Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    türkiye kadın erkek cinayetleri istatistik

    1 ziyaretçi

    türkiye kadın erkek cinayetleri istatistik Ne90'dan bulabilirsiniz

    Türkiye'de kadın cinayeti

    Türkiye'de kadın cinayeti

    Türkiye'de kadın cinayeti, Türkiye'de kadınların "namus temizleme" gerekçesiyle öldürülmek gibi, toplumsal rollerine bağlı nedenlerle öldürüldükleri cinayet vakalarını ifade eder.[1]

    Türkiye'de gerçekleşen kadına yönelik şiddet eylemlerinden birisidir.[2] Kadın cinayetlerinin sayısı Türkiye'de, 2000'li yıllarda geçmiş yıllara göre büyük artış göstermiş; 474 kadının öldürüldüğü 2019 yılı, ülkede son 10 yılda en fazla kadının öldürüldüğü yıl olmuştur.[3][4] Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu yıllık raporuna göre 2020 yılında ise erkekler tarafından 300 kadın öldürülmüş, 171 kadın şüpheli şekilde ölü bulunmuştur.[5] 2010-2019 yılları arasında kadın cinayetlerinin sayısında sadece, İstanbul Sözleşmesi'nin imzalandığı yıl olan 2011 yılında düşüş görülmüştür.[5]

    Suçluların işledikleri suçu normalleştirmek adına öne sürdükleri başlıca gerekçeler arasında; kadının ayrılık talebi, namus, aldatma-aldatılma, kıskançlık ön plana çıkar.[6]

    İstatistikler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Türkiye'de kadın cinayetlerine dair resmî kurumlar ve kadın örgütleri tarafından açıklanan farklı veriler bulunmaktadır.[7] Türkiye'de partnerleri veya aile üyesi erkekler tarafından öldürülen kadın sayısına ilişkin veriler, ilgili devlet kurumları tarafından paylaşılmadığından, resmî veriler kadın cinayeti sorununun boyutunu yansıtmada yetersiz olarak değerlendirilmektedir.[8]

    Türkiye'de kadın cinayetlerine ilişkin veri toplayan başlayan sivil oluşumlar: Anıt Sayaç, Bianet ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'dur.

    Bazı resmî verilere göre kadın cinayetleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    2009 yılında dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in TBMM'de sunulan bir soru önergesine verdiği yanıt, Türkiye'de kadın cinayetleri konusunda resmî sayılabilecek önemli bir veri kabul edilir.[8] Bu yanıtta ülkede 2002- 2008 arasında işlenen kadın cinayeti sayısı 2002'de 66, 2003'te 83, 2004'te 128, 2005'te 317, 2006'da 663, 2007'de 1011, 2008'de ise 806 olarak açıklanmış ve 2002'den bu yana kadın cinayetlerinde 14 misli artış olması, medyada ve siyasetçiler arasında çok tartışılmıştı.[8]

    2013 yılında verilen bir başka soru önergesine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın verdiği cevapta ise 2009'da 171, 2010'da 177, 2011'de 163, 2012'nin ilk 9 ayında ise 128 kadın cinayeti işlendiği bildirildi[9]

    2021 yılı Ocak Ayında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Twitter hesabından yaptığı açıklamada, 6284 sayılı kanun kapsamındaki kadın cinayetlerinde hayatını kaybeden kadın sayısını 2017'de 353, 2018'de 279, 2019'da 336 ve 2020'de ise 266 olarak duyurdu.[10]

    Yıllara göre kadın cinayeti istatistikleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) verilerine göre 2008'de 80, 2009'da 109, 2010'da 180, 2011'de 121, 2012'de 210, 2013'te 237, 2014'te 294, 2015'te 303, 2016'da 328, 2017'de 409, 2018'de 440, 2019'da 474 olmak üzere 2008-2019 yılları arasında toplam 3.185 kadın öldürülmüştür.[3][11]

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2019 yılı raporuna göre 2019'da işlenen 474 kadın cinayetinden 115'i şüpheli olarak kayıtlara geçmiş ve suçluları bulunamamıştır.[3] 2020 yılı raporuna göre ise Türkiye'de 2020 yılında erkekler tarafından 300 kadın öldürülmüş ve 171 kadın şüpheli şekilde ölü bulunmuştur.[5]

    Türkiye'de şiddetten ölen kadınlar için yapılmış Anıt Sayaç adlı internet sitesinde paylaşılan yıllara göre ölüm sayıları ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre ölüm sayılarına gösteren tablo aşağıdaki gibidir:[12]


    Faillerine göre kadın cinayeti istatistikleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    2008-2018 yılları arasında gerçekleşen kadın cinayetlerinden 1260 cinayet vakasını inceleyen bir araştırma; kadın cinayetlerinde failler listesinin en başında öldürülen kadının kocasının aldığını gösterir (623).[28] İkinci sırada sevgililer tarafından işlenen cinayetler (160), üçüncü sırada eski koca cinayetleri (94) yer alır. Dördüncü sırada yer alan "tanıdık biri tarafından işlenen cinayetler" (88), hırsızlık ve tecavüz vakaları ile gerçekleşmektedir. Ardından sırasıyla akraba cinayetleri (49), kardeşi tarafından öldürülme (48), oğlu tarafından öldürülme (48), babası tarafından öldürülme (38), yabancı biri tarafından öldürülme (18) gelmektedir.

    2019 yılında öldürülen kadınların ise 134'ü evli olduğu eşi tarafından, 51'i birlikte olduğu erkek tarafından, 29'u akrabası tarafından, 25'i eskiden evli olduğu erkek tarafından, 25'i oğlu, komşusu, çocuğuyla aynı okulda veli olan kişi gibi tanıdığı kişiler tarafından, 8'i eskiden birlikte olduğu erkek tarafından, 19'u tanıdık, 15'i babası, 13'ü kardeşi, 3'ü de tanımadığı kişiler tarafından öldürüldü.[3]

    Cinayet mekânlarına göre kadın cinayeti istatistikleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    KCDP raporuna göre 2019 yılında; 292 kadın evinde, 52 kadın ise sokak ortasında öldürülmüştür.[3] 9’u arabada, 6’sı çalıştığı iş yerinde, 5’i otelde, 5’i parkta, 3’ü dükkanda, 2’si eğlence mekânında, 2’si hastanede, 1’i kafede, 1’i okulda, 1’i ise diğer bir kamusal alanda öldürülmüştür. Öldürülen kadınların 31’i su ve kenarı alanlarda öldürüldü veya cansız bedenleri bulundu. 32’si ise orman, mera, piknik alanı, bahçe, tarla gibi arazi alanlarında öldürüldü veya ölü bulundu. 3 kadın da ahır, metruk bina gibi ıssız yerlerde öldürüldü veya ölü bulundu. 29 kadının nerede öldürüldüğü tespit edilememiştir.[29]

    Öldürülme yöntemlerine göre kadın cinayeti istatistikleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    2008-2018 yılları arasında gerçekleşen 2 binden fazla kadın cinayetinden 1260 cinayet vakasını inceleyen bir araştırma kadın cinayetlerinin en çok ateşli silahla (679) işlendiğini, daha sonra sırası ile kesici alet (404), boğma yöntemi (84), darp etme (64) ve işkence yaparak (15) kadınların öldürüldüğünü ortaya koymuştur.[28]

    2019'da öldürülen 474 kadından 185'i ateşli silahla, 101'i kesici aletle, 29'u boğularak, 27'si darp edilerek, 19'u yüksekten atılarak, 6'sı kimyasal ilaç içirilerek, 6'sı yakılarak öldürüldü. 101'inin nasıl öldürüldüğü tespit edilememiştir.[29]

    İntihar süsü verilen kadın cinayetleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    1999 yılında, dünyadaki genel eğilimin aksine Türkiye'de kadın intiharlarının erkek intiharlarından yüksek olması; intihar olgusunu Türkiye gündeminde fazla yer almasına neden olmuştur. 1999 yılında, Batman ve merkez ilçelerinde, 2000 yılının ilk sekiz ayında intihar ortalamasının Türkiye intihar ortalamasının yaklaşık iki katına çıkması ve intihar edenlerinin %80.8'inin kadın olması üzerine birçok kamu kuruluşu ve sivil toplum örgütü, yöredeki kadın intiharları hakkında araştırma yapma gereği duymuştur.[30] Kadın intiharlarının çoğunun ardında töre baskısı olduğu; basın yayın organlarına intihar olarak yansıyan olaylardan bir kısmının intihar süsü verilmiş töre cinayeti olduğu; bir kısmının da töre baskısı neticesi meydana gelen intiharlar olduğu ileri sürülmüştür.[30]

    Türkiye'de en çok töre cinayetinin işlendiği Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz bölgeleri, töre baskısına bağlı olarak gerçekleşen intiharlar ile cinayet olduğu halde intihar olarak gösterilen olayların da yoğunlaştığı bölgelerdir.[30]

    İnfial uyandıran kadın cinayetleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    Türkiye gündeminde infial uyandıran bazı kadın cinayetleri şunlardır:

    Örgütlenme[değiştir | kaynağı değiştir]

    Türkiye'de kadın cinayeti olgusu ile mücadele eden bazı örgütler şunlardır:

    Yansımaları[değiştir | kaynağı değiştir]

    Türkiye'de artan kadın cinayetleri sorunu farklı türlerde edebiyat eserlerine de yansımıştır. 1950 kuşağı önemli kadın hikâyecileri arasında yer alan Tomris Uyar, hikayelerinde kadına yönelik şiddeti sıklıkla ele almış bir yazardır. Hayat kadını İkbal’in öldürülmesini konu edinen “Derin Kazın” adlı hikâye, kadına yönelik fiziksel şiddetin son noktası olan kadın cinayetini işlediği öykülerine bir örnektir. Post modern anlatım teknikleri kullanan yazar, Sağlar hikayesindeki gazete haberlerinde İkbal'in öldürülüşüne yer vererek cinayet haberlerinin medyada cinsiyetçi ifadelerle yer buluşunu vurgulamıştır.[42]

    1950 sonrasında II. Yeni şiir anlayışını oluşturan şairler, kadın cinayetleri ve kadına şiddeti şiirlerine konu ettiler. Şiirlerinde, bir kadını yok sayma ve mutsuz etme gibi durumların da ölümle eşdeğer olduğu dile getirdiler.[43] II. Yeni şairlerinden Edip Cansever'in Çiçekleri Sulasan başlıklı şiirinde kadın cinayetleri aşağıdaki dizelerde yer bulur:

    2019'da Hatice Meryem, kadın cinayetlerinin toplumsal arka planını sosyo-kültürel ve siyasi temellerle ele alınarak işleyen Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı? adlı kitabı yayımladı. Birikim'de bir eleştiri yazısında Onur Bütün, kitabı "Türkiye edebiyatında kadın cinayetleri üzerine iyi düşünülmüş, belki de ilk metin…" şeklinde yorumladı.[44]

    Elçin Poyrazlar, Mantolu Kadın romanında (2018) kocasından şiddet gören bir kadın ve çok genç yaşta istemediği bir evliliğe zorlanmış bir kadının dayanışma öyküsünü,[45] Ecel Çiçekleri (2021) romanında erkek cinayetlerini soruşturan bir kadın komiserin öyküsünü anlatarak kadın cinayetleri konusunu ele aldı.[46]

    Zeynep Kaçar'ın 2021 yılında yayımlana Yalnız romanının kahramanı, tarikat şeyhinin emriyle intihar süsü verilerek öldürülen kadınların intikamını alan bir karaktere dönüşmüş ve Türkiye'de geçtiğimiz yıllarda işlenmiş ve kamuoyunda infial yaratmış kadın cinayetlerinin maktulü olan kadın isimleri eserde zikretmiştir.[47]

    Kadın cinayetleri, Türkiye'de özellikle kadın sanatçılar tarafından ele alınmış ve çağdaş sanat yaratımlarına konu olmuştur. Bu sanatçılara ve eserlerine dair bazı örnekler şunlardır:

    Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Melih Altınok’un canalıcı sorusu: Kaç erkek öldürüldü?

    Melih Altınok’un canalıcı sorusu: Kaç erkek öldürüldü?

    Öldürülen kadınlara bir balta da Sabah yazarı Melih Altınok vurmuş, şunları yazmış dün:

    “2020’de 269 kadın öldürülmüş bunların 152’sinin ölümü şüphe içeriyormuş. Aynı yıl içinde kaç erkek öldürülmüş, konuşmuyoruz. Hatta bunu sorunca fırça yiyoruz.”

    Altınok’un akıl yürütmesi, “Nazizim, faşizm II. Dünya Savaşı’nda on milyonlarca insanın ölümüne,  milyonlarca Yahudinin soykırım hedefiyle yokedilmesine yol açtı” diyen birine “Sen ne diyorsun ulan, bu savaşta kaç Nazinin öldüğünü niye hiç konuşmuyorsun!” nidasıyla çıkışmasına benziyor.

    Altınok verilerini nereden aldı bilmiyorum, TÜİK sitesinde 2020 verilerini bulamadım ben. Kadın Cinayetlerini Önleme Platformu’nun 2020 raporuna göre 300 kadın öldürüldü, ayrıca 171 kadın da şüpheli bir şekilde öldü.

    Platform 300 kadının katillerini de listelemiş:

    97’sini evli olduğu erkek, 54’ünü birlikte olduğu erkek, 38’ini tanıdık biri, 21’ini eskiden evli olduğu erkek, 18’ini oğlu, 17’sini babası, 16’sını akrabası, 8’ini eskiden birlikte olduğu erkek, 5’ini kardeşi, 3’ünü tanımadığı biri öldürmüş, 23 kadının katillerinin yakınlık durumu tespit edilememiş. 

    Platformun raporlarına göre 2019’da 414, 2018’de de 440 kadın erkekler tarafından öldürülmüştü. TÜİK daha değişik sayılar veriyor: 2019’da 629 erkek, 181 kadın cinayete kurban gitmiş; 2018’de 942 erkek, 197 kadın.

    Platform bu farkı şöyle açıklıyor: İçişleri Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine dair gerçekleri açıklamak yerine neredeyse her ay manipülatif açıklamalarda bulundu.

    Melih Altınok’un yazısı, kadın cinayetlerini aleladeleştirdiği için tehlikeli, genel şiddet içinde erittiği için, erkek saldırganlığını, erkeklerin saldırılarını yok saydığı için.

    Kadın Cinayetlerini Önleme Platformu raporunda anılan kadınların hiçbirini bir kadın öldürmemiş! Kuşkusuz kadın öldüren kadın da vardır, ama birbirini öldürmek, insan öldürmek asıl olarak erkeklerin işi, hepimiz biliyoruz.

    TÜİK bunu ortaya koyan başka bir istatistik veriyor: “Suç türüne göre yıl içinde (1 Ocak – 31 Aralık) ceza infaz kurumuna giren hükümlüler, 2019.” Buna göre 9.339 erkek, 235 kadın cinayetten hüküm giyip hapse girmiş. Yukarıda aktardığım cinayet sayılarından fazla bunlar; önceki yıllarda cinayet işlemiş ama hükmü 2019’da kesinleşmişleri kapsıyor olsa gerek.

    Melih Altınok, kadına yönelik şiddetin bu kadar aşikar, çıldırtıcı olduğu, kadınların türlü vahşetlerle öldürüldüğü bir ortamda kaç erkeğin öldürüldüğünü sorma yoluyla genel şiddeti sorguluyor!

    Şiddeti sorgulamak için kadın cinayetlerini gündeme getirenleri sıçrama tahtası yaparak “Kaç erkek öldürüldü ha?” sorusuna, bu soru karşısında dehşete düşen, her gün karşılaştıkları cinayetlerin gösterdiği gibi canları tehlikede yaşayan kadınların tepkisini ‘fırça yemek’ laubaliliğiyle tanımlamaya gerek mi var? Melih Altınok, kaç erkek öldürüldü sorusu karşısında ‘fırça yediği’ için şu sonuca varmış:

    “Sanırım şiddetin, erkek cinsinin kadına özgü saldırganlığından ibaret bir olgu olduğunu kabul etmemizi istiyorlar.”

    Bu dediğine örnek olarak da Aylin Sözer cinayetini gösteriyor. Sosyal medya ve basının olayı ‘aşk cinayeti’ diye sunduğunu, ama bunun gerçek olmadığının Sözer’in ailesinin açıklamasıyla ortaya çıktığını, meselenin hırsızlık ve gasp olduğunu hatırlatıyor. Katilin, kendinden güçsüz her canlıyı öldürebileceğini, ‘şiddetin, cinsiyete özgü ya da ona yönelik tehditten daha kapsamlı bir tehlike olduğunu‘ anlamamızı istiyor.

    Melih Altınok farkında değil belki ama, Sözer’in öldürülmesinin aşkla, eski erkek arkadaşla açıklanmasına önce yarımağızla eleştirdiği kadınlar karşı çıktı, ailenin açıklamasını da kullanıp.

    Melih Altınok fena halde yanlış sanıyor, hele kadın cinayetlerine, kadına şiddete karşı çıkan, isyan eden, bu isyanın bayraktarlığını yapan insanlar şiddetin sadece erkeğin kadına –‘özgü’ değil– karşı saldırganlığından ibaret olduğunu kesinlikle düşünmüyor. Ama bu düşünmeyiş kadına karşı özel bir saldırı olduğu gerçeğini perdelememeli.

    Şiddetin, cinsiyetten daha kapsamlı olduğu gibi, birinin bir başkasını öldürmesinden daha kapsamlı bir şey olduğunu nasıl, ne zaman anlayacak Melih Altınok peki? Elinde çekiçle her gördüğü şeyi çivi sanan bir Türkiye’yi, bir siyasi ekibi, bir zihniyeti canıgönülden destekleyen Melih Altınok? Yargının şu haline ses çıkarmıyorsan şiddeti destekliyorsun, doğa tahribatına karşı çıkmıyorsan şiddeti destekliyorsun, ‘güçlü’ Türkiye’den anladığın silahlı külahlı eylemlerle, gizli faaliyetlerle içerde dışarda sulta kurmaksa şiddeti destekliyorsun demektir, her barışçı protestoya şiddetle saldırılmasına isyan etmiyorsan şiddeti destekliyorsun demektir, kadın cinayetlerine karşı çıkanlara devletin saldırmasına karşı çıkmıyorsan kadına karşı şiddeti de ayrıca destekliyorsun demektir, adaletsizliğe (mesela Osman Kavala’nın, mesela Ahmet Altan’ın –hani seni Taraf’ta parlatmıştı bir zamanlar– içeri atılmasına ve içerde tutulmasına) karşı çıkmıyorsan şiddeti destekliyorsun demektir, Selahattin Demirtaş’ın hapiste olmasına karşı değilsen şiddeti destekliyorsun demektir.

    Melih Altınok ya ne dediğini bilmiyor ya bizi ahmak sanıyor ya kendisi alık. Nasıralı İsa, çivilendiği çarmıhından onun için de şöyle seslenirdi belki: “Affet onu Baba, ne yazdığını bilmiyor.” İsa ve tabii babası da kusura bakmasın, yazdıkları affedilebilir gibi değil.

    Yazı kaynağı : www.diken.com.tr

    Erkek şiddeti ve kadın cinayetlerine nüfus ve SEGE'den bakış - Ali Cevat Taşıran - bianet

    Erkek şiddeti ve kadın cinayetlerine nüfus ve SEGE'den bakış - Ali Cevat Taşıran - bianet

    Türkiye nüfusu
    (Tablo 15) 

    Yıl        Nüfus

    2007   70.586.256

    2008   71.517.100

    2009   72.561.312

    2010   73.722.988

    2011   74.724.269

    2012   75.627.384

    2013   76.667.864

    2014   77.695.904

    2015   78.741.053

    2016   79.814.871

    2017   80.810.525

    2018   82.003.882 

    Yazı kaynağı : m.bianet.org

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap