Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    kan bağışı kan veren kişilerde baş ağrısı yorgunluk tansiyon gibi rahatsızlıklara neden olur

    1 ziyaretçi

    kan bağışı kan veren kişilerde baş ağrısı yorgunluk tansiyon gibi rahatsızlıklara neden olur Ne90'dan bulabilirsiniz

    Kan Vermenin Faydaları Nelerdir? Kan Verdikten Sonra Vücutta Neler Olur?

    Kan Vermenin Faydaları Nelerdir? Kan Verdikten Sonra Vücutta Neler Olur?

    Kan Vermenin Faydaları Nelerdir? Kan Verdikten Sonra Vücutta Neler Olur?

    Tek kaynağı insan olan ve yaşam için zorunlu olan sıvıya kan adı verilir. Erişkin kişilerde kemik iliği kan üreten organdır. Tek kaynağının insan olması ve ihtiyaç duyulduğu zaman yerine konacak bir yedeğinin de bulunmaması sebebiyle kan vermek çok önemlidir. Özellikle düzenli kan vermenin pek çok yönden faydası bulunmaktadır.

    Kimler Kan Verebilir?

     Kan kemik iliğinde sürekli bulunan bir sıvıdır. Bu nedenle kan vermek sağlıklı kişiler için hiçbir sorun teşkil etmemektedir. Özellikle 18 ile 65 yaş aralığında bulunan kişiler herhangi bir sağlık sorunları bulunmuyor, kan ölçümlerinde hemoglobin ve hematokrit değerleri normal ise yılda ortalama olarak dört kez kan verebilirler.

     Kan vermenin sakıncalı olduğu durumlar da bulunmaktadır. Kronik bir hastalığı bulunan, AIDS, hepatit, sifiliz gibi bulaşıcı hastalıklara sahip olan, kanser, hipertansiyon, kan hastalıkları ve kalp hastalıkları bulunan kişilerin kan verilmesi önerilmemektedir. Bunlar dışında kan verilmesi önerilmeyen diğer kişiler ise düzenli ilaç kullanması gereken kişilerdir.

     Kan Vermenin Faydaları Nelerdir?

     İnsan vücudu için kan vermek oldukça faydalıdır. Günlük hayatta herhangi bir zararı bulunmayan kan bağışı vücuttaki kalp krizi riskini de önemli ölçüde azaltmaktadır. Ayrıca baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklara da iyi gelen kan bağışının faydaları şunlardır:

    Kan bağışı ile vücuttaki kan hücreleri yenilenir ve vücudun daha sağlıklı olması sağlanır.

    Kalp krizi riski yüzde 90 oranında azalır.

    Baş ağrısına iyi geldiği bilinmektedir.

    Stres gibi hastalıklara iyi gelir.

    Yüksek tansiyona iyi gelir.

    Kanda bulunan yüksek yağ oranının düşmesine yardımcı olur.

    Kemik iliğinin yağlanmasını engeller.

    Kan grubu taramasından ücretsiz bir şekilde faydalanılır.

    Vücudun yenilenmesini sağlar.

    Kan verildiğinde kan yapan organlar uyarılır ve kan yapmaya sevk edilir.

     Kan Verdikten Sonra Vücutta Neler Olur?

     Kan vermenin ne kadar çok faydası olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Kan verilmesinden sonra vücutta kan hücreleri yenilenir ve bu sayede daha sağlıklı ve güçlü olunur.

     Kan verildikten sonra vücutta olan olumlu değişiklikler oldukça fazladır. Özellikle kan bağışı yapan kişilerde yorgunluk, stres, yüksek tansiyon ve bağ ağrısı gibi rahatsızlıklar düzelir. Bunun yanında kan vermek kişilerde psikolojik olarak da oldukça rahatlatır. Bu da kişilerin kendilerini daha huzurlu hissetmelerini sağlamaktadır.

     Kan Verildikten Sonra Neler Yapılmalıdır?

     Kan verme işlemlerinden sonra bazı noktalara dikkat edilmesi gerekir. özellikle kan verdikten sonra vücutta sıvı kaybı yaşanır. Bu nedenle kişilerin kan bağışından sonra bol sıvı alması ve sıvı gıdalar tüketmesi gerekir. Ayrıca kan bağışından sonra sigara ve alkol kullanılmamasına dikkat edilmeli, ağız egzersizlerden kaçınılmalıdır. Dikkat ve denge gerektirecek işlerde çalışan kişiler ise kan bağışından sonra bir gün mutlaka dinlenmelidir.

     Verilen Kan Ne Kadar Sürede Yeniden Üretilir?

     Verilen kanın vücutta tekrar üretim süreci kişiden kişiye göre değişkenlik göstermektedir. Alkol tüketmeyen bir yetişkinde kaybedilen sıvı 24 saat içerisinde tekrar edinilir. Trombositler ve beyaz kan hücreleri birkaç gün içerisinde, alyuvarlar ise biraz uzun bir süre sonra tekrar edinilirler. Özellikle kadınlarda kırmızı kan hücrelerinin tekrar üretilmesi erkeklere göre daha uzun sürebilir. Fakat uzmanlar kan verme sonrasında oluşan demir eksikliğinin yaklaşık 8 hafta sonra giderildiğini belirtmişlerdir.

     Kan verdikten sonra oluşan sıvı kaybının telafisi kişilerin sıvı tüketimi ile telafi edilmektedir. Genellikle kan veren kişilere yarım litre veya bir litre arasında sıvı tüketmeleri tavsiye edilmektedir. Fakat kişiler alkol tüketiyor ise kaybedilen sıvının yerine gelmesi daha da uzun bir süreyi alabilir.

    Yazı kaynağı : www.cnnturk.com

    Kan bağışı, kan veren kişilerde baş ağrısı, yorgunluk, tansiyon gibi rahatsızlıklara neden olur. Doğru mu, Yanlış mı? Cevabı

    Kan bağışı, kan veren kişilerde baş ağrısı, yorgunluk, tansiyon gibi rahatsızlıklara neden olur. Doğru mu yanlış mı?

    Kan Vermenin Yararları Nelerdir?

    Kan Vermenin Yararları Nelerdir?

    Kan bağışının günlük yaşantımıza hiçbir zararı olmadığı gibi aksine birçok yararı bulunuyor. 

    Kan vermek kalp krizi ihtimalini yüzde 90 azaltıyor. Kan vermenin; baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon ve yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde büyük katkısı olduğu yadsınamaz. Bunun yanı sıra kan verildiğinde AIDS, Hepatit B, Hepatit C, sifiliz kan grubu taramasından ücretsiz olarak yararlanılmış oluyorsunuz. 

    Kan VERMENİN FAYDALARI

    MAHMURE ÖZEL

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    Neden Kan Bağışı Yapılmalıdır?

    Neden Kan Bağışı Yapılmalıdır?

    Neden Kan Bağışı Yapılmalıdır?

    Günümüzde çeşitli kazalar ve yaralanmalara bağlı operasyonlarda kanamalı hastalar için acil kan gereksinimi doğmaktadır. Yine çağımızın lösemi, talasemi, kanama-pıhtılaşma bozuklukları gibi önemli kan hastalıklarında da kana gereksinim duyan hastalarımız olmaktadır. Yılda bir ya da iki kez bağışlanabilecek kanın bir ya da birkaç hayat kurtarabileceği gerçeği unutulmamalıdır. Ülkemizde düzenli, gönüllü ve karşılıksız yapılan kan bağışı sayısı halen yeterli düzeyin altındadır. Kan bağışı ile ilgili eğitim eksikliği giderilir ve bu konuda toplumsal bilincin olgunlaşması sağlanabilirse ulusal ölçekli kan bağışçı kazanım programları da daha etkili olur.

    Kimler Kan Bağışı Yapabilir?       

    18-65 yaş arası, 50 kilogramın üstünde, kendini sağlıklı hisseden duyarlı, gönüllü her vatandaş; Sosyal Güvenlik Kurumları, Özel Hastaneler ve Kan İstasyonlarına giderek bağışta bulunabilirler. İlk defa kan bağışında bulanacak bireyler ise 61 yaşından gün almamış olmalıdır. Bu kişiler 65 yaşına kadar kendi isteği ile 65-70 yaşları arasında ise doktor kontrolünde yılda bir kez bağış yapabilir. Sağlıklı olmak kaydıyla erkekler 3 ayda, kadınlar 4 ayda bir kan bağışı yapabilirler.

    Kan Bağışında Bulunmanın Yararları                                                                                                                                            

    Bağışlanacak 1 ünite kan 450 ml. olup, bu oran vücudumuzdaki toplam kanın % 8-9’una karşılık gelmektedir. Bu oranda bağışlanan kanın vücuda herhangi bir zararı olmamakta, aksine yararlı olacağı kabul görmektedir. Zira 2 aylık bir sürede kemik iliği, taze ve genç kan hücreleri üreterek dolaşıma katacaktır.

    Yine kan bağışıyla; baş ağrısı, yüksek tansiyon, stres, yorgunluk gibi rahatsızlıklar büyük oranda azalmakta ve buna bağlı olarak kalp krizi riski de düşmektedir. Hasta bireyin sağlığına kavuşmasına yardımcı olmak düşüncesi ile bağışçı psikolojik olarak rahatlar ve kendisini huzurlu hisseder. Donörün (bağışçı-kan veren) kanında yağ oranının düşmesi yani sıra AIDS, Hepatit B, Hepatit C ve Sifiliz hastalıklarının taramasından geçmesini sağlar.

    Kan Bağışı Süreçleri

    Bağış Öncesinde; isim, adres, telefon numarası, demografik ve bireysel sağlık bilgilerinizin sorgulandığı “Bağışçı Sorgulama ve Onam Formu” doldurulur. Basit bir fizik muayene, kan basıncı, nabız ve ateş ölçümünün ardından hemogram (kan sayimi) testi yapılarak bağış için uygun şartların olup olmadığı değerlendirilir. Alkollü ve karnı aç olunmamalıdır.

    Bağış Esnasında; Kan bağışı işlemi süresince yapılan tüm uygulamalar ve kullanılan malzemeler tamamen steril olup tek kullanımlıktır (disposable), işlem sonrası bütün malzemeler imha edilir. Bireye herhangi bir bulaş riski yoktur. Steril ve tek kullanımlık, damara yerleştirilen bir iğne ile 8-10 dakika süreyle steril ve vakumlu torbalara bağışçı kanı toplanır.         

    Bağış Sonrasında;  Bağışçı dinlendirilerek az miktarda yiyecek veya içecek ikramı yapılır. Terleme, bulantı, baş dönmesi veya baygınlık hissi olursa ayaklar yukarı kaldırılabilir veya baş iki diz arasına alınarak oturulur. 4 saat boyunca normalden biraz fazla sıvı alınır. Ağır spor hareketleri veya ağır riskli işler, alkol alımı, hamam ve sauna 24 saat sakıncalı olabilir. 2 saat süre ile sigara içilmez. Kan alınan kolla ağır yük kaldırılmaz.                    

    Kan bağışı sırasında ve sonrasında önemli bir reaksiyon beklenmez. Ender olarak damara giriş bölgesinde şişme ve morarma, baş dönmesi, terleme, çarpıntı, bulantı, kusma, bayılma hissi veya kas spazmı görülebilir. Kan merkezi personeli; karşılaşılan bu reaksiyonlara müdahale edebilecek bilgi, deneyim ve donanıma sahiptir. Bağışçı daha önce kan bağışı yapmış ve herhangi bir reaksiyonla karşılaşmışsa bu olguyu kan merkezi personeline belirtmeli ve onların öneri ve yönlendirmelerine uymalıdır. Kan naklinin bir doku nakli olduğu unutulmamalıdır.

    Kimler Kan Bağışcısı Olamaz?

    Ömür Boyu Kan Bağışı Yapamama Olguları : Hepatit B, Hepatit C, AIDS hastalığı geçirenler, otoimmün hastalığı olanlar, kronik bronşit, kronik nefrit ve pyelonefritli hastalar, malign hastalığı, doku ve organ nakli olan hastalar, epilepsi hastaları, kalp hastaları, kronik böbrek ve karaciğer yetmezlikli hastalar, mide rezeksiyonu geçiren kişiler, insüline bağımlı diyabet hastaları ömür boyu bağışçı olamaz.                                                                                   

    Geçici Olarak Kan Bağışı Yapamama Olguları : Alkol alımından 12 saat, antibiyotik kullanımından 48 saat, apse iyileşmesinden 3 gün, alerjiden 1 gün , attenüe (canlı) bakteri ve virüs aşısı olanlar 4 hafta (ölü bakteri asisi olanlar verebilir), grip benzeri 38 derece üstü ateşle seyreden olgularda belirtilerin kaybolmasından 2 hafta, baş ağrısı ve baş dönmesi geçtikten 1 gün, ishal bulgularının bitiminden 3 gün, diş tedavisinden 7 gün, akupunktur, dövme, delici takılar, endoskopik tetkik yaptıranlar, evcil olmayan hayvan ısırığı ve kuduz aşısı olanlar, frengi, hepatit A, hepatit E geçirenler, daha önce kan veya kan ürünü almış  donörler, büyük cerrahi operasyon geçirenler, anemisi(kansızlık) olanlar iyileştikten 1 yıl, brusella geçirenler 2 yıl, sıtma geçirenler 3 yıl, akut glomerulonefrit ve osteomyelit geçirenler 5 yıl sonra bağışçı olabilirler. Aspirin gibi kan sulandırıcı kullananların sadece aferez işleminde 5 gün önce ilaç alımını kesmeleri yeterlidir.

    Yazı kaynağı : www.yasamhastaneleri.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap