Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    semiallahü limen hamideh rabbena ve lekel hamd

    1 ziyaretçi

    semiallahü limen hamideh rabbena ve lekel hamd Ne90'dan bulabilirsiniz

    Semiallahü Limen Hamideh Ne Demek? Semiallahü'den Sonra Ne Söylenir?

    Semiallahü Limen Hamideh Ne Demek? Semiallahü'den Sonra Ne Söylenir?

    Semiallahu limen hamideh; namaz kılkarek söylenir. Namazda rükudan kalkarken semiallahü limen hamideh denir.

     Semiallahü Limen Hamideh Ne Demek?

     Semiallahu limen hamideh sözleri namaz kılarken söylenir. Namaz kılan bir Müslümana günde 5 kez farz kılınmış olan namaz eda edilirken semiallahü limen hamideh sözleri söylenir. Semiallahü limen hamideh sözleri rükudan kalkarken söylenir. Bu durumda namazın rekat sayısına göre her namazda defalarca semiallahü limen hamideh denir.

     Semiallahü limen hamideh sözleri Arapça olup Türkçe anlamı ise şöyledir:" Allah, kendisine hamd edenleri işitir." Namazın bir bölümünde söylenen bu sözün öncesinde namaz kılan kişi rükuya eğilmiştir. İşte namazın bu aşamalarının manevi değerini Mevlana çok güzel bir şekilde ifade eder. Mevlana' nın ifadesiyle "...insan Rabbinin hesap anındaki sorularına cevap veremeyerek iki büklüm utancından rükuya eğilirken, Rabbinin lütfuyla tekrar ayakta huzura duruma imkanıyla sevincini bu şekilde dile getirir. Yani, " Semiallahu limen hamideh" diyerek "Allah, kendisine hamd edenleri işitir" diyerek ifade eder. 

     Semiallahü' den Sonra Ne Söylenir?

     Namaz kılan kişi rükudan kalkarken "semiallahü limen hamideh" der ve devamında şunları söyler:"Rabbena leke'l-hamd". Semiallahü limen hamideh anlam itibariyle " Allah, kendisine hamd edenleri işitir" denildikten sonra devamında Rabbena leke'l-hamd denilerek yani "Hamd, Rabbimiz içindir" ifadesi söylenir.

     Rabbena leke'l-hamd ifadesinin manası ise çok anlamlıdır. Çünkü insan bu ifade ile sadece ve sadece hamdın Allah için olduğunu idrak edip ifade etmektedir. Hamd, kainatın yaratıcısı tek ve mutlak güç olan Allah'a yapılır. 

    Yazı kaynağı : www.milliyet.com.tr

    Rükudan doğrulurken "Semiallahü limen hamideh" dedikten sonra, "Rabbena lekel hamd" duası okunur. Bundan sonra Peygamberimiz dua okumuş mudur? "Hamden, kesiran, tayyiben, mübareken fîh..." denir mi?

    Rükudan doğrulurken

    Değerli kardeşimiz,

    a. Şafii ve Hanbeli mezhebinde, (cemaatin razı olması halinde) hem imam, hem cemaat için, "Rabbena lekel hamd" dedikten sonra, "mil'e's-semavati ve mil'el-ard ve mil'e ma şi'te min şey'in ba'du"(bu konudaki hadis için bk. Neylu'l-Evtar,II/251) demek sünnettir.

    Namazı tek başına kılan kimse ise, "Allahümme la mania lima a'tate.." şeklinde devam eden bir duayı da fazladan okuması müstehap görülmüştür. Hanefiler de bu duayı tek başına namaz kılan kimsenin okumasını uygun görmüşlerdir.(bk. El-Fıkhu'l-İslamî, I/705-706).

    b. Rufa b. Rafi' anlatıyor: Biz, Hz. Peygamber (asm)'in arkasında namaz kılıyorduk. Rukû'dan başını kaldırdığında "Semiallahü li men hamideh" duasını okudu. Hemen arkasında bulunan bir kişi "Rabbena leke'l-hamd, hamden kesiren tayyiben mübareken fih" şeklinde bir duayı okudu. Hz. Peygamber (asm), selam verdikten sonra, "O duayı okuyan kim?" diye sordu. Duayı okuyan adam: "Ben okudum." diye cevap verince, Hz. Peygamber (asm) "Otuz küsur meleğin bu duayı önce yazmak için birbiriyle yarışıyor olduklarını gördüm." diye buyurdu. (Ebu Davud, Salat 118, 119)

    Hadiste geçen بضْعَةً kelimesi üç ile dokuz arasındaki sayıları ifade etmek için kullanılır. Bu nedenle otuz küsur veya otuzdan fazla diye de tercüme edilebilir.

    Bu meleklerin sayısının otuz küsur oluşundaki hikmet şu olabilir: Bu duayı teşkil eden harflerin sayısı 34’tür. Her harfin sevabını yazmakla ayrı bir melek görevlendirilmiştir.

    Bu hadisi de göz önünde bulunduran Şafii alimleri, yukarıdaki dua ile birlikte bunu da okumanın sünnet olduğunu söylemişlerdir.(bk. Nevevî, Mecmu, III/420).

    c. Abdullah b. Ömer anlatıyor: Hz. Peygamber (asm)'le birlikte namaz kılmakta olduğumuz sırada cemaatten birisi, "Allahü ekber kebira ve'l-hamdülillahi kesîra ve sübhanellahi bükraten ve esîla" duasını okudu. Hz. Peygamber (asm): "Şu, şu sözleri söyleyen kim?" diye sordu. Cemaatten bir adam: "Ben söyledim, ey Allah'ın Resulü!" diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (asm), "Bunlar çok hoşuma gitti. Gök kapıları bunlar için açıldı." diye buyurdu.(Müslim, Mesacid,150; Tirmizi, Deavat, 127).

    Bir rivayette: "Namaza girdiği / başladığı zaman"(bk. Tirimizî, İkame, 2); başka bir rivayette: "Tetavvu / nafile namazlarında"(bk. Ahmed b. Hanbel, IV/80), ), Hz. Peygamber (asm)'in: "Üç defa Allahü ekber kebira, üç defa ve'l-hamdülillahi kesîra ve üç defa da sübhanellahi bükreten ve esîla" duasını okuduğu belirtilmiştir.

    Diğer bir rivayette ise, namazdan söz edilmeden ve sayılar belirtilmeden (bk. a.g.e), Hz. Peygamber (asm)'in ), "Allahü ekber kebira ve'l-hamdülillahi kesîra ve sübhanellahi bükreten ve esîla" duasını okuduğu ifade edilmiştir.

    Bununla beraber, hepsi de Cübeyr b.Mutim'in babasından aktarmasına rağmen, rivayetlerdeki farklılıktan kaynaklanan zafiyet bir tarafa, mezhep imamları tarafından da bununla amel edilmediği görülmektedir. Bizim gibi insanlara düşen görev -özellikle ittifak edilen konularda- hadislerin durumunu bizden daha iyi bilen İslam âlimlerine uymak ve her Müslümanın kendi mezhebine göre ibadetlerini yerine getirmesidir.

    Hanefilere göre en faziletlisi "Allahümme rabbenâ ve lekelhamd" dir. Sonra, "Rabbena ve leke'l-hamd" sözüdür. Sonra "Rabbena leke'l-hamd"dir. Hanbelîler ile Malikîlere göre ise en faziletlisi "Rabbena ve leke'l-hamd" sözüdür. Ancak nafile namazlarda diğer dualar da yapılabilir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet

    Yazı kaynağı : sorularlaislamiyet.com

    Rabbena lekel hamd - Dinimiz İslam

    SEMİALLAHU LİMEN HAMİDEH - Semi Allahu Limen Hamideh Ne Demek?

    SEMİALLAHU LİMEN HAMİDEH - Semi Allahu Limen Hamideh Ne Demek?

    Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

    “İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

    İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

    Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

    Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

    Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

    Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

    Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

    İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

    İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.

    Yazı kaynağı : www.islamveihsan.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap