Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    okul servisinde unutulan 3 yaşındaki alperen havasızlıktan öldü

    1 ziyaretçi

    okul servisinde unutulan 3 yaşındaki alperen havasızlıktan öldü Ne90'dan bulabilirsiniz

    Okul servisinde unutulan 3 yaşındaki Alperen havasızlıktan öldü (2)

    Okul servisinde unutulan 3 yaşındaki Alperen havasızlıktan öldü (2)

    SAAT 16.30'DA BULUNMUŞ
    İzmir'in Çiğli İlçesi'nde, kreşe gittiği okul servisinde unutulunca havasızlıktan yaşamını yitiren 3 yaşındaki Alperen Sakin'in emlak danışmanlığı yapan babası Serkan Sakin, oğlunun ölümünde ihmal olduğunu söyledi. 2 yıl önce Almanya'dan kesin dönüş yapıp ailesiyle birlikte İzmir'e yerleşen Serkan Sakin, "Sabahın 7 buçuğunda ben oğlumu servise veriyorum. Araçta servis annesi ve servis şoförü var. Zaten servis şoförü kreşin sahibinin eşi. Çocukların kreşe giriş saatinde arabadan inerken benim çocuğum arabada unutuluyor. Ondan sonra çocukların bezlerini değiştirme saati. Bir defa burada bir yanlış var. Çocuğun bezlerini değiştirme saati diye bir şey yok. Çocuk altına da yapar, bunun belli bir zamanı yoktur. Kontrol edersiniz, ya da çocuk şikayet eder değiştirilir. O saate kadar benim çocuğum arabanın içinde. Düşünün 4 buçuğa kadar, benim çocuğum o arabanın içinde kalmış ve havasızlıktan ölmüş" dİye konuştu.
    'YOKLAMA DA YAPILMAMIŞ'
    3 çocuğundan en küçüğünü kaybetmenin acısını yaşayan Serkan Sakin, "Okulda yoklama da yapılmamış. Şimdi benim canımdan can gitti" dedid. Türk adaletine güvendiğini ifade eden Sakin, "Benim devletimizden tek ricam, bu işin peşini bırakmasınlar. İçimize bir nebze olsun su serpsinler. Dayanamıyorum, kaldıramıyorum. Umarım bir başkasının başına gelmez. Ben yandım, başkası yanmasın" şeklinde konuştu.
    HABERİ ALIŞVERİŞ YAPARKEN ALDILAR
    Eşiyle alışveriş yaparken, 'Alperen bayıldı' diye telefon alınca hastaneye gittiklerini belirten Serkan Sakin, "Bir de şöyle bir durum var, hastaneye gittiğimizde kreş sahibiyle karşılaştığımızda cevap şu şekildeydi; 'Saat 12 buçukta uyutuyoruz, saat 4- 4 buçuk gibi uyandırıyoruz. Ama baktık ki uyanmadı; ondan sonra apar topar aldık, buraya geldik' dediler. Bize de telefonda zaten Alperen bayıldı biz hastanedeyiz dediler. Ancak durum öyle değil. Çocuğum sabahın 7 buçuğundan akşamın 4 buçuğuna kadar arabanın içerisinde nefessiz kalmış" diye konuştu.
    ACI GERÇEK, ÖĞRETMENİN İFADE DEĞİŞTİRMESİYLE ORTAYA ÇIKTI
    Öğretmenlerden birinin verdiği ifadeyi değiştirmesiyle gerçeğin ortaya çıktığını kaydeden Serkan Sakin, "Öğretmenlerden biri vicdanen rahat olmadığından dolayı ifadesini değiştiriyor, doğru olanı söylüyor ve bütün gerçek ortaya çıkıyor. Bir de kamera kayıtları var. Ben kayıt için birkaç defa gittim kreşe. Kreşinin sahibinin odasındaki ekrandan benim çocuğumun nerede olduğunu, ne yaptığını görebiliyordum. Şu an koşturuyor, oyuncak alıyor eline, arkadaşlarıyla oynuyor gibi. Olayın olduğu gün ise duydum ki kamera kayıtları bugün yok, yahu bugün olmadı dediler. Bunlar çok abesle iştigal. Çünkü ben bizzat gördüm orada kamera var ve çekim yapıyor. Kamera kayıtlarını silmişler ya da silmemişler o konuda benim tam bir bilgim yok. Arabanın içerisinde kamera olup olmadığını da bilmiyorum" dedi.

    FOTOĞRAFLI

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    3 yaşındaki Alperen unutulduğu okul servisinde havasızlıktan boğularak öldü - Dailymotion Video

    İzmir Okul Servisinde Unutulan 3 Yaşındaki Alperen Havasızlıktan Öldü - Dailymotion Video

    Serviste unutulan çocuk öldü

    Serviste unutulan çocuk öldü

    İzmir'in Çiğli İlçesi'nde, kreşe giden 3 yaşındaki Alperen Şahin, uyuduğu okul servisinde unutulunca havasızlıktan yaşamını yitirdi. Olayla ilgili gözaltına alınan servis şoförü ve rehber personel, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

    Olay, dün sabah saatlerinde Köyiçi Mahallesi'nde meydana geldi. Serkan ve Buket Sakin çifti, 3 yaşındaki oğulları Alperen'i kreşe götürmek üzere okul servisine bindirdi. Servis şoförü 47 yaşındaki T.İ. ile rehber personel 18 yaşındaki D.K., Özel Sevgi Yumağı Anaokulu'na geldiklerinde öğrencileri indirmeye başladı. Rehber personel D.K., bu sırada ağlayan bir öğrenciyi alarak okula girdi. Serviste uyuyan Alperen'i fark etmeyen şoför, aracı otoparka çekti. Öğle yemeğinde Alperen'in yokluğu fark eden öğretmenler, okulu ve bahçesini aramaya başladı. Öğretmenlerin çabası yetersiz kalınca okulun güvenlik kameraları incelendi. Görüntüleri izleyen okul yönetimi Alperen'in okula hiç girmediğini gördü. Bunun üzerine okul servisine bakan görevliler, minik Alperen'i sabah oturduğu koltukta hareketsiz halde bulunca, Karşıyaka'da özel bir hastaneye kaldırıldı. Ancak minik Alperen'in havasızlıktan öldüğü anlaşıldı. Alperen Sakin'in cansız bedeni, savcının incelmesinin ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı.

    İKİ SERVİS ÇALIŞANI GÖZALTINA ALINDI

    Otopsisi yapılan minik Alperen daha sonra Doğançay Mezarlığı'nda toprağa verildi. Olaydan sonra geniş çaplı soruşturma başlatan polis, olayla ilgili servis şoförü T.İ. ile rehber personel D.K.'yi gözaltına aldı. İfadelerinde suçsuz olduklarını belirten iki şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından 'Taksirle ölüme sebebiyet vermek' suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Çocuklarının ölümüyle büyük üzüntü yaşayan Serkan ve Buket çiftinin okuldan ve servis görevlilerinden şikayetçi oldukları ve dava açacakları öğrenildi.

    MİNİK ALPEREN ÖLÜME UNUTULDU

    İzmir'in Çiğli İlçesi'nde, kreşe giden 3 yaşındaki Alperen Sakin, uyuduğu okul servisinde unutulunca havasızlıktan yaşamını yitirdi. Sakin ailesinin 3 çocuğundan en küçüğü olan küçük Alperen'in ailesinin 2 yıl önce Almanya'dan kesin dönüş yaparak İzmir'e yerleştiği ve baba Sakin'in emlak danışmanlığı yaptığı öğrenildi.

    Çocuğunun hayatını kaybettiği olayda büyük bir ihmal olduğunu söyleyen Serken Sakin, "Sabahın 7 buçuğunda ben oğlumu servise veriyorum. Araçta servis annesi ve servis şoförü var. Zaten servis şoförü kreşin sahibinin eşi. Çocukların kreşe giriş saatinde arabadan inerken benim çocuğum arabada unutuluyor. Ondan sonra çocukların bezlerini değiştirme saati. Bir defa burada bir yanlış var. Çocuğun bezlerini değiştirme saati diye bir şey yok. Çocuk altına da yapar, bunun belli bir zamanı yoktur. Kontrol edersiniz ya da çocuk şikayet eder değiştirilir. O saate kadar benim çocuğum arabanın içinde. Düşünün 4 buçuğa kadar, 4 buçuğa kadar benim çocuğum o arabanın içinde kalmış ve havasızlıktan ölmüş.

    "YOKLAMA DA YAPILMAMIŞ"

    Çocuklar servisten inip anaokuluna girdiğinde yoklamanın yapılmadığının da anlaşıldığını söyleyen acılı baba, "Bez değiştirmek istedikleri zaman vatandaşlardan birisi soruyor, 'Ya Alperen'in altını biz bugün aldık mı?' diye. Okulda yoklama da yapılmamış. Ondan sonra servisin içerisinde çocuğun unutulduğu anlaşılıyor. Bu nasıl bir duygu? Şimdi benim canımdan can gitti. Benim 3 tane yavrum var. Bir insanın vücudunu 3 parçaya bölün, sonra birisini kopartın bakayım. Benim yavrum gitti. Ben Türk adaletine güveniyorum. Bu işin peşini bırakmayacaktır. Benim çocuğum belki yarının başbakanıydı, yarının cumhurbaşkanıydı, yarının genelkurmay başkanıydı. Biz vatan sevdalısı insanlarız. Vatanımıza milletimize aşık olan insanlarız. Benim devletimizden tek ricam, bu işin peşini bırakmasınlar. İçimize bir nebze olsun su serpsinler. Dayanamıyorum, kaldıramıyorum. Benim 2 tane çocuğum var, onlar beni hayata bağlıyor, ama bittim yani. Umarım bir başkasının başına gelmez, ben yandım başkası yanmasın" diye konuştu.

    "ALPEREN BAYILDI BİZ HASTANEDEYİZ" DEMİŞLER

    Verilen çelişkili ifadelerden dolayı suçlarının ortaya çıktığını söyleyen baba Serkan Sakin, "Biz şikayetçi olduk. Ben işten çıktım bana telefon geldi eşimden beni de alır mısın otobüs durağından diye. Eşimi aldım alışverişe girdik, alışverişimizi yaparken bize telefon geldi, Alperen bayıldı dediler. Biz hastanedeyiz dediler. Ben de acilen konum atın dedim. Attıkları konumun Medical Park ile hiçbir alakası yok. Başka bir hastaneye gittik, ondan sonra tekrardan geri döndüm. Ben nereye gitmem gerekiyor dedim, Medikal Park dediler. Bu sefer gittiğim zaman zaten içeride acile kaldırmışlar çocuğu ama beni içeriye almadılar. Güvenlikçilere ne kadar da yalvardıysam kar etmedi. Bana en ufak bir haber verin çocuğum öldü mü, yaşıyor mu diye. Küçücük bir haber verin ben bekleyeyim, sıkıntı değil. Ama bana kimse haber vermedi, sonradan doktor içerinden çıktıktan sonra yüzüme direk ex oldu demesi, o beni daha bir fazla yıktı. Otopside tam anlamıyla bir sonuç çıkmadı. Çünkü parça alınmış, başka bir servise gönderilmiş. Servisten sonucun gelmesi belli bir zaman zarfında olacakmış. O yüzden beklemedeyiz. Çelişkili ifadelerden dolayı, konuşanlardan dolayı suçları ortaya çıkmış" dedi.

    'UYKUDAN UYANMADI'

    Telefonda kendisine 'Saat 12 buçukta uyutuyoruz, saat 4 - 4 buçuk gibi uyandırıyoruz. Ama baktık ki Alperen uyanmadı' denildiğini belirten baba Sakin, 'Bir de şöyle bir durum var, hastaneye gittiğimizde kreş sahibiyle karşılaştığımızda cevap şu şekildeydi 'Saat 12 buçukta uyutuyoruz, saat 4 - 4 buçuk gibi uyandırıyoruz. Ama baktık ki uyanmadı, ondan sonra apar topar aldık buraya geldik' dediler. Bize de telefonda zaten Alperen bayıldı biz hastanedeyiz dediler. Ancak durum öyle değil. Çocuğum sabahın 7 buçuğundan akşamın 4 buçuğuna kadar arabanın içerisinde nefessiz kalmış" diye konuştu.

    ÖĞRETMEN İFADESİNİ DEĞİŞTİRMİŞ

    İfade veren öğretmenlerden birinin ifadesini de değiştirdiğini söyleyen Serken Sakin, "Öğretmenlerden biri vicdanen rahat olmadığından dolayı ifadesini değiştiriyor, doğru olanı söylüyor ve bütün gerçek ortaya çıkıyor. Bir de kamera kayıtları var. Ben kayıt için birkaç defa gittim kreşe. Kreşinin sahibinin odasındaki ekrandan benim çocuğumun nerede olduğunu ne yaptığını görebiliyordum. Şu an koşturuyor, oyuncak alıyor eline, arkadaşlarıyla oynuyor gibi. Olayın olduğu gün ise duydum ki kamera kayıtları bugün yok, yahu bugün olmadı dediler. Bunlar çok abesle iştigal. Çünkü ben bizzat gördüm orada kamera var ve çekim yapıyor. Kamera kayıtlarını silmişler ya da silmemişler o konuda benim tam bir bilgim yok. Arabanın içerisinde kamera olup olmadığını da bilmiyorum" dedi.

    9 SAAT SERVİSTE KAPALI KALMIŞ

    Hiç bir çocuğun 10 dakika havasız kaldı diye vefat etmeyeceğini söyleyen baba, "Ben bir babayım, Alperen 10 dakika havasız kaldı da böyle oldu, 5 dakika havasız kaldı da böyle oldu falan diye yazanlar olmuş. 10 dakika 5 dakika havasız kalmakla bir çocuk vefat etmez. Benim çocuğum 7 buçuktan 4 buçuğa kadar yani 9 saat o arabanın içerisinde havasız kalmış. Ben de eşim de çalışıyoruz diye ve burası güvenilir bir kreş diye oğlumuzu bu kreşe verdik. Kesinlikle davacıyım" dedi.

    Odatv.com

    Yazı kaynağı : www.odatv4.com

    9 saat servis aracında unutulan 3 yaşındaki Alperen yaşamını yitirdi... Servis korsan çıktı

    9 saat servis aracında unutulan 3 yaşındaki Alperen yaşamını yitirdi... Servis korsan çıktı

    <video:805094>

     İzmir'in Çiğli İlçesi'nde, kreşe giden 3 yaşındaki Alperen Sakin, uyuduğu okul servisinde unutulunca havasızlıktan yaşamını yitirdi. Sakin ailesinin 3 çocuğundan en küçüğü olan küçük Alperen'in ailesinin 2 yıl önce Almanya'dan kesin dönüş yaparak İzmir'e yerleştiği ve baba Sakin'in emlak danışmanlığı yaptığı öğrenildi.

    Çocuğunun hayatını kaybettiği olayda büyük bir ihmal olduğunu söyleyen Serken Sakin, "Sabahın 7 buçuğunda ben oğlumu servise veriyorum. Araçta servis annesi ve servis şoförü var. Zaten servis şoförü kreşin sahibinin eşi. Çocukların kreşe giriş saatinde arabadan inerken benim çocuğum arabada unutuluyor. Ondan sonra çocukların bezlerini değiştirme saati. Bir defa burada bir yanlış var. Çocuğun bezlerini değiştirme saati diye bir şey yok. Çocuk altına da yapar, bunun belli bir zamanı yoktur. Kontrol edersiniz ya da çocuk şikayet eder değiştirilir. O saate kadar benim çocuğum arabanın içinde. Düşünün 4 buçuğa kadar, 4 buçuğa kadar benim çocuğum o arabanın içinde kalmış ve havasızlıktan ölmüş." dedi.

    "YOKLAMA DA YAPILMAMIŞ"

    Çocuklar servisten inip anaokuluna girdiğinde yoklamanın yapılmadığının da anlaşıldığını söyleyen acılı baba, "Bez değiştirmek istedikleri zaman vatandaşlardan birisi soruyor, 'Ya Alperen'in altını biz bugün aldık mı?' diye. Okulda yoklama da yapılmamış. Ondan sonra servisin içerisinde çocuğun unutulduğu anlaşılıyor. Bu nasıl bir duygu? Şimdi benim canımdan can gitti. Benim 3 tane yavrum var. Bir insanın vücudunu 3 parçaya bölün, sonra birisini kopartın bakayım. Benim yavrum gitti. Ben Türk adaletine güveniyorum. Bu işin peşini bırakmayacaktır. Benim çocuğum belki yarının başbakanıydı, yarının cumhurbaşkanıydı, yarının genelkurmay başkanıydı. Biz vatan sevdalısı insanlarız. Vatanımıza milletimize aşık olan insanlarız. Benim devletimizden tek ricam, bu işin peşini bırakmasınlar. İçimize bir nebze olsun su serpsinler. Dayanamıyorum, kaldıramıyorum. Benim 2 tane çocuğum var, onlar beni hayata bağlıyor, ama bittim yani. Umarım bir başkasının başına gelmez, ben yandım başkası yanmasın" diye konuştu.

    "ALPEREN BAYILDI BİZ HASTANEDEYİZ" DEMİŞLER

    Verilen çelişkili ifadelerden dolayı suçlarının ortaya çıktığını söyleyen baba Serkan Sakin, "Biz şikayetçi olduk. Ben işten çıktım bana telefon geldi eşimden beni de alır mısın otobüs durağından diye. Eşimi aldım alışverişe girdik, alışverişimizi yaparken bize telefon geldi, Alperen bayıldı dediler. Biz hastanedeyiz dediler. Ben de acilen konum atın dedim. Attıkları konumun Medical Park ile hiçbir alakası yok. Başka bir hastaneye gittik, ondan sonra tekrardan geri döndüm. Ben nereye gitmem gerekiyor dedim, Medikal Park dediler. Bu sefer gittiğim zaman zaten içeride acile kaldırmışlar çocuğu ama beni içeriye almadılar. Güvenlikçilere ne kadar da yalvardıysam kar etmedi. Bana en ufak bir haber verin çocuğum öldü mü, yaşıyor mu diye. Küçücük bir haber verin ben bekleyeyim, sıkıntı değil. Ama bana kimse haber vermedi, sonradan doktor içerinden çıktıktan sonra yüzüme direk ex oldu demesi, o beni daha bir fazla yıktı. Otopside tam anlamıyla bir sonuç çıkmadı. Çünkü parça alınmış, başka bir servise gönderilmiş. Servisten sonucun gelmesi belli bir zaman zarfında olacakmış. O yüzden beklemedeyiz. Çelişkili ifadelerden dolayı, konuşanlardan dolayı suçları ortaya çıkmış" dedi.

    'UYKUDAN UYANMADI'

    Telefonda kendisine 'Saat 12 buçukta uyutuyoruz, saat 4 - 4 buçuk gibi uyandırıyoruz. Ama baktık ki Alperen uyanmadı' denildiğini belirten baba Sakin, 'Bir de şöyle bir durum var, hastaneye gittiğimizde kreş sahibiyle karşılaştığımızda cevap şu şekildeydi 'Saat 12 buçukta uyutuyoruz, saat 4 - 4 buçuk gibi uyandırıyoruz. Ama baktık ki uyanmadı, ondan sonra apar topar aldık buraya geldik' dediler. Bize de telefonda zaten Alperen bayıldı biz hastanedeyiz dediler. Ancak durum öyle değil. Çocuğum sabahın 7 buçuğundan akşamın 4 buçuğuna kadar arabanın içerisinde nefessiz kalmış" diye konuştu.

    ÖĞRETMEN İFADESİNİ DEĞİŞTİRMİŞ

    İfade veren öğretmenlerden birinin ifadesini de değiştirdiğini söyleyen Serken Sakin, "Öğretmenlerden biri vicdanen rahat olmadığından dolayı ifadesini değiştiriyor, doğru olanı söylüyor ve bütün gerçek ortaya çıkıyor. Bir de kamera kayıtları var. Ben kayıt için birkaç defa gittim kreşe. Kreşinin sahibinin odasındaki ekrandan benim çocuğumun nerede olduğunu ne yaptığını görebiliyordum. Şu an koşturuyor, oyuncak alıyor eline, arkadaşlarıyla oynuyor gibi. Olayın olduğu gün ise duydum ki kamera kayıtları bugün yok, yahu bugün olmadı dediler. Bunlar çok abesle iştigal. Çünkü ben bizzat gördüm orada kamera var ve çekim yapıyor. Kamera kayıtlarını silmişler ya da silmemişler o konuda benim tam bir bilgim yok. Arabanın içerisinde kamera olup olmadığını da bilmiyorum" dedi.

    9 SAAT SERVİSTE KAPALI KALMIŞ

    Hiç bir çocuğun 10 dakika havasız kaldı diye vefat etmeyeceğini söyleyen baba, "Ben bir babayım, Alperen 10 dakika havasız kaldı da böyle oldu, 5 dakika havasız kaldı da böyle oldu falan diye yazanlar olmuş. 10 dakika 5 dakika havasız kalmakla bir çocuk vefat etmez. Benim çocuğum 7 buçuktan 4 buçuğa kadar yani 9 saat o arabanın içerisinde havasız kalmış. Ben de eşim de çalışıyoruz diye ve burası güvenilir bir kreş diye oğlumuzu bu kreşe verdik. Kesinlikle davacıyım" dedi.

    AMCASI: ONU YARGILAYAN HAKİM KENDİ ÇOCUĞUNA YAPILMIŞ GİBİ YARGILANSIN

    Üç gün önce İzmir'e gelen küçük Alperen'in amcası Ahmet Sakin, yaşadıkları acının tarifi olmadığını, hala Alperen'in öldüğüne inanamadıklarını belirtti. Alperen'in hiç bir şeyi olmadığını belirten amca Sakin, ''Alperen cana yakın, oyunu seven güçlü bir çocuktu. Ben önce Allahın adaletine sığınıyorum, bunu yapan şahıs bizi seyredecektir mutlaka, elini vicdanına koysun, 16.30'a kadar bekletsin bu İzmir sıcağında, kapıları da kapatsın otursun çocuğunu seyretsin, ancak bizim acımızı o şekilde paylaşabilir. Ordan ben çok üzgünüm, hakimin karşısına çıktığında çok pişmanım demesin. Onu yargılayan hakimden Allah rızası için, kendi çocuğuna yapılmış gibi yargılasın onu. Sayın savcıma da rica ediyorum, kendisi bizim yerimizde olsa ne yapardı, o şekilde yargılasın bu insanları.'' şeklinde konuştu.

    ''ÇOK NEŞELİ BİR ÇOCUKTU, UÇTU GİTTİ"

    Alperen'in ölümünün ardından sarsılan Annanesi ise, ''O gün ben onu sevdim sevdim, ayranını verdim, sütünü verdim. Güzelce okşadım, kucakladım. Kucakladıktan sonra o da beni kucakladı, 'Annane' dedi öyle ayrıldık. Çok neşeli bir çocuktu, uçtu gitti.'' dedi.

      İKİ SERVİS ÇALIŞANI GÖZALTINA ALINDI

    Otopsisi yapılan minik Alperen daha sonra Doğançay Mezarlığı'nda toprağa verildi. Olaydan sonra geniş çaplı soruşturma başlatan polis, olayla ilgili servis şoförü T.İ. ile rehber personel D.K.'yi gözaltına aldı. İfadelerinde suçsuz olduklarını belirten iki şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından 'Taksirle ölüme sebebiyet vermek' suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Çocuklarının ölümüyle büyük üzüntü yaşayan Serkan ve Buket çiftinin okuldan ve servis görevlilerinden şikayetçi oldukları ve dava açacakları öğrenildi.

    SERVİS ŞOFÖRÜ TUTUKLANDI

    İzmir'in Çiğli İlçesi'nde 3 yaşındaki Alperen Sakin'in uyuduğu kreş servisinde havasızlıktan boğularak yaşamını yitirmesiyle ilgili gözaltına alınıp, adliyeye sevk edilen servis şoförü T.İ., 'Dikkat ve özen hükümlülüğüne aykırı davranma ile ölüme sebebiyet verme' suçlamasıyla çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Serviste görevli D.K. ise savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

    Ayrıca, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, olayın tüm yönleriyle araştırılması için müfettiş görevlendirdiklerini söyledi.

    <video:805373>

    DEDE KREŞ ÖNÜNDE SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ

    İZMİR'in Çiğli İlçesi'nde, kreş servisinde unutulduğu için havasızlıktan hayatını kaybeden 3 yaşındaki Alperen Sakin'in ölümüyle alakalı kreş yetkililerinin ilk ifadelerinde yalan söyledikleri ortaya çıktı. Alperen'in uyku saatinde uyuduğunu ve bir daha uyanmadığını söyleyen okul yetkilileri, polisin ısrarlı sorgusu sonrasında gerçeği açıkladı.

    Öte yandan 64 yaşındaki dedesi Sabahattin Sakin, olayın yaşandığı kreşin önüne gelerek, "Torunumu öldürdünüz, torunumu bana geri verin" diyerek feryat etti. Olay, Salı sabah saatlerinde Köyiçi Mahallesi'nde meydana geldi. Kurumsal bir firmada gayrimenkul danışmanı olarak çalışan Serkan Sakin ile elektronik mühendisi olan ve çalışan Buket Sakin çifti, 3 yaşındaki oğulları Alperen'i kreşi dört ay önce aylık 800 TL ödeyerek kreşe yazdırdı. Salı günü çocuklarını götürmek üzere okul servisine bindirdi. Servis şoförü 47 yaşındaki T.İ. ile rehber personel 18 yaşındaki D.K., Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Çiğli Özel Sevgi Yumağı Anaokulu'na geldiklerinde öğrencileri indirmeye başladı. Rehber personel D.K., bu sırada ağlayan bir öğrenciyi alarak okula girdi. Serviste uyuyan Alperen'i fark etmeyen şoför aracı, okulun yanında bulunan ve otopark olarak kullanılan boş arsaya çekti. Öğle yemeğinde Alperen'in yokluğunu fark eden öğretmenler, okulu ve bahçesini aramaya başladı. Öğretmenlerin çabası yetersiz kalınca okulun güvenlik kameraları incelendi. Görüntüleri izleyen okul yönetimi Alperen'in okula hiç girmediğini gördü. Bunun üzerine okul servisine bakan görevliler minik Alperen'i sabah oturduğu koltukta hareketsiz halde bulunca Karşıyaka'da özel bir hastaneye kaldırıldı. Ancak minik Alperen'in havasızlıktan öldüğü anlaşıldı.

    POLİSİN ISRARI GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI

    Olayı aileye "Alperen bayıldı hastanedeyiz acil gelmeniz gerekli' diye veren okul yönetiminin polise ilk ifadelerinde olayı sakladıkları öğrenildi. Polise verilen ifadelerde, Alperen'in uyku saatinde uyutulduğu ve bir daha uyanmaması üzerine hastaneye götürüldüğü söylendi. Ancak ifadelerden şüphelenen ve duyum alan İzmir Emniyet Müdürlüğü cinayet büro ekiplerinin ısrarlı sorgusu sonrasında Alperen'in kreş servisinde unutulduğu için öldüğü ortaya çıkarıldı. Okul müdürünün aynı zamanda eşi olan servis şoförü T.İ., ifadesinde sabah 7.30'da Alperen'i evinden aldığını, Alperen'in serviste yolculuk sırasında uyuduğunu, okula geldiklerinde ise başka bir çocuğun ağlaması üzerine onunla ilgilendikleri için Alperen'i unutmuş olabilecekleri söylediği öğrenildi. T.İ. ayrıca Alperen'in okulda olmadığını fark ettikleri andan itibaren aramaya başladıklarını anacak sonuç çıkmaması üzerine en son servise 16.30 gibi baktıklarını ve Alperen'in cansız bedenini bulduklarını söyledi. Diğer şüpheli D.K. ise ifadesinde Alperen'in kemeri bağlı bir şekilde uyuduğunu, kreşe geldiklerinde öğrencileri dikkatli bir şekilde indirdiği sırada bir öğrencinin ağlamaya başladığını ve onu kucağına alarak okula götürdüğünü söyledi. Gerçeği ortaya çıkaran polisler, servis şoförü T.İ. ile rehber personel D.K.'yi gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından iki şüpheli 'Taksirle ölüme sebebiyet vermek' suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden T.İ. tutuklanırken, D.K. savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

     KREŞ 3 GÜN KAPANDI

    Öte yandan minik Alperen'in yaşamını yitirdiği kreş yetkililerinin suskunluğu devam ederken, kreşin kapısına "Kreş 3 gün süreyle kapalıdır" yazısı asılarak eğitime ara verildiği duyuruldu. Kreş Facebook adresinden bugün sabah saatlerinde siyah kurdele ile 'Yastayız' paylaşımı yaptı. Öğrenci velileri ve vatandaşlar, paylaşımın altına tepki ve eleştiri yüklü mesajlar yazdı. Okulu sorumsuzlukla suçlayan vatandaşlar, okulun kapatılması istedi. Paylaşıma yorum yapan bir kadın ise olayın yaşandığı gün kreşin bahçesinde doğum günü kutlandığını belirterek, Alperen servis içinde can çekişirken, doğum günü kutlandığını öne sürdü. Kreşin önündeki sessizliği ise minik Alperen'in dedesi Sabahattin Sakin'in feryatları böldü. Kreşin önüne gelen dede Sakin, "Torunumu öldürdünüz, torunumu bana geri verin" diyerek feryat etti. Kalp hastası olan Sakin, ayakta durmakta zorlanırken, "Torunumu dün toprağa verdim. Onu subay elbisesiyle görmek varken kefeni giydirdiler. Onu toprağa yakıştıramadım. Keşke ben ölseydim. Torunum, Alperen'im. Torunumu öldürenlerin idamı istiyorum. Küçücük çocuk nasıl unutulur. Hiç mi vicdanınız yok" dedi.

     SERVİS ARACI KORSAN ÇIKTI 

    İzmir’in Çiğli ilçesinde, 3 yaşındaki Alperen Sakin’in servis aracında unutularak havasızlıktan hayatını kaybetmesi üzerine, İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı açıklamada bulundu. Bostancı, “Okul servisi olarak kullanılan söz konusu aracın hiçbir belgesi yok, araç korsandır” dedi.

    Servis aracında unutularak hayatını kaybettiği iddia edilen minik Alperen’i taşıyan aracın korsan olduğunun söyleyen İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı, “Öncelikle şunun altını çizmek istiyorum küçük Alper bir servis aracında değil korsan bir servis aracında unutuldu. Biz yıllardır korsan servisler ile mücadele veriyoruz. Bu konuda da devlet büyüklerini, yetkilileri defalarca uyardık. Bu konuda artık harekete geçmenin zamanının geldiğini düşünüyorum. Anaokulu, etüt merkezleri, kreşler gibi yerlerin servis taşımacılığı yapması engellenmeli. Servis taşımacılığını, servis taşımacılığı yapan eğitim almış arkadaşlar yapmadığı zaman maalesef böyle acı örneklerle karşılaşıyoruz. İnşallah bu olaydan bir ders alınır ve böyle bir olay bir daha yaşanmaz. Biz buradan tekrar korsana “hayır” diyoruz. Ayrıca servis araçları rant olmaktan çıkarılmalı ve minik Alper’in ölümüne sebep olan aracın korsan olduğu her taraftan anlaşılıyor” diyerek aileye başsağlığı diledi.

    Yazı kaynağı : www.cumhuriyet.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap