylül tarihleri hariç) Güneş in doğma ve batma saatleri farklıdır. Bunun nedeni, Dünya ekseninin 23 27' eğik olmasıdır. ORTAK SAAT (ULUSAL SAAT) Çalışma hayatında, yerel saatlerin hepsini kullanmak mümkün değildir. Ticari ve ekonomik ilişkilerin kolaylaştırılması, haberleşme ve ulaşım hizmetlerinin hızlı ve düzenli bir şekilde yapılabilmesi için, yerel saatten farklı olarak, ortak saat ya da ulusal saat uygulamasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle her ülkenin, kendisine en uygun meridyenin yerel saatini bütün ülke sınırlarında geçerli hale getirmesiyle oluşan saate ortak saat adı verilmektedir. Doğu - batı doğrultusunda geniş olan ülkeler (A.B.D, Kanada, Çin, vb.) aynı anda birden çok ortak saat kullanırlar. Ancak doğu - batı yönünde dar olan ülkeler (Türkiye, İtalya, Bulgaristan, İspanya, vb.) ise aynı anda tek ortak saat kullanırlar. Türkiye de, 1978 yılına kadar, 2. saat diliminde yer alan 30 Doğu meridyeninin yerel saati ortak saat olarak kullanılmıştır yılından sonra, güneş ışınlarından daha fazla yararlanarak enerji tasarrufu sağlamak amacıyla, ileri ve geri saat uygulamasına geçilmiştir. Şöyle ki; Yaz döneminde 3. saat dilimine giren 45 Doğu meridyeninin yerel saati esas alınarak ileri saat uygulamasına geçilmiştir. 5

    6 Kış döneminde ise 2. saat dilimine giren 30 Doğu meridyeninin yerel saati esas alınarak geri saat uygulamasına geçilmektedir. SAAT DİLİMLERİ (ULUSLAR ARASI SAAT) Bilim ve tekniğin hızla gelişmesiyle ülkeler arası ekonomik ve siyasi ilişkilerin artması, buna bağlı olarak iletişimin hızlı olması uluslararası saatin doğmasına yol açmıştır. Bu sebeple saat dilimleri oluşturulmuştur. Dünya üzerinde 24 saat dilimi vardır. TARİH DEĞİŞTİRME ÇİZGİSİ Dünya nın doğu ve batı yarım kürelerinin uç noktaları arasında bir günlük zaman farkı vardır. Bu nedenle, Başlangıç meridyeninin devamı olan 180 meridyeni, tarih değiştirme çizgisi olarak kabul edilmiştir. 180 boylamının batısına doğru gidildiğinde, Doğu Yarım Küre ye geçildiği için, tarih 1 gün ileridir. 180 boylamının doğusuna doğru gidildiğinde, Batı Yarım Küre ye geçildiği için, tarih 1 6

    7 gün geridir. TÜRKİYE NİN MATEMATİK KONUMU VE SONUÇLARI Türkiye, Kuzey paralelleri ile Doğu meridyenleri arasında yer alır. Diğer bir ifadeyle, Türkiye Ekvator un kuzeyinde ve Greenwich in doğusunda bulunan bir ülkedir. Türkiye nin matematik konumunun sonuçları şöylece sıralanabilir: Doğu - batı istikametinde 76 dakika yerel saat farkı bulunur. Aynı anda tek ortak saat kullanılır. Çünkü doğu - batı yönünde fazla geniş değildir. Güneş ışınları hiçbir zaman dik açıyla gelmez. İki meridyen arası uzaklık yaklaşık olarak km dir. Orta kuşakta yer alır. Mevsimler belirgin olarak görülür. Kışın cephesel yağışlar fazladır. Güneyden kuzeye gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür. Güneyden kuzeye gidildikçe cisimlerin gölge boyu uzar. Güneyden kuzeye gidildikçe gece - gündüz süreleri arasındaki fark artar. Kuzeyden esen rüzgârlar sıcaklığı düşürürken, güneyden esen rüzgârlar sıcaklığı yükseltir. Dağların güney yamaçları daha sıcaktır. Buna bağlı olarak güney yamaçlarda yerleşmeler fazladır. 7

    8 DÜNYA'NIN ŞEKLİ ve HAREKETLERİ A. DÜNYA NIN ŞEKLİ Dünya, kutuplardan hafifçe basık, Ekvator dan şişkin kendine has bir şekle sahiptir. Buna geoit denir. Dünya nın geoit şekli, kendi ekseni etrafında dönüşü sırasında oluşan, merkez kaç kuvvetiyle savrulması sonucu meydana gelmiştir. Dünya nın Şeklinin Sonuçları Ekvator un uzunluğu tam bir meridyen dairesinin uzunluğundan daha fazladır. Ekvator yarıçapı, kutuplar yarıçapına göre 21 km daha uzundur. Dünya nın şeklinden dolayı, güneş ışınları yeryüzüne farklı açılarla düşer. Sıcaklık dağılışını etkiler. Ekvator dan kutuplara doğru gidildikçe sıcaklık değerleri düşer. Dünya nın şeklinden dolayı, Dünya nın bir yarısı karanlıkken diğer yarısı aydınlıktır. Aydınlanma çizgisi daire biçiminde olur. Buna aydınlanma çemberi de denir. Kutuplar, Dünya nın merkezine (Ekvator a göre) daha yakındır. Bunun sonucu olarak, yerçekimi Ekvator da az, kutuplarda daha fazladır. 8

    9 Dünya nın kendi ekseni etrafındaki dönüş hızı Ekvator dan kutuplara gidildikçe azalır. Ekvator dan kutuplara gidildikçe, paralel boyları ve meridyenler arası mesafe azalır. Dünya nın şeklinden dolayı, harita çizimlerinde hatalar meydana gelir. Kutup yıldızının görünüm açısı bulunduğumuz yerin enlem derecesini verir. B. DÜNYA NIN HAREKETLERİ 1. Dünya nın Kendi Ekseni Etrafında Dönmesi (Günlük Hareket) Dünya kendi ekseni etrafındaki dönüşünü, batıdan doğuya doğru 24 saatte tamamlar. Buna 1 gün denir. Dünya nın Kendi Ekseni Etrafındaki Dönüşünün Sonuçları Gece ve gündüz birbirini takip eder. Güneş ışınlarının günlük geliş açıları değişir. Günlük sıcaklık farkları meydana gelir. Bunun sonucunda; Fiziksel çözülme oluşur. Günlük basınç farkları oluşur. Meltem rüzgârları oluşur. Merkez kaç kuvveti meydana gelir. Bunun sonucunda; 9

    10 Sürekli rüzgârların (Alize, Batı, Kutup) yönlerinde sapmalar meydana gelir. Okyanus akıntıları (Gulf - stream, Labrador, vs.) halkalar oluşturur ve yönlerinde sapmalar olur. Yerel saat farkları meydana gelir. Cisimlerin gün içindeki gölge uzunlukları değişir. Güneş doğuda erken doğar, batar ve batıda geç doğar, batar. Dinamik basınç kuşakları meydana gelir. 2. Dünya nın Güneş Etrafında Dönmesi (Yıllık Hareket) Dünya, kendi ekseni etrafındaki günlük dönüşünü sürdürürken, bir yandan da Güneş in çevresinde dolanır. Dünya, Güneş etrafındaki dönüşünü elips şeklindeki bir yörünge üzerinde 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna 1 yıl denir. Dünya, 939 milyon km lik yörüngesi üzerinde saatte 108 bin km. hızla hareket eder. Dünya nın Güneş e olan uzaklığı sabit değildir. Bazen yaklaşırken, bazen uzaklaşır. Bunun nedeni, Dünya yörüngesinin elips şeklinde olmasıdır. Dünya nın Güneş e en yakın olduğu 3 Ocak tarihine Perihel (Günberi) denir. Dünya nın Güneş ten en uzak olduğu 4 Temmuz tarihine ise Afel (Günöte) denir. 10

    11 Dünya nın Güneş Etrafındaki Dönüşünün Sonuçları Mevsimlerin oluşmasına ve değişmesine neden olur. Mevsimlik sıcaklık farkları meydana gelir. Kara ve denizler arasında sıcaklık farkları oluşur. Muson rüzgârları meydana gelir. Gece - gündüz uzunlukları değişir. Güneş in ufuk üzerinde doğduğu yer ve saat ile, Güneş in ufukta battığı yer ve saat değişir. Güneş ışınlarının yeryüzüne düşme açıları değişir. Cisimlerin gölge boyları değişir. Aydınlanma çemberi mevsimlere göre yer değiştirir. Güneş ışınları yıl boyunca dönencelere bir kez, dönenceler arasına iki kez dik düşer. Dünya nın Eksen Eğikliği Dünya nın elips şeklindeki yörüngesinden geçen düzleme Ekliptik (yörünge) düzlemi, Ekvator dan geçen düzleme ise Ekvator düzlemi denir. Bu iki düzlem birbiriyle çakışmaz. Çünkü, Dünya nın ekseni ekliptik düzleme tam dik değildir. Başka bir ifadeyle, Dünya ekseni ile ekliptik düzlemi arasında 66 33', Ekvator düzlemi ile 11

    12 ekliptik düzlemi arasında 23 27' lık bir açı vardır. İşte yukarıda, Dünya nın Güneş etrafındaki hareketinin sonuçlarında sayılanların asıl nedeni, Dünya nın ekseninin eğik olmasıdır. Buradan, Dünya nın Güneş çevresinde dönüşünün sonuçları, eksen eğikliği ile birlikte ortaya çıkar sonucunu çıkarabiliriz. Dünya ekseninin 23 27' eğik oluşunun sonuçları şunlardır: Güneş ışınlarının yeryüzüne düşme açısı yıl boyunca değişir. Güneş in doğuş ve batış saatleri ile yerleri değişir. Aydınlanma çemberinin sınırı mevsimlere göre değişir. Mevsimlerin oluşumuna neden olur. 21 Aralık ta Güney Yarım Küre nin, 21 Haziran da ise, Kuzey Yarım Küre nin Güneş e daha dönük olmasına neden olur. Gece ile gündüz süreleri arasındaki farkın, Ekvator dan kutuplara gidildikçe artmasına neden olur. Ekvator çizgisi üzerinde yıl boyunca gece ve gündüz süreleri değişmez. Yıl içinde cisimlerin gölge uzunlukları değişir. Dönencelerin ve kutup dairelerinin sınırlarını belirleyerek, matematik iklim kuşaklarının oluşumuna neden olur. 12

    13 MEVSİMLER ve ÖZELLİKLERİ Dünya nın Güneş etrafında dönmesi ve eksen eğikliğine bağlı olarak dört önemli gün ortaya çıkar. Bu günler aynı zamanda mevsimlerin başlangıcıdır. 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerine ekinoks (gece - gündüz eşitliği) tarihleri, 21 Aralık ve 21 Haziran tarihlerine de solstis (gündönümü) tarihleri denir. 21 HAZİRAN a. Kuzey Yarım Küre Güneş ışınları Yengeç Dönencesi ne 90 lik açı ile düşer. Yaz mevsiminin başlangıcıdır. En uzun gündüz, en kısa gece yaşanır. Yengeç Dönencesi nden kuzeye gidildikçe gündüz süresi uzar, gece süresi kısalır. Bu tarihten itibaren gündüzler kısalmaya, geceler uzamaya başlar. Fakat 23 Eylül tarihine kadar gündüzler gecelerden uzundur. Aydınlanma çemberi Kuzey Kutup Dairesi ne teğet geçer. Yengeç Dönencesi nin kuzeyi, güneş ışınlarını yıl içerisinde alabileceği en dik açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneş ışınlarının gelme açıları küçülmeye başlar. 13

    14 Yengeç Dönencesi nin kuzeyinde en kısa gölge yaşanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları uzamaya başlar. b. Güney Yarım Küre Güneş ışınları Oğlak Dönencesi ne 43 06' lık açı ile düşer. Kış mevsiminin başlangıcıdır. En uzun gece, en kısa gündüz yaşanır. Oğlak Dönencesi nden güneye gidildikçe gece süresi uzar, gündüz süresi kısalır. Bu tarihten itibaren geceler kısalmaya, gündüzler uzamaya başlar. Fakat 23 Eylül tarihine kadar geceler gündüzlerden uzundur. Aydınlanma çemberi Güney Kutup Dairesi ne teğet geçer. Oğlak Dönencesi nin güneyi güneş ışınlarını yıl içerisinde alabileceği en dar açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneş ışınlarının gelme açıları büyümeye başlar. Oğlak Dönencesi nin güneyinde en uzun gölge yaşanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları kısalmaya başlar. 23 EYLÜL Kuzey ve Güney Yarım Küre Güneş ışınları öğle vakti Ekvator a 90 lik açı ile düşer. 14

    15 Gölge boyu Ekvator da sıfırdır. Güneş ışınları bu tarihten itibaren Güney Yarım Küre ye dik düşmeye başlar. Bu tarihten itibaren Kuzey Yarım Küre de geceler, gündüzlerden uzun olmaya başlar. Güney Yarım Küre de ise tam tersi olur. Bu tarih Kuzey Yarım Küre de Sonbahar, Güney Yarım Küre de İlkbahar başlangıcıdır. Aydınlanma çemberi kutup noktalarına teğet geçer. Bu tarihte Güneş her iki kutup noktasında da görülür. Dünya da gece ve gündüz birbirine eşit olur. Bu tarih Kuzey Kutup Noktası nda 6 aylık gecenin, Güney Kutup Noktası nda ise 6 aylık gündüzün başlangıcıdır. 21 ARALIK a. Kuzey Yarım Küre Güneş ışınları Yengeç Dönencesi ne 43 06' lık açı ile gelir. Kış mevsiminin başlangıcıdır. En uzun gece, en kısa gündüz yaşanır. Yengeç Dönencesi nden kuzeye gidildikçe gece süresi uzar, gündüz süresi kısalır. Bu tarihten itibaren geceler kısalmaya, gündüzler uzamaya başlar. Fakat 21 Mart tarihine kadar, geceler gündüzlerden uzundur. Aydınlanma çemberi Kuzey Kutup Dairesi ne teğet geçer. 15

    16 Yengeç Dönencesi nin kuzeyi güneş ışınlarını yıl içerisinde alabileceği en dar açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneş ışınlarının gelme açıları büyümeye başlar. Yengeç Dönencesi nin kuzeyinde en uzun gölge yaşanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları kısalmaya başlar. b. Güney Yarım Küre Güneş ışınları Oğlak Dönencesi ne 90 lik açı ile gelir. Yaz mevsiminin başlangıcıdır. En uzun gündüz, en kısa gece yaşanır. Oğlak Dönencesi nden güneye gidildikçe gündüz süresi uzar, gece süresi kısalır. Bu tarihten itibaren gündüzler kısalmaya geceler uzamaya başlar. Ancak 21 Mart tarihine kadar, gündüzler gecelerden uzundur. Aydınlanma çemberi Güney Kutup Dairesi ne teğet geçer. Oğlak Dönencesi nin güneyi güneş ışınlarını yıl içerisinde alabileceği en dik açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneş ışınlarının gelme açıları küçülmeye başlar. Oğlak Dönencesi nin güneyinde en kısa gölge yaşanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları uzamaya başlar. 21 MART Kuzey ve Güney Yarım Küre Güneş ışınları öğle vakti Ekvator a 90 lik açı ile düşer. Gölge boyu Ekvator da sıfırdır. Güneş ışınları bu tarihten itibaren Kuzey Yarım Küre ye dik düşmeye başlar. 16

    17 Bu tarihten itibaren Güney Yarım Küre de geceler, gündüzlerden uzun olmaya başlar. Kuzey Yarım Küre de ise tam tersi olur. Bu tarih Güney Yarım Küre de Sonbahar, Kuzey Yarım Küre de İlkbahar başlangıcıdır. Aydınlanma çemberi kutup noktalarına teğet geçer. Bu tarihte Güneş her iki kutup noktasında da görülür. Dünya da gece ve gündüz süreleri birbirine eşit olur. Bu tarih Güney Kutup Noktası nda 6 aylık gecenin, Kuzey Kutup Noktası nda ise 6 aylık gündüzün başlangıcıdır. 17

    18 HARİTA BİLGİSİ Yeryüzünün tamamının ya da bir bölümünün, kuşbakışı görünüşünün, belli bir ölçek dahilinde küçültülerek, bir düzlem üzerine aktarılmasıyla elde edilen çizime harita denir. Bir çizimin harita özelliği taşıyabilmesi için gerekli olan koşullar şunlardır: 1. Kuşbakışı olarak çizilmiş olması Haritası çizilen alanın tam tepeden görünüşü kuşbakışı olarak adlandırılır. Haritaların çiziminde tepeden görünüm sağlanamaz ise yeryüzü şekillerinin biçimlerinde, boyutlarında ve birbirlerine göre uzaklıklarında değişmeler olur. 2. Ölçekli olması Haritalardaki küçültme oranına ölçek denir. Bir başka ifade ile harita üzerindeki uzunlukların gerçek uzunluklara olan oranıdır. a. Kesir ölçek: Küçültme oranı kesirli sayılarla ifade edilen ve haritalarda en çok kullanılan ölçeklerdir. 1/500, 1/5.000, 1/50.000, 1/ gibi. Kesir ölçeklerde pay her zaman 1 dir. Paydada yer alan sayı ise, haritası çizilen alanın kaç defa küçültüldüğünü gösterir. b. Çizik (Grafik) Ölçek: Eşit dilimlere ayrılmış bir çizgi üzerinde harita üzerindeki uzunlukların gerçek uzunluklara oranının gösterildiği ölçeklerdir. 18

    19 Herhangi bir yerin, kuşbakışı görünüşünün ölçeksiz ve kabataslak olarak bir düzleme aktarılmasına kroki denilmektedir. Harita ile kroki arasındaki fark, krokinin ölçeksiz, haritanın ise ölçekli olmasıdır. 3. Bir düzleme aktarılmış olması Dünya nın kutuplardan basık, Ekvator dan şişkin kendine has küresel bir şekli vardır. Dünya nın küresel yüzeyi düzleme aktırılırken bazı güçlüklerle karşılaşılır. Bunun nedeni, küresel yüzeyin düzleme aktarılmasının geometrik açıdan imkânsız olmasıdır. Buna bağlı olarak haritalar çizilirken, kara ve denizlerin yerküre üzerindeki biçimleri ve genişlikleri tam olarak yansıtılamamakta ve boyutlarında gerçeğe uymayan bozulmalar olmaktadır. Haritalarda görülen ise, gerçeğin az ya da çok benzeridir. Harita çizimindeki zorluklar dikkate alınarak bazı metodlar geliştirilmiştir. Buna projeksiyon (izdüşüm) yöntemleri adı verilir. Projeksiyonlar, izdüşüm (Yükseltinin sıfır m. kabul edilmesi) esasına göre çizildiğinden, yükseltinin fazla olduğu yerlerde ve ülkelerde izdüşüm alan ile gerçek alan arasındaki fark artar. Türkiye de, izdüşüm alan ile gerçek alan arasındaki farkın en fazla olduğu bölgeler Doğu Anadolu ve Karadeniz, en az olduğu bölgeler ise Marmara ve Güneydoğu Anadolu dur. Başlıca projeksiyon yöntemleri şunlardır: Silindir Projeksiyon: Ekvator ve çevresindeki bölgelerin çiziminde kullanılır. Konik Projeksiyon: Kutuplar ve çevresindeki bölgelerin çiziminde kullanılır. Düzlem (Ufki) Projeksiyon: Bu projeksiyonla elde edilen haritalarda biçim ve alan bozulmaları çok fazladır. Bu haritalar daha çok denizcilik ve havacılıkta kullanılır. HARİTA ÇEŞİTLERİ A. KULLANIM AMAÇLARINA GÖRE HARİTALAR 1. İdari ve Siyasi Haritalar Ülkelerin başka ülkelerle olan sınırlarının gösterildiği haritalara siyasi haritalar adı verilirken, 19

    20 ülkelerin kendi içerisindeki illeri, eyaletleri, bölgeleri gösteren haritalara idari haritalar denilmektedir. 2. Beşeri ve Ekonomik Haritalar Nüfus, göç, yerleşme, tarım, hayvancılık, sanayi, turizm, vb. dağılışını gösteren haritalardır. 3. Fiziki Haritalar Yeryüzü şekillerinin fiziki yapısını, dağılış ve yükseltilerini gösteren haritalardır. 4. Özel Haritalar Belirli bir konu için özel olarak hazırlanan haritalardır. (Jeomorfoloji, meteoroloji, toprak haritaları gibi.) B. ÖLÇEKLERİNE GÖRE HARİTALAR 1. Büyük Ölçekli Haritalar a. Plânlar: Ölçeği 1/20.000'e kadar olan haritalardır. Şehir imar plânları, kadastro haritaları bu türdendir. b. Topoğrafya Haritaları: Ölçeği 1/ ile 1/ arasında olan haritalardır. Ulaşım haritaları ile topoğrafik, jeolojik, morfolojik haritalar bu türdendir. Büyük ölçekli haritaların genel özellikleri şunlardır: Paydası küçüktür. Dar alanları gösterir. Ayrıntıyı gösterme gücü fazladır. Küçültme oranı azdır. Aynı alanı gösteren küçük ölçekli haritalara göre düzlemde daha fazla yer kaplarlar. İzohipsler arası yükselti farkı azdır. Bozulma oranı azdır. 20

    21 2. Orta Ölçekli Haritalar Ölçeği 1/ ile 1/ arasında olan haritalardır. 3. Küçük Ölçekli Haritalar Ölçeği 1/ den daha küçük olan haritalardır. Bu haritalar Dünya nın, kıtaların, ülkelerin tamamını veya bir bölümünü gösterir. Küçük ölçekli haritaların genel özellikleri şunlardır: Paydası büyüktür. Geniş alanları gösterir. Ayrıntıyı gösterme gücü azdır. Küçültme oranı fazladır. Aynı alanı gösteren büyük ölçekli haritalara göre düzlem üzerinde daha az yer kaplarlar.küçültme İzohipsler arası yükselti farkı fazladır. Bozulma oranı fazladır. HARİTA PROBLEMLERİ 1. Uzunluk Problemleri Kısaltmalar; G.U. = Gerçek Uzunluk H.U. = Haritadaki Uzunluk Ölç. P. = Ölçeğin Paydası a. Gerçek Uzunluk: Harita uzunluğu ile ölçek verilerek gerçek uzunluk sorulduğunda aşağıdaki formül kullanılır. 21

    22 G.U. = H.U.x Ölç.P. b. Harita Uzunluğu: Gerçek uzunluk ile ölçek verilerek harita uzunluğu sorulduğunda aşağıdaki formül kullanılır. c. Ölçek: Gerçek uzunluk ile harita uzunluğu verilerek ölçek sorulduğunda aşağıdaki formül kullanılır. 2. Alan Problemleri Kısaltmalar; G.A. = Gerçek Alan H.A. = Haritadaki Alan Ölç. P 2 = Ölçeğin Paydasının Karesi a. Gerçek Alan: Haritadaki alan ve ölçek verilerek gerçek alan sorulduğunda aşağıdaki formül kullanılır. G.A = H.A x Ölç.P 2 b. Harita Alanı: Gerçek alan ve ölçek verilerek haritadaki alan sorulduğunda aşağıdaki formül kullanılır. 22

    23 c. Ölçek: Gerçek alan ile harita alanı verilerek ölçek sorulduğunda aşağıdaki formül kullanılır. HARİTALARDA YERYÜZÜ ŞEKİLLERİNİ GÖSTERME YÖNTEMLERİ 1. Renklendirme Yöntemi Fiziki haritalarda yeryüzü şekillerini daha belirgin gösterebilmek için yükselti basamakları renklerle ifade edilir. Renklendirme işlemi, aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi olur: Fiziki haritalarda beyaz renkler buzulları ya da kalıcı karları gösterirler. Göl, deniz ve 23

    24 okyanuslar ise mavi renkle gösterilmektedir. Mavinin tonu koyulaştıkça derinliğin arttığı anlaşılır. Renklendirme yöntemi, günümüzde en çok kullanılan yöntemlerdendir. 2. Gölgelendirme Yöntemi Yerşekillerinin bir yönden ışıkla aydınlatıldığı düşünülür. Buna göre, ışık alan yerler açık, gölgede kalan yerler koyu renkte boyanır. Haritacılıkta daha çok yardımcı bir yöntem olarak kullanılır. 3. Tarama Yöntemi Eğim ile orantılı olarak kalınlıkları artan çizgilerle yerşekilleri gösterilir. Tarama yönteminde, eğim fazla ise çizgiler kalın, kısa ve sık olur. Eğim az ise çizgiler ince, uzun ve seyrek olur. Düz alanlar ise taranmayarak boş bırakılır. Fazla kullanılmayan bir yöntemdir. 4. Kabartma Yöntemi Yeryüzü şekillerinin belirli bir ölçek dahilinde küçültülerek oluşturulan maketleridir. Bu yöntem, yerşekillerinin gerçeğe en uygun olarak gösterilmesini sağlar. Ancak, kabartma haritaların yapılışı ve taşınması zor olduğundan kullanım alanı dardır. 24

    25 5. İzohips (Eş yükselti) Yöntemi Deniz seviyesinden itibaren aynı yükseklikteki noktaların birleştirilmesiyle elde edilen eğrilere izohips eğrileri denir. Herhangi bir arazi resmi İzohips haritası İzohipslerin özellikleri şunlardır: İç içe kapalı eğrilerdir. Sıfır (0) m izohipsi deniz seviyesinden başlar. Kara ile denizin birleştiği deniz kıyısını düz bir çizgi halinde takip eder. Buna kıyı çizgisi adı verilir. İzohips eğrileri dağ doruklarında nokta halini alır. Buralar zirve olarak tanımlanır. İzohipsler yeryüzü şekillerinin kuşbakışı görünümünü belirler. En geniş izohips halkası en alçak yeri, en dar izohips halkası ise en yüksek yeri gösterir. İki izohips eğrisi birbirini kesmez. Birbirini çevrelemeyen komşu iki izohipsin yükseltileri aynıdır. İzohipslerin sıklaştığı yerler eğimin arttığını, seyrekleştiği yerler ise eğimin azaldığını 25

    26 gösterir. Çukurluklar, derinlik istikametinde ok işareti konularak gösterilir. (Krater, polye, obruk gibi) Her izohips eğrisi kendisinden daha yüksek bir izohipsi çevreler. Ancak çukur yerlerde bunun tersi geçerlidir. İki izohips eğrisi arasındaki yükselti farkına eküidistans (izohips aralığı) denir. İzohipslerin sık geçtiği deniz kıyılarında kıta sahanlığı (şelfi) dar, seyrek geçtiği kıyılarda kıta sahanlığı geniştir. Başka bir ifade ile, alçak kıyılarda deniz sığ, yüksek kıyılarda deniz derindir. Deniz seviyesine göre aynı derinlikteki noktaların birleşmesi ile elde edilen çizgilere izobat (eş derinlik) eğrileri denir. Kıyı çizgisi, izohips ile izobat eğrilerinin başlangıç çizgisidir. İZOHİPS HARİTALARINDA BAZI YERYÜZÜ ŞEKİLLERİNİN GÖSTERİLMESİ 1. Boyun Tepe ve sırtlar arasında nispeten alçakta kalan düzlüklerdir. 2. Vadi İzohipslerin zirveye doğru Ù şeklinde girinti yaptıkları yerlerdir. Vadi yamacının eğimine göre Ù şeklindeki girintinin biçimi de değişir. Ù nin açık ağzı suyun akış yönünü, kapalı kısmı kaynak yönünü gösterir. 3. Sırt 26

    27 İki yamacın birleştiği, su bölümü çizgisinin geçtiği sınırdır. 4. Çanak (Kapalı Çukur) Çevresine göre yükseltisi az olan sahalardır. Çanakların kolaylıkla tanınabilmesi için, eğim yönünde merkezi gösteren bir ok işareti konur. 5. Kıyı Çizgisi Deniz seviyesini gösteren sıfır metre eğrisidir. 6. Delta Akarsuların denize döküldükleri yerlerde denize doğru uzanan, üçgen şeklindeki çıkıntılardır. 27

    28 HARİTALARDAN YARARLANMA 1. İzohips haritalarından profil çıkarma Yeryüzü şekillerinin yandan görünüşüne (kesitine) profil denir. Profil şu şekilde çıkarılır: Profili çıkarılacak olan noktaların arasına bir doğru çizilir. Bu doğrunun kestiği izohipslerin yükselti değerleri, alt kısma çizilecek yükselti ölçeği ile kesiştirilir. Kesişen noktalar birleştirildiğinde profil çıkarılmış olur. Şu üç özellik kontrol edilerek profil bulunabilir. a)tepe sayısı b) Eğim c) Yükselti 2. İzobat haritalarından profil çıkarma İzobat haritalarından profil çıkarma işleminde, aynen izohips haritalarından profil çıkarılırken izlenen yollar uygulanır. 3.Yükselti Bulma İki izohips arasındaki yükselti farkı dikkate alınarak, yükseltisi bilinen yerden başlamak üzere izohipsleri sayarak, istenilen noktanın yükseltisi bulunabilir. İzohips aralığı sayısının, iki izohips arası yükselti farkına çarpımı, toplam yükseltiyi verir. 4. Yön bulma 28

    29 Haritalar genellikle kuzey - güney istikametinde çizilirler. Bundan yararlanarak yön tayin edilebilir. Ayrıca paralel ve meridyenlerden de yararlanılabilir. Bunun yanında harita üzerindeki yön okları da bize bu konuda bilgi verir. 5. Eğim bulma Haritalardan yararlanarak, herhangi bir arazinin eğimi ölçülebilir. Herhangi iki noktanın yükselti farkının, yine aynı iki nokta arasındaki yatay mesafeye oranına eğim denir. Yatay mesafe arttıkça, eğim azalır, Yatay mesafe azaldıkça, eğim artar. Eğim şu formülle bulunur: h = Yükselti farkı L = İki nokta arasındaki yatay uzaklık. İKLİM İKLİM Geniş bir sahada, uzun yıllar boyunca (40 50 yıl) devam eden, atmosfer olaylarının ortalamasına iklim denir. HAVA DURUMU Dar bir sahada, kısa süre içerisinde görülen atmosfer olaylarına hava durumu denir. 29

    30 KLiMATOLOJİ Geniş sahalarda, uzun yıllar devam eden atmosfer olaylarının ortalamalarını tespit ederek, iklim bölgelerini ve karakterlerini inceleyen bilim dalına klimatoloji denir. METEOROLOJİ Dar sahalarda, kısa süreli atmosfer olaylarını inceleyen bilim dalına meteoroloji denir. ATMOSFER ve ÖZELLİKLERi Dünya yı gazlardan meydana gelen bir geosfer (tabaka) kuşatır. Buna atmosfer denir. Atmosferin Katları Atmosfer, yerçekimi etkisiyle iç içe kürelerden meydana gelmiştir. Bunların yoğunlukları ve bileşimleri birbirinden farklıdır. Troposfer: Atmosferin en alt tabakasıdır. Ekvator üzerindeki kalınlığı km, 45 enlemlerinde 12 km, kutuplardaki kalınlığı ise 9-10 km dir. Bunun nedeni, Ekvator daki hava kütlelerinin ısınarak yükselmesi, kutuplarda ise soğuyan havanın ağırlaşarak alçalmasıdır. iklim olayları troposferin 3-4 km lik kısmında meydana gelir. Çünkü, iklim olaylarında çok etkili olan su buharı troposferin 3-4 km lik kısmında bulunur. Troposfer daha çok yerden yansıyan ışınlarla ısınır. Atmosferdeki gazların % 75'i troposfer katında bulunmaktadır. Stratosfer: Troposferden itibaren km ler arasında bulunur. Bu tabakada su buharı olmadığı için, iklim olayı görülmez. Stratosferde sıcaklık değişimi yok gibidir. Sıcaklık 45 C civarındadır. Stratosferde yerçekimi çok azaldığı için cisimler gerçek ağırlıklarını kaybederler. Üst kısımlarında ozon gazı bulunur. Şemosfer: Stratosferden sonra km ler arasında bulunur. iki kısımdan oluşur. a. Ozonosfer: içerisinde bulundurduğu ozon gazından dolayı bu ismi almıştır. Güneş ten gelen ve canlı yaşamı için zararlı olan ışınları (Ultraviyole ışınları gibi) tutar. Bundan dolayı canlıların koruyucu katıdır. Dünya nın aşırı ısınıp, soğumasını önler. b. Kemosfer: Bu katmana kemosfer denilmesinin nedeni, içerisinde bazı kimyasal 30

    31 olayların meydana gelmesidir. Az miktarda zararlı ışınların tutulması burada da görülür. İyonosfer: Şemosferden sonra km ler arasında bulunur. Bu tabakadaki gazlar ultraviyole ışınlarının etkisi ile iyonlara ayrılmıştır. iyonlaşma sırasında açığa çıkan enerji ile sıcaklığı yükselmiştir. (250 C) iyonlar arasında elektron alışverişi son derece fazladır. Bundan dolayı haberleşme sinyalleri, radyo dalgaları bu tabakadan yansır. Eksosfer: Atmosferin en üst ve en dış sınırını oluşturur. Eksosferde bazı gaz molekülleri yerçekimi etkisinden kurtularak uzaya kaçar. Bu nedenle dış sınırı kesin olarak tespit edilememekte, km ye kadar çıktığı sanılmaktadır. Atmosferin Faydaları İklim olayları meydana gelir. Canlı yaşamı için gerekli gazları ihtiva eder. Güneş ten gelen zararlı ışınları tutar. Dünya nın aşırı ısınmasını ve soğumasını engeller. Dünya ile birlikte dönerek sürtünmeden doğacak yanmayı engeller. Uzaydan gelen meteorların parçalanmasına neden olur. Güneş ışınlarının dağılmasını sağlayarak, gölgede kalan kısımların da aydınlanmasını sağlar. Bir başka ifade ile gölgelerin tam karanlık olmasını önler. Işığı, sesi, sıcaklığı geçirir ve iletilmesini sağlar. Hava akımları sayesinde gündüz olan kesimlerin aşırı sıcak, gece olan kesimlerin de aşırı soğuk olmasını engeller. İKLİM ELEMANLARI A. SICAKLIK Yeryüzündeki sıcaklığın kaynağı Güneş tir. Yeryüzünün Güneş ten aldığı ısı miktarına sıcaklık denir. Termometre ile ölçülür. Sıcaklığın birimi santigrat derece ( C) dir. 31

    32 Atmosfere gelen enerji % 100 kabul edilirse; Enerjinin % 25'i bulutların ve atmosferin etkisi ile uzaya doğru yansır. % 25'i atmosferde dağılarak gölge yerlerin aydınlatılmasını ve gök yüzünün mavi görünmesini sağlar. % 15'i atmosfer tarafından emilerek atmosferin ısınmasını sağlar. % 35'i yeryüzüne ulaşır. Bu enerjinin % 27'si yeri ısıtır. % 8'i ise yeryüzüne çarptıktan sonra tekrar uzaya yansır. SICAKLIK DAĞILIŞINI ETKiLEYEN FAKTÖRLER (SICAKLIK ETMENLERi) 1. Güneş ışınlarının yeryüzüne düşme açısı Yeryüzünde sıcaklık dağılışını etkileyen en önemli faktördür. Güneş ışınları bir yere ne kadar dik düşerse, orası o kadar fazla ısınır. Düşme açısı küçüldükçe ısınma azalır. Düşme açısını belirleyen etkenler şunlardır: a. Dünya nın şekli ve enlem: Dünya nın şekline bağlı olarak, Ekvator dan kutuplara doğru gidildikçe güneş ışınlarının yere düşme açıları küçülür. Bunun sonucunda da 32

    33 Ekvator dan kutuplara gidildikçe sıcaklık azalır. b. Yaşanan Mevsim: Dünya nın eksen eğikliği ve yıllık hareketine bağlı olarak güneş ışınlarının düşme açısı yıl boyunca değişir. Buna göre, Kuzey Yarım Küre, yaz mevsiminde güneş ışınlarını daha dik, kışın daha eğik alır. c. Günün Saati: Dünya nın günlük hareketine bağlı olarak, güneş ışınlarının bir noktaya geliş açısı gün boyunca değişme gösterir. Güneş ışınları sabah ve akşam eğik açıyla, öğle vakti ise gelebileceği en dik açı ile gelir. d. Bakı ve eğim: Güneş ışınlarının düşme açısı, yerşekillerinin Güneş e bakma durumuna göre (Bakıya göre) ve yerşekillerinin eğimine göre değişir. 2. Güneş ışınlarının atmosferde katettiği yol 33

    34 Güneş ışınlarının atmosferde aldığı yol uzadıkça enerji kaybı o oranda artar. Dik açı ile gelen ışınlar daha kısa bir yoldan yeryüzüne ulaşır ve daha az kayba uğrar. (Ekvator çevresi gibi) Dar açı ile gelen ışınlar ise, daha uzun bir yoldan yeryüzüne ulaşır ve daha fazla kayba uğrar. (Kutup çevreleri gibi) 3. Güneşlenme Süresi Güneşlenme süresi arttıkça sıcaklık artar. Yaz aylarında güneşlenme süresi fazla olduğundan sıcaklık değerleri yüksektir. Yine gün içinde en yüksek sıcaklıkların tam öğle vakti değil, öğleden birkaç saat sonra olması güneşlenme süresi ile ilgilidir. Geceleri ise, Güneş ten enerji alınmadığı için soğuma görülür. Bu nedenle günün en soğuk anı, sabah Güneş doğmadan önceki andır. 4. Yükselti Troposfer katında, yerden yükseldikçe sıcaklık değerleri her 100 m. de 0,5 C azalırken, alçaldıkça her 100 m. de 0,5 C artar. 5. Kara ve Denizlerin Dağılışı Aynı miktarda güneş enerjisi alan karalar ve denizler aynı derecede ısınmazlar. Karalar denizlere oranla daha fazla ve çabuk ısınırken, denizler daha az ve geç ısınırlar. Yine karalar denizlere oranla daha fazla ve çabuk soğurken, denizler daha az ve geç soğurlar. 6. Nem Miktarı Nem, bir yerin fazla ısınması ve soğumasını önler. Sıcaklık farkını azaltır. Güneş ışınlarının dik ve dike yakın geldiği Ekvator çevresi Dünya nın en sıcak yerleri olması gerekirken, nemin fazlalığından dolayı olmamıştır. Dünya nın en sıcak yerleri ise Dönenceler civarı (Tropikal çöller) olmuştur. Kış mevsiminde, havanın bulutlu olduğu günlerde, ısı kaybı azaldığından sıcaklık değerleri yüksektir. Havanın bulutsuz olduğu günlerde ise, ısı kaybı daha fazla 34

    35 olduğundan sıcaklık değerleri düşüktür. Kuru ve ayaz bir hava yaşanır. 7. Okyanus Akıntıları Okyanus akıntıları, hem denizler hem de karalar üzerinde havanın sıcaklığını etkilerler. Bu akıntılar sıcaklığın Ekvator dan kutuplara doğru düzenli olarak azalmasını engeller. Ekvator yönünden gelen Gulf - Stream, Brezilya, Kuroşivo ve Alaska gibi akıntılar sıcaklığı yükseltir. Buna karşılık, kutup yönünden gelen Labrador, Kanarya, Oyaşivo, Benguela ve Kaliforniya gibi akıntılar sıcaklığı düşürür. 8. Rüzgârlar Kuzey Yarım Küre de güneyden, Güney Yarım Küre de de kuzeyden esen rüzgârlar, Ekvator yönünden geldikleri için sıcaklığı artırır. Kutup yönünden gelen rüzgârlar ise, sıcaklığı düşürürler. Bu durum enlem - sıcaklık ilişkisine örnektir. Denizden karaya doğru esen rüzgârlar kışın ılıtıcı, yazın ise serinletici etki yapar. Karadan denize doğru esen rüzgârlar ise, kışın sıcaklığı düşürücü, yazın ise sıcaklığı yükseltici etki yapar. 9. Bitki Örtüsü Bitki örtüsü, güneş ışınlarının bir kısmını emerek gündüz yerin fazla ısınmasını önler. Gece ise, yerden ışıyan sıcaklığın bir bölümünü tutarak fazla soğumayı engeller. Bunun sonucunda, bitki örtüsünün gür olduğu alanlar ile seyrek olduğu alanlar arasında, sıcaklığın dağılışı açısından önemli farklar ortaya çıkar. SICAKLIĞIN YERYÜZÜNDEKİ DAĞILIŞI Sıcaklığın yeryüzüne dağılışı izoterm adı verilen eş sıcaklık eğrileri ile gösterilir. Sıcaklık haritalarına ise izoterm haritaları denir. izoterm haritaları günlük, aylık ve yıllık olabilir. Bu haritaların bir kısmı gerçek sıcaklıkları gösterir. Bunlara gerçek izoterm haritaları denir. Bu haritalarda yükseltinin etkisi hesaba katılır. Bir de, yükselti değerleri her yerde sıfır metre kabul edilerek, sıcaklık değerlerinin buna göre düzenlenip çizildiği haritalar 35

    36 vardır. Bu haritalara da indirgenmiş izoterm haritaları denir. Her yerin gerçek sıcaklığına, yükseltiden dolayı kaybettiği sıcaklığın eklenmesiyle indirgenmiş sıcaklık bulunur. Örneğin, 1000 m. yükseklikteki bir yerin gerçek sıcaklığı 16 C ise, buranın indirgenmiş sıcaklığı; Dünya Yıllık Ortalama Sıcaklık Dağılışı Yeryüzünde üç farklı sıcaklık kuşağı oluşmuştur. Genel olarak (Dünya nın şekli sonucu) Ekvator dan kutuplara gidildikçe sıcaklık azalır. Ancak en yüksek sıcaklıklara dönenceler çevresinde rastlanmaktadır. Kuzey Yarım Küre, Güney Yarım Küre den daha sıcaktır. Çünkü, Kuzey Yarım 36

    37 Küre de karalar, Güney Yarım Küre de denizler daha fazla yer kaplar. Kuzey Yarım Küre de, yüksek enlemlerdeki karaların batı kıyıları, doğu kıyılarına göre daha sıcaktır. Sebebi, sıcak okyanus akıntılarıdır. (Gulf - Stream, Alaska, vb.) Kuzey Yarım Küre deki sıcaklık farkları Güney Yarım Küre den daha fazladır. Sebebi, kara - deniz dağılışıdır. Dünya Ocak Ayı Ortalama Sıcaklık Dağılışı Ocak ayında, Kuzey Yarım Küre de kış mevsimi yaşanır. Bu ayda Dünya nın en soğuk yerleri Sibirya, Kanada ve Grönland ın kuzey bölgeleridir. Bu ayda Dünya nın en sıcak yerleri, Oğlak Dönencesi üzerindeki kara içleridir. Dünya Temmuz Ayı Ortalama Sıcaklık Dağılışı 37

    38 Temmuz ayında, Kuzey Yarım Küre de yaz mevsimi yaşanır. Bu ayda, Dünya nın en sıcak yerleri Büyük Sahra, Arabistan Yarımadası nın iç kısımları, iran, Orta Asya, Meksika, Amerika nın orta kesimleri ve Arizona çevresidir. Bu ayda Dünya nın en soğuk yerleri Antarktika Kıtası ndadır. B. BASINÇ ve RÜZGÂRLAR BASINÇ Atmosferi oluşturan gazların yeryüzüne yaptığı etkiye basınç denir. Basınç barometre ile ölçülür. Basıncın değeri milibar (mb) denilen birimle belirtilir. Aynı basınca sahip olan noktaların birleştirilmesiyle oluşturulan iç içe kapalı eğrilere ise izobar adı verilmektedir. Atmosfer basıncını etkileyen faktörler şunlardır: 1. Yerçekimi Yerçekiminin etkisiyle gazlar Dünya yı çepeçevre kuşatmıştır. Yükseklere doğru çıkıldıkça ve alçak enlemlere doğru geldikçe yerçekimi azalır. Buna bağlı olarak basınç da azalır. Yerçekimi ile basınç arasında doğru orantı vardır. Yerçekimi arttıkça basınç artar, yerçekimi azaldıkça basınç azalır. 38

    39 2. Yükselti Yükseldikçe basınç azalır. Bunun nedeni, yükseklere doğru çıkıldıkça Atmosfer i oluşturan gazların yoğunluklarının yerçekimi etkisiyle azalmasıdır. Basınç ile yükselti arasında ters orantı vardır. 3. Termik Etkenler (Sıcaklık) Sıcaklığın artmasıyla hava genişler, hafifler ve yükselir. Yükselen havanın yere yaptığı basıncın azalmasıyla, alçak basınç alanları doğar. Sıcaklığın azalmasıyla soğuyan havanın hacmi daralır, ağırlaşır ve alçalır. Alçalan havanın yere yaptığı basıncın artmasıyla yüksek basınç alanları doğar. Bu şekilde, ısınma ve soğumaya bağlı olarak oluşan basınç merkezlerine termik basınç merkezleri denir. Örneğin, Ekvator çevresi sürekli sıcak olduğundan, burada termik alçak basınçlar oluşmuştur. Kutuplar civarı ise, sürekli soğuk olduğundan burada da termik yüksek basınçlar oluşmuştur. Sıcaklık ile basınç arasında ters orantı vardır. 4. Dinamik Etkenler Hava kütlelerinin alçalarak yığılması veya yükselerek seyrekleşmesi sonucunda ortaya çıkar. Örneğin, troposferin üst kısımlarında, Ekvator dan kutuplara doğru esen Ters (üst) Alize rüzgârları Dünya nın dönme hareketinin etkisiyle 30 enlemleri civarında alçalarak yüksek basınç alanlarını oluştururlar. Bununla birlikte, Batı ve Kutup rüzgârları da 60 enlemleri civarında karşılaşınca yükselirler ve burada alçak basınç alanlarını oluştururlar. işte, bu şekildeki hava hareketlerine bağlı olarak oluşan basınç merkezlerine de dinamik basınç merkezleri denir. Atmosfer basıncı, yere yaptığı basınç derecesine göre üçe ayrılır. Normal Basınç: 45 enlemlerinde, deniz seviyesinde, 0 C sıcaklıkta, 760 mm yüksekliğindeki cıvanın yaptığı basınca eşit olan atmosfer basıncına normal basınç denir. Bu basınç 1013 milibardır. 39

    40 Yüksek Basınç (Antisiklon): 1013 milibardan daha yüksek olan basınçlara yüksek basınç denir. Yüksek basıncın görüldüğü yerlerde alçalıcı hava hareketleri vardır. Alçak Basınç (Siklon): 1013 milibardan daha az olan basınçlara alçak basınç denir. Alçak basıncın görüldüğü yerlerde yükselici hava hareketleri vardır. YERYÜZÜNDEKİ SÜREKLİ BASINÇ ALANLARI 1. Termik Kökenli Basınç Alanları Ekvatoral Alçak Basınç Alanı (Tropikal Siklon) Ekvatoral bölge üzerinde bütün Dünya yı kuşatan sürekli bir alçak basınç alanı uzanır. Bunun nedeni buraların devamlı ısınmasıdır. Bu basınç kuşağı kışın güneye, yazın da kuzeye doğru genişler. Kutuplar Yüksek Basınç Alanı (Polar Antisiklon) Kutuplar yıl boyunca soğuk olduklarından, buralarda sürekli bir yüksek basınç alanı oluşmuştur. Bu basınç alanı kışın genişler, yazın da daralır. 2. Dinamik Kökenli Basınç Alanları Ekvator Üstü Yüksek Basınç Alanı (Subtropikal Antisiklon) Ekvatoral bölgede, ısınarak yükselen hava kütleleri üst alizeler halinde kutuplara doğru eserken, gerek Dünya nın ekseni etrafında dönmesinden, gerekseyerçekimi ve soğumadan dolayı 30 enlemleri civarında alçalır. Sonuçta, bu enlemlerde yüksek basınç alanı oluşur. Kutup Altı Alçak Basınç Alanı (Subpolar Siklon) Batı ve Kutup rüzgârları, 60 enlemleri civarında karşılaştıktan sonra yükselirler. Sonuçta bu enlemlerde alçak basınç alanı oluşur. RÜZGÂRLAR Yüksek basınç (antisiklon) alanlarından alçak basınç (siklon) alanlarına doğru olan yatay 40

    41 hava akımlarına rüzgâr denir. Rüzgârın yönü, coğrafi yönlerle ifade edilir. Rüzgâr hızı anemometre adı verilen aletle ölçülür. Rüzgârın hızını etkileyen faktörler a. Basınç farkı: Rüzgârın hızı basınç farkıyla doğru orantılıdır. Basınç farkı çok ise rüzgâr hızlı, basınç farkı az ise rüzgâr yavaş eser. iki bölge arasındaki basınç farkının sona ermesi ile rüzgâr etkinliği kaybeder. b. Basınç merkezleri arasındaki uzaklık: Aynı basınç farklarına sahip, birbirinden farklı uzaklıktaki noktalar arasında rüzgârların hızı farklıdır. Birbirine yakın olan noktalar arasında, izobar yüzeylerinin eğimi fazladır ve rüzgâr hızlı eser. Birbirine uzak olan noktalar arasında ise, izobar yüzeylerinin eğimi azdır ve rüzgâr yavaş eser. c. Dünya nın Dönmesi: Dünya nın dönüşüne bağlı olarak rüzgârlar, düz çizgiler yerine saparak hareket ederler. Bu sapmalar ise onlara hız kaybettirir. d. Sürtünme: Engebeli arazilerde rüzgârlar çok fazla engellerle karşılaştığı için hızları azalır. Bundan dolayı, rüzgârların hızı, sürtünmenin azaldığı düz ve açık alanlarda fazladır. Rüzgârın yönünü etkileyen faktörler a. Basınç merkezlerinin konumu: Rüzgârın yönünü belirleyen, öncelikle basınç merkezlerinin konumudur. Basınç merkezleri yer değiştirdikçe rüzgârın yönü de değişir. 41

    42 b. Yeryüzü şekilleri: Rüzgârlar basınç merkezleri arasında hareket ederken, yeryüzü şekillerine çarparak yön değiştirirler. Bir bölgede rüzgârın yıl içerisinde en fazla estiği yöne hakim rüzgâr yönü denir. Hakim rüzgâr yönü yerşekillerine göre ortaya çıkar. Yukarıdaki grafiğe, rüzgâr gülü diyagramı adı verilir. Bu grafikte A merkezine, rüzgârların büyük bir çoğunlukla kuzeydoğu ve güneybatı yönlerinden estiği dikkate alınırsa, bu yerleşim yerinin kuzeydoğu-güneybatı uzantılı bir vadide yer aldığı söylenebilir. c. Dünya nın Dönmesi: Dünya nın kendi ekseni etrafında dönmesi sonucunda, rüzgârlar basınç merkezleri arasındaki en kısa yolu izleyemezler. Rüzgârlar, Kuzey Yarım Küre de hareket yönünün sağına, Güney Yarım Küre de ise hareket yönünün soluna saparlar. Yüksek basınç alanlarında rüzgârlar, merkezden çevreye doğru hareket ederler. Alçak basınç alanlarında ise rüzgârlar, çevreden merkeze doğru hareket ederler. 42

    43 RÜZGÂR ÇEŞİTLERİ 1. Sürekli (Yıllık) Rüzgârlar a. Alize Rüzgârları: 30 Kuzey ve 30 Güney enlemlerindeki dinamik yüksek basınç alanlarından, Ekvator daki termik alçak basınç alanına doğru esen rüzgârlardır. Özellikleri Başlangıçta sıcak ve kurudurlar. Ancak, denizler üzerinden geçerken nem kazanırlar. Tropikal kuşaktaki karaların doğu kıyılarına bol yağış bırakırlar. Bu nedenle Doğu rüzgârları da denir. Sürekli olmaları ve yönlerinin belli olması nedeniyle, yelkenli gemiler döneminde 43

    44 bu rüzgârlardan faydanılmıştır. Bu nedenle bu rüzgârlara ticaret rüzgârları (trade winds) da denilmiştir. Ekvatoral bölgede karşılaşan Alizeler, 3-4 km kadar yükselerek kutuplara doğru hareket ederler. Bunlara da ters alize (üst alize) adı verilir. Ters alizeler, dönenceler üzerinde alçalarak tropikal çöllerin oluşmasına neden olurlar. Sıcak okyanus akıntılarının oluşumuna neden olurlar. b. Batı Rüzgârları: 30 enlemlerindeki dinamik yüksek basınç alanlarından, 60 enlemlerindeki dinamik alçak basınç alanlarına doğru esen rüzgârlardır. Özellikleri Başlangıçta sıcak ve kurudurlar. Ancak, denizler üzerinden geçerken nem kazanırlar. Orta kuşaktaki karaların batı kıyılarına bol yağış bırakırlar. 60 enlemleri civarında Kutup rüzgârları ile karşılaşarak cephe yağışlarına yol açarlar. c. Kutup Rüzgârları: Kutuplardaki termik yüksek basınçlardan, 60 enlemlerindeki dinamik alçak basınç alanlarına doğru esen rüzgârlardır. Özellikleri Soğuk ve kuru oldukları için, etkili oldukları alanlarda sıcaklığı azaltarak kar yağışlarına neden olurlar. 60 enlemleri civarında Batı rüzgârları ile karşılaşarak cephe yağışlarına yol açarlar. Soğuk okyanus akıntılarının oluşumuna neden olurlar. 2. Devirli Rüzgârlar (Musonlar) a. Yaz Musonu: Yaz mevsiminde karalar denizlere göre daha fazla ısınır. Bu nedenle 44

    45 buralarda alçak basınç alanları oluşur. Aynı mevsimde deniz ve okyanuslar daha serin oldukları için, yüksek basınç alanı durumundadırlar. Bunun sonucunda, deniz ve okyanuslardan kara içlerine doğru büyük bir hava akımı olur. Bu rüzgârlara yaz musonu denir. Yaz musonları deniz ve okyanuslardan kaynaklandıkları için bol nem taşırlar. Bundan dolayı etkili oldukları yerlere bol yağış bırakırlar. b. Kış Musonu: Kış mevsiminde karalar, denizlere oranla daha fazla soğuyarak yüksek basınç alanı oluştururlar. Aynı mevsimde denizler ve okyanuslar üzerinde alçak basınç alanı vardır. Bunun sonucunda, karaların iç kesimlerinden deniz ve okyanuslara doğru büyük bir hava akımı olur. Bu rüzgârlara kış musonu denir. 45

    46 Kış musonları kara kaynaklı oldukları için soğuk ve kurudurlar. Bu nedenle başlangıçta yağış getirmezler. Ancak, denizler üzerinden geçtikten sonra bir karaya varırlarsa yamaç yağışlarına yol açarlar. 3. Yerel Rüzgârlar a. Meltem Rüzgârları: Gün boyunca oluşan sıcaklık ve basınç farkları sonucu meydana gelirler. Deniz ve Kara Meltemleri Gündüz, karalar daha çok ısınacağı için alçak basınç alanı, denizler ise yüksek basınç alanıdır. Bunun sonucunda denizden karaya doğru rüzgâr eser. Bu rüzgâra deniz meltemi denir. Gece ise, karalar daha fazla soğuyarak yüksek basınç alanı durumuna geçerler. Denizler daha sıcaktır ve basınç azdır. Bunun sonucunda da, karadan denize doğru rüzgâr eser. Bu rüzgâra kara meltemi denir. 46

    47 Vadi ve Dağ Meltemleri Gündüz, dağ dorukları vadilerden daha erken ısınır ve alçak basınç oluşur. Vadiler ise, daha serindir ve yüksek basınç alanıdır. Bunun sonucunda, vadi tabanlarından dağ yamacına ve doruklarına doğru rüzgâr eser. Bu rüzgâra vadi meltemi denir. Geceleri ise, dağ yamaçlarında ve yüksek plâtolarda hızla soğuyan hava yüksek basınç alanı oluşturur. Alçak ovalar ve vadiler ise, nem oranının daha fazla olması nedeniyle sıcaktır ve alçak basınçlar görülür. Bunun sonucunda da, dağ yamaçlarından alçak ova ve vadilere doğru rüzgâr eser. Bu rüzgâra dağ meltemi denir. b. Sıcak Yerel Rüzgârlar Föhn (Fön) Hava kütleleri dağ zirvesine doğru çıkarken, sıcaklığı yaklaşık her 100 m. de 0,5 C azalır. Belli bir yükseltiden sonra bünyesindeki nemi yağış olarak bırakır. Dağın arka 47

    48 yamacına geçtiğinde kuru özelliktedir ve yamaca sürtünerek alçalır. Sürtünmenin etkisiyle sıcaklığı her 100 m. de 1 C artar. Dağ zirvelerinden aşağıya doğru sıcak ve kuru olarak esen bu rüzgârlara föhn rüzgârı denir. Föhn rüzgârı, İsviçre de Alpler in kuzey yamaçlarında görüldüğünden bu ismi almıştır. Föhn rüzgârı Türkiye de, Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları nın denize bakan yamaçlarında kışın ve ilkbaharda görülür. Sirokko Kuzey Afrika da, Büyük Sahra Çölü nden sıcak ve kuru olarak Akdeniz e doğru esen rüzgârdır. Fas, Tunus ve Cezayir de etkisi belirgindir. Akdeniz i geçerken nem kazanır. İspanya, Fransa ve İtalya nın güney kıyılarına yağış bırakır. Hamsin Sudan dan gelen ve Mısır dan Akdeniz e doğru esen rüzgârdır. Sıcak, kuru ve boğucu bir rüzgârdır. c. Soğuk Yerel Rüzgârlar Bora Dalmaçya kıyılarında, Dinar Alpleri nden Adriya Denizi ne doğru esen soğuk ve kuru rüzgârdır. Hızı fazladır. Mistral Fransa nın Rhone vadisini izleyerek Akdeniz e doğru esen soğuk ve kuru rüzgârdır. 48

    49 Krivetz (Kriviç) Romanya da, Aşağı Tuna Ovası na doğru esen soğuk ve kuru rüzgârdır. Bükreş te krivetz etkili olduğunda sıcaklık C düşer. d. Tropikal Rüzgârlar Sıcak kuşakta, ani basınç farklarından kaynaklanan ve hızları saatte km.ye kadar çıkabilen rüzgârlardır. Daha çok okyanuslar üzerinde oluşurlar. Belirli yollar izleyerek karaların üzerine de sokulurlar. Sarmal hava hareketleri halinde olduklarından, genellikle hortumlara sebep olurlar. Çevrelerine büyük zarar verirler. Tropikal rüzgârlara, Asya denizlerinde ve Avustralya nın Büyük Okyanus kıyılarında Tayfun (Çince Büyük rüzgar demektir), Meksika Körfezi kıyılarında Hurrican (Hariken), Afrika nın bazı kesimlerinde ve Latin Amerika kıyılarında da Tornado (Hortum) adı verilir. C. NEM ve YAĞIŞLAR Atmosfer içerisindeki subuharına nem denir. Nem higrometre adı verilen aletle ölçülür. Havanın nemi gram (gr) olarak ifade edilmektedir. 1. Mutlak Nem: 1m 3 hava içerisinde bulunan subuharının gr olarak ağırlığına mutlak nem denir. Mutlak nem, sıcaklık ve buharlaşmanın fazla olduğu Ekvatoral bölgelerde çok, soğuk kutup bölgeleri ile yüksek dağlarda azdır. 2. Maksimum Nem: 1m 3 havanın belli sıcaklıkta taşıyabileceği en fazla nem miktarına maksimum nem denir. Maksimum nem sıcaklığa bağlı olarak değişir. Sıcaklık arttıkça hava genişleyeceğinden taşıyabileceği nem miktarı artar. Sıcaklık azaldıkça hava daralır ve böylece taşıyabileceği nem miktarı azalır. Sıcaklıkla maksimum nem doğru orantılıdır. 3. Bağıl Nem (Nisbi nem): Mutlak nemin maksimum neme oranı havanın neme doyma oranını verir. Bu orana bağıl nem denir. Yüzde (%) olarak ifade edilir. 49

    Yazı kaynağı : docplayer.biz.tr

    6. Sınıf Sosyal Bilgiler Yurdumuzun Coğrafi Konumu Konu anlatımı

    6. Sınıf Sosyal Bilgiler Yurdumuzun Coğrafi Konumu Konu anlatımı

    Ülkemiz Avrupa kıtasında yer almaktadır ve ekonomik ya da siyasi ve kültürel açıdan oldukça önemli bir yere sahiptir. Aynı zamanda 3 tarafı denizlerle çevrili olan bölgemiz yaz ve kış turizmi konusunda da önemli bir potansiyel teşkil eder. Şimdi konumu açısından ülkemizin coğrafi özelliklerine bakalım.

     Yurdumuzun Coğrafi Konumu

     Bir ülkenin coğrafi konumu dendiği zaman akla bazı kısımlar gelir. Şimdi bu kısımlarda özelliklerin ne olduğuna öncelikle bakalım.

     - Yerküre üzerinde bulunduğu noktadır.

     - Hangi kıta üzerinde bulunduğu ve hangi kıtalar ile bağlantılı olduğu anlatılır.

     - Denize ve okyanuslarla ilgili ilişkisi ele alınır.

     - Ticaret yolları

     - Yükselti

     - Hem ekonomik hem de kültürel açıdan farklı özellikleri

     Coğrafi konum: Herhangi bir yerin eylemine ve boylamına bağlı olarak, yerküredeki birçok farklı bölge ile ilişkisini anlatan koşullar coğrafi konum olarak bilinmektedir.

     Coğrafi konum iki farklı şekilde ele alınır. Onlardan biri matematiksel konum diğeri ise özel konumudur. Şimdi ülkemizin hem matematiksel hem de özel konumuna bakalım ve inceleyelim.

     Ülkemizin Matematik Konumu

     Ülkemizin dünya üzerindeki enlem ve boylamını anlatan bölüm matematik konumu olarak bilinir. Bu açıdan ülkemizde matematik konumu ile beraber belli başlı bazı sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

     - Türkiye 36 derece ve 42 derece kuzey paraleli ile beraber, 26 derece ve 45 derece doğu meridyeninde bulunmaktadır.

     - Doğu batı istikametine bakıldığı zaman 45 - 26 = 19 meridyen farkını ortaya çıkarır. Bu doğrultuda 76 dakikalık bir süre farkı ortaya çıkmaktadır.

     - Ülkemizde güneş yatay düzleme hiçbir zaman dikey açıdan gelmez.

     - Ülkemiz Ekvator'un Kuzey kısmında bulunur ve başlangıç meridyeninin doğu kısmında yer alır.

     - Özellikle orta kuşakta bulunduğu için mevsimler belirgin biçimde yaşanmaktadır.

     - Kuzeye doğru gidildikçe gece ve gündüz arasındaki fark artarken, bu doğrultuda gölge boyu da uzar.

     - Ülkemizdeki dağların güney yamaçları kuzey yamaçlarından daha sıcaktır.

     Ülkemizin Özel Konumu

     Aynı zamanda bir de ülkemizin özel konumu bulunmaktadır. Dünya üzerinde bir ülkenin komşularına bağlı olarak belli başlı bazı özellikleri özel konumunu göstermektedir. Aynı şekilde ülkemizin de bulunduğu konum açısından önemli özellikleri yer alır.

     - Boğazlar

     - Su yolları

     - Önemli komşular

     - Ticaret merkezleri

     - Fiziki ve beşeri özellikler

     - Denize göre durumu

     - Diğer kıtalara göre durumu

     Türkiye'nin özel konumu ile beraber şu sonuçlar ortaya çıkmıştır;

     - Ülkemiz Avrupa ve Asya ile beraber Afrika kıtalarının birbirine en yakın olduğu bölgede bulunur.

     - Özellikle 3 kıta arasında köprü vazifesi görmektedir. Bu yüzden zamanında İpek ve baharat yolları açısından da oldukça önemli bir yer tutmaktadır.

     - Ülkemizin 3 tarafı denizlerle çevrilidir. Aynı zamanda yeryüzü şekilleri bakımından çeşitlilik gösterir. Böylece turizm, ticaret tarım ve daha pek çok farklı husus açısından büyük bir öneme sahiptir.

     - Yeryüzü şekilleri açısından ülkemizin yükseltisi fazladır. Bu yükselti şu an 1132 metredir.

     - Yeraltı kaynakları bakımından ülkemiz oldukça zengindir.

     Coğrafi konum açısından yurdumuz bu şekilde oldukça büyük özelliklere sahiptir. Aynı zamanda ülke içerisinde Doğu kısımlarda yükseltiler daha çok fazladır. Dağlar kuzey ve Güney kısmında denize paralel olarak giderken, Batı bölgesinde denize dik olarak devam eder.

     Yurdumuzun coğrafi konumunun daha iyi anlayabilmek için yukarıdaki yazıyı dikkatli şekilde okuyup defterinize yazabilirsiniz.

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap