Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    mekkeli müşriklerle islam devleti arasında yapılan ilk antlaşma

    1 ziyaretçi

    mekkeli müşriklerle islam devleti arasında yapılan ilk antlaşma Ne90'dan bulabilirsiniz

    Hudeybiye Antlaşması

    Hudeybiye Antlaşması

    Hudeybiye Antlaşması ya da Hudeybiye Barışı, 628 martında Medineli Müslümanlarla Mekkeli putperesler arasında yapılan barış antlaşmasıdır. Hudeybiye ismini imzayı attıkları yakın köyün isminden almıştır. Bu antlaşma ile Mekkeliler İslam Devleti'ni hukuken tanımıştır.

    Hicret'in altıncı yılında (Mart 628) İslam peygamberi Muhammed bin Abdullah, gördüğü bir rüya üzerine 1400-1500 Müslümanla birlikte umre yapmak için Medine’den Mekke’ye doğru harekete geçti. Hudeybiye’ye vardıklarında Muhammed’in Kasvâ adlı devesinin yere çökmesiyle Müslümanlar burada kaldılar. Mekkeliler, Müslümanların umre amacıyla Mekke'ye geldiklerini bilmelerine rağmen onları Mekke’ye sokmamaya karar verdiler. Bu amaçla Halid bin Velid kumandasında 200 kişilik bir süvari birliğini Gamîm mevkiine gönderdiler. Muhammed, önce Hırâş bin Ümeyye’yi elçi olarak Mekke'ye yolladı. Ancak elçinin Mekkeliler tarafından iyi karşılanmaması üzerine Kureyşliler arasında birçok akrabası bulunan Osman bin Affan elçi olarak gönderildi.

    Mekkeliler tarafından iyi karşılanan Osman bin Affan, amaçlarının umre ziyareti olduğunu belirtmesine rağmen Mekkeliler, Müslümanların gelmesine izin vermedikleri gibi elçiye de sert tepki gösterdiler, hatta hapsettiler. Müslümanlar arasında onun öldürüldüğü haberleri yayıldı. Bunun üzerine Muhammed savaş kararı aldı ve çevresindekiler de ona sonraları "Rıdvan Ağacı", denilecek yerde biat ettiler. Kureyşliler arasında olay Rıdvan Biatı olarak duyuldu ve Müslümanlardan korkmaya başladılar. Kureyşliler Müslümanları denemek ve tepkisini ölçmek için küçük bir askerî birlik gönderdi ancak bu birlik Müslümanlarca esir alındı. Bunun üzerine Kureyşliler anlaşmaya razı oldu [1] ve Süheyl bin Amr’ı da elçi olarak gönderdiler. Yapılan tartışmalardan sonra Ali bin Ebu Talib tarafından kaleme alınan anlaşma metni Muhammed ve Mekkelileri temsilen Süheyl bin Amr tarafından imzalandı.

    Önemi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    HUDEYBİYE ANTLAŞMASI

    HUDEYBİYE ANTLAŞMASI

    Vâkıdî, el-Meġāzî, II, 571-633.

    İbn Hişâm, es-Sîre, II, 308-322.

    İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, II, 95-105.

    Fâkihî, Aḫbâru Mekke (nşr. Abdülmelik b. Abdullah), Mekke 1986, V, 70-83.

    Belâzürî, Ensâb, I, 349-352.

    Taberî, Târîḫ (de Goeje), I, 1528-1554.

    a.mlf., Câmiʿu’l-beyân, XXVI, 59-61.

    İbn Hazm, Cevâmiʿu’s-sîre, s. 207-211.

    Yâkūt, Muʿcemü’l-büldân, II, 229-230.

    İbn Seyyidünnâs, ʿUyûnü’l-es̱er, II, 113-130.

    İbn Kayyim el-Cevziyye, Zâdü’l-meʿâd, II, 122-133.

    Aynî, ʿUmdetü’l-ḳārî, Kahire 1972, XIV, 216-236.

    Süyûtî, el-Ḫaṣâʾiṣü’l-kübrâ (nşr. M. Halîl Herrâs), Beyrut 1965, I, 398-411.

    Şâmî, Sübülü’l-hüdâ, V, 55-148.

    Şiblî Nu‘mânî, İslâm Tarihi: Asr-ı Saâdet (trc. Ömer Rıza [Doğrul]), İstanbul 1346/1928, I, 421-433.

    Muhammed Hamîdullah, el-Ves̱âʾiḳu’s-siyâsiyye, Beyrut 1403/1983, s. 77-84.

    a.mlf., İslâmda Devlet İdaresi (trc. Kemal Kuşcu), İstanbul 1963, s. 221-225.

    a.mlf., Hz. Peygamberin Savaşları, s. 164-167.

    a.mlf., İslâm Peygamberi (Tuğ), I, 249-260.

    a.mlf., “Ḥudeybiye”, UDMİ, VII, 958-962.

    Miftâḥu künûzi’s-sünne, s. 86, 153-154.

    Selîm Abdullah Hicâzî, Menhecü’l-iʿlâmi’l-İslâmî fî ṣulḥi’l-Ḥudeybiyye, Cidde 1406/1986.

    Şevkī Ebû Halîl, Ṣulḥu’l-Ḥudeybiyye el-fetḥu’l-mübîn, Dımaşk 1986.

    Hafîz Muhammed el-Hakemî, Merviyyâtü ġazveti Ḥudeybiyye, Riyad 1411/1990.

    Miklos Muranyi, “Die Auslieferungsklausel Des Vertrages Von Al-Ḥudaibiya Und Ihre Folgen”, Arabica, XXIII/3, Leiden 1976, s. 275-295.

    G. R. Hawting, “Al-Ḥudaybiya and the Conquest of Mecca”, Jerusalem Studies Arabic and Islam, VIII/2, Jerusalem 1986, s. 1-23.

    Andreas Görke, “Die frühislamische Geschichtsüberlieferung zu Hudaibiya”, Isl., sy. 74 (1997), s. 193-238.

    H. Lammens, “Hudeybiye”, İA, V/1, s. 578-579.

    W. M. Watt, “Al-Ḥudaybiya”, EI2 (İng.), III, 539.

    Yazı kaynağı : islamansiklopedisi.org.tr

    Hudeybiye Antlaşması Kısaca Özeti: Tarihi, Maddeleri (Şartları), Önemi Ve Özellikleri

    Hudeybiye Antlaşması Kısaca Özeti: Tarihi, Maddeleri (Şartları), Önemi Ve Özellikleri

    Hudeybiye Antlaşması, Mekkeli müşrikler ve Müslümanlar arasında yapılan barış antlaşmasının ismidir. Hudeybiye Köyü içerisinde imzalandığı için bu isim verilmiştir. Hukuken Mekkelilerin İslam Devlet'ini tanıdığı antlaşma olduğundan, Müslümanlar için tarihi öneme sahiptir.

    Hudeybiye Antlaşması Kısaca Özeti

    İslam dininin peygamberi Hazreti Muhammed, görmüş olduğu bir rüya ile ashabını umreye davet etmiş, bin dört yüz sahabe Mekke'ye gitmek üzere yola çıktılar. Umreye gittiklerinden yanlarına sadece yetmiş kurbanlık ve yolcu silahları almışlardı. Müslümanlar yolculuktayken, Hazreti Muhammed'in devesi Kasva, Hudeybiye yakınlarında yere çökmüş, Müslümanlar da burada kamp yapmak için mola verdiler.

    Kamp esnasında Budeyl isimli bir kişi buraya gelerek, Mekkelilerin savaş hazırlığında olduğunu ifade etmiştir. Ancak Hazreti Muhammed, müşriklere çeşitli haber vasıtalarıya, savaşmaya gelmediklerini belirtmiştir.

    Hazreti Osman'ın elçi olarak gönderilmesi ve şehit olduğu yönünde haberlerin çıkması üzerine, Hazreti Muhammed savaş için hazırlık yapılmasını söylemiştir. Kureyşliler yaklaşık 200 kişilik bir ordu gönderdiklerinde, Müslümanlarla karşılaşmış ve esir düşmüşlerdir. Bunun üzerine Mekkeliler barış yapmaya yanaştılar. Uzun bir tartışma sonucunda, nihayet bir antlaşma ortaya çıkmıştır.

    Hudeybiye Antlaşması Tarihi

    Hudeybiye Barış Antlaşması, Hudeybiye Köyü civarında Mekkeli Paganlar ile Medineli Müslümanlar arasında, 628 yılında imzalandı. Antlaşma Hudeybiye Köyü yakınında olduğundan bu isimle anılmıştır. İslam'ın tanınmasında ve yolunun açılmasında çok önemli bir antlaşma olarak tarihe geçmiştir.

    Hudeybiye Antlaşması Maddeleri

    Kureyşlilerin birçok isteklerinin kabul edildiği Hudeybiye Barış Antlaşmasının Müslümanlar için faydalı olan maddelere sahiptir.

    Hudeybiye Antlaşması Önemi

    Hudeybiye Köyü sınırlarında yapılan bu antlaşma, ilk olarak başta Hazreti Ömer olmak üzere Hazreti Muhammed'in ashabı tarafından hüzünle karşılanmıştır. Ancak antlaşmanın genel durumuna bakıldığı zaman Müslümanlar için önemli kazanımlar elde edilebilmiştir. Müslümanlar, Mekkeliler tarafından resmi bir şekilde tanınmıştır.

    Barış Ortamı oluştuğundan, İslam dinine geçişler hızlanmaya başlamıştır. Bu antlaşma sayesinde sonrasında gerçekleşecek olan Mekke'nin fethinin yolu açılmıştır.

    Görüldüğü üzere Hudeybiye Antlaşması, dezavantajların beraberinde avantajlara da sahiptir. Müslüman tarihçiler, antlaşmanın o anda Müslümanlar için maddeleri gereği sıkıntılı geldiği ancak sonralarında avantajlarıyla döndüğü belirtilir.

    Hudeybiye Antlaşması Özellikleri

    Hudeybiye antlaşması, İslam tarihindeki en önemli barış mutabakatlarından birisidir. İslam'ın kurulduğu ve yayılmaya başlandığı dönemde yapılması, İslam'ın ilerlemesine olanak tanımıştır. Özellikleri açısından önemli bir yere sahiptir.

    628 yılının Mart ayında imzalanmıştır.

    Mekkeli müşrikler ile Medineli Müslümanlar arasında yapılan bir antlaşmadır.

    Antlaşmanın yapıldığı Hudeybiye Köyünden ismini alır.

    Hudeybiye Antlaşmasının en önemli özelliği ise müşriklerin Müslümanları tanımaya başlamış olmasıdır. Antlaşma yapıldığından artık Müslümanlar tanınmışlardır. Hudeybiye Antlaşması özelliklere bakıldığında, Müslümanlar açısından avantajlar sağladığı söylenebilir. Özellikle sonraki dönemlerde bu antlaşmanın Müslümanlar için faydalı olduğunu gören insanlar, Hazreti Muhammed'e karşı daha bağlı hale gelmişlerdir.

    Antlaşma, Müslümanlığın dünyaya açılması için ufak bir kapı niteliğindedir. Ancak bu tarihçiler tarafından geçiş kapısı olarak kabul edildiğinden çok büyük bir öneme sahiptir.

    Yazı kaynağı : www.milliyet.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap