Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    kafasi atar ve gerekeni yapar

    1 ziyaretçi

    kafasi atar ve gerekeni yapar Ne90'dan bulabilirsiniz

    Doğum sırasında bebeğin hareketleri

    Doğum sırasında bebeğin hareketleri

    Doğum eylemi anne adayı açısından fiziksel olduğu kadar psikolojik de bir olaydır. Bebek açısından bakıldığında ise doğum olayı anneyle kıyaslandığında çok daha güç ve karmaşıktır.Bebek dünyaya gelmek için nispeten dolambaçlı sayılabilecek doğum kanalından geçmek zorundadır. Bu kanalın çaplarına kendi kafa çaplarını uydurmak için bazı hareketler yapması gerekir. Ayrıca doğum kanalında ilerlerken karşılaştığı dirençler ile başa çıkmak amacıyla pozisyon değişiklikleri yapar.Bu hareketler doğumun kardinal hareketleri (ya da esas hareketleri) olarak adlandırılır. Ne anne adayı ne de doğumu izleyen doktor bu hareketler üzerinde etkili değildir. Kardinal hareketlerin tek sorumlusu yolcu yani bebektir.

    Doğum eylemi başlamadan önce bebeğin kafası rahim içinde ve kemik yapının dışında bulunur. Bir başka deyişle bebeğin kafası amniyon sıvısı içinde yüzmektedir. Böyle bir durumda doğum sancıları başlasa bile bebeğin doğması mümkün değildir. Bebeğin kafası yukarıdayken su kesesi açıldığında kenardan kordon sarkabilir ve bu oldukça tehlikeli bir durumdur. Bebeğin sorunsuz bir şekilde doğabilmesi için kafanın aşağıya, kemik yapı içine girmesi gerekir.

    Doğumun birinci esas hareketi: ANGAJMAN

    Angajman kelime anlamıyla bağlanmak demektir. Doğum bilimi açısından balıldığında ise bebeğin başının en geniş yan çapının kemik çatı girimini geçmesini ifade eder. Doğumun ilk hareketi angajmandır. Babeğin iki yandan gelen kafa kemikleri ortada birleşir ve bu eklem sagital sütür olarak adlandırılır. Normal bir angajmanda sagital sutur tam ortada olmalıdır.Böyle bir durumda başın sinklitik olduğundan söz edilir. Eğer bebeğin başı doğum kanalına girdiğinde kafası hafif yana doğru eğikse yani sagital sütür tam ortada değil de önde ya da arkadaysa bu durumda asinklitismus mevcuttur. Doğumun ilerleyişi sırasında budurum düzelebilir. Eğer düzelmez ise bebek doğum kanalında ilerleyemez ve eylem uzayabilir. Böyle bir durumda baş pelvis uygunsuzluğu nedeni ile doğumun önünde mekanik bir engel oluşabilir.

    İniş (DESENSUS)
    Normal doğumun ikinci esas hareketi bebeğin doğum kanalı içinde aşağıya doğru ilerlemesidir. Bu iniş desensus olarak adlandırılır. Fetal iniş tek bir hareket olmayıp eylemin ikinci evresi boyunca devam eden bir sürekliliktir. Kadın tipi bir pelvite girimin ön arka çapı enine olan çaptan daha kısadır. Bu nedenle bebek başı angaje olurken pelvise kafasının enine çapıyla girer. Yani bebeğin yüzü annenin sağına ya da soluna gelecek şekilde olur.Doğum ilerlerken iniş devam eder ve bebeğin doğum yolunda bulunduğu yer muayeneler sırasında değerlendirilir. Doğum kanalının orta noktası her iki yanda dikensi çıkıntıların bulunduğu bölümdür. Bebeğin kafası bu seviyeye geldiğinde sıfır noktasında olarak tanımlanır. Bu noktanın üstü -1,-2, -3 altı ise +1, +2, +3 noktaları olarak tanımlanlamaktadır. Önde gelen kısım 0 noktasına ulaştığında genelde başın en geniş çapı da pelvis girimindedir ve angajman olmuştur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta bebeğin kafa derisinde görüebilecek olan ödemdir. Bos olarak adladırılan ve normalde görülen bu durumun varlığında bebeğin kafa derisi ile kemik yapılar arasında 2-3 santimetre fark olabilir ve aslında kafa angaje olmadığı halde muayenede angaje gibi hissedilebilir.

    Fleksiyon

    Doğumun üçüncü esas hareketi fleksiyondur. Fleksiyon bebeğin kafasını önüne doğru eğmesidir. Rahim kasılmaları ve bebeğin aşağı doğru itilmesi sırasında karşılaştığı yumuşak doku direnci ile bebek kafasını öne doğru eğer ve çenesini göğsüne yaklaştırır. Bu sayede bebeğin kafasının en küçük çapı olan ense kökü ile alnı arasındaki düzlem pelvis içine girer.

    İnternal rotasyon
    Doğumun dördüncü esas hareketi internal rotasyondur. Burada bebek kafasını yandan öne doğru çevirmeye başlar. İnernal rotasyonun amacı kafanın en küçük çapını pelvisin en küçük çapına uydurmaktır. Dikensi çıkıntılar arası çap pelvisin en küçük çapıdır.Bu nedenle bebek kafasını buraya uydurabilmek için yüzünü içeri doğru çevirmek zorundadır.Öte yandan pelvis giriminin eni boyundan büyükken çıkımda tam tersi söz knusudur ve ön arka çap enine olan çaptandaha büyüktür. Bu durum internal rotasyon gerekliliğinin bir başka nedenidir. Yandaki resimde bebeğin kafasında oluşmaya başlayan ödem görülebilmektedir. Bebek kafasını çevirirken bunu genelde yüzü arkaya gelecek şekilde yapar. Eğer yüz öne doğru dönerse occiput posterior durumu söz konusu olur. Yani bebeğin kafatasının en arkasındaki kemik annenin kuyruk sokumunun hemen önündedir. Bu durum zor doğuma neden olabilir.

    Ekstansiyon

    Doğumun beşinci esas hareketi kafanın yukarıya doğru kaldırılması yani ekstansyondur. Burada bebek çenesini göğsünden uzaklaştırmaktadır. Taçlanma gerçekleşip bebek doğmaya hazırlandığında boynunun hemen arkasında yer alan annenin kemiğinden kurtulmasının tek kolay yolu budur.. Ekstansiyon hareketi sırasında bebeğin önce kafasının tepesi daha sonra da yüzü ve çenesi doğar. Yüzün öne doğru bakması yani yukarıda tarif edilen occiput posterior durumunda bebeğin neden rahtlıkla doğamayacağı yandaki resime bakıldığında kolaylıkla tahmin edilebilir.

    Eksternal rotasyon
    Bebeğin kafası doğduktan sonra doğum eyleminde kısa bir duraklama olur. Bebeğin kafası doğduğunda yüzü arkaya doğru bakmaktadır. Çünkü kafası doğum kanalından en kolay bu şekilde çıkabilir. Oysa omuzlarının da rahatlıkla doğabilmesi için yüzünün ya sağa ya da sola doğru bakması gereklidir. İşte bebeğin kafasını bu şekilde yana çevirmesi eksternal yani dış rotasyon olarak adlandırlır ve bu olay doğumun 6. kardinal hareketidir. Çoğu zaman bu döndürme işlemini bebeğin kendisi değil doğumu gerçekleştiren doktor yapar. Bu aşamada en tehlikeli durum omuz takılmasıdır. Bebeğin kafası doğduktan sonra omuzlarının doğması için alan yeterli olmadığında omuz önde annenin iki kemiğinin birleşim alanı olan simfizisde takılabilir. Bu durum genelde iri bebeklerde ortaya çıkmakla birlikte annenin kamik çatısına bağlı olarak nadiren küçük bebeklerde de görülebilir. Bu şekilde omuz takılması olan bebeklerde köprücük kemiği kırılabilir, koltuk altından geçen sinirler zedelenebilir ya da boyun kasları içinde kanama olabilir. Bu durumlar nadiren kalıcı hasara neden olup kendiliklerinden ya da bazı tedavilerin yardımıyla düzelmektedir.

    Ekspulsiyon

    Doğumun son kardinal hareketi bebeğin rahim dışına atılması yani ekspulisyondur. Eksternal rotasyon gerçekleştikten sonra doktorunuz önce bebeği aşağıya doğru çekerek öndeki omuzu doğurtur. Bu harketin hemen ardından bebek yukarıya doğru kaldırılarak arkada kalan omuz da doğurtulur. Daha sonra bebek çekilerek gövdesi ve bacakları da doğurtulunca bebeğin doğumu gerçekleşmiş olur ve doğumun ikinci evresi sona erer. Bu aşmada bebeğinizin ağlamasını duyabilirsiniz.

    Bebeğin kardinal hareketleri bağımsız olmayıp birbiri ile içiçe geçmiş halde, bir süreklilik izleyecek şekildedir. Tüm bu hareketerin amacı bebeğin girinti ve çıkıntılarla dolu kanaldan sorunsuzca geçmesini sağlamak içindir. Doğumların çok büyük bir kısmında bu aşamalar sorunsuz bir şekilde aşılır. Normal doğum doğanın mucizelerinden birisidir.

    Tüm bu aşamaları öğrendikten sonra doğumun aslında anne adayı mı yoksa bebek açısından mı daha yorucu olduğuna karar vermekte zorlanabilirsiniz. 🙂

    Yazı kaynağı : www.mumcu.com

    Kurşuna Kafa Atar Gibi

    Kurşuna Kafa Atar Gibi Kitap Açıklaması

    “Adnan Yeşiltaş halkın içinden halk kültürünü özümseyerek yetişmiş bir halk çocuğudur. O aynı zamanda seçkin bir aydın, toplumcu ve yurtseverdir. Toplumcu şiirimizin ustalarından da el aldığı görülmektedir. Şiirleri şiir severlerin ilgi ve sevgisini haketmektedir.”

    Ataol Behramoğlu

    (Tanıtım Bülteninden)

    Yazı kaynağı : www.dr.com.tr

    Sigarayı Bırakma Yolculuğunda Bilmeniz Gerekenler | Özel Başarı Hastanesi

    Sigarayı bırakmanın kesin etkili tek bir yolu yoktur, bırakmak için hem duygusal hem de zihinsel olarak hazır olmanız gerekmektedir. Arkadaşlarınızı veya ailenizi memnun etmek için değil, kendi sağlığınız için sigarayı bırakmak istemelisiniz. Planlı bir şekilde ilerlemek sigarayı bırakma yolculuğunuzda size yardımcı olarak yolu kısaltır. Bu kılavuz, sigarayı bırakma yolculuğunuzda ilk adımlarınızı atmanıza yardımcı olacaktır.

    Sigara İçmenin Vücudunuza Verdiği Zarar

    Sigara içmek çoğu sayıda hastalığa yol açar ve vücudun hemen her organına zarar verir.

    Sigara nedeniyle ölen her kişi için en az 30 kişi sigaraya bağlı ciddi bir hastalıkla yaşıyor. Sigara içmek kanserekalp hastalığınafelce, akciğer hastalıklarına, diyabete ve amfizem, kronik bronşit içeren kronik obstrüktif akciğer hastalığına (KOAH) neden olur. Sigara içmek ayrıca tüberküloz, bazı göz hastalıkları ve romatoid artrit dahil olmak üzere bağışıklık sistemi sorunları riskini artırır.

    Pasif içiciliğe maruz kalma, her yıl sigara içmeyen yetişkinler arasında yaklaşık 41.000 ölüme ve bebeklerde 400 ölüme katkıda bulunur. Pasif içicilik yetişkinlerde felç, akciğer kanseri ve koroner kalp hastalığına neden olur. Pasif sigara dumanına maruz kalan çocuklar, ani bebek ölümü sendromu, akut solunum yolu enfeksiyonları, orta kulak hastalığı, daha şiddetli astım, solunum semptomları ve yavaş akciğer büyümesi açısından yüksek risk altındadır.

    Uzun süre sigara kullanmış ve bırakmaya karar verdiyseniz sigaranın vücudunuza verdiği hasarı keşfetmek ve bu hasarı tedavi etmek için SİGARA KULLANANLARA ÖZEL CHECK-UP paketimiz ile daha sağlıklı bir hayata ilk adımı atabilirsiniz.

    Sigara Neden Bağımlılık Yapar?

    Sigara bağımlılığının arkasındaki temel şuçlu tütündeki nikotindir. Beyniniz nikotine hızla adapte olur ve sadece bir sigara içtikten sonra bile sizi tekrar nikotin almaya yönlendirir.

    Zamanla beyniniz ne zaman sigara içeceğinizi tahmin etmeyi öğrenir. Hüzünlü ve yorgun hissettiğinizde "Sigaraya ihtiyacım var" düşünceleri bunun bir sonucudur. 

    Ancak sigara bağımlılığı sadece beyin kimyasıyla ilgili değildir. Bazı tetikleyici durumlar sigara içmek istemenize neden olur. Herkesin tetikleyicileri farklıdır. Sizinki sigara dumanı kokusu, mağazada bir karton sigara görmek, belirli yiyecekleri yemek veya sabah kahvenizi içmek olabilir. Bazen ise sadece hissettiğiniz duygular (üzgün veya mutlu) bir tetikleyici olabilir. Sigarayı bırakmanın en önemli noktalarından biri, sigarayı özlemenize neden olan tetikleyicileri tespit etmek ve bunlardan kaçınmaya çalışmaktır.

    Sigarayı Bırakmak Ne Kadar Zor?

    Herkesin bağımlılık seviyesi farklıdır ve sigarayı bırakmanın sizin için ne kadar zor olacağı aşağıdakilere bağlıdır:

    Sigarayı bırakma yolculuğunda bırakmanın size getireceği faydalara odaklanın. Sigarayı bıraktıktan sonraki saatler içinde vücudunuz nikotin ve katkı maddelerinin etkilerinden kurtulmaya başlar. Sigaradaki nikotin nedeniyle olması gerekenden daha yüksek olan kan basıncınız, kalp atış hızınız ve vücut sıcaklığınız daha sağlıklı seviyelere döner.

    Daha kolay nefes almaya başlarsınız. Kanınızdaki zehirli karbon monoksit miktarı azalır ve bunun sonucunda kanınız daha fazla oksijen taşıyabilir.

    Sigarayı bırakmak süphesiz tüm vücudunuza yardımcı olur. Görünüşünüzü bile iyileştirebilir. Genç yaşlarda yüzünüzde ve derinizde kırışıklık oluşması olasılığı azalır. 

    Bütün bu tıbbi yararların yanında para da tasarruf edersiniz!

    Sigarayı Bırakma Sebepleri

    Sigara içmeyen biri olarak daha sağlıklı olacağınızı zaten biliyorsunuz. Sigarayı bırakmak pek çok kanser, kalp hastalığı ve diğer ciddi sağlık sorunlarına yakalanma şansınızı azaltır.

    Ancak bunu başarmak zordur. Nikotin bağımlılığından her zaman sigara ile yaptığınız günlük rutinlere kadar pek çok neden sigarayı bırakma yolculuğunu zorlaştırmaktadır.

    Ekstra motivasyona ihtiyacınız varsa, bu küçük ama yine de önemli nedenleri sigarayı bıraktıran nedenler listenize ekleyin.

    1. Maddi sebepler

    2. Hijyen, koku

    3. Daha Pürüzsüz Cilt

    4. Daha İyi Bir Sosyal Yaşam

    5. Daha Az Enfeksiyon Riski

    6. Daha Fit Bir Vücut

    Uzun süre sigara kullanmış ve bırakmaya karar verdiyseniz sigaranın vücudunuza verdiği hasarı keşfetmek ve bu hasarı tedavi etmek için SİGARA KULLANANLARA ÖZEL CHECK-UP paketimiz ile daha sağlıklı bir hayata ilk adımı atabilirsiniz.

    Sigara Bırakma Yöntemleri

    Sigara alışkanlığını bırakmaya hazırsınız. Bu harika! Bu taahhüdü vermek savaşın yarısıdır. Bu yolculuk kolay olmayacak. Bu yoldaki ilk adımınız sizin için en uygun olan sigara bırakma yöntemini seçmek.

    Planınızı Yapın

    Sigara içmediğiniz ilk günler sizi en çok zorlayan dönem olacak. Sigarayı bırakmak için bir tarih seçmeli ve sonrasında kararınıza bağlı kalmalısınız. Sigarayı bırakmaya karar verdiğiniz günden önce bırakma nedenlerinizi yazın ve bu listeyi her gün canınız sigara içmek istediği zaman tekrar tekrar okuyun.

    Ayrıca bir sigara bırakma planı hazırlamalısınız. Bu plan odaklanmanıza ve motive olmanıza yardımcı olacaktır. Planlamanıza yardımcı olabilecek bir kaç fikir:

    Bildiğiniz gibi, sigarayı bırakmanın birçok farklı yolu vardır. Tabii ki en iyi plan, en çok sadık kalabileceğiniz plandır. Aşağıdakilerden hangisinin sizin için daha çok işe yarayacağını düşünün:

    Herhangi bir yardım almadan sigarayı bırakmak

    Sigarayı bırakmaya çalışan insanların yaklaşık% 90'ı bunu dışarıdan destek almadan yapmaya çalışmakta. Çoğu insan bu şekilde bırakmaya çalışsa da, bu seçenek en başarılı yöntem değildir. Herhangi bir yardım almadan sigarayı bırakmayı çalışanların yalnızca yaklaşık % 5 ila % 7'si kendi başına bırakabilir.

    Davranışsal Terapi

    Sigarayı bırakmak için davranışsal terapi sigara içmemenin yollarını bulmak için bir psikolojik danışmanla çalışmayı içerir. Danışmanınızla birlikte tetikleyicilerinizi (sigara içmeyi istemenize neden olan duygular veya durumlar gibi) bulacak ve bağımlılığınızdan kurtulmak için bir plan yapacaksınız.

    Nikotin replasman tedavisi

    Nikotin sakızı, bantlar, inhalerler, spreyler ve pastiller dahil olmak üzere çeşitli nikotin replasman türleri vardır. Bu ürünler tütün kullanmadan size nikotin vererek çalışırlar. Nikotin replasman tedavisi ile sigarayı bırakma olasılığınız daha yüksektir, ancak bu tedavi davranış terapisi ve arkadaşlarınızdan, ailenizden destek aldığınızda en iyi sonucu verir. 

    İlaçlar

    Bupropion ve vareniklin (Chantix), istek ve sigara bırakma döneminde semptomlarınıza yardımcı olabilecek reçeteli ilaçlardır.

    Birleşik tedaviler

    Farklı yöntemlerin bir karışımını kullanırsanız, sigarayı temelli bırakma olasılığınız daha yüksek olacaktır. Örneğin, hem nikotin bandı hem de sakız kullanmak, tek başına bir bant kullanmaktan daha iyi olabilir. Diğer yararlı kombinasyonlar arasında davranış terapisi ve nikotin replasman terapisi; nikotin replasman tedavisi yamalı reçeteli ilaçlar; ve bir nikotin replasman tedavisi bandı ve nikotin spreyi. FDA, aynı anda iki tür nikotin replasman tedavisi kullanmayı onaylamadı, bu nedenle, bunun sizin için doğru yaklaşım olup olmadığını görmek için önce doktorunuzla konuştuğunuzdan emin olun.

    Hangi yöntemi seçerseniz seçin, bırakmanın önemli bir parçası, sizin için işe yarayan bir plan oluşturmaktır. Motivasyonunuzu kaybetmeden hazırlanmanız için zaman veren bir bırakma tarihi seçin. Arkadaşlarınıza ve ailenize bıraktığınızı söyleyin. Evinizdeki, işinizdeki ve arabanızdaki tüm sigara ve kül tablalarından kurtulun. Sigara içmenizi tetikleyen unsurları bulun ve bunlarla nasıl başa çıkacağınıza karar verin.

    Uzun süre sigara kullanmış ve bırakmaya karar verdiyseniz sigaranın vücudunuza verdiği hasarı keşfetmek ve bu hasarı tedavi etmek için SİGARA KULLANANLARA ÖZEL CHECK-UP paketimiz ile daha sağlıklı bir hayata ilk adımı atabilirsiniz.

    Sigarayı Bıraktıktan Sonra Vücudunuzda Ne Gibi Değişiklikler Olur?

    Bir süredir sigara içiyorsanız, bırakmanın buna değip değmeyeceğini merak edebilirsiniz. Belki sigara içme isteği ve nikotin yoksunluğu sizi tüm fikre kapatır. 

    Çok uzun süreler sigara içmiş olsanız bile vücudunuzun inanılmaz bir kendini iyileştirme yeteneği vardır ve bu iyileşme düşündüğünüzden daha hızlı gerçekleşir. Unutmayın, özellikle ilk haftalarda bu istekleri halletmek için bir planınız varsa başarılı olma olasılığınız daha yüksektir.

    20 Dakika Sonra

    Bir sitcom izlemekten daha kısa sürede, vücudunuz çoktan iyileşiyor. Sigarayı bıraktıktan 20 dakika sonra nabzınız ve tansiyonunuz normale dönmeye başlar. Elleriniz ve ayaklarınız normal sıcaklıklarına kadar ısınır.

    8 saat Sonra

    Sekiz saat sonra, kanınızda nikotin ve karbon monoksit miktarı yarısına düşmüştür. Karbon monoksit, sigaradaki bir kimyasaldır ve kanınızdaki oksijeni dışarı atar. Bu, ihtiyaç duydukları oksijeni alamadıkları için kaslarınızdan beyninize sorunlara neden olur.

    Ancak kimyasalın seviyeleri düştükçe oksijeniniz normale döner.

    Bu süre içinde tekrar sigara içme isteği hissedebilirsiniz. Ancak bu istek genellikle 5-10 dakika sürer. Bu isteği yenmek için, istek geçene kadar dikkatinizi dağıtmanın yollarını bulmaya çalışın. Sevdiğiniz şarkıların listesini yapmayı, sakız çiğnemeyi veya su içmeyi deneyebilirsiniz.

    12 saat Sonra

    İlk gününüzün yarısında, karbon monoksit seviyeniz normale döner. Artık vücudunuza yeterince oksijen almaya çalışmak için kalbinizin çok daha fazla yorulması gerekmiyor.

    24 saat Sonra

    Günde bir paket sigara içiyorsanız, sigara içmeyenlere göre kalp krizi geçirme olasılığınız iki kat daha fazladır. Ama bir tam gün sigara içmemek bile kalp krizi riskini düşürmektedir.

    48 saat Sonra

    Bu noktada sinir uçlarınız iyileşmeye başladıkça tat ve koku alma duyularınız keskinleşir.

    Ciğerleriniz mukusu ve sigaradan kalan diğer pislikleri dışarı atar, vücudunuzda artık nikotin yoktur.

    Bu dönem aynı zamanda en zorlu nikotin yoksunluğu semptomlarının ortaya çıktığı zamandır. Endişeli, baş dönmesi, aç veya yorgun hissedebilirsiniz. Baş ağrısı çekebilir, sıkılmış veya depresif hissedebilirsiniz. 

    Astımınız varsa, semptomlarınız bu saatlerde daha da kötüleşebilir. Bu kafa karıştırıcı olabilir, ancak bu sürecin bir parçasıdır ve çok uzun sürmez. 3. güne kadar muhtemelen iyileşme göreceksiniz. Belirtilerinizi nasıl kontrol altında tutacağınız konusunda doktorunuzla konuşabilirsiniz.

    3 gün Sonra

    3. günün sonunda daha kolay nefes alırsınız ve daha fazla enerjiye sahip olursunuz. Akciğerleriniz iyileşmeye devam eder.

    2 Hafta - 3 Ay İçinde

    Akciğerleriniz daha güçlü ve daha nettir, kan akışınız iyileşmiştir. Soluklanmadan egzersiz yapabilirsiniz. Ve kalp krizi riskiniz daha da azalır.

    Ayrıca nikotin yoksunluğunun en zor kısmını da atlattınız. Buna rağmen, muhtemelen hala istek duyacaksınız. Sigara içmek isteyen herkesin farklı tetikleyicileri vardır. Hepsini durduramazsın ama planına sadık kalabilirsin. İhtiyacınız olursa yardım isteyin. Tasarruf ettiğiniz parayı düşünün. Ya da 10 derin nefes almayı deneyin.

    3-9 Ay İçinde

    Bu noktada daha derin, daha net nefesler alabilirsiniz. Soğuk algınlığı ve diğer hastalıklara yakalanma riskiniz azalmıştır.

    Ayrıca daha enerjik hissedersiniz.

    1 yıl Sonra

    1. yılın sonunda kendinizi şımartın. Bir dönüm noktasına ulaştınız. Ve kalp hastalığı riskiniz artık bir yıl öncekinin yarısı.

    5 yıl Sonra

    Felç ve rahim ağzı kanseri olma şansınız artık sigara içmeyenlerle aynı. Ve ilk bıraktığınız zamanla karşılaştırıldığında, ağız, boğaz, yemek borusu veya mesane kanserine yakalanma olasılığınız yarı yarıya azaldı.

    10 yıl Sonra

    Sigara içen birine kıyasla, akciğer kanserinden ölme olasılığınız yarı yarıya daha düşük. Ve hem gırtlak kanseri (ses kutusu) hem de pankreas kanseri olma ihtimaliniz azaldı.

    15 yıl Sonra

    15 yıl sigara içmedikten sonra, kalp hastalığına yakalanma olasılığınız hiç sigara içmemiş kişilerle aynıdır.

    Başladığınızda sigarayı bırakmak uzun bir yol gibi görünebilir. Ancak 15 yılda, ilk birkaç haftanın baş ağrısı ve rahatsızlığı belirsiz bir anı olarak kalır. O zaman bu belirtiler dayanılmaz görünebilirler, ancak bunun üstesinden gelebilirsiniz. 

    Sigarayı Bırakırken Nasıl Hissedeceğim?

    Sigarayı bıraktığınızda, hem fiziksel hem de zihinsel olarak zor bir dönem yaşayacaksınız. Canınız tekrar sigara içmek isteyebilir, asabi ve aç hissedebilir, sık öksürebilir, baş ağrısı çekebilir veya konsantre olmakta güçlük çekebilirsiniz. Vücudunuz nikotine bağımlılaştığı belirtileri göstermektesiniz. Bırakma dönemindeki belirtiler bıraktıktan sonraki ilk 2 hafta içinde ortaya çıktığında, kontrolü elinizde tutun. Bırakma nedenlerinizi düşünün. Kendinize bunların vücudunuzun iyileştiğinin ve nikotinsiz hayata alışmaya başladığını gösteren işaretler olduğunu hatırlatın.

    Sigarayı bırakma döneminde görülen bu belirtiler tamamen geçicidir. Sigarayı bıraktıktan sonraki ilk belirtiler en güçlü belirtilerdir ancak 10 ila 14 gün içinde kaybolurlar. Bu belirtilerin sigaranın neden olabileceği başlıca hastalıkların belirtilerine göre çok daha hafif olduğunu unutmayın.

    Etrafınızda sigara içmekle ilgili pek çok güçlü tetikleyici olduğu için hala sigara içme arzunuz olabilir. Bu tetikleyicilerin üstesinden gelmenin en iyi yolu, sigara içmeden bu ortam, durumların tadını çıkarmaktır. Eğer tekrar sigara içerseniz, sigarayı bırakma yolunda umudunuzu kaybetmeyin. Sigarayı bırakanların yüzde yetmiş beşi tekrar sigara içmiştir. Sigara içenlerin çoğu sigarayı bırakma konusunda tamamen başarılı olmadan önce 3 veya daha fazla kez sigarayı bırakmayı deniyor. Önceden sigarayı bırakma planınızı yapın ve bir dahaki sefere sigara içme dürtüsü duyduğunuzda ne yapacağınızı düşünün.

    Nikotin Yoksunluğu Nedir?

    Tütünde bulunan bağımlılık yapan bir madde olan nikotin yoksunluğu, sinirlilik, uykusuzluk, kaygı ve artan iştahı içeren semptomlarla karakterizedir. Nikotin kimyasal bir bağımlılık yaratır, böylece vücut her zaman belirli bir düzeyde nikotine ihtiyaç duyar. Bu seviye korunmadıkça - sigara veya tütün çiğneme yoluyla - vücudunuz nikotin yoksunluğuna ve belirti göstermeye başlayacaktır.

    Sigarayı bırakmaya çalışan tütün kullanıcıları için nikotin yoksunluğu belirtileri rahatsız edici ve stresli ancak geçicidir. Nikotin yoksunluğu belirtilerinin çoğu, bıraktıktan 48 saat sonra zirve yapar ve sonraki 3 ila 4 hafta içinde azalır. Ancak bundan sonra, sigarayı bırakmaya çalışan birçok insanın bu süreçte kendilerini daha fazla yemek yerken ve kilo alırken bulduğu gerçeğiyle hala başa çıkmak zorunda kalabilirsiniz.

    Nikotin yoksunluğunun semptomları, vücudun bağımlı hale geldiği nikotini alamaması sonucunda oluşan tepkidir.

    Nikotin yoksunluğundan geçmek zor olabilir. Sigara içmek vücudunuzun pek çok bölümünü etkilediğinden, nikotin yoksunluğu fiziksel, zihinsel, duygusal ve davranışsal semptomları içerir. Bu dönemde sigara içmek için büyük istek duyulur. Öfkeli, sinirli ve huzursuz olabilirsiniz. Baş ağrınız ve öksürüğünüz olabilir, uyku problemleri yaşayabilirsiniz. Ancak bu belirtilerin en kötüsü sadece birkaç hafta sürer. Bittiğinde, nikotin sisteminizden çıkacaktır. Uzun zamandır olduğundan daha sağlıklı olacaksınız.

    Sigarayı bırakan (veya bırakmaya çalışan) herkes size sigarayı bırakmanın ilk haftasının en kötüsü olduğunu söyleyecektir. Vücudunuzun o son sigaradan nikotini temizlediği üç ila dört gün içinde, fiziksel olarak kötü hissedebilirsiniz. Ama ondan sonra her şey daha iyi olacak. Fiziksel olarak iyileşeceksiniz ve zihinsel belirtileriniz de önümüzdeki birkaç hafta içinde kaybolmaya başlayacak.

    Nikotin yoksunluğu sırasında aşağıdaki belirtileri gösterebilirsiniz :

    Bu belirtiler hızlı bir şekilde ortaya çıkar. Araştırmalar, ortalama bir sigara içicisinin son sigarasını çıkarmasından sonraki bir saat içinde yoksunluk belirtilerini hissetmeye başladığını gösteriyor. İlk 3 saat içinde kaygı, üzüntü ve konsantrasyon sorunları ortaya çıkabilir. Nikotin yoksunluğu semptomları genellikle bıraktıktan sonraki ilk 3 gün içinde zirve yapar ve yaklaşık 2 hafta sürer.

    Sigarayı Bırakırken Neden Kilo Alınır?

    Sigarayı bıraktığınızda kilonuzun artabileceği doğru olsa da, kilo alma sigarayı bırakmanın otomatik bir sonucu değildir. Sigara içenlerin çoğu bıraktıktan sonra biraz kilo alırken, genellikle alınan kilo miktarı 5 kilodan azdır.  

    Sigarayı bıraktıktan sonra kilo almanızın birkaç nedeni vardır. 

    Uzun süre sigara kullanmış ve bırakmaya karar verdiyseniz sigaranın vücudunuza verdiği hasarı keşfetmek ve bu hasarı tedavi etmek için SİGARA KULLANANLARA ÖZEL CHECK-UP paketimiz ile daha sağlıklı bir hayata ilk adımı atabilirsiniz.

    Tekrar Sigara İçmekten Nasıl Kaçınabilirim?

    Tek bir tane içsem, yarın başlayacağım gibi bahaneler sigarayı bırakma sürecinin ortak bir parçasıdır. Bırakmaya çalışan çoğu insan için, "sadece bir nefes" bile bağımlılığa geri atılan bir adımdır. 

    Ancak arada bir yapılan bu hatalar sigaraya bağımlılığa geri döndüğünüz anlamına gelmez. Bu hatalarınızı tetikleyicilerinize odaklanmak ve sigara içme isteğiyle nasıl daha iyi başa çıkacağınızı öğrenmek için kullanın. Daha fazla hata ve nüksü önlemek için aşağıdakileri deneyin:

    Ya yine sigara içmeye başlarsam?

    Buna nüks deniyor ve pek çok insan bu alışkanlığı sonsuza dek atmadan önce bunu yaşıyor. Sigara içmek gibi güçlü bağımlılıklarda nüks yaşamak çok normaldir. Böyle bir durumda, tekrar bırakmaya hazır olana kadar olabildiğince az sigara içmeye çalışın. Kalıcı olarak durmak, biraz zaman alabilecek bir süreçtir. Ama buna değer.

    Sigarayı bırakırken dikkat etmeniz gerekenler

    Tek yapmak istediğiniz şeyin sigara içmek olduğu günler olacak. Yapma. Bırakmak, kendin için şimdiye kadar yaptığın en iyi şey olacak ama planına bağlı kalmalısın.

    Dumansız bir yaşam yolunda ilerlemek için şu adımları izleyin:

    1. Tetikleyicilerinizi bilin ve onlardan kaçının. Bir sigaraya ulaşmak istemenizi sağlayan şeyleri ve her durumu nasıl yönetebileceğinizi yazın. Ve normalde özellikle ilk 3 ayda sigara içmek istemenize neden olan insanlardan, yerlerden veya rutinlerden kaçının. Bu, tekrar sigara içmeye başlama olasılığınızın en yüksek olduğu zamandır.

    2. İlk birkaç günün en zor olduğunu bilin. Muhtemelen sinirli, depresif, yavaş ve yorgun hissedeceksiniz, özellikle de hiç bir yardım almadan sigarayı bırakıyorsanız. Bir sigarayı bırakma destek grubu hazırlayın. İyi bir arkadaş veya arayabileceğiniz bir bırakma hattı olabilir. İlk günleri atlattığınızda, kendinizi daha normal hissetmeye başlayacaksınız (yine de sigara arzunuz olacak).

    3. İsteklerinize teslim olmayın. Sigara içme ihtiyacı duymanıza rağmen sigara içmediğiniz her seferde, bırakma şansınız artar. Alışkanlıklarınızı ağzınızda veya ellerinizde sigara içme dürtüsünü, sakız çiğnemek veya telefonunuzda oyun oynamak gibi başka bir şeyle değiştirin.

    4. Sigara içmeyen arkadaşlarınızla yeni bir hobi deneyin. Köpeğinizi gezdirmek gibi ellerinizi aktif tutan ve stresi azaltan bir şey yapın. Bu yaklaşım başarıyı daha olası hale getirecek.

    5. Kendinizi ödüllendirin. Yaptığın şey kolay değil. Planınızdaki önemli günlere ulaştığınızda, kendinize istediğiniz veya hoşunuza giden bir şey vererek ödüllendirin.

    Sigara Bırakma İle İlgili Sık Sorulan Sorular

    Sigarada nikotinden çok daha fazlası vardır Sigara dumanında bazıları ayrıca ahşap verniği, böcek zehiri DDT, arsenik, oje sökücü ve fare zehiri olarak da kullanılan binlerce kimyasal vardır.

    Sigaradaki küller, katran, gazlar ve diğer toksinler zaman içinde vücudunuza zarar verir. Kalbiniz ve ciğerleriniz sigara kullanımı sonucunda ciddi hasar alır. Ayrıca sigara kullanımı tatma, koklama ve enfeksiyonlarla savaşma yeteneğinizi azaltır. 

    Bu negatif taraflarına rağmen sigarayı bırakma düşüncesi yine de birçok soruyu akla getirebilir. İşte bazı yaygın olanların yanıtları.

    Sigarayı Bırakmak Neden Bu Kadar Zor?

    Sigara içme alışkanlığını yenen birçok insan, bunun şimdiye kadar yaptıkları en zor şey olduğunu söylüyor. Nikotin tüm tütün ürünlerinde bulunmaktadır. Geçici olarak sakin ve rahat hissetmenizi sağlar. Aynı zamanda daha uyanık ve odaklanmış hissedersiniz.

    Ne kadar çok sigara içersen, kendini iyi hissetmen için o kadar çok nikotin gerekir. Yakında, onsuz "normal" hissetmezsin.

    Nikotin bağımlılığından kurtulmak zaman alır. Tamamen bırakmak için birden fazla deneme gerekebilir. Yani daha önce denediyseniz, pes etmeyin.

    Sigarayı bırakmak da zordur çünkü sigara içmek hayatınızın büyük bir parçasıdır. Stresli olduğunuzda, sıkıldığınızda veya kızdığınızda sigara içebilirsiniz. Günlük rutininizin bir parçasıdır. Çoğu durumda düşünmeden, refleksif olarak bile sigara yakabilirsiniz

    Neden Sigarayı Bırakmalıyım?

    Çok fazla neden var. Bıraktığınızda kendinizi daha iyi hissedecek ve kalp krizi, felç veya kanser olma ihtimalinizi azaltacaksınız. Uzun süre sigara içmiş olsanız bile buna değer.

    Sigara İçmenin Riskleri Nelerdir?

    Sigara içmek sağlık konusunda oldukça fazla alanda riskleri arttırmaktadır. Sigara içmek hayati tehlike arz eder çünkü kalp hastalığı ve akciğer kanseri, mide, pankreas, böbrek, kolon, rektum, mesane, yemek borusu, ağız, boğaz ve gırtlak kanseri gibi birçok hastalığa yakalanma olasılığınızı artırır. Ayrıca sigara içmek akut miyeloid lösemi (kan kanseri) ve zatürre olma olasılığınızı artırır.

    Hamileyseniz, sigara içmek düşük yapma veya bebekte düşük doğum ağırlığı olasılığını artırır. Ayrıca, bebeğiniz doğduktan sonra ani bebek ölümü sendromu (SIDS) riskinin artması ile bağlantılıdır.

    Sigarayı Bırakmanın İlk Adımı Nedir?

    Bir bırakma tarihi belirlemelisiniz - sigarayı bırakacağınız ve tütün bağımlılığınızdan kurtulmaya başlayacağınız gün. Ardından bırakma tarihinden önce doktorunuzu ziyaret etmeyi düşünün. Size pratik tavsiyelerde bulunabilirler ve herhangi bir tütün replasmanı veya ilacın işe yarayıp yaramayacağını size bildirebilirler.

    Ya Daha Önce Sigarayı Bırakmayı Denediysem?

    Önceki denemenizde başarısız olsanız bile sigarayı tamamen bırakmak hâlâ mümkün. Çoğu insan, başarılı olmadan önce en az iki veya üç kez sigarayı bırakmaya çalışıyor.

    Geçmişteki bırakma girişimlerinizi düşünün. Hangi yöntemler işe yaradı? Hangileri işe yaramadı? Bu sefer farklı ne yapabilirsin?

    Milyonlarca insanın sigarayı sonsuza dek bıraktığını unutmayın. Onlardan biri olabilirsin!

    Sigarayı Tamamen Bırakmama Yardımcı Olması İçin Hangi Adımları Atabilirim?

    Bırakma tarihinize hazır olun. Evinizdeki, arabanızdaki ve iş yerinizdeki tüm sigara ve kül tablalarından kurtulun ve etrafınızda sigara içmesine izin vermeyin.

    Destek ve cesaret alın. Araştırmalar, yardım alırsanız başarılı olma şansınızın daha yüksek olduğunu gösteriyor. Ailenize, arkadaşlarınıza ve iş arkadaşlarınıza sigarayı bırakacağınızı ve onların desteğini isteyeceğinizi söyleyin. Çevrenizde sigara içmemelerini veya görebileceğiniz bir yerde sigara bırakmamalarını isteyin. Ayrıca destek grupları ve sigarayı bırakma yardım hatları, uygulamalar ve web siteleri de vardır. Bire bir danışmanlık da yardımcı olabilir.

    Hangi İlaçlar Sigarayı Bırakmama Yardımcı Olur?

    FDA, sigarayı bırakmanıza yardımcı olabilecek yedi sigara ilacı onayladı:

    Bupropion SR (Zyban) - reçete ile alınabilir

    Nikotin sakızı - reçetesiz

    Nikotin inhaler - reçete ile alınabilir

    Nikotin burun spreyi - reçeteyle temin edilebilir

    Nikotin yaması - reçetesiz

    Nikotin pastil - reçetesiz

    Varenicline (Chantix) - reçete ile alınabilir

    Sakız, pastiller ve bantlar yerel eczanenizde mevcuttur. Diğerleri için doktorunuzdan size bir reçete yazmasını isteyebilirsiniz. 

    Sigarayı Bırakırken Kilo Alacak Mıyım?

    Herkes sigarayı bırakırken kilo almaz. İnsanlar sigarayı bırakırken genelde 5 kilodan daha az alır.

    Sağlıklı bir diyet, aktif kalmak ve aldığınız bir iki kilonun sizi vazgeçirmesine izin vermemeye çalışın. Sigarayı bırakmanıza yardımcı olacak bazı ilaçlar kilo alımını geciktirebilir.

    Ya Arkadaşlarım ve Ailem Sigara İçerse?

    Onlara bıraktığınızı söyleyin ve size yardım etmelerini isteyin. Özellikle, sigara içmemelerini veya etrafınızda sigara bırakmamalarını isteyin. Hatta onları da size katılmaları için teşvik edin!

    Sigara İçmeye İhtiyaç Duyduğumda Ne Yapabilirim?

    Bu dürtüler genellikle çok uzun sürmez, bu yüzden geçene kadar dikkatinizi dağıtmak işinize yarayabilir.

    Biriyle konuşun, yürüyüşe çıkın, su için veya kendinize üzerinde çalışacağınız bir görev verin.

    Stres bir tetikleyiciyse, egzersiz yapmak, kitap okumak veya meditasyon yapmak gibi sakinleşmenin sağlıklı yollarını bulun. Şu anda aktif değilseniz, egzersiz yapmaya başlamadan önce doktorunuza danışın.

    Sabah Uyanır Uyanmaz Sigara İçiyorum. Şimdi Ne Olacak?

    Sigarayı ilk bırakmaya çalıştığınızda, rutininizi değiştirin. Kahvaltınızı farklı bir yerde yapın ve kahve yerine çay için. İşe giderken başka bir rota kullanın. Buradaki fikir, alışkanlıklarınızı değiştirerek sizi tekrar sigara içmeye yönlendirecek tetikleyicilerden kurtulmakdır.

    Alkol aldığımda Sigara İçiyorum. Alkolden Vazgeçmek Zorunda Mıyım?

    Sigarayı bıraktıktan sonraki ilk 3 ay daha az alkol içmek veya alkol almaktan tamamen kaçınmak en iyisidir. İçki, sigara içmenin yaygın bir tetikleyicisidir, bu nedenle içki içmek, yeni, dumansız yaşamınıza daha az bağlı kalmanızı sağlar. Bırakmaya çalıştığınızda bol su ve diğer alkolsüz içecekler içmeniz yardımcı olur.

    Sigarayı Bırakmak İçin Daha Fazla Yardıma İhtiyacım Varsa Ne Yapmalıyım?

    Sigarayı bırakmanıza yardımcı olması için bire bir, grup veya telefon danışmanlığı alın. Ayrıca yolda kalmanıza yardımcı olabilecek uygulamalar, web siteleri ve kısa mesaj programları da vardır. Sigarayı bırakma programları hakkında bilgi almak için hastanelere veya sağlık merkezlerine danışın. 

    Yazı kaynağı : basarihastanesi.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap