Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    sigara ve alkol karaciğere nasıl zarar verir

    1 ziyaretçi

    sigara ve alkol karaciğere nasıl zarar verir Ne90'dan bulabilirsiniz

    Alkol karaciğeri nasıl etkiler

    Alkol karaciğeri nasıl etkiler

    Alkol karaciğeri nasıl etkiler

    Yaygın bir sorun olan karaciğer yağlanmasının bir nedeni de alkoldür... Genel kabul gören değerlendirmeye göre günde 20 gram alkol tüketimi karaciğeri yağlandırır. Bu sorun ise siroza kadar ilerleyebilir...

    “Alkolik karaciğer hastalığı; uzun süreli, fazla miktarda alkol kullanımına bağlı olarak gelişen karaciğer hastalığıdır” diyen İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, toplumumuzda yaygın görülen hastalıkla ilgili önemli bilgiler verip, uyarılarda bulundu…

    Kadınlarda günde 20 gram, erkeklerde ise 40 gram alkol karaciğer üzerinde toksik etkiye sahiptir. Kullanılan alkolün türü değil miktar ve kullanım süresi önemlidir. Alkollü içkinin içindeki alkol miktarı da önemlidir. Uzun süre alkol tüketen her kişide alkolik karaciğer hastalığı gelişmez. Ayrıca alkol ile birlikte ilaç kullanılması durumunda alkolün karaciğere vereceği zarar artabilir. Bu nedenle, eğer ilaç alırken alkol alacaksanız, konuyu mutlaka doktorunuza danışın.

    HANGi BELiRTiLER ORTAYA ÇIKAR?

    Karaciğer hastalıklarının başlıca belirtileri; yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, enfeksiyonlara karşı direnç düşüklüğü, sarılık (cildin ve göz aklarının sarı renk alması), karın boşluğunda sıvı toplanması, adale erimesi, sindirim sisteminden ciddi kanamalar (varis kanaması), beyin ve böbrek fonksiyonlarında bozukluklardır. Olay kalıcı hale gelmeden erken fark edilir ve alkol kesilir ise, karaciğer hücreleri kendini yenileyebilir.

    HASTALIĞI NELER TETiKLER?

    Karaciğer yağlanmasına şu etkenler yol açar: Alkolün miktar ve süresi. Alkol içim şekli (sürekli kullananlarda, aralıklı kullananlardan daha sık.) Beslenme bozukluğu (alkol ile birlikte proteinden fakir, kötü beslenme.) Kişinin genetik özellikleri. Cins (kadınlarda daha sık ve şiddetli.) Hepatit virüsleri (hepatit B, hepatit C ve diğerleri.) Sigara (alkol, sigara ayrılmaz ikili.) Karaciğerde demir artışı. Obezite. Hepatit B taşıyıcılığı.

    ALKOL METABOLiZMASI NASIL iŞLER? 

    İçilen alkolün bir kısmı midede bulunan enzimler tarafından metabolize edilerek, dolaşıma giren ve karaciğere giden alkol miktarı azaltılabilir. Normalde midede bulunan bu enzimlerin aktivitesi kadınlarda erkeklerden düşüktür ve kadınlar bu nedenle alkolik karaciğer hastalığı gelişimine daha yatkındır. Alkolün ancak yüzde 2-10 kadar nefes yolu ve böbreklerle vücuttan uzaklaştırılır ve geri kalan miktar ise karaciğerde metabolize edilir. Alkol hepatoksit içinde başlıca alkol dehidrogenaz (ADH), mikrozomal etanol okside edici sistem (MEOS) ve çok az olarak katalaz enzimi ile metabolize edilecektir. Alkol karaciğerde bu enzim sistemleri ile hidrojen ve asetaldehide metabolize olmaktadır. Alkolün toksik etkisinden bu iki toksik madde ve direkt alkol etkisi sorumludur.

    KAN TESTLERiYLE ANLAŞILABiLiR Mi?

    Karaciğer yağlanmasını gösteren spesifik kan testi yoktur. Karaciğer enzimleri olarak bilinen SGOT, SGPT, Alkali fosfataz, Gamma GT tetkikleri normal sınırlarda olabilir veya bu enzimlerin bir veya birkaçında hafif yükseklikler söz konusu olabilir. Albümin düzeyinde düşüklük, bilirubin düzeylerinde hafif yükseliş ve alkolik hepatit söz konusu olduğu zaman lökosit sayısında artış ve sedimentasyon yüksekliği görülebilir.

    TEŞHiSi kolay mıdır?

    Biyopsi dışında karaciğerin ultrasonografik tetkiki tanıyı koydurur. Ultrason basit yağlanma ile steatohepatit ( yağlanma+ yangı) arasında ayrım yapamaz, var ise siroz bulguları görülebilir.

    KANSERE DE YOL AÇABiLiR!

    İşte aşırı alkol tüketiminin neden olduğu hastalıklar şöyle sıralanabilir… Yağlanma, hepatit, siroz, pankreatit (pankreas iltihabı), hepatosellüler karsinom (karaciğer kanseri), hipertansiyon, alkolik kardiyomiyopati (alkole bağlı kalp yetersizliği), kanser, hepatit B aktivasyonu ve erken yaşlanma.

    KORUNMA YOLLARI NELERDiR?

    Alkolik karaciğer hastalığı riskini azaltabilecek faktörler şunlardır… Protein, antioksidan ve kolinden zengin bir diyet. Günde 4-5 fincan kahve. Tok durumda alkol kullanımı. Tabii ölçüsüne dikkat edilmeli. Eğer tüketilecekse günde iki kadeh veya azı ile yetinilmeli.

    Yazı kaynağı : www.sozcu.com.tr

    Prof. Dr. Yusuf Yılmaz / ALKOLE BAĞLI KARACİĞER HASTALIĞI

    Prof. Dr. Yusuf Yılmaz / ALKOLE BAĞLI KARACİĞER HASTALIĞI


    GENEL BAKIŞ

    Alkole bağlı karaciğer hastalığı üzerine makale hazırlanmıştır. İnsanoğlunun bilinen en eski karaciğer hastalığının alkolle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Elde edilen kanıtlar fermente içeceklerin M.Ö 10.000’li yıllarda (Neolitik Çağ) dahi var olduğunu göstermektedir.  Günümüz dünyasında da alkol, karaciğer hastalığının en sık nedenleri arasında yer almaktadır.

    Eğer alkole bağlı karaciğer hastalığınız varsa, karaciğeriniz yıllarca içtiğiniz fazla alkolden dolayı zarar görmüş demektir. Tedavi ile karaciğer hastalığınızın yol açtığı belirtiler düzelebilir, karaciğer hasarının ilerlemesi engellenebilir, karaciğer yetmezliği gibi çok ciddi risklerde azalma olabilir. Ancak tedavinin işe yarayabilmesi için en önemli şey alkolün bırakılmasıdır. Alkolün bırakılması konusunda da doktorunuz size yardımcı olacaktır.
     

    Karaciğer niçin önemlidir? Karaciğerin görevleri nelerdir?

    Karaciğeriniz karın boşluğunuzun sağ üst kısmında kaburganızın hemen altında bulunan yaşam için gerekli hayati bir organdır. Karaciğerin görevleri arasında vücudumuzun zehirlerden arındırılması, besinlerin depolanması, vücudumuz için gerekli hormonların, antikorların ve proteinlerin yapımı, besinlerin enerjiye dönüştürülmesi için gerekli enzimlerin, kırmızı kan hücrelerinin ve safranın üretimi dahil saymadığımız birçok önemli görevi daha vardır. Karaciğer bu işlevlerinden birini bile yapamazsa çeşitli hastalıklar oluşmaya başlar.

    Ne kadar alkol içersem karaciğer hastalığım olur? Alkol miktarı nasıl hesaplanır?

    Karaciğere zarar veren maddelerin başında alkol gelir. Karaciğeriniz ancak belirli bir miktarda alkolle baş edebilir. Eğer belirli bir miktarın üzerinde içiyorsanız, bu miktar karaciğer hücrelerinize zarar verir. Eğer buna yıllarca devam ederseniz, bu durum çok daha ciddi karaciğer hasarına yol açarak alkole bağlı karaciğer hastalığına yol açar. Herkeste  karaciğer hastalığı yapacak alkol miktarının ne kadar olduğu net değildir. Bazıları diğerlerine göre daha az miktarda alkol tüketmelerine rağmen daha kısa sürede alkole bağlı karaciğer hastalığına yakalanabilirler. Bu durum eğer şişmansanız, sigara içiyorsanız, hepatit B veya hepatit C gibi karaciğer hastalıklarınız varsa  daha çok görülür. Hastalığın ciddiyeti genetik eğiliminize,  kötü beslenme alışkanlıklarınıza, kullanmakta olduğunuz ilaçlara bağlı olarak değişebilir. Kadınlarda erkeklere göre, daha kolay alkolle ilişkili karaciğer hastalığı gelişir. 

    Alkole bağlı karaciğer hastalığının gelişmesi kullanılan alkol miktarına bağlıdır ve gram(gr) ile ifade edilir.  Günde erkekler için 20-40 gr, kadınlar için 10-20 gr’dan fazlaya denk gelen alkol tüketimi alkole bağlı yağlı karaciğer hastalığına neden olabilir. Alkollü içeceğin 100 ml’si içerisindeki alkol miktarının hesaplanmasında alkol derecesinin 0,8(alkolün özgül ağırlığı) ile çarpılması gereklidir. Çeşitli alkollü içeceklerin içerdiği ortalama alkol miktarı aşağıdaki tabloda verilmiştir (Tablo-1.)


    Alkole bağlı karaciğer hastalığı kaç çeşittir?

    Alkole bağlı karaciğer hastalığının 3 ana tipi vardır: Alkole bağlı karaciğer yağlanması(basit yağlanma), alkolik hepatit ve siroz. 

    1-Alkole bağlı karaciğer yağlanması
    Alkole bağlı karaciğer hastalığının ilk ve en sık karşılaşılan tipi karaciğer yağlanmasıdır. Bu evrede alkol hasarı karaciğerinizi değiştirmeye başlamış, karaciğerinizde yağ birikimi başlamıştır.  Kısa sürede yüksek miktarda alkol alınması da ağır karaciğer yağlanmasına neden olabilir. Genellikle günde 20 gr’dan fazla alkol tüketimi uzun sürede karaciğer yağlanmasıyla sonuçlanmaktadır. Ancak bir günde 300 gram alkol alınmasını takiben 3 gün içerisinde karaciğer yağlanması ortaya çıkabilmektedir. Günde 60 gr’dan fazla alkol tüketen kişilerin %90’ından fazlasında  karaciğer yağlanması gelişebilir.

    Genellikle belirti vermez. Karaciğer yağlanması sıklıkla ultrasonda saptanır. Kan testlerinde (AST, ALT, GGT gibi) anormallik şeklinde de karşımıza çıkabilir. Bu hastalarda karaciğer büyüyebilir. Bu durumda karın sağ üst tarafında belli belirsiz ağrıya yol açabilir. Alkole bağlı basit yağlanma genellikle belirti vermez, kendini sınırlayıcıdır ve alkolü bıraktıktan yaklaşık 4-6 hafta sonra tamamen normale dönebilir. Ancak  birçok bilimsel araştırma bu hastalarda alkolün bırakılmasına rağmen %5-15 oranında yine de siroza gidiş olabileceğini göstermiştir.

    2- Alkolik hepatit
    Hastalığın ikinci evresi alkolik hepatittir, hastalığın ciddi formudur. Karaciğerinizde yağlanmanın yanı sıra iltihap(karaciğer hücrelerinde şişme) da oluşmuştur. Sıklıkla akut bir hastalık tablosu olarak karşımıza çıkar. Bu hastalarda iştah kaybı, ateş, sarılık, bulantı, kusma, kilo kaybı, karında sıvı toplanması(asit), şuurda bozulma(ensefalopati) görülebilir. Ağır olgularda ölüm riski %50’ye ulaşır, yaşayan hastalar alkol kullanmaya devam ettiği takdirde %50’sinden fazlasında siroz gelişir. 
    Hafif alkolik hepatit alkolün kesilmesi ile normale dönebilir ancak ağır hastalarda karaciğer yetmezliği ve ölüm gelişebilir. Karaciğer testleri alkolik hepatitli hastalarda sıklıkla normal değildir. Alkolik hepatit siroz öncesi bir durum olabileceği gibi sirozu olan hastalarda da gelişebilir. Alkolik hepatitin gidişatı bayağı kötüdür. Alkolik hepatitin şiddeti Maddrey discriminant function (MDF) adlı formülle hesaplanabilir:[MDF   4.6 x(hastanın protrombin zamanı-kontrol protrombin zamanı) + total bilirubin (mg/dL)]. Sonucun ≥32 olması 1 aylık ölüm riskinin %30-50 olduğunu gösterir. 

    3- Alkolik siroz
    Alkole bağlı karaciğer hastalarının yaklaşık %10-20’sinde zaman içerisinde siroz gelişebilir. Siroz evresinde karaciğerde devam eden hasara bağlı olarak nedbe dokusu giderek artar ve bu nedbe dokusu zamanla sağlıklı karaciğer dokusunun yerini alır. Siroz gelişme riski 10 yıldan daha uzun süre alkol tüketen bireylerde (erkeklerde 60-80gr/gün, kadınlarda 20 gr/gün) %6-41 oranında artar.  Sirozlu hastada karaciğer kanseri, karaciğer yetmezliği gelişebilir. Alkolün kesilmesi siroz hastalığının şiddetinde belirgin düzelme sağlayabilir. 

    BELİRTİLERİ

    Alkole bağlı karaciğer hastalığının belirtileri nelerdir?

    Belirtileri hastadan hastaya çok değişir. Bazı hastalarda belirtiler erkenden ortaya çıkarken diğerlerinde belirtiler karaciğer hastalığı  ilerlemeden görülmez.  En sık görülen belirtiler:

    •Halsizlik, yorgunluk
    •İştahsızlık
    •Kilo kaybı
    •Sarılık
    •Ateş
    •Bulantı, kusma
    •Karnın sağ üst tarafında ağrı

    Hastalık ilerlediğinde görülebilen belirtiler:

    •Karında sıvı birikmesiyle oluşan karın şişkinliği
    •Ayaklarda şişme
    •Dışkıda kan (dışkı siyah renk alabilir)
    •Ağızdan kahve telvesi şeklinde kusmayla kan gelmesi
    •Uyku bozuklukları, konsantre olamama, şuurda dalgalanmalar, uykuya eğilim (Karaciğer iyi çalışmazsa toksinler vücutta artar ve beyni etkiler)

    KOMPLİKASYONLARI

    Alkolik hepatitte sarılık, karında sıvı toplanması(asit), enfeksiyon, sarılık, siroz, kanama,  böbrek yetmezliği, şuurda bozulma, koma hali gelişebilir.

    ÖNLEME

    Alkole bağlı karaciğer hastalığı riskini nasıl azaltabilirim?
    Alkolik hepatiti önlemenin tek yolu her tür alkolden kaçınmaktır. Alkole bağlı karaciğer hastalığı riskini azaltmak için günde 10-20 gr’dan fazla içilmemelidir.

     

    Hepatit C’den korunup hepatit B aşısı yaptırmalısın. Hepatit B veya C hastalığın varsa ve de alkol içiyorsan alkol içmeyenlere göre daha yüksek olasılıkla siroz hastalığın gelişebilir.
    Alkolle birlikte asla ilaç kullanılmamalıdır.

    TEŞHİS

    Alkole bağlı karaciğer hastalığının muayene ve laboratuar bulguları nelerdir? 

    Doktorunuz teşhisinizi koyabilmek için ne kadar alkol içtiğinizi soracak, muayenenizi yapıp bazı testler isteyecektir. Alkolik karaciğer hastalığında fizik muayene bulguları tamamen normal olabileceği gibi, siroz bulgularını da içerebilir. Parotis bezinde büyüme ve Dupuytren kontraktürü alkole bağlı karaciğer hastalıklarında diğer karaciğer hastalıklarına göre daha sık görülür. Alkolik hepatitte AST/ALT oranı genellikle 2’nin üzerindedir. AST tipik olarak 2-6 kat artmıştır. AST genellikle 500 IU/L, ALT 200 IU/L’nin altındadır, bunların üzerindeki değerler eşlik eden başka hastalığı (toksik hepatit, viral hepatit gibi) düşündürmelidir. Hastalarda GGT % 70-90 oranında yüksektir. Hastalarda bilirubin yüksekliği(5 gr/dl), PT uzaması, düşük albümin düzeyi, makrositoz, nötrofilik lökositoz, trombositopeni, sedimentasyon yüksekliği görülebilir. 
     

    Hastalığın tanısında ve hasarın ciddiyetinin saptanmasında hangi yeni yöntemler kullanılabilir?

    Fibroscan, alkole bağlı karaciğer hastalığı olanlarda karaciğer fibrozisini(hasarını) ağrısız, zararsız, kısa süren (<5 dk) bir ölçümle ortaya koyabilen bir cihazdır. Özellikle ileri evre fibrozis ve siroz teşhisini mükemmel bir doğrulukla ortaya koyabilir. Bunun yanı sıra cihazın CAP özelliği sayesinde karaciğer içindeki yağ miktarı çok hassas bir şekilde ölçülebilir. Cihaz ultrasonun saptayamayacağı kadar az miktardaki yağı gösterebilir. Üstelik hastalığın gidişatının takibinde de (yağlanma ve fibrozisin durumunu görmek için) kullanılabilir.  Doktorunuz ayrıca ultrason, tomografi veya MR isteyebilir.

    Alkole bağlı karaciğer hastalığında karaciğer biyopsisi yapılması şart mıdır?

    Karaciğer biyopsisi alkole bağlı karaciğer hastalığının teşhisi için nadiren kullanılır. Klinik tanıda şüphe varsa, açıklanamayan kalıcı enzim yüksekliği, eşlik eden başka karaciğer hastalığı veya hastalığın gidişatının(prognoz) tahminine katkısı olması için  karaciğer biyopsisi yapılabilir.

    HASTALIĞIN SEYRİ

    Bana ne olacak? Hastalığım nasıl seyredecek?

    Karaciğeriniz kendini iyileştirme yeteneğine sahiptir. Eğer karaciğer hastalığınız ileri evrede değilse ve ve alkolü bırakırsanız karaciğeriniz büyük ihtimalle iyileşecektir. Ancak içmeye devam ederseniz hayatınızı tehdit edebilecek kötü sonuçlar ortaya çıkabilir.

    Doktorunuz büyük olasılıkla belirli aralıklarla sizi kontrol edecek, kan tahlillerinizi isteyecektir. Eğer sirozunuz varsa her 6 ayda bir ultrason da isteyerek karaciğer kanseri taraması yapacaktır.

    Ciddi karaciğer hastalığı olanlar her ilacı kullanamaz. Bu nedenle bir ilacı kullanmadan önce doktorunuza danışmalısınız. Reçetesiz satılan ilaçlar, çeşitli bitkisel ilaçlar veya bitki kürleri de buna dahildir. Karaciğer hastalığınız varsa özellikle nonsteroidal antiinflamatuar grup olan ağrı kesicilerden kaçınılmalıdır. Parasetamol doktorunuza danışılarak belli bir miktarda kullanılabilir. Doktorunuza muayeneye gittiğinizde kullanmakta olduğunuz ilaç listesini mutlaka not alınız veya ilaçlarınızı beraberinizde getiriniz.

    Eğer alkole bağlı karaciğer hastalığınız var ve aşağıdaki belirtilerden biri varsa, bu ciddi bir soruna işaret edebilir, bu nedenle mümkün olduğunca kısa sürede hastaneye başvurunuz.

    •Ateş
    •Karın ağrısı
    •Nefes darlığı, hızlı nefes
    •Kalp hızında artma(>100/dk)
    •Sersemlik
    •Dışkıda katran rengi veya kan
    •Kanlı kusma


    TEDAVİ

    Tedavi nasıl olmalıdır?

    En iyi tedavi alkolün kesilmesidir. Eğer alkolü bırakamıyorsanız karaciğerinizin toparlanma şansı olmayacaktır ve muhtemelen karaciğer hastalığınız daha da kötüye gidecektir. Eğer karaciğeriniz çok hasta ise karaciğer nakline ihtiyaç duyulabilir, ancak alkole devam edenlerde ülkemizde nakil yapılmamaktadır.

    Alkole bağımlılık yapabilen bir hastalıktır(alkolizm). Bağımlılık durumundan daha iyi bir destek ve tedavi ile kurtulabilirsiniz. Alkol bağımlılığının tedavisinde çeşitli ilaçlar kullanılır. Ayrıca psikolojik destek(psikoterapi) ve rehabilitasyon programlarından yararlanabilirsiniz. Özellikle uzun süredir önemli miktarda alkol içenler alkolü aniden bıraktıklarında bazı alkol yoksunluk belirtileri ortaya çıkabilir. Terleme, titreme, bulantı, baş ağrısı, uykusuzluk, kaygı, sinirlilik, kalbin hızlı atması, algı bozuklukları bu belirtilerdendir. Doktorunuz  bu belirtilerin tedavisi için de ilaç verebilir.

    Bütün hastalar beslenme eksikliği(protein-kalori malnütrisyonu), vitamin ve mineral eksikliği yönünden değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.  Doktorunuz yeteri derecede kalori ve protein alabilmeniz için size toplamda 7-8 öğün (sabah kalkar kalkmaz, gece yatarkeni de içeren, ara öğünler dahil) önerebilir.
    Hafif-orta derece alkolik hepatitli hastalar yakından takip edilmelidir. Bu hastalara spesifik ilaç tedavisi önerilmez. Yoksunluk tedavisi ve beslenme desteği sağlanmalıdır.
    Şiddetli alkolik hepatiti olan hastalar hastanede mümkünse yoğun bakımda takip ve tedavi edilmelidir. Bu hastalara ilaç tedavisi gerekecektir.

    RANDEVU

    Prof. Dr. Yusuf Yılmaz’a muayene randevusu için 0533 616 11 65 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

    Yazı kaynağı : www.profdryusufyilmaz.com

    Prof.Dr. Orhan Özgür / Alkol ve Karaciğer

    Prof.Dr. Orhan Özgür / Alkol ve Karaciğer

    Sayın okuyucularım;  Bu  yazımızda  günlük  yaşamımızdaki  çok  önemli  bir tehlikeden bahsedeceğiz.’’ALKOL’’ …  

    İçinde %0,5’den fazla etanol bulunan içkilere ‘’ Alkollü İçkiler’’ adı verilir.Alkolün tarihi neredeyse insanlık  tarihi kadar eskidir.İlk bira yapımı 8 bin yıl önce Mezopotamyalılar tarafından yapılmıştır.Sümerlerin 6 bin yıl önce bira ve şarap tükettikleri bilinir.

    Alkole  bağlı  karaciğer hastalıkları özellikle alkol tüketiminin fazla olduğu batı toplumlarında daha fazla görülüyor. Alkol mide ve bağırsaklardan emilerek kana karışır. Alkolün parçalandığı yer karaciğerdir. Ancak karaciğerin sınırlı bir kapasitesi vardır.Birim zamanda zararsız hale getirebileceği alkol miktarı sınırlıdır. Belirli miktarın üzerinde alınan  alkol tüm vücudu, özellikle  beyni ve kalbi etkiler. Karaciğerin  fazla  miktarda  alkolü zararsız hale getirme işlemi sırasında, diğer  fonksiyonları aksar. Hele bu işlem çok uzun sürer ise  karaciğer hücreleri hasar görebilir, yapısal değişikliklere uğrayabilir .

    Alkollü  içkilerin  esas  maddesi  etanol karaciğerde parçalanırken karaciğer hücrelerini   tahrip etmektedir. Etanolün  yüzde  90'ı  karaciğerde parçalanır. Alkolün sindirimi sonucu  oluşan asetaldehit  karaciğer için tam bir zehirdir.Alkole  bağlı  karaciğer hastalıkları en basit olarak  karaciğer  yağlanması,  sonra alkole bağlı hepatit ve sonuçta  siroza kadar giden bir yelpaze içinde karşımıza çıkmaktadır. Yapılan  çalışmalarda  ülkemizde karaciğer sirozuna  yol  açan  faktörlerin  arasında  alkol  hepatit B ve C’ den sonra  3. sırayı işgal etmektedir.

    Alkolün karaciğer dışındaki zararları nelerdir ?

    ·         Yoğun alkol alımı midede gastrit, reflü hastalığı, ülser için risk faktörüdür.Aşırı  bulantı, kusmaya  bağlı mide zarında yırtıklar oluşur. . Mide ve yemek borusunda  iç kanamalar meydana gelir. Hazımsızlık, karın şişliğine yol açabilir. Barsak fonksiyonlarını etkiler. Hastalık düzeyinde şişmanlığa neden olabilir.

    ·         Kalp kasına zarar verir ve buna bağlı olarak kalp hastalıklarına yol açar (alkole bağlı kardiyomyopati). Kalp atışlarında düzensizlik meydana gelir. Kalp yetmezliğine neden olabilir.

    ·         Cinsel  fonksiyonlarda  sorunlara  neden  olur. Erkeklerde  sertleşme olmamasına neden olabilir. Kadınlarda ise adet  bozukluğuna  sebep  olabilir. Hamilelerde bebeğin gelişimini olumsuz  etkiler.

    ·         Yoğun alkol kullanımı kanser  gelişmesi  için ciddi bir risk faktörüdür. Özellikle yemek borusu, gırtlak, mide ve pankreas kanserlerine  neden olur.Alkole bağlı  pankreas  iltihabı gelişir.

    ·         Alkolün sinir sistemi  üzerine  ciddi  yan etkileri vardır.Sinirler alkole karşı  hassastır, alkol sinir hücrelerini  zedeler. El  titremeleri, tiklere  neden olabilir. Heyecan, telaş, korku, bunalım  içkinin meydana  getirebileceği  problemlerdir.

    ·         Alkol  ruhsal sorunlara da neden olabilir.Unutkanlık, irade  zayıflığı,hareketlerde ve konuşmalarda  kontrolsüzlük oluşabilir. İçki  beyni uyuşturur, yürümekte  zorluk  çekilir, kol ve bacaklarda çekilmeler , yüz  ifadesinde bozukluklara  neden olur.

    ·         Ayrıca, evliliklerde  huzursuzluğun ve boşanmaların  en önemli  nedeni   alkoldür.

    ·         Alkol  göz sinirlerini etkiler  ve  gözde  sulanma ve görme bozukluklarına  neden olabilir.

    ·         Alkol  kullanımına bağlı şiddetli baş ağrıları görülebilir.

    Alkolün  faydası  var mı?

    Alkolün  sağlığımıza  zarar  verdiği  konusunda  bir kuşkumuz olmamalıdır. Alkol kesinlikle  sağlığa zararlı  zehirli  bir maddedir.Ne  yazık ki  ülkemizde ve yurt dışında  alkolün  sosyal ortamlarda giderek  daha  yaygın bir  şekilde  içildiğini  görmekteyiz.Bu  durum  önemli  bir  sağlık  tehdidi olarak  görülmelidir.Bu  zararlı  içki  ya hiç kullanmamalı ya da aşırıya kaçmadan, vücudun  kaldırabileceği , karaciğerin  parçalayabileceği  dozlarda tüketilmelidir.  Son  yıllarda  düşük  doz alkol  alımının  özellikle  damarlar  üzerinde  bazı  yararlarının  olabileceği  ileri  sürülmektedir.Bu söylemler   alkol  tüketimini  teşvik etmemelidir !
     Gastroenteroglar olarak  önerimiz alkolü kullanmamanızdır. Kullanıyorsanız alkol oranı düşük içkileri -özellikle kırmızı şarabı- tercih ediniz.

    Ağrı kesicilerle birlikte alkol almayın !

    Bilindiği  üzere ülkemizde  yoğun  ağrı  kesici  ilaçlar kullanılmaktadır.Özellikle  Asetaminofen içeren  ilaçlar (parol, tylol hot ,vermidon  vb ilaçlar)  ile birlikte alkol kullanımı alkolün toksik etkilerini artırmaktadır.Bu nedenle alkol  alımı esnasında  ağrı kesici olarak bu grup ilaçların alınmamasını özellikle  vurgulamak  istiyorum.Prensip olarak  alkol  alımı esnasında hiçbir  ilaç almamaya özen göstermek  gereklidir.  Özellikle  uyku  ilaçları, ruhsal gevşetici, ağrı  kesici, antidepressan ve antibiyotiklerden  sakınmak gereklidir.

    Alkol  tüketimi beslenme bozukluğuna  yol açar. 1 gr alkolde 7 kalori vardır . Alkol  vücut  için  gerekli olan  besin  maddelerinden  yoksundur. İştahı  azaltır. Ayrıca ince barsak ve  pankreasa  zararlı  etkilerinden  dolayı  besinlerin  emilimini  bozar. Protein ,yağ ve karbonhidratlardan  fakir  beslenme, aç  karnına  içki  içme  ve  karışık  içki  içme  karaciğer hasarını daha da artırır. Ayrıca  yoğun alkol alımı nedeniyle vücutta  önemli  ölçüde vitamin ve  mineral eksiklikleri gözlenir. Bu  nedenle sürekli alkol içen kişilerin; folat, pyridoxin, B vitamini ,nikotinik asit ve  çinko, demir, magnesyum, kalsiyum ve selenyum gibi vitamin ve mineralleri almaları sağlık açısından önemlidir.

    Dünyada alkol tüketim sıklığı nedir?

    Dünyada  alkol tüketiminde ülkeler arasında farklılıklar  vardır. Amerikalı erişkinlerin yaklaşık 2/3’ü alkol tüketir.Çoğunluğu aşikar hastalık bulgusu  olmaksızın hafif  ve orta  miktarda  içer.
    Kişinin  alkolik  olduğunu  kabul etmemesi  alkolik  karaciğer  hastalığının  tedavisi  ve önlenmesinde önemli  bir problem  olmaya devam etmektedir.Ne  zaman bir hasta ile karşılaşsam ve alkolden bahsetsem, bana ilk  söylediği söz şudur; ‘’ Ben alkolik değilim’’.Amerikada  2004 yılında karaciğer hastalığından ölümlerin %44’ünün alkole bağlı olduğu belirtilmektedir. Alkole bağlı hastalıklar gelişmiş  ülkelerde  en  yüksektir.Buna karşın  gelişmekte  olan  ülkelerde  de alkol tüketiminde  önemli  artışlar gözlenmektedir.

    2008 yılında yapılan araştırmanın verilerine  göre ; erkeklerin 18.8’i alkol kullanıyor. Yüzde 17.3’ü bir dönem kullanmış, yüzde 63.9’u ise hiç kullanmıyor.

     Kadınların ise yüzde 3.3’ü kullanıyor, yüzde 3.7’si bir dönem kullanmış. Yüzde 93’ü hiç kullanmıyor. Şehirde yaşayan erkeklerin yüzde 19.5’i alkol kullanırken, kadınlarda bu rakam sadece yüzde 4.4 ile sınırlı. Kırsal kesimde yaşayan erkeklerin yüzde 17’si, kadınların ise yüzde 1.2’si alkol kullanıyor.

    Türkiye'de en fazla alkolü Batı Marmara Bölgesi tüketiyor. Her yüz kişiden 23'ü alkollü içki kullanıyor.
    Batı Marmara'yı, Ege Bölgesi (yüzde 19) ve İstanbul (yüzde 18) izliyor. En az alkol tüketen bölge yüzde 3'lük oranla Güneydoğu Anadolu Bölgesi. Yurt genelindeki alkol kullanım oranı ise yüzde 13 olarak belirlendi. 
    Alkol  kullanımının boşanmaya olan etkisi çok önemli bir konudur. Boşanmış her  yüz kadından 31'i, ayrıldığı  eşinin en beğenmediği üç özelliği arasında 'alkol kullanımı'nı saymıştır. Yine araştırma sonucuna  göre, 13 -18 yaş arasındaki gençlerin yüzde 89'unun alkol kullanmadığı, yüzde 11'inin ise bir  iki kez daha olsa alkol kullandığı ortaya çıktı. 
    Kaç yıl süreyle ne kadar alkol  alınırsa  siroz  riski söz konusudur?

    Her  ne kadar aşırı içki tüketenlerin çoğunda yağlı karaciğer görülmekle birlikte sadece az bir kısmında ileri  karaciğer hastalığı görülür.Bu eğilim aşağıda belirtilen risk faktörleri ile ilişkili olabilir.

    Alkolun  dozu ve içki düzeni son derece önemlidir.
    Erkeklerde >60-80gr/gün, kadınlarda >20gr/gün ≥10 yıl içki kullanılması  ile  siroz  riski artar.Ancak  bu miktarda içenlerin ancak  %6-41’inde siroz gelişir. Bir erkeğin karaciğer hasarı bulgularına sahip olması için günde en az 80 gr. olmak üzere 20 yıl sürekli alkol tüketimi yapması gerektiği saptanmıştır. İki duble rakı yaklaşık 80 gr alkol içerir. 70 cl.rakıda 250 gr alkol bulunmaktadır. Rakının saf alkol miktarı yüzde 42’dir. Genelde akşamları ‘bir ufak’, yani 35 cl. alkol içenler, 147 gram  saf alkol alır.

     Kadınlar için bu eşik değer günde 40 gr.dır (bir duble rakı). Kadınların alkole karşı dayanıklılığı erkeklere  göre daha düşüktür.

    Alkolün  verdiği  zarar  kişiden kişiye değişmektedir. Ancak  yapılan  araştırmalar    en düşük  riski belirlemeye çalışmıştır. Farklı  içkilerin  içerdikleri  alkol miktarları da farklıdır.  Bu nedenle  farklı içkileri  birbirlerine  eşitlemek  gerekir. Bunun için  standart  içki  tanımlaması yapılmaktadır.Buna göre bir standart içki; bir kadeh şaraba, bir küçük kutu biraya, bir tek (yarım duble) rakıya, cine, votkaya, viskiye eşittir. Bir haftada üst sınır erkekler için 21, kadınlar içinse 14 standart içkidir. Örneğin bu rakam erkekler için 21 kadeh şaraba, 10,5 duble rakıya tekabül eder.

    Rakı  masalarında fazla kolesterol  içeren beyin ve karaciğer  gibi sakatat türü gıdaların bulunmasını sağlık açısından doğru bulmuyoruz.Alkol ile birlikte bu cins beslenme  karaciğeri  fazlasıyla  yorar. Alkol tiryakilerinin , alkolle birlikte proteinli gıdalar (et, peynir, yoğurt, yumurta, balık gibi) tüketerek  kısmen de olsa karaciğeri  korumaları gerekir.

    İçmenin  düzeni de  riski  belirlemede  önemlidir.Hafta  sonu içmekten   ziyade  hergün  içmek , yemeklerin dışında içmek  ve  şarap dışı içkileri içmek  siroz riskini artırmaktadır.Vitamin A-E  eksikliği riski artırmaktadır. Hepatit C varlığı ile birlikte alkol kullanımı  siroz riskini  30 kat artırır.Sürekli alkol tüketen  kişilerin  mutlaka sarılık testlerini yaptırması, hepatit B ve hepatit C yönünden tetkik edilmesi şarttır.Hepatit B ‘ye karşı  bağışık değilse (anti HBs antikoru (-) ise) mutlaka hepatit  B aşısını yaptırması  gereklidir.
    *Cinsiyet
    Bayanlarda  alkole bağlı karaciğer tahribine 2 kat hassas olduğu ,erkeklere göre  daha  düşük dozda ve daha kısa süreli alkol alımında şiddetli alkole bağlı karaciğer hastalığı  gelişebileceği  belirtilmektedir. Aynı  miktarda  alkol alımından sonra erkek ve kadınlarda alkol kan düzeyinin farklı bulunduğu belirtilmektedir.Kadınlarda  midede  ADH (Alkol dehidrogenaz) aktivitesi erkeklere göre daha düşüktür.Bu  enzimin  alkol  eliminasyonunda  ciddi  rolü  vardır.
    *Kilo ve Tip 2 Şeker Hastalığı
    Vucut  kilosu  ve  açlık kan şekerinin yüksekliği, yoğun içki içenlerde karaciğer tahribinde bağımsız risk  faktörüdür.Şişman  iseniz  veya  şeker hastalığınız varsa alkollü içkiler riski artırmaktadır ,kesinlikle  içki içmeyiniz. Çünkü  böylelikle  diyabetin  hasarına alkolün hasarı da ekleniyor . Bunun yanı sıra tehlikeli  kan şekeri  düşmelerine rastlanıyor. Aç  karnına 2 kadeh  içki şekeri  iyice  düşürüyor ve karaciğer bunu  dengeleyemez  hale  geliyor.
    *Genetik

    Alkole  karşı  duyarlılıkta  genetik  yatkınlık önemli  bir faktör olarak karşımıza  çıkmaktadır.İkizlerde, alkoliklerin  birinci derecede akrabalarında  alkolizmin  4 misli fazla görülmesi  bunun göstergesidir.Alkolik bireylerin çocuklarında  alkol alışkanlığı gelişme olasılığı yüksektir.

    SON SÖZ: Alkol tüketimi kötü bir alışkanlıktır, mutlaka sakınınız

    Yazı kaynağı : www.orhanozgur.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap