Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    vajinadan beyaz parçacıklar gelmesi

    1 ziyaretçi

    vajinadan beyaz parçacıklar gelmesi Ne90'dan bulabilirsiniz

    Vajinada Beyaz Peynirimsi Akıntı

    Vajinada Beyaz Peynirimsi Akıntı

    Normal Vajinal Akıntı

    Vajina, kadınlarda adet kanı ve vajinal salgıların dışarı atılmasında rol alır. Fizyolojik veya normal olmayan pek çok durum vajinal kanalın salgı düzeninde değişime yol açar. Normal vajinal salgı döngüsünü bilmek diğer anormal bazı durumların daha rahat fark edilmesini sağlayacaktır.

    Vajina normalde yaklaşık her gün 1 çay kaşığına yakın miktarda salgı üretir. Bu salgı kıvamlı veya ince şekilde, kokusuzdur. Rengi beyazdan şeffaf kahverengiye kadar değişebilir. Salgının kıvam ve rengindeki bu değişim vücudun hormonal düzenine paralel seyreder.

    Adet Öncesi Vajinada Beyaz Akıntı

    Regl öncesi vajinadan dökülen epitel hücreleri ve sıvı, beyaz akıntı şeklinde görülür. Bu beyaz akıntıya lökore adı verilir. Bu akıntının rengi bazen hafif sarıya kayar.

    Adet öncesi görülen bu beyaz akıntının nedeni progesteron hormonundaki artıştır. Progesteron hormonunun zirve yapması vajinal akıntının kıvamını koyulaştırırken rengini beyaza yakın hale getirir. Adet döneminin bu kısmına luteal faz adı verilir. Östrojen hormonundaki artış akıntıyı daha berrak, ince, esnek ve sulu hale getirir.

    Eskiden vajinal salgıdaki bu değişim kadınlar tarafından doğal bir aile planlaması yöntemi olarak kullanılmıştır. İnce, sulu ve şeffaf bir vajinal salgı gebelik oluşması için ideal iken, yumurtlama sonrası kalın ve beyaz salgı gebelik için karşıt bir durum olarak düşünülmüştür.

    Vajinal salgı, kanalın kaygan ve sağlıklı kalmasını sağlar. Yukarıda tarif ettiğimiz bu akıntıya kaşıntı, ağrı veya kızarıklık eşlik etmiyorsa korkmaya gerek yoktur.

    Vajinada Beyaz Lekeler Neden Olur?

    Bir kişi eğer gebe kalmak istiyorsa adet kanamasının başladığı günden sonra 9. gün itibari ile ilişkiye girmelidir. Yumurtlamanın olduğu sırada vajinal salgı daha ince, esnek, berrak ve suludur. Yumurtlama günü vajinal salgının miktarı da belirgin artar. Vajinal salgının artması, ince ve sulu hale gelmesi spermlerin tüplere ulaşmasında ve canlı kalmasında oldukça önemlidir.

    Yumurtlamanın sonrasında progesteron hormonunun baskınlığı ile vajinal salgı beyaz, kalın kıvamına geri döner. Bu olası bir gebelik halinde rahim ağzını korur. Vajinal salgı miktarı, yumurtlamanın olması ile birlikte sonraki adete kadar, tutkal gibi daha kalın bir kıvam alana değin azalır.

    Adetin başlamasından hemen önce ve adet süresince sarı, kahverengi bir vajinal akıntı olabilir. Kahverengi akıntının nedeni rahimde beklemiş eski kandan dolayıdır. 

    Beklenen adet gününde kanama veya kahverengi akıntı olması gebelik kesesinin rahme yapıştığının bir işareti de olabilir. Adetin hiç olmaması da hamilelik belirtisidir ve bu durum gebelik testi ile anlaşılabilir.

    Vajinada Beyaz Peynirimsi Akıntı Nasıl Geçer?

    Vajinal salgı ve akıntının özellikleri bize nedeni hakkında bilgi verir. Yoğun bir kaşınmanın eşlik ettiği beyaz pütürcüklü akıntı mantar enfeksiyonunu düşündürürken, sarı ve yeşil akıntı bakteriyel vajiniti akla getirir. Yumurtlama döneminde miktarı artmış, ince sulu bir akıntı endişe kaynağı değildir. Yumurtlama sonrası 10-14 gün miktarı azalan kalın ve beyaz vajinal salgı progesteron hormonunun etkisine bağlıdır.

    Vajinal salgı nasıl olursa olsun koku, yanma, ağrı, kaşıntı, kızarıklık, şişlik, ateş ve döküntü olması olağan olmayan nedenleri akla getirir. Bu belirti ve şikayetler varsa doktora gidilmelidir.

    Yazı kaynağı : www.fundayazicierol.com

    Genital Enfeksiyonlar

    Genital Enfeksiyonlar

    Genital Enfeksiyonlar ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

    Kadınların bir jinekoloğa başvurma sebepleri arasında neredeyse en sık gördüğümüz semptom vajinal akıntıdır. Diğerleri kasık ağrıları ve kanama bozukluklarıdır.

    Vajinanın iç yapısı çok katlı epitelle örtülüdür. Ve salgı yapan bezler yoktur. Sadece cinsel uyarı esnasında vajina dışına yakın bölgeden kayganlık sağlayıcı sıvı salgılanır.

    Vajinal sıvının önemli kısmını serviks dediğimiz rahim ağzı bezlerinin salgıladığı sıvı oluşturur. Bu bezler östrojen uyarısına duyarlıdır. Vajinanın çok katlı epitelinden dökülen hücrelerde vajinal sıvının oluşmasına katkıda bulunurlar.

    Vajinada doğal olarak bulunması gereken mikroorganizmalar laktobasillerdir ve vajinayı asidik yapıda tutarak patojen mikroorganizmaların çoğalmasını önlerler. Az miktarda berrak vajinal akıntı normal kabul edilir.

    Akıntı özellikle adet bitimi mukus gibi saydam iken, yumurtlama sonrası beyazımsı kokusuz krem kıvamında bir hal alır. Doğal ve fizyolojik olan budur.

    Adet görmemiş kız çocuklarında ve menopoz sonrası kadınlarda östrojen eksikliğine bağlı akıntı pek görülmez, bu grup kimseler vajinal enfeksiyona daha yatkındır.

    Artmış vajinal akıntının başlıca nedeni vajinal enfeksiyonlardır. Bundan başka rahim ağzı enfeksiyonları, yaraları, vajinal yaralar ve rahim ağzı kanseri de vajinal akıntıyı arttıran diğer faktörlerdir.

    Bakteriyel vajinitlerden floranın değişmesine bağlı gelişen Gardanella Vajinalis enfeksiyonunda akıntı, beyaz gri renkli ve kokmuş balık kokusundadır. Akıntı vajinada ve dış genital bölgede iritasyon yapmaz. Mantara bağlı akıntılarda ise akıntı beyaz renkli kokusuzdur, içinde kesilmiş süte benzeyen küçük beyaz parçacıklar bulunur. Şiddetli kaşıntı ve iritasyon ile birliktedir. Trikomonas vajinitinde akıntı aşırı miktarda artmıştır, yeşilimsi, köpüklü, kötü kokuludur ve kaşıntı hissi de vardır.

    Rahim ağzına bağlı kronik enfeksiyonlarda akıntı koyu kıvamlı pürülandır, ayrıca bu akıntı vajinanın florasını bozacağı için fırsatçı enfeksiyonlara da zemin hazırlar. Rahim ağzı ve rahim iç zarı kanserlerinde akıntı et suyu gibidir. Bazen rahim ağzı polipleri de akıntıya neden olabilirler. Özellikle doğum yapmış kadınlarda görülen ve tıbbi tedaviye yanıt vermeyen akıntılar genellikle rahim ağzı kaynaklıdır, ancak konizasyon ( yara yakma) ile ortadan kaldırılırlar.

    Burada üzerinde durulması gereken nokta anormal vajinal akıntı nedenlerinin çoğunlukla vajina ve rahim ağzına ait, nadiren rahim iç zarına ait hastalıklar olmasıdır. Akıntı nedeni olarak yumurtalıkları suçlamamak gerekir.

    Cinsel ilişki ifadesi yalnızca normal yoldan cinsel birleşmeyi içermez. Yakın vücut teması, oral seks, anal seks de cinsel ilişki kapsamına girmektedir. Bu nedenle bu şekilde bulaşabilen hastalıklar da cinsel ilişki ile bulaşabilen hastalıklar olarak kabul edilir.

    Bu hastalıklara yol açan mikroorganizmalar genital sistemde geliştikleri gibi vücut salgılarında ve kanda bulunurlar. Anneden plasenta yoluyla çocuğa geçerler, hatta bazen doğum sonrası dönemde de anneden çocuğa geçiş görülebilir.

    Cinsel ilişki ile bulaşabilen hastalıklar başlığında pek çok etken vardır bunlar;

    Ancak bu noktada bir şeyi hatırlamak gereklidir. Unutulmamalıdır ki listede bulunan patojen etkenlerin bazıları cinsel yol dışında da bulaşabilmektedir (mantar enfeksiyonu, trikomanas, HIV, HepatitB ve HepatitC.)

    Cinsel yolla bulaşabilecek hastalıklar giderek yaygınlaşmaktadır, bunun başlıca nedenleri;

    Cinsel yolla bulaşabilen hastalıkların tanısı ve tedavisinin yanı sıra hasta eğitimi ve belirli aralıklarla muayenelere çağırılarak tekrar tarama programına alınmaları, gerekli durumda eş tedavisinin de ihmal edilmemesi bu hastalıkların kontrol altına alınmasında rol oynayan önemli faktörleri oluşturmaktadır.

    Bel soğukluğu, Neisseria Gonorrhoeae tarafından geliştirilen bir hastalıktır. Yüksek derecede bulaşıdır.

    Vajina ve dış genitali etkilediği kadar iç genital organları da etkileyerek ciddi pelvik enfeksiyonlara hatta bakterinin kana karışması sonucu vücudun özellikle eklem bölgelerinde enfeksiyona neden olabilir. Pürülan kokusuz akıntıya, zaman zaman sık idrara çıkma, ağrılı idrar, vajinal kaşıntı ve yanma da eşlik edebilir.

    Chlamydia enfeksiyonu da cinsel yolla bulaşan en sık görülen enfeksiyondur. Tüpleri etkileyerek kısırlığa kadar giden sorunlara yol açabilir. Ayrıca chlamydia doğumda anneden bebeğe bulaşarak göz enfeksiyonları ve zatürreye yol açabilir. Bu enfeksiyon genellikle şikayetsizdir ancak en sık görülen semptomlar akıntı ve ağrılı idrardır. Tüpü etkileyen olgularda kasık ağrısı da eşlik eder. Bu hastalar ilerleyen yıllarda kısırlık ve dış gebelik adayıdırlar.

    Sifiliz (frengi) hastalığı penisilinin keşfinden sonra nadir görülse de uzun vadede vücudun tüm organlarını etkileyebilen ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. İlk belirti genellikle cinsel organlarda görülen 4-5 mm. çapında ağrısız, zemini sert, pembe, mat, yüzeyel bir yaradır. Bu yaraya şankr adı verilir.

    Şankr çıktıktan bir hafta en yakın lenf düğümünde büyüme görülür (genelde kasıkta). Yara 6-8 hafta kalır ve iz bırakmadan iyileşir, hasta tarafından fark edilemeyebilir. Şankrdan ortalama 6 hafta sonra 2. devre belirtileri başlar.

    Gövde ve kollarda pembe renkli lekeler, ağrısız lenf bezi şişlikleri, hafif ateş, boğaz ağrısı, güve yeniği şeklinde saç dökülmesi ve seste kalınlaşma bu dönemin belirtileridir.

    Gövde, kol ve bacakta, avuç içlerinde papüler lezyonlar görülür. Genital bölgedeki 2. evre sifiliz lezyonuna kondiloma adı verilir. Bu dönem 1-2 ay içinde geriler ve hastalık bekleme evresine girer. 2-4 yıla kadar uzayabilen bu dönemde belirtiler tekrarlayabilir. Hastalık bu dönemde tedavi edilmez ise 3. evreye (geç dönem) girilir. Bu dönemde tarama testleri pozitiftir ama çoğu hastada bir bulgu yoktur.

    HIV enfeksiyonu (AIDS),Hepatit B ve Hepatit C enfeksiyonları da cinsel yolla bulaşabilen hastalıklardır ve son derece kötü sistemik sonuçlara yol açabilirler. Human papilloma virüs genital bölgede siğil başta olmak üzere vajina, özellikle rahim ağzı, dış genital ve anüs kanserlerine yol açar. %98 oranında cinsel yolla bulaşan bir viral hastalıktır. Sevindirici olan gelişme artık kansere yol açan bu virüse karşı yüksek oranda koruyucu aşının (HPV aşısı) uygulamaya girmiş olmasıdır. Bir diğer viral enfeksiyon herpestir, uçuğa yol açan bu virüsün iki ana tipi mevcuttur. Tip1 genellikle dudakları ve yüzü tutarken Tip2 daha çok genital bölgeyi tutmaktadır.

    Genital uçukların %85’i Tip2 HSV ile oluşurken %15’i ise Tip1 tarafından oluşturulur. En önemli semptom dış genital bölgede ağrılı, sulantılı çok sayıda lezyonun varlığıdır. Sulantılı lezyonlar açılarak yerini ağrılı yaralara bırakır. Vajinadaki lezyonlar daha sessizdir, artmış vajinal akıntı ve yanmaya neden olur. Rahim ağzındaki lezyonlar genellikle sessizdir ve genellikle fark edilmeyebilir. Aktivasyon aralığı genellikle 1,5 ay ile 6 ay arasında değişir. Spesifik bir tedavisi yoktur. Perine temiz tutulmalıdır, lezyonlar çıkmadan önce ya da ilk belirtilerle beraber ağızdan ya da krem olarak antiviral bir ilaç olan asiklavir kullanılarak enfeksiyonun süresi ve şiddeti azaltılabilmektedir.

    Etkeni Hemophilus Ducreyi olan yumuşak şankr hastalığı da cinsel yolla bulaşan diğer bir enfeksiyondur. Genital bölgede yumuşak akıntılı yaralara neden olan bu enfeksiyonda cinsel ilişkide ağrı ve idrar yanması görülebilir.

    Lenfogranülama Venorum hastalığı chlamydia ile oluşturulan genital bölgede ağrısız lezyonlarla başlayıp lenf bezlerini yaygın olarak etkileyen, nadir görülen bir cinsel yolla bulaşan enfeksiyondur. Uzun dönemde anüs ve genital bölgede şekil bozukluklarına yol açabilir.

    Donovanosis (Granülama İnguinale) Calymmobakter granülomatis etkeni ile oluşan bir hastalıktır. Yine genital bölgede yaralar ve uzun dönemde şekil ve fonksiyon bozukluğuna yol açar, ülkemizde nadir görülür.

    Yazı kaynağı : www.mugeaksoy.com

    Vajinal Akıntı Neden Olur? Vajinal Akıntı Nasıl Geçer?

    Vajinal Akıntı Neden Olur? Vajinal Akıntı Nasıl Geçer?

    Vajinal akıntı genellikle her kadında görülen normal ve düzenli bir durumdur. Bununla birlikte, enfeksiyona bağlı götürebilen bazı akıntı tipleri vardır. Anormal akıntının rengi sarı veya yeşil olabilir. Akıntı bazı enfeksiyonlarda koyu kıvamda ya da kötü kokulu olabilir. Maya kaynaklı veya bakteriyel enfeksiyonlar genellikle anormal akıntıya neden olur. Olağan dışı görünen ya da kötü kokan herhangi bir akıntı fark edildiğinde yapılacak en doğru şey bir sağlık kuruluşuna başvurmaktır.

    Vajinal akıntı neden olur? 

    Normal vajinal akıntı sağlıklı bir vücut fonksiyonudur. Vücudun vajinayı temizleme ve koruma yöntemidir. Cinsel uyarılma ve yumurtlama gibi durumlarda akıntının artması normaldir. Egzersiz, doğum kontrol haplarının kullanımı ve duygusal stres de akıntıda artışa neden olabilir. Anormal vajinal akıntı genellikle bir enfeksiyondan kaynaklanır. Vajinanın normal bakteri dengesindeki herhangi bir değişiklik akıntının koku, renk veya kıvamını etkileyebilir. Normal vajinal floradaki dengeyi bozabilecek faktörlerden bazıları;

    Bakteriyel vajinozis

    ​​​​​​Bakteriyel vajinozis, oldukça yaygın görülen bakteriyel bir vajinal enfeksiyondur. Bazı durumlarda hiçbir belirti göstermemesine rağmen, keskin, kötü kokulu ve bazen balık kokusuna benzeyen bir vajinal akıntıya neden olur. Birden fazla cinsel partnere sahip olan kadınlarda bu enfeksiyon türüne yakalanma riskinde artış vardır.

    Trichomonas vajiniti 

    Trichomonas vajiniti başka bir enfeksiyon türüdür. Enfeksiyona tek hücreli protozoa grubu bir organizma olan trichomonas neden olur. Genellikle cinsel yolla bulaşır, fakat ortak havlu ya da mayo kullanımıyla da yayılabilir. Kötü kokulu sarı akıntı veya yeşil renkli bir akıntıya neden olur. Bazı insanlarda herhangi bir belirti görülmez. Fakat vajina ve vulvada ağrı, kızarıklık, ısı artışı ve kaşıntı sık görülen belirtilerdir.

    Maya enfeksiyonları 

    Maya enfeksiyonu, yanma ve kaşıntı hissine ek olarak beyaz, süt kesiği benzeri akıntıya neden olan bir mantar enfeksiyonudur. Vajinada maya varlığı normaldir, ancak normal floraya ait mayalarda anormal artış olmasıyla enfeksiyon belirtileri ortaya çıkar. Aşağıdakiler mayalara bağlı enfeksiyon olasılığını artırabilir:

    Gonore (Bel soğukluğu) ve klamidya 

    Bel soğukluğu ve klamidyacinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardandır (CYBE) ve anormal vajinal akıntıya neden olabilirler. Genellikle sarı, yeşilimsi veya bulanık görünümde bir akıntı vardır.

    Pelvik inflamatuar hastalık (PID)

    Pelvik inflamatuar hastalık, genellikle cinsel temasla yayılan bir enfeksiyondur. Bakteriler vajina ya da diğer üreme organlarında yaygın bir enfeksiyona neden olursa PID ortaya çıkabilir. Ağır, kötü kokulu bir akıntıya neden olur.

    Human papilloma virüs (HPV) enfeksiyonu veya rahim ağzı kanseri

    HPV enfeksiyonucinsel temas ile bulaşan ve rahim ağzı kanserine yol açabilen bir viral enfeksiyondur. Rahim ağzı kanseri hoş olmayan bir kokuya sahip, kanlı, kahverengi veya sulu bir akıntı üretebilir. Rahim ağzı kanseri, yıllık Pap smear ve HPV testi ile kolayca taranabilir.

    Vajinal akıntı çeşitleri nelerdir? 

    Vajinal akıntılar genellikle akıntının rengine ve yoğunluğuna göre kategorize edilir. Bazı akıntı türleri normaldir. Diğerleri ise altta yatan ve tedavi gerektiren bir duruma işaret edebilir. Aşağıda farklı akıntı çeşitleri detaylı olarak açıklanmıştır. 

    Beyaz renkli akıntı

    Özellikle menstrüel döngünün başında veya sonunda bir miktar beyaz akıntı normaldir. Bununla birlikte, akıntıya kaşıntı eşlik ediyorsa ve yoğun, süt kesiği benzeri bir kıvam veya görünüme sahipse normal değildir ve tedavi gerektirir. Bu akıntı türü sıklıkla bir maya enfeksiyonunun belirtisi olabilir.

    Berrak ve akışkan 

    Berrak ve akışkan bir vajinal akıntı tamamen normaldir. Ayın herhangi bir zamanında görülebilir ve egzersizden sonra özellikle yoğun olabilir.

    Berrak ve mukus benzeri 

    Akıntı berrak, fakat akışkan değilse ve gergin ve mukus benzeri bir kıvamdaysa bu sıklıkla kadının yumurtlama döneminde olduğunun göstergesidir. Normal bir vajinal akıntı türüdür ve ayın belirli dönemlerinde görülür.

    Kahverengi akıntı ya da kanlı akıntı

    Kahverengi akıntı veya kanlı akıntı, özellikle adet dönemi sırasında veya hemen sonrasında meydana geldiğinde genellikle normaldir. Adet döneminin sonunda geç bir boşalma olduğunda kırmızı yerine kahverengi görülebilir. Ayrıca dönemler arasında az miktarda kanlı akıntı yaşanabilir ve buna lekelenme denir.

    Lekelenme, adet dönemleri dışında meydana gelirse ve yakın zamanda korunmasız ilişki yaşanmışsa bu hamilelik belirtisi olabilir. Gebeliğin erken evrelerinde lekelenme, düşük işareti de olabilir. Bu sebeple böyle bir durumda kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmak gerekir.

    Nadir durumlarda, kahverengi akıntı veya kanlı akıntı endometrial veya rahim ağzı kanseri belirtisi olabilir. Fibroid veya diğer anormal büyümeler gibi başka problemlerden de kaynaklanabilir. Bu nedenle yıllık pelvik muayene ve Pap smear testi yaptırmak önemlidir. Doktor bu işlemler sırasında servikal anormallikleri de kontrol eder.

    Sarı akıntı veya yeşil akıntı

    Özellikle kalın, yoğun kıvamlı veya nahoş bir koku eşliğinde sarı akıntı veya yeşil akıntı normal değildir. Bu akıntı tipi trichomonas adı verilen bir enfeksiyonun işareti olabilir. Genellikle cinsel ilişki yoluyla yayılan bu enfeksiyonda akıntıyla birlikte kaşıntı ve idrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma gibi belirtiler de bulunur.

    Vajinal akıntı belirtileri nelerdir? 

    Anormal vajinal akıntının yanında bazı diğer belirtiler varsa en kısa sürede doktora başvurulması önerilir. Dikkat edilmesi gereken belirtiler şunlardır:

    Bir akıntının normal olup olmadığı konusunda endişe duyuyorsanız bir sağlık kuruluşuna başvurmakta fayda vardır.

    Vajinal akıntı teşhisi nasıl yapılır? 

    Anormal vajinal akıntı nedeniyle doktora başvurulduğunda hastaya tıbbi geçmişi, şikâyetleri, adet döngüsü ve cinsel hayatı hakkında birkaç soru sorulur. Sorular aşağıdakileri içerebilir;

    Daha sonra jinekolojik muayene dahil olmak üzere ayrıntılı bir fiziksel muayene yapılır. Bu sırada HPV veya rahim ağzı kanserini kontrol etmek için rahim ağzından sürüntü de alınır. Çoğu durumda, enfeksiyon varlığı fiziksel ve jinekolojik muayene ile tespit edilebilir. Sorunu hemen teşhis edemezse, bazı ek testler yapılabilir. Bu amaçla akıntıdan alınan örnek etken mikroorganizmanın tespiti için mikroskop altında incelenebilir.

    Vajinal akıntı nasıl geçer?

    Tedavi vajinal akıntıya neden olan faktörlere göre değişiklik gösterir. Örneğin, akıntı maya enfeksiyonlarına bağlı ise genellikle krem ​​veya jel formunda vajinaya uygulanan antifungal ilaçlar ile tedavi edilir. Bakteriyel vajinozis tedavisinde ağızdan antibiyotik verilir veya antibiyotikli kremlerle kullanılır. Trichomoniasis ise genellikle metronidazol (Flagil) veya tinidazol (Tindamax) isimli ilaçların ağızdan alımı yoluyla tedavi edilir. Anormal akıntıya yol açabilecek vajinal enfeksiyonların önlenmesi için bazı ipuçları:

    Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

    Yazı kaynağı : www.medicalpark.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap