Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    vekil maaşları öğretmen maaşlarını geçmesin

    1 ziyaretçi

    vekil maaşları öğretmen maaşlarını geçmesin Ne90'dan bulabilirsiniz

    Atatürk’ün “Milletvekili Maaşları Öğretmen Maaşlarını Geçmesin” Dediği İddiası

    Atatürk’ün “Milletvekili Maaşları Öğretmen Maaşlarını Geçmesin” Dediği İddiası

    Atatürk’ün “Milletvekili Maaşları Öğretmen Maaşlarını Geçmesin” Dediği İddiası Doğru Değil

    Paşam vekil maaşlarını düzenleyeceğiz ne kadar verelim?” sorusuna Mustafa Kemal Atatürk tarafından “Öğretmen maaşlarını geçmesin” şeklinde yanıt verildiği iddiası dayanaktan yoksundur. Atatürk’ün bu sözü söylediğine dair bir kaynak, belge ya da tanıklık da yoktur. 1923 yılında ve sonrasında milletvekillerinin maaşlarına ilişkin kabul edilen düzenlemelerin hiçbirinde öğretmen maaşlarının sınır olarak kabul edildiğine dair bir atıf yer almamaktadır. Bahse konu yasal düzenlemelerde tespit edilen maaş miktarları, ilgili dönemdeki öğretmen maaşlarının kat be kat üstündedir. Milletvekili maaşlarının öğretmen maaşları ile sınırlı tutulması gibi bir durum uygulamada ve yasal mevzuatta yoktu.

    Örnek verecek olursak, 1924 yılında yeni bir öğretmen 17 lira maaş almaktaydı. 1926 yılında ilkokul öğretmeninin maaşı 15, orta okul öğretmeninin maaşı 25 lira idi. 1930 yılında orta okul öğretmenlerinin maaşı 144 liraya artırılmıştı. 1931 yılında ise orta okul öğretmenlerinin maaşının 72-144 lira arasında olması kararlaştırılmıştı. Milletvekili maaşı ise 1923’te 208, 1924’te 308, 1926’da 308, 1930’da 510, 1931’de ise 360 liraydı.  

    Milli Eğitim başta olmak üzere bürokrasinin neredeyse tamamında çalışan kamu görevlilerinin maaşlarının düşüklüğü şikâyet konusudur. Gelecek nesilleri yetiştiren öğretmenlerin maaşları söz konusu olduğunda bu şikâyetlerin daha da şiddetlendiği herkesin malûmu. Öğretmenlerin maaşlarının yeteri kadar yüksek olmadığı yönündeki eleştirilere genellikle vekil-öğretmen maaş karşılaştırması ve Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği iddia edilen “mebus maaşları muallim maaşlarını geçmesin” talimatı eşlik eder.

    Atatürk’ün “vekil maaşlarının öğretmen maaşlarıyla sınırlı olması” yönünde talimat verdiği iddia edilen “menkıbe” şu şekilde aktarılmaktadır:

    Mustafa Kemal Atatürk’ün milletvekili maaşlarının öğretmen maaşlarından fazla olmamasını istediği iddiası Malumatfuruş’ta incelediğimiz diğer şehir efsaneleriyle aynı özelliklere sahip: Kaynağı belirsiz, doğrulanamıyor, politik güdüyle paylaşılıyor ve özellikle maaş kıyaslaması hakkında yanlış unsurlar içeriyor.

    Öncelikle, Atatürk ile Maliye Nazırı (Hasan Fehmi Ataç) arasında 1923 yılında geçtiği iddia edilen bu konuşmanın kaynağı meçhûldür. Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri derlemesinde ve diğer kaynaklarda bu sözün ya da bahse konu konuşmanın izine rastlanamamıştır. Atatürk’ün bu sözü söylediğine dair bir tanıklık da yoktur. “Vekil maaşlarının muallim maaşlarını geçmemesi” talimatının “-miş/mış’la tarih yazıcılığı”nın bir diğer ürünü olduğunu düşünüyoruz.

    1923 yılında ve sonrasında milletvekillerinin maaşlarına ilişkin kabul edilen düzenlemelerin hiçbirinde öğretmen maaşlarının sınır olarak kabul edildiğine dair bir atıf yer almamaktadır. Bahse konu yasal düzenlemelerde tespit edilen maaş miktarları, ilgili dönemdeki öğretmen maaşlarının kat be kat üstündedir.

    Yasama organı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapan milletin vekillerinin özlük hakları, birçok bileşenden oluşabilmektedir. Milletvekillerin maaş dışındaki özlük hakları kapsam dışı bırakıldığında dahi, TBMM’nin açıldığı 23 Nisan 1920 tarihi ile Atatürk’ün vefat ettiği tarih arasında görev yapan milletvekillerine yapılan maaş ödemelerinin hiç de iddia edildiği gibi öğretmen maaşları kadar olmadığı anlaşılmaktadır.

    1924 yılında yeni bir öğretmen 17 lira maaş almaktaydı. 1926 yılında ilkokul öğretmeninin maaşı 15, orta okul öğretmeninin maaşı 25 lira idi. 1930 yılında orta okul öğretmenlerinin maaşı 144 liraya artırılmıştı. 1931 yılında ise orta okul öğretmenlerinin maaşının 72-144 lira arasında olması kararlaştırılmıştı. Milletvekili maaşı ise 1923’te 208, 1924’te 308, 1926’da 308, 1930’da 510, 1931’de ise 360 liraydı. Yani, milletvekili maaşlarının öğretmen maaşları ile sınırlı tutulması gibi bir durum uygulamada ve yasal mevzuatta yoktu.

    Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı Döneminde Milletvekili Maaşlarının Seyri

    Öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmadan önce Meclis-i Mebusan’da vekillerin ne kadar maaş aldığını inceleyelim.

    Kanun-u Esasi’nin 76. maddesine dayanılarak 9 Mart 1916’da çıkarılan “Kanuni Esasi’nin 5 Şaban 1327 Tarihli 76. Maddei Muaddelesini Muaddili Kanun” başlıklı 25 Şubat 1916 tarihli kanun ile Meclis-i Mebusan üyelerinin aylıkları yeniden düzenlenmişti. Heyet-i Ayan üyelerinin maaşı aylık (720 gram altına denk gelen) (10.000 kuruş) 100 lira, Heyet-i Mebusan üyelerinin maaşı ise yıllık 500 lira (50.000 kuruş) tahsisat ve aylık 4000 kuruş harcirah üzerinden belirlenmişti (Fahri Bakırcı (2006). “Meclis Üyeliklerinin Aylık ve Diğer Ödenekleri“, Yasama Dergisi, Sayı 3, Ekim-Kasım-Aralık 2006, sf. 27-70). Böylelikle, mebuslara aylık toplam (587 gram altın karşılığı) (50000/12+4000=8.160 kuruş) 81,6 lira ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bahse konu kanunun ilgili maddesi şu şekildeydi:

    TBMM’nin 5 Eylül 1920 tarihinde kabul ettiği 18 sayılı Nisab-ı Müzakere Kanunu’nun 6, 7 ve 8. maddeleri ilk Meclis’te görev alan azaların maaşlarını düzenlemekteydi. Bahse konu kanuna göre göre Büyük Millet Meclisi azaları 100 lira aylık almaktadır. 1920 yılında bahse konu madde kapsamında tahsis edilen 100 liralık maaş ile ayda 17 Reşat Altını alınabiliyordu. Söz konusu Kanun’un ilgili maddeleri şöyledir:

    İlk 4 aylık dönemde 1.250 lira tahsisat, sonraki aylar için aylık 100 lira maaş ve yılda bir defa 40 lira yolluk harcirahı dikkate alındığında, 1920-24 yılları arasında vekillerin maaşının (ilk 4 ay için verilen tahsisat hariç bırakıldığında ve yolluk dahil edildiğinde) 103,33 lira olduğu anlaşılmaktadır.

    16 Eylül 1922 tarihinde çıkarılan 272 sayılı “Nisab-ı Müzakere Kanunu’nun 7. maddesini muaddil Kanun” ile milletvekillerine ayrılan yıllık 40 lira yolluk harcirahı 100 liraya çıkarılmıştır.

    18 sayılı Nisab-ı Müzakere Kanunu, 1923 ve 1924 yıllarında çıkarılan 315 ve 421 sayılı yasalarla değiştirilerek milletvekili maaşları artırılmıştır.

    1923 yılı Mart ayında çıkarılan 315 sayılı Nisab-ı Müzakere Kanunu’nun 6. ve 8. maddelerini muaddil Kanun ile mebusların yıllık ödenekleri 2400 liraya çıkarılmıştır. İlgili maddeler şöyledir:

    1924 yılı Şubat ayında kabul edilen 421 sayılı “Nisab-ı Müzakere Kanunu’nun 6. ve 8. maddelerini muaddil 8 Mart 1339 (1923) tarihli kanunun bazı maddelerinin tadiline dair Kanun”un 1. maddesi (“… azasına senevi üçbin altı yüz lira tahsisat ita olunur“) gereğince ile meclis üyelerine ödenen yıllık tahsisat 3.600 liraya çıkarılmıştır. Böylelikle milletvekillerinin ödenek ve yolluk dahil aylık ortalama maaşı 308 liraya yükselmiştir.

    1924 Anayasası’nda milletvekillerinin maaşlarının özel bir kanunla belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Böylece Millet Meclisi üyeleri kendi maaşlarını kendileri tarafından çıkarılacak kanunla belirleme hakkına erişmiştir.

    15 Mayıs 1930 tarihinde kabul edilen 1613 sayılı “Büyük Millet Meclis Azasının Tahsisat (Ödenek) ve Harcırahları Hakkındaki Kanun” ile milletvekili maaşı 6000 lira olarak belirlenmiş ve vekillere 125 lira azimet ve avdet harcırahı (gidiş-geliş harcırahı) verilmesi kararlaştırılmıştır. 1930 yılında çıkarılan 1613 sayılı bahse konu Kanunla milletvekili aylıkları 1999 yılından önceki en yüksek düzeyine ulaşmıştır.

    1931 yılında ise 5 Mart 1931 tarihli ve 1757 sayılı “Büyük Millet Meclisi Azasının Tahsisat ve Harcirahları Hakkında 1613 Numaralı Kanunun Birinci Maddesini Muaddil Kanun” ile milletvekili aylıkları bizzat Meclis tarafından düşürülmüştür. Milletvekillerinin (yolluk hariç) yıllık maaşları 6000 liradan 4200 liraya, aylık maaşları da 500 liradan 350 liraya inmiştir. Kanun’un ilgili maddesi şöyledir:

    1937 yılında kabul edilen 15 Şubat 1937 tarihli ve 3135 sayılı “Büyük Millet Meclisi Azasının Tahsisat ve Harcırahları Hakkındaki 1613 Sayılı Kanunun Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesine Dair Kanun“la milletvekillerine ödenen şarta bağlı harcirahlar şartsız hâle getirilerek harcirah dahil toplam maaş 5200 liraya çıkarılmıştır. Kanun’un ilgili maddeleri şu şekildedir:

    1876-2006 yılları arasındaki 230 yıllık sürede mebusların yalın maaşları ile ödenek ve yolluklarını içeren toplam maaşlarına ilişkin tablo şu şekildedir:

    Milletvekillerinin maaşı 1923 yılında yolluk harcirahı dahil 208, yalın halde ise 200 lira idi.

    Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı Döneminde Öğretmen Maaşlarının Seyri

    13 Mart 1924 tarihinde kabul edilen 439 sayılı “Orta Tedrisat Muallimleri Kanunu“nda (Resmi Gazete: 07.04.1924) orta okul öğretmenlerinin stajlarında 1500 kuruş alması, stajlarını tamamlayıp öğretmen unvanını almalarıyla maaşlarının 1700’e çıkarılması şu maddeyle kararlaştırılmıştı:

    Bahse konu kanunun ardından daha sonra “Orta Tedrisat sabit muallimerinin staj müddetince 2000 kuruş maaş almaları ve muallim unvanını kazandıktan sonra maaşlarının 2500’e çıkarılması mevkut muallimlerin ise maaşlarının 1300’den başlıyarak staj müddetinde 1700’e çıkarılması, sabit muallimlerin maaşlarına her üç senede bir % 15 zam yapılması” kararlaştırılmıştır (Hasan Ali Yücel. Türkiye’de Orta Öğretim, T.C. Kültür Bakanlığı Millî Kütüphane Basımevi, 1994, sf. 76).

    22 Mart 1926 tarihli ve 789 sayılı “Maarif Teşkilâtına Dair Kanun“la öğretmenlerin maaşı yaklaşık olarak % 25 artırılarak ilk okul öğretmenlerinin maaşının en az 15 lira olacağı, orta okul öğretmenlerinin ise stajlarını tamamlamalarının ardından 25 lira maaş alacağı kararlaştırılmıştır. Ayrıca öğretmenlere kira ve giyecek yardımının yapılması hüküm altına alınmıştır (Rukiye Demirel (2009). “Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve Atatürk Dönemi Uygulamaları“, Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Adana). Bahse konu Kanun’un ilgili maddeleri şu şekildedir:

    29 Haziran 1930 tarihinde kabul edilen 1702 sayılı “İlk ve Orta Tedrisat Muallimi Erinin Terfi ve Tecziyeleri Hakkında Kanun“a göre öğretmenlere haftada girdikleri her saat ders için ayda 8 lira ödeme yapılması kararlaştırılmıştı. Böylelikle haftada 18 saat derse giren bir Orta Okul öğretmeni ayda 144 lira maaş alabilecekti.

    25 Temmuz 1931 tarihinde kabul edilen 1880 sayılı “İlk ve Orta Tedrisat muallimlerinin terfi ve tecziyeleri hakkındaki kanunun bazı maddelerinin tadiline dair Kanun“a göre Lise öğretmenleri haftada azami 15, Orta Okul öğretmenleri ise azami 18 saat ders vermekle yükümlü tutulmuştu. Orta Okullarda ders veren öğretmenlere haftada okutacağı her ders saati için ayda 4-8 lira arası maaş verilmesi kararlaştırılmıştı. Böylelikle azami ders sayısını yakalayan Orta Okul öğretmenlerinin 1931 yılında maaşı 72-144 lira arasında olabilecekti. Kanunun ilgili maddesi şu şekildeydi:

    John Dewy tarafından 1939 yılında hazırlanan “Türkiye maarifi hakkında rapor“un “Muallimlerin Yetiştirilmesi ve Terfihi” başlıklı bölümünde (sf. 16-18) öğretmenlerin maaşlarının yetersizliği ve maaşların artırılması ihtiyacı hakkında şu ifadeler kullanılmıştır (geçen yıllara rağmen pek bir şeyin değişmediği görülüyor):

    Yine 1939 yılında yayınlanan “Maarif işleri : Amerikan Heyeti raporundan” başlıklı belgede öğretmen maaşlarının azlığına ilişkin şu değerlendirmelerde bulunmuştu:

    Beryl Parker’ın “Türkiye’de ilk tahsil hakkında rapor” başlıklı 1939 yılında hazırladığı çalışmasında öğretmenlerin maaşlarının yetersizliği hakkında şu ifadeleri kullanmıştır:

    Mustafa Kemal Atatürk ise hurafe tarihçilerin uydurduğu bu menkıbenin aksine öğretmenlerin karşılaştığı zorlu maddi koşulların farkındaydı. Hâkimiyeti Milliye Gazetesi’nde 21 Temmuz 1921 tarihinde yayınlanan 16 Temmuz 1921 tarihinde Ankara’da gerçekleşen Türkiye Milli Eğitim Kongresi’ni (Maarif Kongresi) açarken yaptığı konuşmada öğretmenlerin karşılaştığı zorlu koşulları şöyle aktarmıştır (Atatürk Araştırma Merkezi (2006). Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri I-III, Divan Yayıncılık Ltd. Şti, 5. Baskı):

    Yine Hakimiyet-i Milli’de 2 Nisan 1923 tarihinde yayınlanan Atatürk’ün Kütahya’da bir lise binasında verilen çay ikramı esnasında öğretmenlerle yaptığı konuşmada, Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkan ülkenin öğretmenlerine gereken önemi veremediğini belirtmektedir (Atatürk Araştırma Merkezi (2006). Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri I-III, Divan Yayıncılık Ltd. Şti, 5. Baskı):

    Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından 7 Aralık 1939 tarihinde Başbakanlığa iletilen bir resmi yazıda basında çıkan öğretmenlerin maaşlarının düşüklüğüne ilişkin haberlerden sitem etmekte ve “bugünlerde gazetelerimizden bâzılarında muallimlerimizin maddî vaziyetlerinin bozuk olduğu hakkında neşriyâta tesâdüf edilmekte ve bunlar arasında büyük puntolu harflerle ‘muallimlerin hâli berbat’ başlığı altında muallim kütlesini heyecâna sevk edecek yazılar da görülmekte” ifadelerini kullanmıştır. Bakan Yücel “muallimler kütlesini Cumhuriyet devrinde mağdur mevkiinde göstererek, onları heyecâna ve bedbinliğe sevk edecek, mesleklerine kaşrı bağlılıklarını sarsacak ve aralarında sendikalar teşkiline, grevler yapılmasına yol açacak ve öteden beri memleketimizde tesiri görülmekte olan komünizm propagandasını körükleyecek bir âmil olacağı kanatinde olduğumdan, hakikat ile taban tabana zıd bu gibi muzır fikirlerin muallim kitlesi arasında intişârına meydan verilmemesi için matbuat hakkında esaslı tedbirler alınması esbâbının temini“ni talep ederek bu gibi haberlere ilişkin tedbir alınmasını istemişti (Cemil Koçak (2011). Tek-Parti Döneminde Muhalif Sesler, İletişim Yayınları).

    1923 yılında öğretmenlerin maaşlarının bütçe kısıtı nedeniyle ödenemediği de görülmüştür. Örneğin, 21 Mart 1924 tarihinde TBMM’deki görüşmede Malatya Mebusu Reşid Ağa, öğretmen maaşlarının ödenmediği ve öğretmenlerin zaruret ve sefalet içinde yaşadığına dair şu ifadeleri kullanmıştır:

    Ezcümle, Atatürk’ün böyle bir talimat vermiş olduğu iddiası sonradan uydurulmuştur. Veriler bu yönde bir talimatın varlığını işaret etmemektedir.

    Ahmet Turan Alkan’ın konuya ilişkin değerlendirmesine katılıyoruz:

    2015 yılında CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal tarafından öğretmen maaşlarının milletvekili maaşlarıyla aynı olması için kanun teklifi verilmişti. Tanal kanun teklifiyle ilgili”Biz de Atatürk’ün gösterdiği yoldan yürüyerek öğretmen maaşlarının milletvekili maaşlarıyla aynı olması için kanun teklifini verdik” ifadelerini kullanmıştı.

    Atatürk’ün “Milletvekili Maaşları Öğretmen Maaşlarını Geçmesin” Dediğini İddia Eden Yazarlar

    Cumhuriyet Gazetesi‘ndeki “Ata: Mebus maaşı, öğretmen maaşından yüksek olmasın” başlıklı 6 Ekim 2016 tarihli yazısında Orhan Bursalı, Atatürk’e soru sorulmadan etrafını dinlerken söze müdahil olduğunu iddia etmiş:

    Atatürk öğretmen Milletvekili maaşları

    Yazı kaynağı : www.malumatfurus.org

    JavaScript is not available.

    We’ve detected that JavaScript is disabled in this browser. Please enable JavaScript or switch to a supported browser to continue using twitter.com. You can see a list of supported browsers in our Help Center.

    Help Center

    Terms of Service Privacy Policy Cookie Policy Imprint Ads info © 2022 Twitter, Inc.

    Yazı kaynağı : twitter.com

    vekil maaşları öğretmen maaşlarını geçmesin

    CHP'li Tanal'dan kanun teklifi: Öğretmen maaşları milletvekilleriyle aynı olsun

    CHP'li Tanal'dan kanun teklifi: Öğretmen maaşları milletvekilleriyle aynı olsun

    T24 ANKARA

    CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, öğretmen maaşlarının milletvekili maaşlarıyla aynı olması için kanun teklifi verdi. Atatürk’e milletvekili maaşlarının ne olması gerektiği sorulduğunda, “Öğretmen maaşını geçmesin” dediğini kaydeden Tanal, “Biz de Atatürk’ün gösterdiği yoldan yürüyerek öğretmen maaşlarının milletvekili maaşlarıyla aynı olması için kanun teklifini verdik" dedi.

    Tanal, "Bu vesileyle öğretmenlerimizin sosyal-kültürel açıdan hak ettikleri yere gelmeleri, ekonomik refaha ulaşmaları, bunun sonucu olarak kendilerine olan güvenlerinin artması ve yetiştirdikleri evlatlarımıza da huzur ve refah ile eğitim vermelerini amaçladık” diye konuştu.

    CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, öğretmenlik mesleğinin tarihi geçmişinin, insanlık medeniyeti kadar eski, toplumsal hayatın bir ürünü olduğunu ifade etti. Kurucu lider Mustafa Kemal Atatürk’ün sözünden yola çıkarak, öğretmen maaşları ile milletvekili maaşlarını eşitleyen bir Kanun Teklifi hazırlayan Tanal, şunları söyledi:

    “Türkiye'de öğretmenlik mesleğini icra etmek maddi açıdan çok zordur. Yapılan araştırmaya göre; öğretmenlerin yüzde 75'inin kredi, eş dost, akraba ya da esnafa borcu bulunuyor. OECD'nin Raporunda ülkemizde ilköğretimde görev yapan bir öğretmenin başlangıç maaşı yıllık 25 bin 536 dolardır. Aynı raporda Lüksemburg'daki öğretmenin maaşı yıllık 51 bin 799 dolar, Danimarka'da ise başlangıç için 46 bin 950 dolardır. Öğrencilerine sosyalleşmelerini, tiyatroya, sinemaya gitmelerini, spor yapmalarını, kitap, dergi ve gazete okumalarını, kaliteli yaşam kültürünü öğütleyen öğretmenlerimiz önerdiklerinin çoğunu kendilerinin yapamadığı ortadadır. Öğretmenlerimizin sorunlarını çözdüğümüz takdirde eğitimin sorunları büyük ölçüde çözülecektir. Öğretmenlerimizin maaşı yükseltilmelidir. On yıllardır sürüncemede bırakılan temel sorunları çözülmüş öğretmenlerimiz, yöneticileri tarafından takdir ve motive edilmiş öğretmenlerimiz, maaşları kamu çalışanları arasında en yüksek grupta anılması gereken öğretmenlerimiz mutlaka diğer sorunların üstesinden gelecek ve ülkemizi muasır medeniyet hedefine koşar adım taşıyacaktır. Bugün bir milletvekili 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa göre en yüksek aylık alan devlet memurunun aylığını almaktadır. Ulu Önderimiz Atatürk'ün sözünü hatırlatmakta fayda vardır. Atatürk, 'Paşam vekil maaşlarını düzenleyeceğiz, ne kadar verelim?' sorusuna, 'Öğretmen maaşlarını geçmesin' demişti. Söz konusu düzenleme ile öğretmenlerin aylıklarının milletvekillerinden daha fazla olacak şekilde değiştirilmesi amaçlanmıştır.

    Yazı kaynağı : t24.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap