Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    divan edebiyatında dört dizeden oluşan aruzla yazılan şiir wow

    1 ziyaretçi

    divan edebiyatında dört dizeden oluşan aruzla yazılan şiir wow Ne90'dan bulabilirsiniz

    Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları BULMACA – Bulmaca

    Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları BULMACA – Bulmaca

    Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir bulmaca anlamı nedir?

    Bulmaca meraklıları için bulmaca sözlüğü, bulmacada, çengel bulmacada, kare bulmacada, bulmaca soruları, bilmece soruları, posta gazetesi bulmacaları, posta gazetesi bulmaca çöz, sözcük avı, zeka bulmacaları veya bulmacada sorulan Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir bulmaca sorusunun cevabı aşağıdadır.

    Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir nedir?

    Kelime bulmaca, habertürk bulmaca, bulmaca kulesi, bulmacalar, bulmaca oyunları, kare veya çengel bulmacalarda sorulan Divan edebiyatında dört dizeden oluşan ve belirli aruz kalıpları ile yazılan şiir bulmaca anlamı nedir sorusunun 5 harfli cevabı RUBAİ

    Kelime Bulmaca

    Divan edebiyatında dört dizeli bentlerden oluşan şiir türü, dörtlü cevabı MURABBA

    Divan edebiyatında gazelin yada kasidenin son beytine verilen ad cevabı MAKTA

    Divan edebiyatında hicri yılbaşını (1 Muharrem) kutlamak amacıyla devlet büyüklerine sunulan kaside cevabı SALİYE

    Divan edebiyatında manzum bilmece cevabı LUGAZ

    Divan edebiyatında sevgilinin kirpiği için kullanılan mazmun cevabı TİR

    Divan edebiyatında, dört dizeden oluşan bir şiir türü. Mani biçiminde aruzla yazılmış manzume cevabı TUYUĞ

    Divan edebiyatının ilk kadın şairlerinden, Hace-i Zenan da denilen şair cevabı ANİKADIN

    Divan şiirinde, yeni yaptırılan köşk, saray gibi binalar için yazılan kasidelere verilen ad cevabı DARİYE

    Diyarbakır yöresinde ayağına ip bağlanarak diğer keklikleri yakalamakta kullanılan kekliğe verilen ad cevabı RİBAT

    Diyarbakırda, ilk tunç çağa tarihlendirilen bir höyük cevabı TİLALİ

    Dizi, sıra cevabı NAF

    Doğaçtan, hazırlıksız, içten geldiği gibi cevabı İRTİCALEN

    Doğal hidratlı manganez ve kalsiyum silikat cevabı İNEZİT

    Doğana benzeyen yırtıcı, avcı kuş cevabı SUNGUR

    Yazı kaynağı : www.egitimler.info

    Words Of Wonders Guru : Divan edebiyatında dört dizeden oluşan, aruzla yazılan şiir | Tüm seviyeler

    Halk Edebiyatı Aruzlu Şiir Biçimleri

    Halk Edebiyatı Aruzlu Şiir Biçimleri

    Aruz Ölçüsüyle Yazılan (Aruzlu) Halk Edebiyatı Nazım (Şiir) Biçimleri/Şekilleri

    Halk şiirinde aruz ölçüsüyle düzenlenmiş şiirler de vardır. Bunlar Divan edebiyatının Halk edebiyatına etkisiyle oluşmuştur.

    Halk edebiyatında özel bir adla anılan ve aruzla oluşturulan bu yoldaki nazım biçimleri şunlardır:

    Divan (Divanî):

    Örnek Divan -1

    Ser-nigun kıldık zamanın sagar-ı minasını
    Çekmeyiz şimden gerü sakinin istiğnasını

    Sagarından badesinden neşesinden çektik el
    Başına çalsın felek ahval-i nâ-ber-câsını

    Hırka-puş olduk kalender-meşreb olduk hasılı
    Hiçe saydık alemin a’lâsını ednasını

    Düştüler çah-ı kazaya göz göre ikbâl için
    Alemin gördük nice bina vü na-binasını

    Biz libas-ı fahrı Mekki çak çak ettik yine
    Talihi her kimse giysin atlas u dibasını

    (Mekkî)

    Örnek Divan -2

    Şerh edip raz-ı derûnum ol cenana söylesem
    Payine yüzümü sürsem bi-bahane söylesem
    Katre-i eşkim dökülse dane dane söylesem
    Çektiğim her türlü gamdan bir nişane söylesem

    Tutalım ben söylemişim ol peri ma’zûrdur
    Tıfl-ı nev-res hal-i dilden bilmemek meşhûrdur
    Bilse de bi-merhamettir hüsnüne mağrûrdur
    Bana rahm etmez o kâfir Müslümana söylesem

    Halimi takrir edersem yare bî-ma’nâ yere
    Ede mi te’sir gûya su geçe mi mermere
    Ol kadar mazmunlu sözler söyledim ki dil-bere
    Bülbül-i gûya olurdu bi-zebana söylesem

    Çok muhabbet nüshasını alnımayazdı kalem
    Başıma cem oldu hep pervaneler çekti alem
    Ne çırağlar yaktı gör kim sineme şem-i elem
    Derdimi bir anlar olsa yana yana söylesem

    Cam-ı çeşmimdir görünen eldeki peymane-var
    Saki-igam dil surahiden alır meyhane-var
    Gevheri bu keyfile çok söyledin divane-var
    Kail idim bir kelamı akılane söylesem

    (Gevheri)

    Selis:

    Selis Örneği -1

    Gide mi haşre kadar hüzn ile firkat acaba
    Yoksa hâsıl ola mı yar ile vuslat acaba
    O mürüvvetsiz o zalim o sitem-karenin ah
    Ere mi damenine dest-i meserret acaba

    Baksa bir kerre benim hâl-i diğer-gûnuma ol
    Çeşm-i insaf ile etmez mi mürüvvet acaba
    Beni gördükte yüzün döndürür ol âfet-i cân
    Ne içindir bana bu rütbe eziyyet acabâ

    Kime şekvâ edeyim kimlere feryâd edeyim
    Uzanırsa nideyim leyle-i hasret acabâ
    Mürg-ı dil-dâr-ı heves bir gün olup meyi ede mi
    Kona mı Nûri kulun başına devlet acabâ

    (Tokatlı Nuri)

    Selis Örneği -2

    Yine aldı gam u efkâr-ı dili dâğ-ı tenin
    Acımaz mı yüreğin merhametin yok mu senin
    Ne revâ çevri ola goncaya serv-i semenin
    Acımaz mı yüreğin merhametin yok mu senin

    Bunca cevr ettiğini kimseler ey gül edemez
    Ben gibi nâle vü nâlişleri bülbül edemez
    Ah u efgânıma kâfir de tahammül edemez
    Acımaz mı yüreğin merhametin yok mu senin

    Bunca derde kim kodun âşık-ı bî-çâreleri
    Tiğ-ı cevrin ile açtın sineme yâr eleri
    Dâğ dâğ oldu a kâfir ciğerim püreleri
    Acımaz mı yüreğin merhametin yok mu senin

    Çünkü göğsünde yok insâfın a zâlim nideyim
    Varayım haşım alıp özge diyâra gideyim
    Sen git ağyar ile gül oyna da ben zâr
    ideyim Acımaz mı yüreğin merhametin yok mu senin

    Derd-i aşkın komadı Nûri mecâlim yetişir
    Bu kadar çekmeye de kalmadı hâlim yetişir
    Yetişir çekticeğim gayri a zâlim yetişir
    Acımaz mı yüreğin merhametin yok mu senin

    (Tokatlı Nurî)

    Semai:

    Semaî Örneği-1

    Fitil veş giy külâht şem’a-yı sûzâneden çıkma
    Dolaş şem’in civârın merkez-i pervâneden çıkma

    Eğer maksat seyâhatsa gönül deryâ-yı vahdette
    Hubâb-ı bâde veş devret leb-i peymâneden çıkma

    Eğer yârin yanağın okşamak öpmek ise arzun
    Derâguş eyle dendân-ı dehân-ı şâneden çıkma

    Eğer Seyrâni’ ye sûret-perest dersen bu deyrin sen
    Asıl divârına suret gibi büthâneden çıkma

    (Seyrânî)

    Semaî Örneği-2

    Efendim gel bana bildir bu istiğnâ ne âdettir
    Bana bildir bu istiğnâ ne âdettir adâlettir
    Bu istiğnâ ne âdettir adâlettir hâlâvettir
    Ne âdettir adâlettir hâlâvettir nezâkettir

    Nice tarif edem medhin bu âlemde senin dilber
    Edem medhin senin bu âlemde dilber rûyin enver
    Bu âlemde senin dilber rûyin enver lebin sükker
    Senin dilber rûyin enver lebin sükker saâdettir

    Yanağında açılmıştır o gonca-ter gül-i ra’nâ
    Açılmıştır o gonca-ter gül-i ra’nâ gözü şehlâ
    O gonca-ter gül-i ra’nâ gözü şehlâ ne hûb sevda
    Gül-i ra’nâ gözü şehlâ ne hûb sevdâ ne takattir

    Cüdâ kılmaz seni Hengâm bedenden can cüdâ olsa
    Seni Hengâm bedenden cüdâ olsa feda olsa
    Bedenden can cüdâ olsa fedâ olsa gedâ olsa
    Cüdâ olsa fedâ olsa gedâ olsa şefaattir

    (Hengamî)

    Kalenderî:

    ÖRNEK KALENDERÎ: Tokatlı Nurî

    KALENDERİ

    İçtin mi a cânım yine mestâne durursun
    Gamzen gibi âşıklara bîgâne durursun

    Kimden söz işittin ki celâ hakkına dâir
    Böyle güzelim hâtırı vîrâne durursun

    Geç şâhım otur başımın üstünde yerin var
    El bağlı efendim kime divâne durursun

    Bir çift idiniz vuslat-ı devlette geçen gün
    Nettin eşini ey peri bir dâne durursun

    Sen al ile başımdan alıp aklımı şimdi
    Ey rind-i felek-meşreb edibane durursun

    Öldürmek ise Nûri kulun kasdına böyle
    Çek hançeri öldür a paşam ne durursun

    Kalenderi Örneği -2

    Gönlüm seni ey şûh-i sitem-ger sever oldu
    Hicrin bana âh kim neler etti neler oldu
    Sensiz geceler hem-demim âh-ı seher oldu
    Her sâat-ı hicrin bana bin yıl kadar oldu

    Feryâd u figânım bu gece arşa dayandı
    Derd ü gam ile dîdelerim kana boyandı
    Firkat günü âh böyle uzandıkça uzandı
    Her sâat-ı hicrin bana bin yıl kadar oldu

    Rahm eyle bu firkat odunu söndür efendim
    Bir katre zülâl-ı lebini gönder efendim
    Mehcûr olalı bir iki üç gündür efendim
    Her sâat-ı hicrin bana bin yıl kadar oldu

    Ahımla cihan gamz eder bu ne aceb âh
    Hicran oduna can u ciğer yandı bu şeb âh
    Neyse bu Gedâyî kulunu terke sebeb âh
    Her sâat-ı hicrin bana bin yıl kadar oldu

    (Gedâyî)

    Satranç:

    Satranç Örneği

    Medhine meddâh olalım hüsrev-i hûban güzele
    Vasfına sözler bulalım dinleye yaran güzele

    Benzeyemez hür u melek hidmetine çektik emek
    Dişleri zer şâne gerek zülfü perişân güzele

    Dayanamam nazlarına tûti gibi sözlerine
    Çekme seza gözlerine kuhl-i Sıfâhan güzele

    Söyleme efsâne gibi bakması bigâne gibi
    Şem’ine pervâne gibi yan güzele yan güzele

    Söylese diller dolaşır bakmaya gözler kamaşır
    Sırmalı kaftan yaraşır serv-i hırâman güzele

    Yüzüne zer hızma ile cebhe zeheb düzme ile
    Başta oya yazma ile yakışır elvan güzele

    Ruhları gül goncafemi kendi aşiret Hatem’i
    Gezseler Rûm u Acemi olmaya akran güzele

    Serv-i sehî kametime kâmet-i kıyametime
    Gelse eğer davetime kesmeli kurban güzele

    Emrine ta at edelim çevrine gayret edelim
    Haneyi halvet edelim bir gece mihman güzele

    Câm ile mey süzdürelim bezme şeker ezdirelim
    Seyr ederek gezdirelim bâğ ile bostan güzele

    Dertli-i efkendeleriz vasfını gûyendeleriz
    Can baş ile bendeleriz şimdi Alî-şan güzele

    (Âşık Dertli)

    Vezn-i Âher:

    Vezn-i Aher Örneği

    Ey vasl-ı cennet/kıl cana minnet/vay serv-i kamet/cân içre cânsın
    Kıl cana minnet / vay serv-i kamet / cân içre cansın/ nevres fidansın
    Vay serv-i kamet / cân içre cânsın / nevresfidansın /şûh-ı cihansın
    Cân içre cânsın / nevres fidansın /şûh-ı cihansın / gözden nihansın

    Uftâden oldum /gülgibi soldum /sor bana nöldum /çevrinle cânân
    Gül gibi soldum /sor bana nöldum / çevrinle cânân / oldum perîşân
    Sor bana n’oldum / cevrinle cânân / oldum perîşân / ey fitne-devrân
    Cevrinle cânân / oldum perîşân /ey fitne-devrân /âhir zamansın

    Bir hûb edâsın /pek dil-rûbâsın /lîk pür-cefâsın /sırrın bilinmez
    Pek dil-rûbâsın/lîkpür-cefâsın/sırrın bilinmez/nakşın alınmaz
    Lîkpür-cefâsın /sırrın bilinmez/nakşın alınmaz/mislin bulunmaz
    Sırrın bilinmez/nakşın alınmaz/mislin bulunmaz/bir nev-civânsın

    Aşüfte hâlim / ref’et melâlim /gel beri zâlim / lütfet ne dersem
    Ref’et melâlim /gel beri zâlim / lütfet ne dersem / ol bana hem-dem
    Gel beri zâlim / lûtfet ne dersem/ ol bana hem-dem /gönlüme her dem
    Lütfet ne dersem /ol bana hem-dem /gönlüme her dem /günden ayansın

    Ettimse âhi/ fethetti mâhı / aşk-ı İlâhî / var sende gâyet
    Fethetti mâhı/aşk-ı İlâhî/var sende gâyet / Haktan hidâyet
    Aşk-ı İlâhî/var sende gâyet / Hak’tan hidâyet / Nûrî nihâyet
    Var sende gâyet /Hak’tan hidâyet/Nûrî nihâyet /sâhib-i divânsın

    (Tokatlı Nuri)

    Örnekte görüldüğü gibi, dört mısralı vezn-i aherde iç kafiyelerin durumu:

    a. Her bent’in birinci mısraındaki ikinci parça, ikinci mısraın başında,
    b. Her bent’i birinci mısraındaki üçüncü parça, üçüncü mısraın üçüncü parçası olarak,
    c.Her bent’in birinci mısraındaki son parça, dördüncü mısraın birinci parçası olarak tekrarlanır.

    Her bendi üç mısralı vezn-i aher de vardır. Ancak örneğine az rastlanır:

    Vezn-i Aher

    Ey cân-ı âlem/bir ince belsin/her sırra mahrem /sen bî-bedelsin
    Ey cân-ı âlem/her sırra mahrem /vay gonca gül-fem / gayet güzelsin
    Gayet güzelsin /sen bî-bedelsin / bir ince belsin / tûl-i emelsin

    Ey çeşm-ifettân /anladım bildim /yok sende imân /beyhûdeyeldim
    Ey çeşm-i fettân /yok sende imân /katlimefermân / ben revâ kıldım
    Ben revâ kıldım / beyhûde yeldim /anladım bildim / âhir ecelsin

    Çok derde düştüm/var söyle yâre / aşkınla piştim /yandım ne çâre
    Çok derde düştüm / aşkınla piştim /yandım tutuştum / bir şîvekâre
    Bir şîvekâre /yandım ne çâre / var söyle yâre /durmasın gelsin

    Bir vasla ermek /hûbların şahı /yüz yüze sürmek /dillerpenâhı
    Bir vasla ermek /yüzyüze sürmek /yok mudur görmek/ sen hüsn-i mâhı
    Sen hüsn-i mâhı / dillerpenâhı/hûbların şâhı/ burc-i hilâlsin

    Dur dunsa bensiz/aferin Nûrî / gülsüz dikensiz / etme gurûr
    Dur dunsa bensiz / gülsüz dikensiz / istemem sensiz / cennât ü hûrî
    Cennât ü huri/etme gurûri/âferin Nûrî/sâhib-gazelsin

    (Tokatlı Nurî)

    Yazı kaynağı : www.turkedebiyati.org

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap