Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    burun akıntısı ve boğaz ağrısı

    1 ziyaretçi

    burun akıntısı ve boğaz ağrısı Ne90'dan bulabilirsiniz

    Soğuk algınlığı (Nezle) nedir? Soğuk algınlığına ne iyi gelir?

    Soğuk Algınlığı

    cold 08899

    Soğuk algınlığı (bazen nezle olarak da ifade edilmektedir), influenza virüsü dışında; 200’e yakın virüsün sebep olduğu, çok daha hafif seyirli bir hastalıktır. Soğuk algınlığı burun akıntısı, boğaz ağrısı ve halsizlik ile seyreden üst solunum yolu enfeksiyonuna verilen isimdir. Belirtileri gripten farklı olup; daha hafif seyreder ve aşağıdaki tabloda grip ve soğuk algınlığının farkları belirtilmiştir.

    Yazı kaynağı : grip.gov.tr

    Grip misiniz yoksa nezle mi?

    Grip misiniz yoksa nezle mi?

    Uluslararası tıp tanı kodları içerisinde mevsimsel hastalık tanımlamasında yalnız mevsimsel alerjik rinit bulunuyor olmasına rağmen; mevsimsel hastalıklar konu başlığı altında incelenen hastalıklar düşünüldüğünde anlatılmak istenen aslında toplumda belli mevsimlerde daha sık karşılaştığımız hastalıkları ifade etmeye çalışmaktır.

    Ani ısı değişikliği, zayıflayan bağışıklık sisteminin bakteri ve mikroplara karşı savunmasız kalıp bazı hastalıkların oluşumuna ortam hazırlar. Mevsimsel değişiklikler doğrudan hastalık nedeni olabilir, hastalıklara zemin oluşturabilir, hastalığın seyrini ağırlaştırır veya hastalıkların yayılmasına neden olmaktadır. Yaz ayını geride bırakarak sonbahara girdiğimiz için gündeme gelen mevsimsel hastalık sorusu ise; “Biraz ateşim var sanki, hiç halim yok, burnum da akmaya başladı, grip miyim yoksa nezle mi? “ şeklindedir. 

    Bu iki hastalık birbirine çok karıştırılmaktadır. Yanlış tedaviler de hastalığın seyrini uzatmaktadır. Hava sıcaklığının düşmesiyle soğuk algınlığı, diğer adıyla nezle ve grip şikayetleri artmaya başladı. Kalabalık ortamlarda bulunanlar, çocuklar, yoğun seyahat edenler, hamileler ve 60 yaş üzeri bireylerin bu hastalıklara yakalanma riski oldukça yüksek. Soğuk havalarda kapalı ortamlarda bulunmak, hasta olan kişilerle tokalaşmak, öpüşmek, yakın mesafeden konuşmak, bu tip hastalıkların kolaylıkla bulaşmasını sağlar. Soğuk algınlığı genel olarak antibiyotiğe gerek kalmaksızın tedavi edilebilirken, grip daha ciddidir ve iyi tedavi edilmezse zatürreye çevirebilir.


    Soğuk Algınlığına İşaret Eden Belirtiler Nelerdir?

    Halk arasında üşütme olarak da anılan soğuk algınlığı, kış hastalıkları arasında en yaygın olanıdır. Yaklaşık 200 çeşit virüs bu grup hastalığa neden olur. Nezle diye adlandırılan hastalıkta bu gruptadır. Mikrop vücuda girdikten birkaç gün sonra hastalık belirtileri başlar. Ani burun akıntısı, hapşırma, burun tıkanıklığıve boğaz ağrısı, boğazda gıcık oluşması, öksürük, koku ve tat duyumunun azalması, gözlerde kızarma, sulanma ve yanma belirtileri arasındadır. Ateş genellikle normaldir, ama bazı kişilerde hafif yükselebilir. Birçok hastada yorgunluk, keyifsizlik, bitkinlik hali görülür. Baş ağrısı olabilir. Birkaç gün süren belirtiler bir hafta içinde kaybolur.

    Çocuklarda Daha Sık Görülüyor

    Virüsler, hasta kişinin hapşırması, öksürmesi sırasında havaya karışır. Sağlıklı kişiler de bu virüsleri burun veya gözler aracılığıyla alır. Virüsler, tokalaşma sırasında ve hatta virüsle kirlenmiş kalem, gözlük, mendil gibi eşyalarla da bulaşabilir. Bu virüslerin üremeleri için en ideal yer ısısı 33-34 santigrat derece olan burun boşluğudur. Hastalık küçük çocuklarda daha çok görülür. Ayrıca, erkek çocuklar kızlara göre daha hassastır. Sigara tiryakileri hem soğuk algınlığı hem de diğer solunum yolları hastalıklarına daha duyarlıdır. Evlerinde sigara içilenlerde de soğuk algınlığı riski daha yüksektir. Alkol bağımlılarınında diğer enfeksiyonlara olduğu gibi nezleye de dirençleri daha azdır. Astım, egzama gibi alerjik hastalığı olanlarda solunum yolu enfeksiyonları daha fazla görülmektedir. Nezle, hafif seyreder ve kendiliğinden de geçer. Fakat tüm dünyada en çok görülen ve en çok işgücü kaybına neden olan bir hastalıktır. Vücut direnci düşük olan kişilerde ve çocuklarda ortakulak iltihabı, sinüzit, bronşit ve zatürre gibi hastalıklara yol açabilir. 

    Antibiyotiğe Hayır

    Soğuk algınlığının kesin bir tedavisi yoktur. Tedavi sürecinde A ve C vitamininden zengin sebze ve meyvelerin tüketilmesi lazım. Burun tıkanıklığının en iyi tedavisi hiçbir yan etkisi olmayan serum fizyolojik ismi verilen tuzlu suyun buruna damlatılması ve bulunulan ortamın nemli olmasının sağlanmasıdır. Tedavide antibiyotiğin yeri yoktur, çünkü antibiyotikler virüsleri öldürmez. Bu tür ilaçlar, sinüzit, orta kulak iltihabı varsa doktor denetiminde kullanılmalıdır. Hastalar istirahat, ağrı kesiciler, vitamin desteği, bazı soğuk algınlığı ilaçları ile ortalama bir hafta içinde iyileşirler. Tedavi sürecinde kafein içeren kahve, çay veya kolalı içecekler ile alkol kullanımından kaçınılmalıdır. Bu tür içecekler susuzluk yaratır.

    Grip Daha Ciddi Seyreder

    Nezleye benzer belirtiler gösterdiği için bu iki hastalık çok sık birbiriyle karıştırılır. Ancak soğuk algınlığından daha ağır ve ciddi bir tablodur. Çok kolay yollarla bulaşır. Bunların en masumu tokalaşmadır. Yakın mesafede konuşma, öpüşme ve kalabalık ortamlarda bulunma, hastalığın bulaşma potansiyelini arttırır. Ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, öksürük, kas ağrısı, titreme, halsizlik, yaygın vücut ağrıları olur. Çocuklarda ve yaşlı kişilerde daha ağır seyreder. Grip tedavisinde özel virüs ilaçları ve belirtilere yönelik destekleyici tedaviler uygulanır. İyileşme süreci 1-2 hafta sürer. Özellikle yaşlılarda halsizlik, kuvvetsizlik gibi yakınmalar, iyileşmenin ardından da uzun süre devam edebilir. Etkili bir tedavi ile hastalık süresi kısaltılır ve yaşam kalitesi arttırılabilir. Rahatlatıcı tedavi olarak ağrı kesiciler, bol sıvı tüketimi, yatak istirahati önerilir.

    Dikkat! Zatürreye Çevirebilir

    Hastalık, iyi tedavi edilmediğinde zatürre gelişimine neden olabilir. Nefes darlığı ve öksürükle birlikte göğüs ağrısı görülmesi durumunda; ayrıca sarı-yeşil renkte veya kanlı bir şekilde balgam geliştiğinde, mutlaka doktora danışılmalıdır. En iyi korunma yöntemi grip aşısıdır. Uygulama zamanı ekim başı ilâ kasım ortasındadır. Grip aşısı, risk altında olanlara her yıl tekrarlanmalıdır. 

    Genel Tedbirler ve Korunma Yöntemleri 

    Bol miktarda C vitamini alınız; C vitamini içeren meyve ve sebzeleri tüketiniz. Kuşburnu,  frenk üzümü, portakal, greyfurt, yeşil biber, domates, karnabahar C vitamini kaynakları arasında olan besinlerdir. Bu gıdaları mevsiminde tüketin. Mevsimine uygun giyinin. Bol bol ılık sıvı gıdalar tüketiniz. Grip veya soğuk algınlığının hapşırma yoluyla damlacık enfeksiyonları aracılığı ile bulaştığı için kalabalık ortamlardan uzak durunuz. El hijyenine dikkat edip, elinizi göz ve burnunuzla temas ettirmeyiniz ve  ellerinizi bol sabunlu suyla yıkayınız.  

    Soğuk algınlığına yakalanan kişilerle yakın temastan kaçınınız. Virüsler bulaştıkları yerlerde canlı kalabiliyorlar. Bu nedenle özel eşyanızı soğuk algınlığına yakalanan kişilerle kullanmamaya özen gösterin. Sigara tüketmeyiniz, içilen mekanlarda da bulunmayın.

    Grip aşısını yaptırmayı ihmal etmeyin. 65 yaşın üzerinde olanlar, astım, kronik akciğer hastalığı, kronik kalp ve damar sistemi hastalığı, diyabet ile böbrek yetmezliğinden yakınanlar aşılanması gereken gruplar içinde yer alıyor. Aynı zamanda sağlık personeli, toplum hizmetinde çalışanlar, risk grubundakilerle yakın temasta olanların da grip aşısı yaptırmalarında yarar var. Ancak 6 aydan küçük bebeklerin, hamileliğin ilk 2 ayı içinde olan kadınların (doktor tarafından kesin gerekli olduğu tespit edilirse grip aşısı olabiliyor) ve yumurtaya karşı alerjisi olanların grip aşısı yaptırmamaları gerekiyor.


    Yazı kaynağı : www.medicana.com.tr

    Korona ve Grip Nasıl Ayırt Edilir? Grip mi COVID mi? - Medicana

    Korona ve Grip Nasıl Ayırt Edilir? Grip mi COVID mi? - Medicana

    Covid-19, semptomlar ortaya çıkmadan 48 saat önce bulaşmaya başlıyor, grip semptomlar çıktıktan sonra daha bulaşıcı hale geliyor

    Gribe sebep olan influenza virüsü ve covid-19 hastalığına neden olan Sars-Cov 2 virüsü, solunum yoluyla bulaşmasıyla dikkat çekiyor. Belirtileri çok büyük benzerlik gösteren bu iki hastalığın semptomlarını doğru okuyabilmek ise hayati önem taşıyor. Burun akıntısı ve boğaz ağrısı gripte ön plana çıkarken, koku ve tat alma problemleri genellikle Covid-19 varlığında tabloya ekleniyor. Her iki hastalığın birlikte görülmesi, Covid-19’un daha ağır seyretmesine neden olacağından, mutlaka herkesin grip aşısı yaptırması ise şart.

    Türkiye’de son zamanlarda Covid-19’a bağlı ölümlerde ve vakalarda artış dikkat çekici boyuta ulaştı. Sonbaharın yaklaşmasıyla birlikte yine solunum yoluyla bulaşan grip vakalarının da artışa geçmesi öngörülüyor. Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Merda Erdemir Işık, her iki virüsün de solunum damlacıkları ile bulaşan virüsler olduğunu söyleyerek, özellikle yakın dönemde uygulanan yasakların kalkması ve kış aylarına geçişin başlamasıyla birlikte her iki hastalık için riskin tekrar yükseldiğini ifade etti.

    Covid, Gripten Daha Bulaşıcı

    Covid-19’a sebep olan Sars Cov-2 virüsünün az da olsa hava, temas ve fekal oral yolla da bulaşabildiğinin altını çizen Uzm. Dr. Işık, her iki virüsün bulaştırıcılığı karşılaştırıldığında ise Sars Cov-2 virüsünün, gribe neden olan ifluenzaya göre çok daha bulaştırıcı olduğunun bilindiğini söyleyerek, “influenza kaynaklı grip hastalarında şikayetler başladıktan sonra bulaştırıcılık en yüksek noktada iken, Covid-19’da semptomlar başlamadan önceki 48 saat içerisinde bulaştırıcılık en fazladır. Her iki hastalıkta da asemptomatik kişiler bulaştırıcı olabilir fakat unutulmamalıdır ki hastalığın belirtilerini gösteren kişiler her zaman daha çok bulaştırma potansiyeline sahip olacaktır” diye konuştu.

    Burun Akıntısı ve Boğaz Ağrısı Kilit Nokta

    Gripte, sıklıkla yüksek ateş, terleme, baş, kas ve boğaz ağrısı, öksürük, burun akıntısı, halsizlik şikayetleri görülürken, Covid-19’da benzer şekilde ateş yüksekliği, terleme, baş ve kas ağrısı, öksürük, nefes darlığı, halsizlik gibi benzer semptomların görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Işık, “Burun akıntısı ve boğaz ağrısını Covid 19’da çok sık görmüyoruz. Koku ve tat alma problemleri de genellikle Covid-19 varlığında tabloya eklenmektedir. Gripte kuluçka süresi 1-4 gün (ortalama 2 gün) iken Covid-19’da kuluçka süresi 2-14 gün (ortalama 5 gün) olarak kabul ediliyor. Gripte şikayetler hastalığın ilk 3-7. günlerinde en fazla iken, Covid 19’da şikayetler hastalığın 2-3. haftasında en fazla görülmektedir. Gripte ölüm oranı % 0,1 iken covid 19’da ölüm oranının %0,25-%3 arasında olduğu bilinmektedir” dedi.

    Erkekler Covid-19 İçin Risk Faktörü

    Gribin çocuklarda çok yaygın görülüp en riskli grubun 2 yaş altı olduğunu ve hastalığın yayılmasında rollerinin büyük olduğunu belirten Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, “Covid 19 ise çocuklarda çok yaygın değildir ve genellikle hafif geçirilir. Grip için risk faktörleri, 65 yaş üstü ya da 2 yaş altı olanlar, bağışıklığı baskılanmış kişiler, hamileler (ve doğumdan sonraki ilk 2 hafta), morbid obezler, kronik akciğer hastalığı, kalp hastalığı, karaciğer ya da böbrek hastalığı olanlar ve huzurevlerinde yaşayanlardır. Covid-19 için risk faktörleri ise ileri yaş, erkek cinsiyet, obezite, hipertansiyon, kronik akciğer hastalığı, kalp hastalığı, tip 2 diyabet, kanser, kronik böbrek hastalığı, ilerlemiş karaciğer hastalığı, ameliyat sonrası iyileşme dönemi, huzur evinde yaşayanlar ve sosyoekonomik düşük seviye sıralanabilir” şeklinde konuştu.

    Covid-19 ile gribin birlikte de görülebileceğini belirten Dr. Merda Erdemir Işık, her iki hastalığın birlikte görülmesi halinde hastalığın daha ağır seyredeceğini bu yüzden mutlaka herkesin grip aşısını yaptırması gerektiğini vurguladı.


    Yazı kaynağı : www.medicana.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap