Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    hayvanlar neden kendi etrafında dönüyor

    1 ziyaretçi

    hayvanlar neden kendi etrafında dönüyor Ne90'dan bulabilirsiniz

    Gezegenler ve Yıldızlar Neden Kendi Etraflarında ve Diğer Cisimlerin Etrafında Dönüyorlar?

    Gezegenler ve Yıldızlar Neden Kendi Etraflarında ve Diğer Cisimlerin Etrafında Dönüyorlar?

    Neredeyse tüm gök cisimlerinin ortak noktası, hem kendi etraflarında hem de (genellikle kendilerinden daha büyük) bir gök cisminin etrafında dönmeleridir. Örneğin Ay, Dünya'nın etrafında döner; Dünya, Güneş'in etrafında döner; Güneş, Samanyolu Galaksisi'nin merkezindeki bir kara delik etrafında döner. Dahası, bunların her biri kendi etraflarında da dönerler. Neden?

    Bunu anlamak için, bu cisimlerin ilk etapta nasıl var olduklarını anlamamız gerekiyor: Hem uydular, hem gezegenler, hem yıldızlar, hem de yıldızlardan oluşan kara delik gibi yapılar, en nihayetinde kendilerinden önce gelen gaz ve toz bulutu içerisinde oluşmaktadır. Nebula adı verilen bu gaz ve toz bulutları, kendisinden önce gelen bir yıldızın süpernova veya hipernova gibi bir patlama sonucunda, yıldızsal malzemenin uzaya saçılmasıyla oluşmaktadır.

    Bu patlamalar, son derece kaotik şekilde olmaktadır ve dolayısıyla bu patlamalardan saçılan malzemeler, her yöne doğru savrulabilmekte ve birbirleriyle kütleçekim kuvveti dolayısıyla etkileşerek, yön ve hız değiştirebilmektedir. Gaz ve toz bulutunu oluşturan zerrelerin belli bir kütlesi, enerjisi ve momentumu vardır. Bunların hem doğrusal, hem de açısal (döngüsel, rotasyonel) bileşenleri vardır. Yani bu parçalar uzaya saçılırken hem belli bir yöne doğru, belli bir hızda ilerlerler (ve bu, büyük oranda rastgeledir); hem de kendi etraflarında bir dönüş hızına sahiptirler.

    Kütle, enerji ve momentumun her biri, fiziksel olarak korunması zorunlu olan özelliklerdir. Örneğin iki cisim birbiriyle çarpışınca, çarpışma öncesi toplam kütle ile çarpışma sonrası toplam kütle birbirine eşit olmak zorundadır. Benzer şekilde, çarpışma öncesi enerji veya momentum, çarpışma sonrası enerji veya momentuma eşit olmak zorundadır. Bu nedenle klasik fizikte, "madde ve enerji yoktan var edilemez, vardan yok edilemez" deriz.

    Gaz ve toz bulutları içerisindeki maddeler, kütleçekiminin etkisiyle birbirlerine yaklaşır ve öbeklenmeye başlarlar. Bu öbekler irileştikçe, adeta yuvarlanan bir kartopu gibi etraftaki kütleleri daha da fazla üzerlerine çekerler. Bu kütle belli bir boyuta ulaştığında, yeni bir yıldız oluşabilir; ancak o kadar iri bir kütleye ulaşılamayan durumlarda da gezegenler ve uydular oluşur. Güneş Sistemi, bu şekilde oluşmuş bir yıldız sistemidir.

    Bu oluşum sürecinde bir araya gelen her bir parçanın kütlesi, enerjisi ve momentumu olduğu söylemiştik. Zaten bu parçaların toplamı, yeni gök cisminin (örneğin gezegenin) toplam kütlesini oluşturur. Yani kütle korunur.

    Benzer şekilde, bu parçaların enerjilerinin toplamı (örneğin kinetik enerjilerinin toplamı), cismin birleşme ve oluşma sonrasında ne yöne doğru ve ne hızda hareket edeceğini belirler. Bu, kütleli ve enerjili bütün cisimlerin uzay-zaman dokusunu büktüğü ve bu sayede "kütleçekimi" dediğimiz kuvvetin etkisini yarattığı gerçeğiyle birleşince, cisimlerin diğer cisimlerin yörüngelerine neden girdiği anlaşılacaktır. Kendisini oluşturan parçaların enerjilerinin bileşkesi olan ve yeni doğmuş bir cisim, bu bileşkenin bir sonucu olarak belli bir yöne doğru hareket etmeye başlasa da, gittiği yöndeki uzay-zaman dokusu daha büyük bir cisim tarafından bükülmüş haldeyse, mecburen onun yörüngesine girecektir ve yörüngede dönmeye başlayacaktır. Bunu değiştiren dış bir kuvvet olmadığı müddetçe, uzayda sürtünme de pek az olduğu için, yörünge hareketi on milyarlarca yıl boyunca devam edecektir.

    Gök Cisimleri Neden Kendi Etrafında Dönüyor?

    Buna benzer şekilde, bir gök cismini oluşturan parçaların momentumlarının toplamı, cismin birleşme ve oluşma sonrasında ne yöne doğru ve ne hızda döneceğini belirler. Her bir parça, kendince bir dönme momentumuna sahip olduğu için, bunlardan oluşan parça da bileşke bir dönme momentumuna sahip olacaktır. Buna bağlı olarak, katrilyonlarca ufak parçanın birleşimiyle oluşan büyük cisim, belli bir dönme momentumuna sahip olacaktır. Bu nedenle, yine uzayda pek az sürtünme olduğu için, dışarıdan bir kuyruklu yıldızın veya asteroidin çarpması gibi bir kuvvet etki etmediği müddetçe, on milyarlarca yıl boyunca kendi etrafında dönecektir.

    Elbette, sıra dışı bazı durumlarda bu hareketler sıfır veya sıfıra yakın değerler alabilir. Örneğin aşırı düşük bir olasılıkla, gök cismini oluşturacak cisimlerin momentumunun bileşkesi sıfıra yakın bir değere denk gelecek olursa, o gök cismi kendi etrafında dönmeyebilir. Benzer şekilde, kendi etrafında dönecek biçimde oluşan bir gök cisminin toplam momentumunu sıfırlayacak yönde bir asteroid çarpması yaşanacak olursa, gök cismi kendi etrafında dönmeyi sonlandırabilir. Fakat Kaos Teorisi'nin de etkisiyle, başlangıç koşullarına çok hassas olan bu oluşumların kusursuz bir şekilde sıfır momentuma sahip olma ihtimali sıfıra yakındır; bu nedenle hemen hemen bütün gök cisimleri, kendi etraflarında belli bir dönüş hızına sahiptir.

    Bu durum, aynı zamanda Güneş Sistemi'nin neden bu kadar "düz" olduğunu da izah etmektedir.

    Bütün Gök Cisimleri Neden Aynı Yönde Dönüyor?

    Aslında Güneş Sistemi'ndeki bütün gök cisimleri aynı yönde dönmez: Uranüs ve Venüs'ün dönme yönleri, diğer gezegenlerden farklıdır. Ancak bir yıldız sistemindeki birçok gök cisminin aynı yöne dönmeye meyilli olduğu doğrudur.

    Bunun iki olası açıklaması vardır: İlki ve daha olası olanı, Güneş'in oluşumu sırasında merkeze çöken gaz ve toz bulutlarının, bu çökme sırasında tıpkı bir sifon gibi belli bir yöne doğru dönmesidir. Bu, diğer bütün cisimlerin ne yöne döneceğini dikte etmiştir. İkinci ve daha az olası olan açıklama ise, yıldız sisteminin oluşumu sırasında civarda meydana gelmiş olabilecek bir süpernovadan saçılan şok dalgalarının, gök cisimlerini belli bir yönde dürterek, o yöndeki enerji ve momentumlarını arttırmış olmasıdır. Güneş Sistemi için bu yön, birçok cisim için batıdan doğuya doğrudur (saat yönünün tersinedir).

    Ancak Venüs, doğudan batıya (saat yönünde) döner; Uranüs ise 90 derece yan yatmıştır ve "yana doğru" döner. Bu anomalilerin, yıldız sisteminin oluşumu sırasındaki ön gezegenlerin bu gezegenlere çarpmasıyla olduğu düşünülmektedir.

    Yazı kaynağı : evrimagaci.org

    Köpekler Niçin Uyumadan Önce Kendi Etrafında Döner?

    Köpekler Niçin Uyumadan Önce Kendi Etrafında Döner?

    Köpek dostlarımız da diğer bütün evcil dostlarımız gibi bazı zamanlar anlamadığımız davranışlar sergileyebilir. Havlamak, yalamak ve kuyrukları ile kulaklarını dikmek gibi alışıldık ve olağan tepkilerin köpek dostlarımız, insanlar tarafından son derece garip karşılanan davranışları vardır. Köpek dostlarımızın açıklanamayan bu tepkilerinin sebebi genelde pek de bilinmemektedir. Bu davranışlar içinde ise en çarpıcı olanı ve meraklandıranı köpeklerin yatacağı zaman kendi etrafından dönmeleridir. Çoğu köpek dostu, minik dostlarının kendi etrafında dönmeleri konusunda endişelenerek bu davranış hakkında araştırmalar yapıp aklında soru işaretlerine yer verir. Ancak, bu köpek dostlarımız için oldukça olağan, içgüdüsel bir tepkidir. Yatmadan önce etrafında dönmek tüm köpek dostlarımızda görülen bir davranıştır.

    Köpekler, Güvende Hissetmek İçin Kendi Etraflarında Dönerler

    Köpek dostlarımız vahşi hayatlarında doğada yaşayan tüm varlıklar gibi kendini güvene alma içgüdüsü ile hareket ediyorlar. Bunun olmazsa olmaz bir davranış olduğu bellidir. Özellikle de beslenme ve uku zamanlarında en savunmasız hallerde olduğunu içgüdüsel olarak biliyorlar. Bu da onları henüz uyumadan önce veya uyku pozisyonuna geçmeden önce kendi güvenliklerini kendince almalarına iter. Köpek dostlarımız, doğa içerisinde yerde uyuduğu için tehlikenin yerden geleceğini kabul ederek önceden uyuyacakları yeri belirlerler. Bunun sonrasında ise buraya yerleşir ve etrafından en az tam bir tur atarlar. Bu tur tamamlandığında ise köpek dostlarımız herhangi bir yılan, böcek ya da sürüngene karşı önlem almış olur.

    Dönme hareketinin avantajı elbette vardır. İçgüdüsel olarak yaptıkları bu davranış ile rüzgarın yönünü belirlerler ve etraftaki varlıkların kokularını rahatça alırlar. Rüzgarın estiyi yöne göre ise uyku pozisyonlarına geçerler. Ayrıca bu ciddi bir güvenlik önmlemidir. Bu şekilde köpek dostlarımız en savunmasız şekilde kokuyu tespit eder ve kendisine yaklaşacak ya da tehlike arz eden canlılara karşı tetikte olurlar. Bu sebeple köpek dostlarımızın uyumadan önce kendi etrafında dönmeleri hem karşıdan hem yerden hem de etraftan gelecek tehlikeleri belirlemek için son derece doğru bir davranış olarak bilinir.

    Köpekler, Dönerek Etraflarına Kendi Kokularını Salarlar

    Köpek dostlarımız kendi etrafında dönmeleri en çok da uyku pozisyonuna geçmeden hemen önce gerçekleşiyor. Ayrıca, bunun ilk sebebi de içgüdüsel olarak kendilerini güvene almak ve korumaktır. İkinci sebebi ise yine güvenlik ile alakalıdır. Aynı zamanda yer işaretlemesi yaparlar. Koku bırakarak kendi türleri ile bir çeşit iletişim kurarlar. 

    Günümüzde evcil hayvanlar yatmadan önce kendi etrafında dönerek sürü psikolojisinden çok onlara o alanın ait olduğunu işaret vermek için yaparlar. Ancak bu davranışın çok basit bir açıklaması daha vardır o da tamamen rahat etmek ile alakalıdır. Köpek dostlarımız yatacağı zemini düz hale getirmek adına eşit bir yükseklik oluşturmaktadır. Bu alanda güzelce uyku çekmek isterler.

    Sizlere bu yazımızda köpeklerin neden kendi etrafında döndüğü ile alakalı bilgiler vermeye çalıştık.

    Yazı kaynağı : www.mihav.com

    Listeriyoz

    Listerya, Listeria monocytogenes adlı bir bakterinin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Aynı zamanda zoonotik bir hastalıktır.

    Bağırsak taşıyıcılarında yüksek oranda bulunur. Yetişkin ruminantlarda Ensefalit (beyin iltihabı) ve Meningoensefalit (beyin zarı hasarı) olarak kendini gösterir.

    Enfeksiyon rezervuarları toprak ve asemptomatik hayvanların sindirim sistemleridir.

    Enfekte hayvanlar dışkı, süt ve rahim atıkları ile L. monocytogenes'i saçabilir. Aynı zamanda atık yapmış fetüslerde ve zaman zaman burun akıntılarında ve semptomatik hayvanların idrarında bulunur. Topraktan veya dışkıdan bulaşma sebebi ile slajın kendisinde de organizma bulunabilir.

    Enfeksiyon çoğu zaman yeme ile bulaşır. Solunum yolu ile ve direkt temasla da geçebilir. Zührevi yollardan da bulaşma mümkündür.

    Listeria öncelikle kış-ilkbahar hastalığıdır. Bozulmuş ve düşük asidik PH lı slaj, Listeria monocytogenes'in çoğalmasını tetikler. L. monocytogenes, geniş pH aralığında (4.1-9.6) çoğalabilir, optimum değerler ise pH 6.0-8.0 arasındadır.

    Salgınlar kalitesiz slaj yedikten 10 gün sonra başlayabilir. Genellikle rasyonun ve slajın değiştirilmesi salgının önüne geçer. Daha sonra aynı slaj ile beslenme yeni vaka ile sonuçlanabilir.

    Belirtiler

    Depresyon ve iştah kaybı

    Ateş

    Koordinasyon eksikliği (Hayvan kendi etrafında döner)

    Sürüden izole olma

    Salya akıtma

    Yüz felci

    Abort

    Ölü doğum

    Beyin iltihabı

    Kan zehirlenmesi

    Hastalık genç hayvanlar (1-3 yaş)  arasında daha sık görülür. İneklerde mastitise neden olabilir.

    Tedavi

    Enfekte olmuş hayvanlar, diğer hayvanlardan izole edilmelidir.

    Listeria antibiyotiklerle tedavi edilmektedir; hastalığın formuna bağlı olarak, tedavi, altı hafta ya da daha fazla sürebilir. Beyindeki minimum bakterisit yoğunluğunu elde etmek için yüksek doz kullanmak gerekebilir. Kurtulma erken ve kuvvetli antibiyotik tedavisine bağlıdır, beyin iltihabı belirtileri güçlü ise tedaviye rağmen genellikle ölüm oluşur.

    Önleme:

    Listeriya riski, düşük bir pH değerine sahip, kaliteli bir silaj beslemesi ile azaltılabilir. Küflü ve bozulmuş slaj kullanmaktan kaçınılmalıdır. Kemirgen kontrolü bakterilerin yayılmasını önleyecektir.

    Aşılama bazı ülkelerde kullanılmaktadır fakat maliyet fayda ilişkisinin iyi sorgulanması gerekir.

    Tanı:

     24 saatlik kültürlerde aktif olarak üreyebilirler. Ayrıca PCR yöntemi ile DNA izolasyonu ile tanı konulabilir.

    Yazı kaynağı : www.sekanslab.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap