Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    yağmur atsız babasının vasiyeti ile alay etti

    1 ziyaretçi

    yağmur atsız babasının vasiyeti ile alay etti Ne90'dan bulabilirsiniz

    yağmur atsız ın babasının vasiyetiyle alay etmesi

    ‘Neden Ermeni olduğumu bilmem anlatabildim mi?’

    ‘Neden Ermeni olduğumu bilmem anlatabildim mi?’

    FUNDA TOSUN
    [email protected]

    Hocalı mitinginin ardından, Star gazetesinde ‘Ben Ermeniyim’  başlıklı bir yazı kaleme alarak “Ben de Ermeniyim, hem de sapına kadar, özbeöz Ermeniyim! Var mı bir diyeceğiniz, a odun kafalılar?” diyen Yağmur Atsız, aldığı tepkilerin rekor düzeyde olduğunu söylüyor. 

    Tepkilerden en masumane olanının, “Ermeni casusu musun!” sorusu olduğunu belirten ve bu soruya “Evet, foyam ortaya çıktı” sözleriyle ironik bir yanıt veren Atsız’la neden ‘Ermeni’ olduğunu konuştuk.

    Hocalı mitinginde açılan ırkçı pankartların kendisinde yarattığı ruh halini “Hepiniz Ermenisiniz hepiniz piçsiniz’ ibârelerini içim burkularak okudum. Bu seviye, daha içime varmaksızın, daha ilk anda gözümü acıttı” ifadeleriyle anlatan Atsız, ‘Ben Ermeniyim’ başlıklı yazıyı, olanlara duyduğu tepkiyle kaleme aldığını söylüyor. 

    Çocukluğunda çok sayıda gayrimüslim arkadaşı olduğunu belirten Atsız, “İlâmâşallah onların köküne kibrit suyu ekmeyi pek ‘güzel’ başardık” diyor ve geride kalan çok az sayıdaki gayrimüslime de ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapıldığının altını çiziyor. Atsız, “Bu memlekette gayrimüslimlere ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapıldığı gayrı-kaabil-i inkâr bir vâkıadır. İstediğimiz kadar ‘Efendim, Türk kelimesi vatandaşlık bağlamında bir kavram olarak kullanılmaktadır. Yâni kavmî değil siyâsidir’ diyelim, biz bu kelimeyi bal gibi kavmî anlamda kullanıyoruz. Türk toplumu için büyük tehlikedir. İleride bu toplumun çözülüp yıkılmasına ve yok olmasına önayak olabilir” diyor.

    Çoğunlukla “kafatasçı babanın komünist oğlu” olarak zikredilen Atsız,  babasının evlerine gelen ziyaretçilerin kafataslarını ölçerek ne kadar Türk olduklarına ilişkin oran tayin ettiği hikâyeleriyle ilgili olarak ise şunları söylüyor: “Atsız, kafatasçılık denilen teoriye iltifât etmezdi. Gerçi bâzen misâfirlerin kafataslarını ölçerek onların ‘Türk’ olup olmadıklarını tesbît ederdi ama bunu dalga geçmek için yapardı. Bu iş için kullandığı pergele benzeyen âlet de mânevî babası Dr. Rızâ Nur’dan kalma bir kadın havsalası ölçme âletiydi. Hekimler bu âletle eskiden hâmile kadınların kemik yapısını ölçerek kolay doğum yapıp yapamayacaklarını anlarlarmış.”

    Nihal Atsız’ın kendisine hitaben yazdığı vasiyetnamede belirttiği “düşman” halklar hakkında babasından çok farklı düşünen Yağmur Atsız, babasıyla olan fikir ayrılıklarına ilişkin olarak ise,  “Babam Nihâl Atsız katı milliyetçi görüşleriyle bilinen bir yazardır ama benim fikriyâtım üzerindeki etkisi de fevkalâde büyük olmuştur. Çok iyi bir öğretmendi ve benim ‘aykırı’ fikirlerime karşı da hiçbir zaman sert tepki göstermemiştir” diyor.  

    Savunduğu fikirler nedeniyle Türkçü çevrelerden tepki aldığını ifade eden Atsız, “Benim ‘aykırı’ görüşlerim Türkçü çevrelerde tabii ki olumlu karşılanmamıştır. Fakat bunları da ikiye ayırmak yerinde olur. Bir kısım okuduğunu anlayan Türkçüler, yazdıklarımı doğru bulmuyor ve özellikle ‘Atsız’ın oğlu nasıl olur da...’ bağlamında teessür duyuyorlardı ama asıl acıklı olan, okuduğunu anlamaktan âciz birtakım kimselerin bu konularda ahkâm kesmesidir” diyor.

    ‘Dink kararı utançtır’

    Hrant Dink cinayeti davasında mahkemenin verdiği kararı sert bir şekilde eleştiren Atsız, “Bu kararı bir utanç vesîlesi olarak telakki ediyorum. Hrant’ın katillerini kadife eldivenle tutan zihniyet şimdi gücü ancak bana yettiği için aleyhime hakaret dâvâsı bile açabilir, hiç şaşmam! Ama bu yüzden doğru bildiklerimi meskût geçecek değilim. Çünkü böyle yapanların sayısı arttıkça artık bize jandarma yetiştiremez duruma düşecekler!” diyor.

    Nihal Atsız’ın vasiyeti

    Yağmur Oğlum!

    Bugün tam bir buçuk yaşındasın. Vasiyetnameyi bitirdim, kapatıyorum. Sana bir resmimi yadigar olarak bırakıyorum. Öğütlerimi tut, iyi bir Türk ol.

    Komünizm bize düşman bir meslektir. Bunu iyi belle. Yahudiler bütün milletlerin gizli düşmanıdır. Ruslar, Çinliler, Acemler, Yunanlılar tarihi düşmanlarımızdır.

    Bulgarlar, Almanlar, İtalyanlar, İngilizler, Fransızlar, Araplar, Sırplar, Hırvatlar, İspanyollar, Portekizliler, Romenler yeni düşmanlarımızdır.

    Japonlar, Afganlılar ve Amerikalılar yarınki düşmanlarımızdır.

    Ermeniler, Kürtler, Çerkezler, Abazalar, Boşnaklar, Arnavutlar, Pomaklar, Lazlar, Lezgiler, Gürcüler, Çeçenler içer(de)ki düşmanlarımızdır.

    Bu kadar çok düşmanla çarpışmak için iyi hazırlanmalı.

    Tanrı yardımcın olsun!

    ‘Ben Ermeni’yim’ başlıklı yazısına gelen tepkiler üzerine ne yazdı?

    Evet,

    BEN BİR ERMENİYİM!

    Eğer çifte standard riyâkârlıkdır, cinâyet cinâyetdir demek “Ermenilik” ise evet, ben Ermeniyim!

    Aslolan hasmını yoketmek değil, hasmınla her ikinizin de içinize sindirebileceğiniz bir hakıykatleri bulma yolu aramakdır demek Ermenilikse ben sapına kadar Ermeniyim!

    Benim “Ermeniliğim”den böylesine rahatsız olanlar, yâni Ermeni olmayı bir ağır küfür kabûl edenler, kendileriyle aynı kafadaki bâzı Ermenilerin de “Türk” kelimesini küfür ve aşağılama olarak kullanmasından niçin rahatsız oluyorlar? (“Şu Ermenilerden çekdiğimiz”, Star, 2 Mart 2012.

    Yazı kaynağı : www.agos.com.tr

    Babama sormay� ihmal etti�im bir dizi sual var

    Babama sormay� ihmal etti�im bir dizi sual var

    GAZETEC� ve yazar Ya�mur Ats�z ‘Türkçü bir baban�n’ o�lu olarak 1939 y�l�nda �stanbul’da dünyaya geldi. Gazeteci ve yazar kimli�iyle öne ç�kmas�na ra�men hep ‘Nihal Ats�z’�n o�lu’ olarak tan�nd�. Ayn� s�ralarda hep fa�ist hem de komünist  olmakla ele�tirildi, o ise hep yanl�� anla��lmaktan �ikayet etti. Türk Edebiyat Vakf� Yay�nlar�’ndan ikinci bask�s� ç�kan Ömrümün �lk 65 Y�l� kitab�nda kendini anlatan Ya�mur Ats�z’a hayat�n� ve babas�n� sorduk.

    -Kimli�imizi olu�turan etkenlerden birisi aile ise, siz kendi ailenizi nas�l tan�mlars�n�z?

    Asl�nda kökenimiz Gümü�hane. Çiftçio�lu ailesi 1852’de �stanbul’a göç etmi�. Babam, soyad�n� seçerken eski dildeki çift ‘t’ harfli yaz�l���n� da dü�ünerek ‘kar���k bir isim olsun’ diye Ats�z’� seçmi�. Amcam�n soyad� Sançar. Soyad� Kanunu ç�kt��� s�rada Çanakkale’de askermi� ve ‘Herkes 24 saat içinde soyad� als�n’ denilmi�. O s�ralarda da telefon falan hak getire, birbiriyle temas edememi�ler. Amcam ise Anadolu’ya ilk gelen beyliklerden Sançar soyad�n� seçmi�. Komiktir, o s�rada dedem Nail Bey de Y�lmaz soyad�n� alm��. Yani baba ve iki öz karde�in soyadlar� farkl�. Sonradan bu durumu konu�tuklar�nda, ak�llar�na gelse Çiftçio�lu soyad�n� tercih edeceklerini söylemi�ler. O tela� içinde dü�ünememi�ler... Herkes gibi benim kimli�imin te�ekkülünde de çevrenin etkisi derin olmu�tur. Bu ba�lamda çevre etkisi iki yönlü olur: Olumlu ve olumsuz. Yâni çevremizin bâz� unsurlar�n� benimseriz, bâz�lar� ise bize ters geldikleri için onlar� reddederiz. En az�ndan reddetmeye u�ra��r�z. Gerçi bunda tam ba�ar�l� oldu�umuz pek söylenemez ama o çaba da kimli�imizin, benli�imizin olu�umunda rol oynar. Ben ikisinden de nasîbimi fazlas�yla ald�m.

    ENTELLEKTÜEL B�R NAMUS BELASI

    -�sminiz bir öyküsü var m�? Kim taraf�ndan, neden bu isim konulmu�?

    Babam koymu�. Öteden beri isimlerimizden ço�unun yabanc� kökenli, en ba�ta da Sâmî kökenli olmas�ndan rahats�zl�k duyuyordu. Zâten ömrü boyunca say�s�z genç ebeveyne ‘Türkçe Ad Listesi’ yaz�p yollamaktan bir hâl olmu�tur.

    -Haydarpa�a Lisesi’nde okudu�unuz dönemde, ö�retmenleriniz ve ö�renci arkada�lar�n�z aras�nda kimler vard�? DP iktidar�n�n ilk y�llar�n�n ya�and��� bu dönemde, sizin Haydarpa�a’dan Türkiye ve dünyaya bak���n�z nas�ld�?

    Liseden en unutamad���m an�m, Çar�amba ve Cumartesi sabahlar� duydu�um gizli sevinçti. O günler okul yar�m gün oldu�u için saat 14.00’ten îtibâren Beyo�lu’nda turlamaya ba�lard�k. Lisede benim için en önemli ö�retmenim Nâhit F�ratl� olmu�tur. Edebiyâta gelirdi. Zâten çok iyi bir ö�retmendi ama  vaktiyle Orhan Veli’nin büyük a�klar�ndan biri olmas�, �ahsiyetini benim için daha da ilginç k�l�yordu. Çok severdim. O da beni severdi. Ünlü Fenerbahçeli futbolcu Ömer Boncuk da keman ö�retmenimdi.

    -Çocukluk arkada��n�z ‘Jön’ Ediz Hun oldu�una göre, siz de o dönemde k�zlar�n dikkatinden kaçmayacak kadar yak���kl� olmal�s�n�z.

    Ondan yak���kl�yd�m zaten, hiç �üphesiz... Ediz ile çocukluk arkada��y�z. Anne ve babalar�m�z ö�retmendi ve gece yar�lar�na kadar ailecek görü�ürdük. Bebeklikten beri tan���r�z. Hatta kahvalt� yaparken birbirlerimizin zeytinlerini çalard�k. Benim önümdekiler ona, onunkiler bana daha güzel zeytin olarak gelir, birbirimizden a��r�rd�k. Ben Almanya’ya gittikten sonra, uzun süre birbirimizi kaybettik.

    -Haldun Dormen tiyatrosuna devam eden bir gençken ne ya�and� da birden bire sanat dünyas�n� b�rak�p Almanya’da haberci olmay� tercih ettiniz?

    Haldun Dormen’in ö�rencilerinden biri olmam da hayât�m�n önemli tecrübelerinden biridir. E�er Almanya i�i ç�kmasayd� san�r�m ki tiyatroya devâm ederdim. As�l amac�m aktör de�il rejisör olmakt�, bunu da en iyi Haldun A�abey’in yan�nda ö�renebilece�imden emindim. Ama Almanya daha geni� imkânlar vâdediyordu.

    -K�br�s Bar�� Harekat�’n� ‘Almanya’n�n Sesi televizyonu temsilcisi’ olarak izlemek, Türkiye’ye ve bu harekata yakla��m�n�z� nas�l etkiledi?

    K�br�s Harekât�’n� bir Alman kitle haberle�me arac�n�n editörü olarak izlemek hayât�m�n yine önemli tecrübelerinden biri olmu�tur. O vesîleyle Türk medyas�n�n Türk halk�n� nas�l aldatt���n� ö�renme f�rsat�n� da elde ettim. Meselâ Türk uçaklar�n�n bir Türk sava� gemisini bat�rd��� haberi y�llarca Türk halk�ndan gizlendi. �u anda bile öfkeleniyorum.

    -Ömrümün �lk 65 Y�l� kitab�n�zda ‘Maocusuyla da ülkücüsüyle de Moskova yanl�s� komünisti ile de çok temas�m oldu. Ama do�rusu hiç birini gözüm tutmad�’ diyorsunuz. Neden hiçbirini gözünüz tutmad�?

    Gözüm tutmad� çünkü onlar�n hakiki olmalar�ndan �üphelendim. Çok konu�tum, Türkiye’dekilerden bahsediyorum. Bir çoklar� için bu bir moda gibiydi. �çimde uyanan izlenim buydu. Komünizm gömle�i, ülkücülük gömle�i iyi oldu gibi, bu ak�am davette bu gömle�i giyineyim gibiydi. �kincisi gerekli bilgi derinli�ini bulamad�m.

    -Kendinizi ‘�nançl� demokrat’ olarak tan�ml�yorsunuz. �nanç ve demokrasi bir araya geldi�inde nas�l bir sentez ortaya ç�kar?

    �nançl� demokrat oldu�umu söylerken burada inanç kelimesini îman anlam�na de�il kanaat anlam�na kullan�yorum.

    -Sizin için diliniz ve kulland���n�z noktalama i�aretleri için ‘Ya�mur Ats�z Yaz�m Kurallar�’ ba�l��� alt�nda bloglar bile aç�lm�� durumda. Kendinize özgü bu üslubu nas�l do�du?

    Beni okumak zahmetine katlananlar�n tâbiriyle bir ‘Ya�mur Ats�z Üslûbu ve �mlâs�’ geli�tirmemin sebebi tamâmen pratiktir. Yâni orijinalite olsun filan gibi bir derdim yok. Fakat bizim imlâm�z ve çok �ükür atlatmaya ba�lad���m�z ‘Öztürkçe Nevrozu’ yüzünden üslûbumuz ne yaz�k ki dilimizin can�na okundu. Genel geçer bir imlâm�z ve ortak bir kelime haznemiz kalmad�. Dünyâda ya�ayan klasik edebî diller aras�nda yaz�m kurallar� böylesine çapaçul, telaffuzu böylesine bozulmu� ve (zenginle�mek bir yana!) kelime kayb�na u�rayan ba�ka lisan yok! Ben onun için, Don Ki�ot’un yel de�irmenlerine sald�rmas� misâli, tek ba��ma ‘Olmas� gerekdi�i gibi’ yazmaya gayret ediyorum. Kimsenin ipledi�i yok ama ne yapay�m, entellektüel ‘Nâmus belâs�’,  sonuna kadar direnece�im. Ben öldükten sonra ise hiç de�ilse zab�tlara geçecek...

    �STANBUL MOZA�K DE��L EBRUYDU

    -”50’lerde �stanbul rengarenkti.  Ama nedense bir ebru olman�n bilincini kaybedip kendini bir mozayik sanma cehaletine yuvarlanm��t�” diyorsunuz. �stanbul size ne anlam ifade ediyor?

    Ebrû ile mozaik aras�ndaki farklardan biri, ebrûnun de�i�tirilemez olu�udur. Mozaik ise, kendisini olu�turan ufak ta�lar oynat�larak her zaman için de�i�tirilebilir. ��te �stanbul bu bilinci kaybederek mozaikle�ti! Öyle olunca da bin parçaya bölündü. �uurunu kaybetti! Bugün �stanbul, benim gibi az say�da birkaç meczûbun yüzüsuyu hürmetine hâlâ mevcut.�stanbul’dan uzak kalman�n ne demek oldu�unu ise bilmiyorum.Ben hiç uzak kalmad�m. Çünkü �stanbul benim içimde...

    Türk bas�n�na öfkeliyim

    -Siz Türkiye’nin önemli kalemlerinden biri olman�za ra�men biyografiler her defas�nda ‘Nihal Ats�z’�n o�lu’ ifadesiyle ba�l�yor. Ats�z’�n o�lu olmak hayat�n�z� nas�l etkiledi, kolayla�t�rd� ya da zorla�t�rd�? Ats�z’�n be�enmedi�iniz ve be�endi�iniz yönleri neydi? Bu hafta Babalar Günü, onu özledi�iniz oluyor mu?

    Bugün, ölümünden 38 y�l sonra babama vaktiyle sormay� ihmâl etti�im bir dizi sualin bulunmas�n� gerçekten �âyân� teessüf buluyorum. Bu f�rsat� art�k ebediyyen kaç�rd���m için de kendime k�z�yorum. Ama hangileri oldu�unu burada s�ralamak da istemiyorum.

    -Baban�z�n 4 May�s 1941 tarihide size ‘Ya�mur O�lum’   diye seslenerek ba�lad��� ve Türkiye’nin ezeli ve ebedi dü�manlar�n� s�ralayarak ‘Çarp��maya iyi haz�rlanman�z�’ istedi�i vasiyetnamesinin üzerinden 72 y�l geçti. Baban�z�n vasiyetini yerine getirdiniz mi?

    Babam�n tasavvur etti�i mânâda ‘�yi bir Türkçü’ hiç olamad�m.

    -Nihal Ats�z sizce bir �rkç� m�yd�?

    Irkç�yd�. ‘Türk soyundan gelenlerle kendini bir Türk kadar Türk hissedenler Türktür’ diyor. Kendini Türk hissedenler diyerek, kap�y� kapatm�yor... ‘Ben Türküm diyorsa Türk’ diyor. Soya sopa çok bakt��� için, bunu söyledi�ine göre �rkç�yd�. Irkç�l�kla ilgili pek çok sorum olacakt� ama geçmi� art�k.

    -Baban�z tarih ve Türklük konular�nda sizi yönlendirmeye çal���r m�yd�?

    Babam medeni bir insand�. Çok uzun konu�urduk ve sohbetine doyum olmazd�. Ters dü�tü�ümüz olurdu ama kavga etmezdik. ‘Biz �rkç�y�z’ �eklinde yaz�lar� vard� ve ‘Niçin �rkç�y�z?’ diyerek ters dü�üyorduk.  

    -Baban�z, evinize gelen konuklar�n kafas�n� ölçermi�. Kafatas�n� ölçtü�ü isimler aras�nda kimler vard�?

    Babam öyle bir �eye inanmazd�, dalga geçmek için yapt��� bir �eydi.

    -Evinize gelen misafirler aras�nda M�T �stanbul Bölge Ba�kan� �evki Pa�a’dan daha sonra 27 May�s sürecinin ‘Kudretli Albay’� olacak te�men Alparslan Türke�’e kadar çok say�da önemli ismin yer ald��� görülüyor. Bir yandan da Ya�ar Kemal gibi bir isimle görü�üyor. Evde ne konu�ulurdu? Baban�z�n devletin istihbarat servisleriyle olas� ba�lant�lar�n� hiç dü�ündünüz mü?

    Asl�nda medeni ili�kiler. Kanl� b�çakl� olacak halimiz yok ama babam�n geni� bir çevresi vard�. Babam �nce Memed’i okudu�u zaman çok sevmi�, hatta beraber okuduk. Babam�n devletle olan ili�kisi bir i� ili�kisi. O s�rada devletten ba�ka bir �ey de yoktu, o ayd�nlar nerede çal��acak? Devletle ili�kileri daha s�k� ayd�nlar�n, memur oluyorsun. Babam o s�ralarda tabutlu�a bile girmi�ti...

    -Baban�z�n size ‘Tabutluk’ günlerini, orada kimlere nas�l i�kence yap�ld���n� anlatt��� olur muydu? Bu i�kencelerle, ne ö�renilmek istenmi�?

    Bazen bir �ey söyletmek için bazen zevk için i�kence yap�lm��. Ancak s��abilece�i kadar bir yere sokulup, kafas�n�n 20 santim üzerine de 1500 mumluk ampul yak�lm��. �nsan�n 10 saniye sonra ne hale gelece�ini tahmin edersiniz... 23 ki�ilermi� ve aralar�nda üniversite ö�rencileri, ö�retmenleri varm��. Bir de Türke� varm�� ama henüz genç bir te�men. ‘Hükümet darbesi nas�l yap�lacakt�?’ diye söyletmeye çal���yorlar. Darbe onlarla m� yap�l�r, darbe yapacak adam silahl� kuvvete ihtiyaç duyar. �çlerinde bir tane te�men var. O s�rada otoriter, bir polis devleti var. Kim kime darbe yapacak?

    -Baban�z bir gün okuldaki en güvendi�iniz arkada��n�za ‘Sana bir s�r verece�im, Hitler bizim evde saklan�yor’ de diyor, sizde söylüyorsunuz ve 3 gün sonra sivil polisler evinize geliyor. Baban�z, Türkiye’deki istihbarat a��n�n yayg�nl���n� m� test etmi�ti?

    Test etmekten çok, dalga geçmekti amac�.

    Yazı kaynağı : www.star.com.tr

    JavaScript is not available.

    We’ve detected that JavaScript is disabled in this browser. Please enable JavaScript or switch to a supported browser to continue using twitter.com. You can see a list of supported browsers in our Help Center.

    Help Center

    Terms of Service Privacy Policy Cookie Policy Imprint Ads info © 2023 Twitter, Inc.

    Yazı kaynağı : twitter.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap