Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    preveze deniz savaşı hangi padişah döneminde yapıldı

    1 ziyaretçi

    preveze deniz savaşı hangi padişah döneminde yapıldı Ne90'dan bulabilirsiniz

    Preveze deniz savaşı kısaca özeti: Tarihi, sonuçları, önemi, nedenleri ve sonuçları

    Preveze deniz savaşı kısaca özeti: Tarihi, sonuçları, önemi, nedenleri ve sonuçları

    Kanuni Sultan Süleyman devrinde denizlere de hakim olmak isteyen Osmanlı imparatorluğu, gerçekleştirilen bu çalışmalar neticesinde ilk meyvelerini almayı başlamıştı. Preveze deniz savaşı Kanuni döneminde yapılan denize verilen önem neticesinde denizlerde güçlenen Osmanlı imparatorluğunun elde etmiş olduğu bir zaferdir. Preveze deniz savaşı Adriyatik denizinde gerçekleşmiş olan bir savaştır.

    PREVEZE DENİZ SAVAŞI KISACA ÖZETİ

    Kutsal İttifak Osmanlı'ya karşı birleşmişti. Kanuni Sultan Süleyman Barbaros Hayrettin Paşa'yı çağırmıştı. Elde etmiş olduğu başarılar neticesinde Barbaros Hayrettin Paşa'ya Kanuni Sultan Süleyman tarafından "Kaptan-ı Derya" unvanı verildi. Hemen çalışmalara başlayan Barbaros Hayrettin Paşa tersanelerde pek çok gemi geliştirdi. Ayrıca birçok denizcinin de yetişmesini sağladı. Barbaros Hayrettin Paşa'yı denizden Kanuni karadan Osmanlı büyük bir güç haline gelmişti.

    Barbaros Hayrettin Paşa kısa süre içerisinde Tunus'u fethetti. Kısa süre içerisinde İtalya'ya dayandı. Yaşanan bu fetihler batı dünyasında büyük endişe uyandırıyordu. Yapılan bu kutsal ittifak Osmanlı'ya karşı bir donanma oluşturdu. Bu donanmanın başına da Avrupa'nın en başarılı denizcisi getirildi. Haçlı donanması Kurfa adası etrafında toplanıyordu. Barbaros Hayrettin Paşa Osmanlı'nın tüm deniz gücünü toplayarak Preveze'ye doğru hareket etti. Haçlı donanmasının toplamda 600 tane donanması bulunuyordu. Osmanlının ise 122 gemisi bulunuyordu.

    Barbaros Hayrettin Paşa donanması savunma mı taarruz mu yapacağını kararlaştırmakta zorlandı. Barbaros Hayrettin Paşa rüyasında gördüğü savaş stratejisini uyguladı. Haçlı ordusu ilk olarak gemilerini İnebahtı’yı almak için harekete geçirdi. Bunun üzerine Osmanlı donanması ise gemilerini körfezden çıkardı. Türk donanması arkadan hilal biçiminde haçlı donanmasını çevreledi. Haçlı ordusunun lehine bir rüzgar esiyordu. Osmanlı donanmasına karşı ilk hücumu rüzgarında etkisiyle gerçekleştirdi. O sırada Barbaros Hayrettin Paşa tehlikeyi sezerek tüm askerlerine taarruz emri verdi. Güneyden esen rüzgar aniden kesilmişti. Haçlı ordusu kalyonları hareketsiz kaldı. Başlatılan top atışları Osmanlı donanmasına isabet etmedi. Çünkü menzili düşüktü. Osmanlı topları Haçlı ordusu toplarından daha uzun menzilli idi. Osmanlı donanması büyük bir top atışı ile Haçlı donanmasının gemilerini bir bir batırıyordu.

    Haçlı donanmasından toplam 60 kanyon bu top atışları sayesinde battı. Haçlı ordusuna iyice ilerlemek isteyen Osmanlı ordusu büyük bir hücum ile kalyonları yararak ilerledi. Haçlı donanması büyük kayıplar veriyordu. Hızlı manevra kabiliyeti olan Osmanlı donanması gemileri tek tek batırıyordu. Üç taraftan gelen top atışı ile Haçlı donanmasının tüm gemileri geri çekilmeye zorlandı. Bu şekilde Preveze deniz savaşı Osmanlı imparatorluğu zaferi ile sonuçlandı.

    PREVEZE DENİZ SAVAŞI TARİHİ

    Preveze Deniz Savaşı 28 Eylül 1538 yılında gerçekleşmiş olan bir savaştır.

    PREVEZE DENİZ SAVAŞI SONUÇLARI

    - Akdeniz büyük bir Türk gölü haline geldi.

    - Suriye ve Mısır'ın deniz güvenliği sağlanmış oldu.

    - Venedikliler Osmanlı devletine savaş tazminatı ödemeye mecbur kaldı.

    PREVEZE DENİZ SAVAŞI ÖNEMİ

    Osmanlı tarihinin en önemli deniz savaşıdır. Bu savaş ile birlikte Osmanlı denizlerde de tek gücün kendisi olduğunu tüm dünyaya göstermiş oldu.

    Preveze Deniz Savaşı Nedenleri

    - Batı'nın Osmanlı'yı denizlerde büyük tehlike olarak görmesi

    - Osmanlı'nın Avusturya ile mücadelesinden faydalanmak istenmesi

    Yazı kaynağı : www.milliyet.com.tr

    Preveze Deniz Muharebesi

    Preveze Deniz Muharebesi

    Preveze Deniz Muharebesi, 28 Eylül 1538 tarihinde Yunanistan'ın kuzeybatısındaki Preveze'de Osmanlı Donanması ve Papa III. Paulus'ün çabalarıyla bir araya gelen Haçlı donanması arasında gerçekleşen deniz muharebesi. Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki Osmanlı Donanması, Amiral Andrea Doria komutasındaki Haçlı Donanması'nı imha etti. Bu deniz muharebesi sonucunda Akdeniz'de Osmanlı Donanması'na karşı koyabilecek bir donanma kalmadı ve Türk hakimiyeti başlamış oldu.[4]

    Öncesi[değiştir | kaynağı değiştir]

    1537'de, büyük bir Osmanlı donanmasını komuta eden Barbaros Hayreddin Paşa; Venediklilerden Ege ve Yunan denizlerinde bulunan Sire, Egine, Aniye, Bara, İstendil, Kerpe, Kaşot (Çoban) ve Nakşa adalarını alarak Nakşa Dükalığı'nı Osmanlı topraklarına kattı. Daha sonra yine Venediklilerin elinde bulunan Korfu Adası'nı kuşattı ve o sıralar İspanyol toprağı olan İtalyan çizmesinin güney ucundaki Calabria sahillerini tahrip etti.

    Bu tehdit üzerine Papa III. Paulus Şubat 1538'de, Barbaros Hayreddin Paşa'yı durdurmak için İspanyol İmparatorluğu, Venedik Cumhuriyeti, Ceneviz Cumhuriyeti, Papalık Devleti ve Malta Şövalyeleri kuvvetlerinden Kutsal İttifak adını verdiği bir Haçlı donanması oluşturmayı başardı.

    Kuvvetler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Barbaros Hayreddin Paşa'nın komutası altında 122 kadırga ve galyot ile 12.000 levent vardı. Kutsal Birlik donanması ise 112 kadırga, 50 kalyon ve 140 barka olmak üzere 300 küsur (bazı kaynaklara göre 600 küsur) parça idi ve 60.000 askeri taşıyordu. Haçlı donanmasının kumandanı, o sıralar Kutsal Roma Cermen İmparatoru Şarlken'in hizmetinde olan Cenevizli Amiral Andrea Doria idi.

    Konumlanma[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kutsal Birlik donanması Korfu Adası yakınlarında bir araya geldi. Amiral Marco Grimani komutasındaki Papalık filosu ve Vincenzo Capello komutasındaki Venedik filosu ilk gelenlerdi. 22 Eylül 1538'de de Andrea Doria beraberindeki İspanyol-Ceneviz filosu ile onlara katıldı.

    Doria varmadan önce Grimani, birlikleri Preveze Kalesi yakınlarında karaya çıkarmayı denedi. Ancak Osmanlı kuvvetleriyle peş peşe birkaç defa karşılaşarak kayıp vermesi üzerine Korfu'ya çekildi. O esnada Barbaros hala Ege'deki İstanköy Adasındaydı. Ancak o da Osmanlı donanmasının geri kalanıyla birlikte demir aldı ve yolu üzerindeki Kefalonya Adasını ele geçirdikten sonra Preveze'ye vardı.

    Sinan Reis, Barbaros Hayreddin Paşa'ya askerleri Narda Körfezi'nin girişinde bulunan ve Preveze'ye yakın bir konuma sahip olan Actium'a yerleştirme önerisinde bulundu. Barbaros ilkin bu fikre karşı çıksa da, daha sonra bu hamlenin Türk zaferini garanti altına alacağı anlaşıldı. Actium'daki kaleyi tutan Türk askerleri Barbaros'un filosunu topçu ateşiyle desteklerken Doria'yı da gemilerini sahilden uzakta tutmaya zorlayacaktı.

    Haçlıların zafer elde edebilmeleri için Actium'a asker çıkarmaları gerekiyordu. Ancak Grimani'nin giriştiği ilk hücumda geri püskürtülmesinden sonra Doria, karada da bir bozgun yaşamaktan korkuyordu. 25 ve 26 Eylül'de iki kez daha, ancak bu sefer Actium'un tam karşısındaki Preveze Kalesi'ni hedefleyerek, askerlerini karaya çıkarma girişiminde bulunan Haçlılar, Murat Reis tarafından geri püskürtüldü.

    Ters bir rüzgârın onları Türklerin bulunduğu kıyılara sürüklemesinden korkan Doria'nın gemilerini sahilden epey uzakta tutması Barbaros Hayreddin Paşa'ya avantaj sağlıyordu. Bu duruma düşmek istemeyen Doria, 27 Eylül'ü 28 Eylül'e bağlayan gece 30 mil güneye hareket etti ve rüzgâr dindiğinde Lefkada Adası yakınlarındaki Sessola'ya demirledi. O gece Doria ve komutanları ellerindeki en iyi seçeneğin İnebahtı'ya doğru bir saldırı düzenlemek ve Barbaros'u savaşmaya zorlamak olduğuna karar verdiler.

    Muharebe[değiştir | kaynağı değiştir]

    Şafak sökerken Türklerin üzerlerine doğru geldiğini gören Doria çok şaşırmıştı. Barbaros Hayreddin Paşa da demir alıp güneye ilerlemişti. Turgut Reis 6 büyük galyotla beraberdi ve sol kanat kıyıya iyice sokulmuştu. Sayıca az Osmanlı kuvvetlerinden böylesine cesur bir saldırı beklemeyen Doria, Grimani ve Capello'nun baskılarına rağmen, ancak 3 saat sonra demir almak ve savaşa hazır olmak için emir verebildi.

    İki donanma nihayet 28 Eylül 1538'de, Narda Körfezi'nde, Preveze açıklarında birbirlerine nişan aldı.[5]

    Rüzgârın olmaması Doria'nın zararınaydı. Muazzam silahlara sahip Venedikli devasa sancak gemisi Galeone di Venezia rüzgârsızlık yüzünden kıyıdan 4, Sessola'dan 10 mil açıkta hareketsiz kalmıştı. Haçlı gemileri Galeone di Venezia'nın yardımına koşmak için çabalayadursun, Osmanlı kadırgalarınca etrafı sarılan gemi, saatlerce süren çetin bir çarpışmada Osmanlı gemilerine epey hasar verse de ele geçirilmekten kurtulamadı.

    Nihayet rüzgâr esmeye başladığında Haçlı donanması harekete geçti. Doria ilk olarak Türkleri denize çekmek üzere tasarlanmış birkaç manevra gerçekleştirdi. Sicilya valisi Ferrante Gonzaga karma filonun sol kanadını, Malta Şövalyeleri sağ kanadını tutuyordu. Doria en hızlı kadırgalarından dört tanesini Gonzaga ve Malta Şövalyeleri'nin arasına, ön merkez cepheye yerleşmiş olan yeğeni Giovanni Andrea Doria'nın komutasına verdi. Doria'nın kadırgalarıysa onların arkasında, Grimani ve Capello'nun yönetimindeki Papalık ve Venedik kadırgalarının ise önünde uzun bir hat oluşturacak biçimde yerleşmişti. En arkada ise Alessandro Condalmiero (Bondumier) komutasındaki Venedik kalyonları ile Francesco Doria komutasındaki İspanyol-Portekiz-Ceneviz kalyonları barkalar ve destek gemileriyle birlikte konuşlandırılmıştı.

    Osmanlı donanması Y şeklinde bir dizilişe sahipti. Barbaros; Sinan Reis, Cafer Reis, Şaban Reis ve oğlu Hasan Reis (daha sonra Hasan Paşa) ile beraber merkezdeydi. Seydi Ali Reis sol kanada, Salih Reis sağ kanada komuta ediyordu. Murat Reis, Güzelce Mehmet Reis ve Sadık Reis'in eşlik ettiği Turgut Reis arka kanada komuta ediyordu. Türkler, Venedik, Papalık ve Malta gemilerini hızla devreye soktu, ancak Doria, merkez kuvvetlerini Barbarossa'ya karşı harekete geçirmekte tereddüt etti, bu da çok fazla taktik manevraya ve çok az mücadelede bulunmaya yol açtı. Barbarossa, iki taraf arasındaki sayısal farkın çoğunu oluşturan Hıristiyan gemilerini hareketsizleştiren rüzgar eksikliğinden yararlanmak istedi. Bu baretler, nispeten daha hareketli kadırgalarından ve kadırgalarından onlara binen Türklere kolay av oldular. Doria'nın Osmanlı gemilerini barikatlarının top ateşi ve kadırgalar arasına sıkıştırma çabaları başarısız oldu.

    Günün sonunda, Türkler 128 gemiyi batırdı, yok etti veya ele geçirdi[6] ve yaklaşık 3.000 esir aldı. Türkler herhangi bir gemi kaybetmediler ama 400 ölü ve 800 yaralı verdiler. Ancak, Alessandro Condalmiero komutasındaki Venedik amiral gemisi Galeone di Venezia'nın top ateşi sonucu bir dizi Osmanlı gemisi ciddi şekilde hasar görmüştü.

    Ertesi sabah, elverişli bir rüzgarla İspanyol-Ceneviz gemilerini riske atmak istemeyen Doria, Venedik, Papalık ve Malta komutanlarının savaşa devam etme çağrılarına kulak asmadan Korfu'ya doğru yola çıktı ve savaş alanını terk etti.

    Sonrası[değiştir | kaynağı değiştir]

    Doria'nın yalan söylediği yaygın olarak tahmin edilmektedir ve isteksiz olmasının, kendi gemilerini riske atma isteksizliğinden kaynaklanıyordu (kişisel olarak önemli sayıda "İspanyol-Cenova" filosuna sahipti) ve memleketinin azılı rakibi ve o dönemde Osmanlı saldırganlığının birincil hedefi olan Venedik'e karşı uzun süredir devam eden düşmanlığı vardı.[7]

    1539'da Barbaros geri döndü ve İyonya ve Ege Denizlerinde kalan neredeyse tüm Hıristiyan karakollarını ele geçirdi.

    Ekim 1540'ta Venedik ile Osmanlı İmparatorluğu arasında, Türklerin Mora ve Dalmaçya'daki Venedik mülklerinin ve Ege, İyonya ve Doğu Adriyatik Denizi'ndeki eski Venedik adalarının kontrolünü ele geçirdiği bir barış anlaşması imzalandı. Venedik ayrıca Osmanlı İmparatorluğu'na 300.000 duka altın savaş tazminatı ödemek zorunda kaldı.

    1560 yılında Preveze zaferi ve ardından Cerbe Savaşı'nda kazanılan zaferle Osmanlılar, Akdeniz'deki iki başlıca rakip güç olan Venedik ve İspanya'nın çabalarını geri püskürtmeyi başardılar. Akdeniz'deki büyük ölçekli filo savaşlarında Osmanlı üstünlüğü, 1571'deki İnebahtı Savaşı'na kadar rakipsiz kaldı.

    Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    PREVEZE DENİZ MUHAREBESİ

    PREVEZE DENİZ MUHAREBESİ

    Osmanlı donanması ile müttefik Haçlı donanması arasında 4 Cemâziyelevvel 945’te (28 Eylül 1538) meydana gelen Preveze Deniz Muharebesi, Akdeniz’de Osmanlı hâkimiyetini kesin olarak belirlemesi bakımından büyük öneme sahiptir. Kanûnî Sultan Süleyman’ın 944’te (1537) Pulya ve Korfu üzerine düzenlediği seferin sonuçsuz kalmasına rağmen Barbaros Hayreddin Paşa’nın dönüşte Kiklad adalarını ve Nakşa Dukalığı ile birlikte bazı Sporad adalarına ele geçirmesi Osmanlılar’ın yeni hedefleri açısından belirleyici olmuştur. Osmanlılar’ın Ege ve Adriyatik’teki Venedik adalarına ve topraklarına yönelik faaliyetleri karşısında Papa III. Paolo’nun öncülüğünde Şubat 1538’de hıristiyan devletleri arasında denizlerdeki hâkimiyet mücadelesini kazanmak ve Osmanlılar’ı Akdeniz’den uzaklaştırmak amacıyla bir ittifak yapıldı.

    Bu sırada İspanya donanması amirali Andrea Doria’nın Mısır’dan İstanbul’a mal götüren gemileri ele geçirmek için Girit civarında beklediği haberini alan Barbaros Hayreddin Paşa, 9 Muharrem 945’te (7 Haziran 1538) kırk kadırgalık donanmasıyla İstanbul’dan ayrıldı. Asıl amacı Andrea Doria’ya engel olmak ve Adalar denizini Venedikliler’den temizlemek olan bu donanmaya 3000 yeniçeriyle Kocaeli, Teke-ili, Hamîd-ili ve Alâiye beyleri de katılmıştı. Barbaros önce Kuzey Sporad adalarından İşkatoz’u ele geçirdi. Bu sırada İstanbul’da hazırlıkları tamamlanan doksan gemilik ilâve donanma ve Sâlih Reis ile Mısır’dan gelen yirmi gemilik filo Barbaros’a katıldı. Gelen bazı gemiler tamire muhtaç olduğundan Gelibolu’ya ve bir kısmı da Eğriboz’a gönderildi. Kalan gemilerle yoluna devam eden Barbaros Hayreddin Paşa, Andre ve Serifos/Koyunluca adalarını ele geçirdiği gibi daha önce fethedilen İstendil ve İşkiroz adalarını vergiye bağlayarak aldığı esir ve ganimetleri yedi gemiyle İstanbul’a gönderdi. 15 Safer 945’te (13 Temmuz 1538) Girit önlerine ulaşan ve bir hafta süren akınlarda zaman zaman kıyıya asker çıkaran Barbaros pek çok esir, ganimet ve kale toplarını İstanbul’a yolladı. Bu esnada Kerpe ve Kaşot adalarını fetheden Osmanlı donanması İstanköy civarında iken Anadolu ve adalardan kürekçi ve asker tedarik etti. Daha sonra İstanpulya adası alındı ve Eğriboz’a giden Barbaros Hayreddin Paşa burada tekrar Sâlih Reis filosu ile birleşti (Celâlzâde, vr. 320b-321a; Kâtib Çelebi, s. 75-78). Venedik’e verilen 1 Cemâziyelâhir 947 (3 Ekim 1540) tarihli ahidnâmede Venedik’ten alınan adaların tam bir listesi bulunmaktadır (Gökbilgin, I/2 [1964], s. 121-128).

    Osmanlı ilerlemesini durdurmak üzere kurulan İspanya, papalık ve Avusturya arasındaki ittifaka Venedik, Portekiz, Malta ve Ceneviz’in katılması ile Andrea Doria kumandasında büyük bir hıristiyan donanması meydana getirildi. Korfu’da Şevval 944’te (Mart 1538) toplanmaya başlayan müttefik donanması, 12 Rebîülâhir 945’te (7 Eylül 1538) tamamlanarak Narda körfezinin kuzey girişindeki Preveze Kalesi’ni kuşattı. Bunu haber alan ve derhal Eğriboz’dan ayrılan Barbaros Hayreddin Paşa, Turgut Reis kumandasında yirmi gemilik bir gönüllü filosunu öncü olarak yolladı. Turgut Reis, Zenta sularında kırk gemilik bir düşman filosu ile karşılaştı ve durumu Modon’da bulunan Barbaros’a bildirdi. Buna karşılık Zenta’daki bir müttefik filosu da Preveze’ye giderek Andrea Doria’yı Osmanlı donanmasının gelişinden haberdar etti. Bunun üzerine Preveze’den ayrılan müttefik donanması Korfu’ya çekildi. Barbaros da Preveze Kalesi’nin tahrip edilmesine karşılık Kefalonya adasını yağmaladı. 29 Rebîülâhir 945’te (24 Eylül 1538) Preveze Kalesi’ne gelip burayı tamir ve tahkim ettikten sonra körfezde hazır durumda beklemeye başladı. Ertesi gün yeniden Preveze açıklarında demirleyen müttefik donanmasının mevcudu, bilgiler farklı olmakla beraber İspanya ve Portekiz seksen kalyon, Venedik on kalyon ve yetmiş kadırga, papalık otuz altı kadırga, Malta on kadırga, Ceneviz bir kalyon ve elli iki kadırga ile diğer devletlere ait kırk dokuz kalyon olmak üzere toplam kare yelkenli 140 kalyon, 168 kadırga ve pek çok nakliye gemisiyle 55.000 askerden oluşuyordu. Buna karşılık Barbaros’un donanmasında kadırga türü 122 gemi ve 20.000 asker bulunuyordu (Celâlzâde, vr. 323a; Mehmed b. Mehmed er-Rûmî [Edirneli]’nin Nuhbetü’t-tevârîh ve’l-ahbâr’ı, vr. 58b; Kâtib Çelebi, s. 78-79; Bradford, s. 185-186).

    Aradaki güç dengesizliği sebebiyle nasıl hareket edilmesi gerektiği konusunda farklı görüşler ortaya çıktı. Barbaros’un topladığı savaş meclisinde donanmanın Narda körfezinde kalması tavsiye edildi. Sinan Reis ve taraftarları, karaya asker çıkartılarak müttefik donanmasının karşısındaki kıyılara yerleştirilmesini, böylece Preveze Kalesi’nin korunmasını tavsiye ediyordu. Barbaros Hayreddin Paşa buna karşı çıkarak Andrea Doria’nın ateş hattına girecek birlikleri kolaylıkla imha edeceğini ileri sürüyor ve savaşın körfez dışında olmasını arzu ediyordu. Müttefiklerin karargâhında ise karaya asker çıkartarak Preveze Kalesi’nin teslim alınması ve Barbaros’un körfezde sıkıştırılması fikri ağır basıyordu. Andrea Doria buna karşı çıkarak bir fırtınanın vukuu halinde donanmayı geri çekmek gerekeceğinden karadaki askerlerin tehlikede kalacağını söylüyordu. Bu plan gereği 23, 24 ve 25 Eylül’de yapılan üç hücum Osmanlı muhafızları tarafından geri püskürtüldü (Bradford, s. 191-192). Körfezin girişi sığ olduğu için müttefik donanmasındaki kalyonlar içeri giremiyordu, fakat giriş kapatıldığından Osmanlı donanmasının da önü kesilmişti.

    1 Cemâziyelevvel 945’te (25 Eylül 1538) müttefik donanmasından bir saldırı gerçekleştiyse de onlara karşılık Turgut Reis, Murad Ağa ve Güzelce Mehmed Reis emrindeki Osmanlı gemileri harekete geçerek körfezden çıkmış ve bu saldırıyı püskürtmüştü. 3 Cemâziyelevvel (27 Eylül) Cuma günü Barbaros donanmasıyla körfezden dışarı açılmış ve 6 mil gittikten sonra hilâl şeklinde savaş nizamı almıştı. Vakit geçirmeden bütün kadırgalar baş kısımlarındaki üçer topu ateşlemek suretiyle savaşı başlatmış, Andrea Doria’nın bu şaşkınlıkla donanmasını yanlış bir manevra ile tehlikeli bir konuma getirdiği sırada Barbaros kırk gemilik bir filoyu müttefik donanmasını ikiye ayırmak üzere göndermiş ve bunu gören Andrea Doria donanmasına Korfu’ya doğru geri çekilme emri vermişti. Bu durum karşısında Barbaros havanın da kararması sebebiyle donanmasını Narda körfezi dışında Preveze önlerinde demirledi.

    4 Cemâziyelevvel (28 Eylül) günü Andrea Doria, kendisi savaş taraftarı olmamakla beraber topladığı savaş meclisinin kararı gereği savaşmak üzere geri geldi ve onları karşılamak üzere Osmanlı donanması da sıra halinde müttefik donanmasına doğru ilerledi. Barbaros, donanmasını yeniden hilâl şeklinde düzenleyerek kendisi merkezde, Sâlih Reis sağ kanatta, Seydi Ali Reis sol kanatta, Turgut Reis de gönüllü reislerden oluşan filosuyla bu hattın arkasında yer aldı. Müttefik donanmasında ise İspanya imparatorluk donanmasına kumanda eden Andrea Doria’dan başka Venedik donanmasına Vicenzo Capello, papalık donanmasına Marco Grimani kumanda ediyordu ve donanma komutanları arasında bir fikir birliği yoktu.

    Borda düzeninde ve üç saf halinde dizilen müttefik donanmasının ilk sırasının önünde Bondulmier’in emrindeki büyük Venedik kalyonu olmak üzere siper görevi yapacak olan kalyonlar, ikinci sırada kadırgalar ve üçüncü sırada diğer küçük gemiler dizilmişti. Andrea Doria ikinci sıradaki kadırgaların başındaydı. Bu düzene göre iki donanma Preveze açıklarında karşılaştığı sırada rüzgâr güneyden esiyordu ve müttefik donanmasının lehine, Osmanlı kadırgalarının aleyhine bir durum söz konusuydu. Bundan endişelenen ve çaresiz kalan Barbaros kendi askerinin mâneviyatını yükseltmek için Kur’an’daki muhtemelen, “Dilerse O (Allah), rüzgârı durdurur da onun -denizin- üstünde kalakalırlar” âyetiyle (eş-Şûrâ 42/33), “Ey iman edenler, Allah’ın size olan nimetini hatırlayın; hani size ordular saldırmıştı da biz onlara karşı bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik” âyetini (el-Ahzâb 33/9) birer kâğıda yazdırıp gemisinin iki yanına denize bıraktı. Nihayet rüzgârın kesilmesi ve bu defa müttefik donanmasındaki kalyonların hareketsiz kalması üzerine (Gazavat-ı Hayrettin Paşa, s. 204) Andrea Doria öndeki kalyonlardan yoğun bir top ateşi başlattı. Ancak kalyon toplarının menzilinin kısa olması sebebiyle bütün gülleler denize düştü. Barbaros’un karşı hücumunda kadırgaların top menzilinin daha uzun olması sayesinde önce kalyonlar hedef alınıp vuruldu. Müttefikler ikinci sıradaki kadırgalarla Osmanlı donanmasını çevirme harekâtına giriştilerse de ağır top atışı ve Turgut Reis’in çevirme harekâtı ile geri püskürtüldüler. Andrea Doria, Osmanlı donanmasını iki ateş arasına alma planını birkaç kere daha denemek istedi. Fakat her defasında Barbaros’un karşı manevraları dolayısıyla başarısız kaldı. Bu saldırılarda müttefik donanmasının ön safında bulunan kalyonların çoğu tahrip edildi. Müttefik donanmasını yarmak için hücum emri veren Barbaros birinci sırayı ikiye ayırarak Andrea Doria kumandasındaki kadırgalara saldırdı. Turgut Reis’in de kendi filosuyla arkadan çevirmesi üzerine imha edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalan Andrea Doria geri çekilme kararı aldı. Bu yüzden Venedik donanması komutanı Capello tarafından savaşmamakla suçlandığı ileri sürülür. Osmanlı donanması beş saat süren bu savaşın ardından geri çekilen müttefik donanmasını takip etmişse de fırtına çıkması ve havanın kararması sebebiyle fenerlerini söndüren Andrea Doria’nın izini kaybetti. Barbaros iki saat süren bir takipten sonra geri dönerek Ayamavra’da sabaha kadar bekledi; pek çok esir ve ganimet almış olarak Preveze’deki üssüne döndü. Savaşta müttefik donanması kalyon türü 128 gemisini kaybetti (Celâlzâde, vr. 322b-326a; Lokmân b. Hüseyin, vr. 67a; Mehmed b. Mehmed er-Rûmî [Edirneli]’nin Nuhbetü’t-tevârîh ve’l-ahbâr’ı, vr. 58b-59a; Kâtib Çelebi, s. 80-82; Bradford, s. 197-208). Preveze deniz zaferinin haberini Boğdan seferi dönüşünde Yanbolu’da bulunan Kanûnî Sultan Süleyman’a 20 Cemâziyelevvel 945’te (14 Ekim 1538) Barbaros’un oğlu Hasan Bey ulaştırdı. Barbaros’tan gelen fetihnâme devlet erkânı tarafından ayakta dinlendi ve büyük bir sevinç vesilesi oldu (Celâlzâde, vr. 322b; Mehmed b. Mehmed er-Rûmî [Edirneli]’nin Nuhbetü’t-tevârîh ve’l-ahbâr’ı, vr. 58b).

    Bu sırada elinde kalan donanmasıyla Hersek kıyılarındaki Kotor körfezinde bulunan Nova’ya saldıran Andrea Doria, 3 Cemâziyelâhir 945’te (27 Ekim 1538) işgal ettiği kaleye 3-4000 asker yerleştirerek bölgeden ayrıldı (Celâlzâde, vr. 331b). Nova Kalesi’nin işgal edildiği haberinin alınmasına rağmen mevsim geçtiği için İstanbul’a dönen donanma kış mevsiminde yeniden hazırlandı. 15 Muharrem 946’da (2 Haziran 1539) 155 gemilik bir donanma ile İstanbul’dan hareket eden Barbaros’un maiyetinde reis, savaşçı, kürekçi ve halatçı olmak üzere 27.204 kişi bulunuyordu (BA, MAD, nr. 523, s. 560-565). Karadan Ulama Paşa emrindeki beş sancak askerinin de katılmasıyla üç hafta süren bir kuşatmadan sonra Nova Kalesi 22 Rebîülevvel 946’da (7 Ağustos 1539) geri alındı (Lutfî Paşa, s. 369; Lokmân b. Hüseyin, vr. 67a; Arıkan – Toledo, s. 276). Celâlzâde, Nova’nın geri alınma tarihini 9 Rebîülâhir (24 Ağustos) olarak vermektedir (Tabakātü’l-memâlik, vr. 335a-336a). Bu sırada Preveze Kalesi de tamir edildi (BA, MAD, nr. 523, s. 71-73).

    Preveze Deniz Muharebesi’nin kazanılmasında Barbaros’un taktiği yanında donanmadaki gemi cinslerinin de etkisi olmuştur. Müttefik donanmasındaki büyük kalyonlara karşılık Osmanlı donanmasında sadece kadırgaların bulunması ve savaşın kadırgaların zaferiyle sonuçlanması, Osmanlı donanmasında uzun süre kadırga türü gemilerin tercih edilmesine yol açacaktır. Akdeniz kıyılarının fizikî durumu ve iklimi kadırgalar lehine önemli bir avantaj sağlıyordu. Orta Akdeniz’de durgun havalar günlerce sürüyor ve yelkenli gemiler koylarda ve küçük limanlarda kullanışsız hale geliyordu. Yelkenlilerin seri hareket edememesi ve manevra kabiliyetinin azlığına karşılık top menzili daha uzun olan kadırgalar süratle hareket edebiliyor, sığ yerlerde dolaşabiliyordu.

    Hıristiyan dünyası Preveze Deniz Muharebesi’yle Akdeniz’deki hâkimiyetini kesin biçimde kaybetti (Braudel, II, 152, 176). Preveze hıristiyan devletleri için olduğu kadar Osmanlı Devleti denizciliği için de bir dönüm noktası oldu. O zamana kadar esas olarak bir kara devleti olan Osmanlılar tam anlamıyla deniz siyasetinin içine girdiler. Preveze’den sonra müttefik Avrupa devletleri bir daha ancak İnebahtı’da (1571) Osmanlı Devleti’ne karşı çıkabildi. Preveze’deki müttefik hıristiyan devletlerinin mağlûbiyetini sonuçları bakımından İnebahtı’daki Osmanlı mağlûbiyetiyle karşılaştırmak anlamsızdır. Preveze’nin sonuçları bir asrın üçte birini Osmanlılar lehine etkilediği halde İnebahtı’nın ertesi yılı Akdeniz’e açılan yeni Osmanlı donanması karşısına savaşacak bir donanma dahi çıkmamıştı.

    Yazı kaynağı : islamansiklopedisi.org.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap