Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    sonbahar sanattır diğerleri mevsim kimin sözü

    1 ziyaretçi

    sonbahar sanattır diğerleri mevsim kimin sözü Ne90'dan bulabilirsiniz

    Yedigöller: “Sonbahar sanattır, diğerleri mevsim”

    Yedigöller: “Sonbahar sanattır, diğerleri mevsim”

    Cemal Süreyya Yedigöller’i gördü mü bilinmez ancak Sonbaharda yolu bu orman denizine düşenler O’nun şu dizelerini tüm benliklerinde hissediyor: “Sonbahar sanattır, diğerleri mevsim…”
     

    Özel Çelik / BOLU – ‘“Sonbahar sanattır, diğerleri mevsim…” Cemal Süreyya bu sözleri kaleme alırken Yedigöller’i gördü mü bilinmez ancak, usta ressamların fırçasından çıkmışçasına önünüzde uzanan Sonbahar manzarası o sanatı gözler önüne seriyor. Yedigölleri gören herkesin dilinde ki ortak dizeye dönüşüyor usta şairin betimlemesi.

    Yedigöller her mevsim başka güzel. Sonbaharı ise anlatılmaz yaşanır. Renklerin farklı tonlarını doğada bir arada görmek isteyen ziyaretçilerin akınına uğrayan Yedigöller Milli Parkı, Sonbaharda adeta dolup taşıyor. Özellikle de fotoğraf tutkunları usta ressamların tuvalinden çıkmış görüntüler sunan Yedigöller’de farklı fotoğraflar çekmek için bölgeye akın ediyorlar. Fotoğrafçılarla birlikte kamp tutkunlarına da kucak açan Yedigöller vazgeçilmez doğası ve eşsiz manzarası ile görenleri büyülüyor.

    Doğa yürüyüşçüleri ve kamp meraklılarının da tutkusu Yedigöller. Gerek oksijen bolluğu gerekse sunduğu görsel şölen macera meraklılarını Yedigöller Mili Parkı’na çekiyor. Yürüyüş yapmak isteyenler için kolay, orta ve zor seviyede parkurlar bulunuyor. Park alanına girmeden evvel yapılacak ilk iş manzara terasına çıkıp bölgeye tepeden bakmak olmalı. Milli park içerisindeki farklı büyüklüklerdeki kayın, karaçam, meşe ağaçlarıyla çerçevelenmiş olan gölleri Kapankaya manzara terasından görmek mümkün. Özellikle büyükşehrin stresinden kaçan günü birlik tatilciler için de park ilgi odağı olmayı sürdürüyor. Ziyaretçi sayısı arttıkça, bölgenin korunması adına çeşitli önlemlerin alınması da zorunluluk olmuş. Milli Park alanında tüplü dahi olsa mangal ve semaver yakmak yasaklanmış. Ziyaretin yoğun olduğu hafta sonlarında ise trafik sorunu bu bakir bölgede de ortaya çıkıyor. Jandarma ekiplerinin trafiği düzenlemekte hayli zorlandığı aktarılıyor.


    1.642 hektar büyüklüğündeki Yedigöller Havzası, 1965 yılında milli park olarak korumaya alınmış. Kuzeyden güneye 1.500 metre mesafede sıralanmış irili ufaklı 7 heyelan set gölünden meydana geliyor.Milli park bünyesinde bulunan bu göllerin isimleri ise şöyle: Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl. Göllerin en büyüğü olan Büyükgöl’ün en derin yeri 15 metre. Deringöl, 20 metre uzunluğundaki akan bölümü ile Büyükgöl’e bağlı. Platonun en geniş gölü ise Nazlıgöl. Bolu il merkezine 44 km uzaklıkta olan bölgeye toplu taşıma aracı bulunmuyor. Artan talep nedeniyle sıcak asfalt yol yapılmış ancak, inişli çıkışlı ve keskin virajlı yollarda deneyimi olmayan şoförler için bu yol zorlayıcı olabiliyor. Farklı tur şirketleri bölgeye toplu geziler de düzenliyor.

      
     

    Haberin PDF'ini indirmek içintıklayınız.

    Yazı kaynağı : media4democracy.org

    Sonbahar sanattır, diğerleri mevsim

    Sonbahar sanattır, diğerleri mevsim

    Sonbahar, kış, ilkbahar, yaz... Bu sıralamayı hepimiz, ilkokulda sınıftaki rengarenk 'mevsim tablolarından' öğrendik.

    Ben sonbaharcıyım.

    Yazın doğmama rağmen sıcakla pek aram yok. Oldum olası da sıcağı sevemedim. Bu yüzden 'yaz gelsin' diye sevinenler bana hep 'tuhaf' gelmiştir. Bunları diyorum diye yazı sevenler hemen linç etmesinler. Tamam, kara kışı da sevmiyorum ama yazı hiç sevmiyorum!

    En sevdiğim, kendimi bulduğum, ruhumu doyurduğum zamanlar. Sonbahar mutluluğu diye 'tarifsiz' bir duygu vardır.

    Sokaklar, sarı yapraklarla renklenmeye başlayınca anlıyorum sohbaharın geldiğini. Aynı zamanda şu sıralar keyifli olmamı sağlayan mevsimdir kendisi. Hava ister kapalı, ister yağmurlu olsun fark etmez, sonbaharın her sabahına uyanmak beni mutlu ediyor. 'Uzun zamandır beklediğim bir misafirmiş' gibi sonbaharın gelişinin şerefine büyük bir keyifle çıkardım kışlıkları.

    Gökyüzünde kasvetli bir hava, hafif yağan yağmur ve üzerinde ince bir hırka. Hem romantik hem de hüzünlü.

    Sonbahar deyince aklıma küçüklüğüm geliyor. Hatırladığım çoğu güzel anım sonbaharda geçti. Çocukluğumun geçtiği semte döndüm ve sonbahar başladı.

    Sonbahar, nereye gitse çok yakışır. Ama bazı yerlere daha çok yakışıyor. Mesela, doğup büyüdüğüm Ankara'ya en çok 'yakışan' mevsimdir.

    Kimisi için sadece şemsiyeden ibarettir sonbahar. Çünkü sanır ki sonbaharda sadece yağmur var. Alakası yok! Ona, önce 'hoş geldin' demelisin. Onu keşfetme isteğin olmalı içinde.

    Sonbahar, kışın başlangıcı, yazın sonu değildir. Sessizliği, sadece rüzgarın savurduğu yaprakların bozduğu mevsimdir sonbahar.

    Altın sarısı yapraklarla dolu sokakta yürümek istersin. Durup dururken bir duygusallık gelir melankoliye bağlarsın.

    Hava ne soğuktur, ne sıcak. Ne üşütür, ne ısıtır. Yerlere dökülen sararmış yapraklar, havada saf bir romantizm kokusu, en yaşanılası mevsimdir sonbahar.

    Doğa en saf haliyle karşındadır.

    Yazın o yakıcı güneşinden sonra daha 'şeffaf' bakarsın hayata. Daha net görürsün birçok şeyi. Yaz aşkı kısadır. Gelip geçici bir hevestir. Sonbahar ise başlı başına hüznün mevsimidir. İnsanın içindeki romantizmi ortaya çıkarır. Herkese ilham verir aşk için.

    Kendini dinlersin, tanırsın ve derinlerde farklı bir 'ben' ile tanışırsın.

    Evden çıkmak istemez, günlerce Nilgün Marmara, Didem Madak, Umay Umay okumak istersin. 'Uzaklara' dalarsın istemsizce. 'Eskiler' sık sık aklını ve kalbini yoklar.

    Aşık olmak için en güzel zamanlardır.

    Sonbahar sanattır, diğerleri mevsim

    İnsanın varoluşunu en derinden hissettiği çok nadir anları yaşarsın. Doğayla bütünleşirsin. Yağmur biter, etrafta tarifsiz bir koku.

    Hafif yağmurlar, sararmış yapraklar ve ince hırkalar...

    Zihnim hiç olmadığı kadar berrak. Neler düşünmüyorum ki.. Ev gibi, bir mevsime sığınıyorum.

    Topraktan gelen, toprağa dönüyor. Huzur işte bu kadar, şimdilik.

    Sonbahar, yere düşen yaprakları toplamanın sevincidir. Zaman su gibi akmaz, sakindir. 'Anı' yakalarsın.

    Sonbahar biraz 'öksüzdür'. Herkes sevmez. Çoğu kişi çok 'uzaktır' ona. Sonbaharı sevdiğin zaman, seni yazdan daha fazla ısıtır.

    Dökülen yapraklar; sarı, kahverengi, kızıl ve yeşilin bir arada olduğu görsel şölen. Balkonda battaniyeme sarılmış izlediğim, gözlerimi kapayıp dinlediğim yağmurun sesi.

    Keder mi getirirsin sevinç mi bilinmez ama lütfen 'bereketli' yağmur getir. Ardından da umut ve mutluluk.

    Ne demiş Cemal Süreya; ''Sonbahar sanattır, diğerleri mevsim.''

    Canım sonbahar.

    Güle güle eylül, hoş geldin ekim...

    Yazı kaynağı : www.posta.com.tr

    “Sonbahar Sanattır, Diğerleri Mevsim” Cemal Süreya – Uçsuz Bucaksız

    “Sonbahar Sanattır, Diğerleri Mevsim” Cemal Süreya – Uçsuz Bucaksız

    Mevsimlerle ilişkimizde doğanın etkisi…Güzelliğinden habersiz sonbahar….Sonbahar hüznü evrensel mi?

    Sonbaharda bir renk cümbüşü sergileyen dünyanın en önemli ağaç kolleksiyonlarından birisine sahip Westonbirt Botanik Park’ı…

    Mevsimlerle ilişkimiz bizde yarattığı duygularla ilgilidir.

    Aslında insanlarla ilişkimiz de böyle.

    Mevsimlerin bizde yarattığı duygular ise, mevsimlerin pratik olarak hayatımızda yolaçtığı değişimler, doğanın geçirdiği değişim ve kendi kişisel tercihlerimizle ilgili.

    Mevsimlerin iklim ve doğa ile bağlantılı olarak sembolize ettikleri şeyler genel olarak aynıdır.

    Kış bize kendimize dönüşü, durgunluğu, bekleyişi, sakinliği çağrıştırır.

    İlkbahar yeniden doğuşu, dirilişi simgeler. Doğa canlanır. Edebiyatta ise aşk, umut, gençlik ve büyümeyi ifade eder. Bize de yeni şeylere başlama ve yenilenme hissi uyandırır.

    Yaz neşe, sevinç, buluşma, kaynaşma mevsimidir. Kanımız tepsi gibi parlayan güneş gibi kaynar.

    Sonbahar ise olgunluk, değişim, güzellik ve sona erişten dolayı hüznü sembolize eder.

    Doğa bütün bu değişimleri geçirirken bizde yarattığı duygulardan habersizdir.

    SONBAHAR: DOĞA’NIN MUHTEŞEM GÖSTERİSİ

    Mevsimlerin bizde yarattığı duygular ilkbahar, yaz ve kış için doğanın geçirdiği değişime ve iklime paralel olarak giderken, sonbahar farklılık gösterir.

    Sonbaharda kapkaranlık bir gökyüzü bizi karamsar yaparken, doğa sarıdan, yeşile ve kırmızıya bütün renkleriyle ve eşsiz güzelliğiyle “hüzün” tanımından uzaktır.

    Sonbahar doğanın kış uykusuna hazırlıktan önceki son görkemli gösterisidir. 

    “GEL GÖR BENİ SONBAHAR NEYLEDİ”

    Bir yaz insanı olarak doğayla tanışmadan önce bir mevsim üzerine yazı yazacak olsaydım ilkbahar ya da yazı seçerdim. Ancak son yıllarda doğaya daha yakın olduğum için bu mevsim üzerine fikrim de değişti.

    Doğaya ne kadar yakın olursak ve doğayı anlarsak evreni de anlamamız ve değişimleri de daha kolay kabullenmemiz mümkün.

    RENK CÜMBÜŞÜ: WESTONBİRT BOTANİK PARKI

    Sonbaharın güzelliği bütünüyle deneyimleyebilmek için Westonbirt The National Arboretum adı verilen Botanik Park’a gittim. Arboretum Latince’den gelme ve “Ağaçlara ayrılmış botanik bahçe” demek. Britanya’da pek çok Arboretum var.

    Bristol’a yaklaşık 45 dakika uzaklığındaki bu yeşil alan 600 dönümlük, 240 hektarlık bir alana sahip. Yani bir kasaba büyüklüğünde. 2500 çeşitten oluşan 18 bin ağaç ve çalılık ile dünyadaki en güzel ve önemli bitki koleksiyonlarından birisine sahip.

    Bu botanik bahçe İngiltere’de koruma altında olan tarihi park ve bahçeler sıralamasında birinci derecede bulunuyor. 1829’da Kraliçe Viktorya döneminde zengin doğasever Robert Holford tarafından kurluyor. Holford dünyanın dört bir yanına yaptığı ziyaretlerden getirdiği bitkleri yetiştireceği bu bahçenin temellerini atıyor. Bugün bu park Foresty England denilen vakıf tarafından işletiliyor.

    Parkta 140 adet şampiyon ağaç bulunuyor. Gövdesi en iri olan ya da en uzun ağaçlara “şampiyon ağaç” deniliyor.

    Bu botanik bahçenin iki büyük alanı var. Eski Arboterum-Old Arboterum’in tarihi 1850’lere kadar gidiyor. Diğeri ise Silk Wood-İpek Ağacı ve tarihi 13. Yüzyıla kadar gidiyor.

    Yaklaşık 3-4 saat boyunca gezmemize rağmen ne yazıkki bu süre bütününü gezmek için yeterli değildi. Ekim’de ara tatilde gitmiştik ve bütün hafta çok yağmasına rağmen o gün sadece ziyaretimizin son yarım saatinde yağmur yağdığı için şanslıydık. Covid nedeniyle belli sayıda ziyaretçi kabul ediliyor. Üstelik açık havada ve inanılmaz büyük olmasına rağmen…

    Park’taki kırmızı yapraklı ağaçlar Japon Akçaağaç çiçeği. Bu ağacın yaprakları sonbahar nedeniyle değil, bütün yıl kırmızı/pembe.

    Ben sarı sonbahar görmeye gitmiştim ama bir renk çümbüşü buldum. Sonunda da gökkuşağı….

    Westonbirt bana Cemal Süreya’nın “Sonbahar sanattır, diğerleri mevsim” dizesini yazarken sonbaharı nasıl bir yerde deneyimlemiş olabileceğini düşündürdü.

    Bu kadar güzel bir parkta bulunmamış olabilir. Ama buna rağmen sonbahara ilişkin yapılabilecek en güzel tanımı yapmıştı. Zaten yetenek ve hayal gücü de böyle bir şey değil midir?

    MEVSİMLER VE İKLİMLERİN ANLAMLARI EVRENSEL Mİ?

    Mevsimler ve iklimlerin anlamları çoğunlukla evrensel olsa da kuşkusuz yaşanılan kültüre göre farklılıklar da var.

    Sonbahar ve kış aylarında yaşam bütün toplumlar için zorlaşsa da ve bu mevsimlerin biraz karamsarlık ifade etmesi doğal olsa da bu zorluklarla başetmede yaşanılan coğrafya etkili.

    Her ne kadar İngiliz edebiyatında da “hüzün ve sonbahar” teması işlense de hüznü ve acıyı paylaşmayı sevmeyen ve pozitifliğiyle de bilinen İngiliz halkı için günlük yaşamda sonbaharın hüznü çağrıştırması çok kullanılan bir tanımlama değil.

    Sıcak iklime alışkın olmayan İngiliz halkı için sonbahar ferahlık demek. Eylül ayı ise yaz aylarından bile daha sıcak olabiliyor.

    Sonbahar ve kış aylarının yarattığı karamsarlığı aşma yolu kutlamalarda bulunmuş. Ekim ve Kasım ayları cadılar bayramı, şenlik ateşi-Bonfire Night ve sonunda Noel heyecanı ile canlanırken, Ocak ayı hiç bir kutlama olmadığı için en sıkıcı ay olarak tanımlanır. Şubat ayı Sevgililer Günü, Mart ayı Anneler Günü ile renklenirken bahar kapımıza gelmiştir.

    Sonbahar ve kışın yarattığı ruh haline yardımcı olan başka bir şey de doğada geçirilen zaman.

    Yeşil alanları ve büyük parkları ile ünlü Britanya’da doğa sonbahar ve kış aylarında da hayatı kolaşlaştırmada en büyük yardımcı.

    “KIŞIN SONU BAHARDIR”

    Özetle sonbaharın hüznü çağrıştırması mevsimle değil bizimle ilgili bir şey daha çok. Çünkü yaşadığımız pek çok zorluk, hatta mevsim ve iklim diye düşündüklerimizin bir kısmı bile insan ürünü olan şeyler aslında.

    “Eğer kış olmasaydı, bahar o kadar da hoş olmazdı: Eğer bazen sıkıntı çekmeseydik, refah o kadar hoş olmazdı” diyen 17. yüzyılın İngiliz şairlerinden Anne Breadstreet mevsimlerden yola çıkarak yaşamın zorluklarına daha pozitif bir bakış açışı yansıtmış.

    Aşık Daimi ise “Ne de olsa kışın sonu bahardır. Bu da gelir bu da geçer ağlama” diyerek bize güç vemiş.

    Baharı bütün coşkusuyla hissedebilmek için mutlu, huzurlu ve herşeyden önce sağlıklı bir kış geçirmemiz dileğiyle sevgiler…

    Fotoğraflar: Nurşen Davies

    Fotoğrafların hepsi Westonbirt’te çekilmiştir.

    https://www.forestryengland.uk/westonbirt-the-national-arboretum

    Yazı kaynağı : nursendavies.wordpress.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap